Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Selçuklular'ın Siyasi Bir Kuvvet Olmaları

Burada Büyük Selçuklu İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Selçuklular'ın Siyasi Bir Kuvvet Olmaları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 22:37

SELÇUKLULAR'IN SİYASİ BİR KUVVET OLMALARI

Selçuk'un Cend'deki Hayatının Hukuki Manası

Verdiğimiz izahattan anlaşılmıştır ki, Selçuk şimdiye kadar ne tam manasiyle İslam ülkelerine girmiş bulunuyordu, ne de tamamiyle Oğuzlar Devleti hakimiyeti altında idi. O, hukuki bakımdan henüz Oğuzlar Devleti ile -hiç olmazsa başlangıçta- fiili bağını kesmiş sayılamazdı. Zira hiç olmazsa nazari olarak onun hakimiyeti altında bulunan topraklar üzerinde gelip yerleşmişti. Bu itibarla Müslüman olmasına ve uc bekçisi bir gazi sıfatiyle onlara karşı savaşmasına ve Oğuzlar Devleti'nin buralardaki hakimiyetine son vermesine rağmen, tamamiyle İslam dünyasının içine girmiş de sayılamazdı. Şu halde, Selçuk'un bu hadisenin oluşuna kadar geçen hayatı onun için geçiş devresi olarak kabul edilebilir.

Bundan sonra da bir müddet daha Cend havalisinde yaşamasına rağmen Samaniler Devleti tarafından yapılan bu daveti müteakip, Selçuk'un artık tamamiyle İslam dünyasına geçmiş sayılabileceği meydandadır. O halde, bir kaynağımızın dediği gibi onun ancak şimdi Turan'dan İran'a geçtiği veya geçmeğe başladığı söylenebilir. İşte, Selçuk'un, davet üzerine, o zamanın devletler ve milletlerarası hadiselerine karışmasının bir manası da budur.

Görülüyor ki, bizzat Selçuk'un, başında bulunduğu Selçuklu ailesinin Cend'de şimdiye kadar geçen hayatı ile bun-dan sonra aynı Selçuk'un ölümüne kadar geçen hayatı birbirinden tamamiyle denebilecek kadar farklıdır. Bu itibarla biz, ailenin bu zamana kadar geçen hayatını Müslüman olmayan Türk dünyasından İslam dünyasına bir geçiş devresi olarak kabul ediyoruz.

Kaynakça
Kitap: BÜYÜK SELÇUKLU İMPARATORLUĞU TARİHİ Cilt : I KURULUŞ DEVRİ
Yazar: Mehmet Altay KÖYMEN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: SELÇUKLULAR'IN SİYASi BİR KUVVET OLMALARI

Mesajgönderen TurkmenCopur » 16 Ara 2010, 22:38

Selçuklu Ailesi ve Faaliyetleri

Selçuk'un kuvvet kaynağını, çoğunlukla şöhretini duyarak koşup gelen Müslüman Türkler; bilhassa Oğuz Türkleri teşkil ediyordu. Uc'da Müslüman olmayan Türklere karşı yaptıkları savaşlar neticesinde Selçuk ve emrindeki Türkler zengin olmuşlardı; müreffeh bir hayat sürüyorlardı.

Öte yandan, bizzat Selçuklu ailesi süratle artıyordu. Şu halde, Selçuk'un kuvvetini besleyen — biri dışarıdan, diğeri içeriden olmak üzere — iki kaynak vardı.
Bu kuvvetin nasıl teşkilatlanmış olduğu hakkında fazla bilgimiz yoktur. Fakat öyle görünüyor ki, Selçuk'un başında bulunduğu bu kitle eski kabile ananelerine göre teşkilatlanmış (sağ kol, sol kol) gevşek bir kabile birliği olmaktan ziyade, Gazilik ruhunun birbirine ve şeflerine yaklaştırdığı kaynaşmış bir kitle idi. Şu halde eski kabile ananeleri, yeni hayat şartlarının tesiriyle kırılmış, adeta bir milletin, Selçuklu milleti'nin esası kurulmuştu. Bunun en açık delili, bu zamanda olsun, daha sonraki zamanlarda olsun, gerek kabilelerden ve kabile şeflerinden bahsedilmemesi ve gerekse Selçuk ile oğullarının kabile reisleri olduklarını ima eden herhangi bir bilgiye sahip olmamamızdır. Zaten gerek Selçuk'un, gerekse babası Dukak'ın hiçbir zaman irsi kabile reisleri olmadıklarını gör' dük. Bütün uğraşmalara rağmen, bilhassa kabile anane ve teşkilatına bağlı yeni grupların katılmaları yüzünden hiçbir zaman tam manasiyle gerçekleştirilememekle beraber, Büyük Selçuklu İmparatorluğu'nun kuruluşunun anlaşılmasını kolaylaştıran bu nokta hakkında türlü vesilelerle de ileride bilgi vereceğiz.

Selçuk'un dört oğlu vardı'. Bunlardan birisi daha küçük yaşta iken ölmüştür. Ötekiler, yaş sırasına göre, Mikail, İsrail ve Musa adlarını taşıyorlardı.
Selçuk'un en büyük oğlu Mikail, bir kaynağımızın bildirdiğine göre, Müslüman Türk ükelerinden birinde yaptığı bir savaşta bizzat hücuma geçmiş ve şehid düşmüştür.

Demek ki o, gaza yolunda ölmüştür. Bundan anlaşıldığına göre, savaş Cend hudutları dışında olmuştur. Şu halde bir taarruz savaşı karşısındayız. Mikail'in yaptığı savaşa diğer kardeşlerinin katılıp katılmadıkları hakkında bilgimiz yoktur. Ayrıca bahis konusu edeceğimiz gibi, daha sonra İsrail'in, Saman oğulları'na yaptığı yardıma diğer kardeşlerin katılmamaları da gösteriyor ki, Selçuk ihtiyarlayarak fiili şeflikten, herhalde kendi arzusu ile, çekildikten sonra Selçuklu ailesinin reisi Mikail olmuştur. Her kardeşin ayrı ayrı sahalarda savaştıkları ihtimali düşünülse bile, verdiğimiz bu hüküm değerini kaybetmez. Bunun en büyük delili, babalarının ölümü üzerine yetim kalan oğulları Tuğrul Bey'le Çağrı Bey'e dedeleri Selçuk'un gösterdiği hususi ihtimam ve dikkattir. Gerçekten, Selçuk onları ileride lider olacak şekilde yetiştiriyordu. Bu hususta aşağıda da bilgi vereceğiz.

Mikail'in unvanının ne olduğunu, yani daha sonra İsrail'in yaptığı gibi, Yabgu unvanını alıp almadığını bilmiyoruz, ölüm tarihine gelince, bu, oğlu Tuğrul Bey'in doğum tarihi olan 9872 den önce olamıyacağı gibi, İsrail'in Karahanlılara karşı Samanoğullar ı'na yardım ettiği tarih olan 992 den sonra da olamaz.

Zira Mikail bu tarihte sağ bulunmuş olsaydı, aile azası arasında herhangi bir dargınlık bulunmadığına ve İsrail babası Selçuk'un emriyle gittiğine göre, İsrail'in yerine onun gönderileceği muhakkaktı.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Büyük Selçuklu İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir