Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Terörle Mücadele İçin Hangi Önlem Niçin Alındı, Sonuçları?

Abdullah Öcalan'ın Terörist Faaliyetleri ve Yakalanışı'nın Perde arkası - Bölüm 160

Burada Abdullah Öcalan'ın Terörist Faaliyetleri ve Yakalanışı'nın Perde arkası hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Terörle Mücadele İçin Hangi Önlem Niçin Alındı, Sonuçları?

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Kas 2011, 16:04

Terörle Mücadele İçin Hangi Önlem Niçin Alındı, Bunların Sonuçları Ne Oldu?
Abdullah Öcalan'ın Terörist Faaliyetleri ve Yakalanışı'nın Perde arkası - Bölüm 160


Daha Eruh ve Şemdinli ilçeleri PKK'lılar tarafından basılmamıştı. Ama, örgüt içinden gelen haberler, ilçelerin basılacağı, katliamların başlayacağı yolundaydı. Dunlara karşı alınması gerekli önlemler Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) ana gündem maddelerini oluşturuyordu.

MGK'da alınan kararlardan biri de, TRT bünyesinde Kürtçe yayın yapacak bir kanalın oluşturulmasıydı. Aslında, bu konu geçmişte de gündeme gelmiş ancak her seferinde, bunun getireceklerinden çok sakıncaları üzerinde durulmuştu. Nihayet 1 ocak 2008'de TRT 6 artık bilinen adıyla "TRT-Şeş" kuruldu ve Kürtçe yayınlar da başladı.

Peki, Kürtçe televizyon konusunda Abdullah Öcalan ne diyordu? Öcalan, Kürtçe televizyon için avukatlarına "Bu televizyon yasadışıdır" diyor ve PKK'nın internet sitesinde Öcalan'ın açıklamaları şöyle yer alıyordu:

"Hükümet kanunsuz iş yapıyor. Kürtçe üzerindeki yasaklar, Kürt kimliğine yaklaşım ortada. Bütün bunlar için, televizyon kurulması için anayasal ve yasal düzenleme gerekiyor. Yasası, kanunu olmadan sen nasıl kanal kurabiliyorsun? Türkiye'de kanunsuz işler yapılıyor.

Kürtçe televizyon açtılar. Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü, meselesine benziyor. Herkes biliyor, bu öyle hükümetin, Başbakan Erdoğan'ın kendi isteğiyle yaptığı bir şey değildir. Erdoğan'a dayatıldı. Erdoğan'a Kürtler diyebilmelidir ki; 'Öyle üstten birileri dayattığı için bir şeyler yapma.'

Sen kendi kendine kanal kuruyorsun. Kendi kendine kanal kurmakla olmaz. Kürtçe televizyon ile de devlet, kendi Kürdünü yaratmak istiyor. Daha önce benzer girişimler yaşandı, bölgede birçok yerde holdingler kurulmuştu. Amaç AKP içindeki belli şahsiyetlerle kurulan bu holdingler üzerinden ekonomik olarak Kürtleri denetim altına almak. Kürtçe televizyonla da bu denetimin kültürel boyutunu tamamlamak amaçlanıyor."

Milli Güvenlik Kurulu, Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in başkanlığında 24 ocak 1984'te toplandı. O toplantıdan önce uzmanlar gerekli çalışmaları yapmış, Bakanlar Kurulu'na tavsiye edilecek yasa tasarıları, bazı yasalardaki değişiklik önerileri hazırlanmıştı. Terörle mücadele kollusunda önemli değişiklikler ve yeni düzenlemeler 1984-1994 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

İşte, bu değişikliklerin Milli Güvenlik Kurulu'nun 254 sayılı kararı ile perde arkası:

Tedbir No. 1: Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nda değişiklik yapılması.


- 16 haziran 1985 tarihinde Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu'nda değişiklik yapıldı. Kanun'a 2 ek fıkra ile 9 ek madde eklendi.

Tedbir No. 2: Emniyet Teşkilatı'nın kısa zamanda güçlendirilebilmesi için İçişleri Bakanlığı'na gelecek yıllara sâri mali yükleme yetkisi verilmesini sağlayacak kanun çıkarılması.

- Emniyet Teşkilatı'nın kısa zamanda güçlendirilebilmesi için İçişleri Bakanlığı'na gelecek yıllara sâri yükleme yetkisi verilmesine ilişkin kanun çalışmaları "EM-RE-MO planı" adı altında hazırlandı, ancak ilgili bakanlık ve kuruluşlardan gelen olumsuz yöndeki görüşler sebebiyle kanunlaştırma çalışmaları yapılamadı.

Tedbir No. 3: Olağanüstü Hal Kanunu'yla ilgili yönetmeliğin çıkarılması.

- "Olağanüstü Hal Kurulu ve Bürolarının Kuruluş ve Görevleri ile Yükümlülüklerinin Karşılığının Tespit ve Ödenmesi Hakkında Yönetmelik" Bakanlar Kurulu'nun 21 şubat 1984 tarihli kararıyla kabul edildi, 8 mart 1984 tarihinde yürürlüğe girdi.

Tedbir No. 4: Köy Kanunu hükümlerine göre "korucu" sıfatıyla bölge halkından güvenilir kişilere silah dağıtımının gerçekleştirilmesi.

- Terörist saldırılara karşı köyleri korumak, istihbarat sağlamak ve operasyonel faaliyetlerde güvenlik güçlerine yardımcı olmak maksadıyla, Bakanlar Kurulu kararıyla, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 1985 yılından itibaren "geçici köy koruculuğu sistemi" uygulanmaya başlandı. Halen 21 ilde (Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkâri, Mardin, Siirt, Van, Sımak, Tunceli, Adıyaman, Elazığ, Muş, Ağrı, Gaziantep, Kars, Iğdır, Kahramanmaraş, Ardahan, Malatya, Şanlıurfa) 64 304 geçici köy koruculuğu kadrosuna karşılık 59 671 geçici köy korucusu görev yapıyor.

Ayrıca il valiliklerinin teklifleri üzerine, güvenilir kişilerden "gönüllü köy koruculuğu sistemi" oluşturuldu. Halen 12 ilde (Hakkâri, Mardin, Şırnak, Tunceli, Adıyaman, Elazığ, Adana, Erzincan, Erzurum, Sivas, Şanlıurfa, Kars) 8 410 gönüllü köy korucusu bulunuyor. Buna ilaveten 2 480 gönüllü köy korucusu için silah talebi mevcut.

Tedbir No. 5: Güvenlik kuvvetlerinin kısa sürede silah, cephane, araç ve gereç yönünden güçlendirilmesi.

- Mevcut imkânlar çerçevesinde bütün illerimize silah, cephane, araç ve gereç yönünden önemli ölçüde destek verildi.

Son on yıl içinde, ateş gücü, hareket kabiliyeti, zırh koruması, özel malzeme ve teçhizat açısından Emniyet Teşkilatı'nın etkinliğini artırmak maksadıyla,

a. Taktik araç (binek oto, cip, Land Rover, panzer, motosiklet vb) mevcudunda yüzde 108'lik;

b. İdari araç (kamyon, minibüs, seyyar onarım aracı, ambulans vb) mevcudunda yüzde 103'lük;

c. Zırhlı araç mevcudunda yüzde 398'lik;

d. Hafif silah mevcudunda yüzde 207'lik;

e. Ağır silah (uçaksavar, havan, FN-MAG otomatik tüfek vb) mevcudunda yüzde 338'lik artış sağlandı.

f. Önemli oranlarda termal kamera, gece görüş gözlüğü, nişan aleti, gece görüş el dürbünü, gece görüş makineli tüfek dürbünü tedarik edilerek özellikle Polis Özel Harekât personeli, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü personeli başta olmak üzere Emniyet Teşkilatı'nda kullanılmaya başlandı.

g. Başlangıçta Alman makamları tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilen Alouette (SA 318 C) helikopterlerinin bir protokolle Emniyet Genel Müdürlüğü'ne devredilmesiyle faaliyetlerine başlayan Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Faaliyetleri şu an 17 adet Alouette (SA 318 C), 5 adet Black-Hawk (skorsky), 4 adet Puma ve 2 adet H 300 olmak üzere toplam 28 helikopterle yürütülüyor.

Jandarma Birliklerinin etkinliğini artırmak maksadıyla,

a. Taktik araç (Unimog-s, cip, Land Rover, binek oto) mevcudunda yüzde 100'Iük;

b. idari araç (kamyon, minibüs, seyyar onarım aracı, ambulans vb) mevcudunda yüzde 74'lük;

c. Zırhlı araç mevcudunda yüzde 80'lik;

ç. Ağır silah (GTT, havan, obüs vb) mevcudunda yüzde 168'lik artışlar sağlandı.

d. 5,56 mm çaplı M-16, HK-21, HK-23 ve G-41 gibi silahlarla birlikte keskin nişancı tüfekleri (Dragunov), bombaatarlar, SMGK
(TKMS) ve LMGK Kalaşnikov ağır ve hafif makineli tüfekler tedarik edilerek birliklere dağıtıldı.

e. Önemli oranlarda termal kamera, gece görüş gözlüğü, nişan aleti, gece görüş el dürbünü, gece görüş makineli tüfek dürbünü tedarik edilerek kullanıma verildi.

f. 32 Sikorsky helikopteri tedarik edilmiş, Ml-17 serisi 2 ambulans, 2 hücum-kargo ve 15 kargo helikopterinin Rusya'dan tedariki sözleşmesi yapılmış olup helikopterler eylül 1994'ten itibaren teslim alınmaya başlandı.

g. Muhabere konusuyla ilgili olarak,

1) Hassas illerde "muhabere emniyetli telsiz sistemi" ve "faksi-mili irtibatı" ile "teleks irtibatı" tesis edildi.

2) Jandarma sınır birliklerine karakol, Olağanüstü Hal (OHAL) bölgesi iç güvenlik birliklerine bölük düzeyinde veri terminal cihazı (SEMAC) verildi.

3) OHAL ve hassas iller bölgesinde jandarma birliklerine, metal mayın dedektörünün dağıtımı yapıldı.

4) Uzak mesafeli keşif ve gözetleme yapılabilmesi amacıyla OHAL bölgesi için Askarad kara gözetleme radarları tedarik edildi.

Tedbir No. 6: Anarşi ve terör mihraklarıyla mücadelede en önemli ihtiyaç olan, olaylara anında müdahale edecek ve etkin operasyonel faaliyet gösterecek unsurların teşkili ve eğitilmesi yoluna gidilmesi.

Tedbir No. 7: Belediye Kanunu'nun çıkarılması.


- Mevcut Belediye Kanunu'nun dönem içerisinde ihtiyaç duyulan maddelerinde gerekli değişiklikler ile ilave maddelerin eklenmesi yönünde çalışmaların yanı sıra büyükşehirlerin belediye idare yapılarında değişiklik öngören 27 haziran 1984 tarih ve 3030 sayılı yasa çıkarıldı.

Kanunun tamamının ve aciliyet arz eden kısımlarının değiştirilmesi ve kanuna yeni hükümler ilave edilmesine yönelik hazırlık çalışmaları devam etti.
Milli Güvenlik Kurulu, aldığı kararların sonucu hakkında Milli Güvenlik Kurulu genel sekreterinden her toplantıda bilgi alıyordu. 27 aralık 1984'te MGK o yılın son toplantısını yaptı. Yine önemli kararlar aldı.

İşte o kararlar:

Tedbir No. 8: Türkiye-Suriye sınırını kontrol altına alacak tedbir ve tesislerin geliştirilmesinin hızlandırılması.


- a. 1980 yılından itibaren sınırlarımızdan yasadışı giriş ve çıkışların önlenmesi için Suriye, Irak ve Iran sınırında Sınır Fiziki Güvenlik Sistemi (SFGS) kurulması kararlaştırıldı ve çıkarılan kararname uyarınca toplam 1 680 kilometrelik sınır hattında, hudut taşı, tel engel, aydınlatma, devriye yolu ve gözetleme kulesinden oluşan sınır fiziki güvenlik sistemi tesisi öngörüldü.

SFGS'nin tesisi görevi, başlangıçta içişleri Bakanlığı'na verildi. 3497 Sayılı Kanun'la sınırların korunması görevinin Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na verilmesiyle bu proje 1989 tarihinde Milli Savunma Bakanlığı'na devredildi.

1984 yılından bugüne kadar Akçakale-Hamamboğazı arasındaki 450 km'lik sınır kesiminde SFGS tüm unsurlarıyla inşa edildi.

1992 yılında Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yönetmeliğinde değişiklik yapılarak, sisteme zırhlı devriye araçları ile elektronik ve termal gözetleme, ihbar ve ikaz sistemleri ilave edildi.

Yeni esaslara göre sistemin 1995 yılı sonuna kadar bitirilmesi planlandı. Projenin toplam maliyeti 1992 birim fiyatlarına göre 747 milyar TL'dir.
1993 yılında SFGS kapsamına, Türkiye, Irak ve Iran sınırı için 10 kara gözetleme radarı, 27 termal kamera, 56 zırhlı araç, 134 gece görüş gözlüğü, 40 sabit projektör tedarik edildi. Şırnak ve Hakkâri illerinde 53,9 km'lik ıslah ve 16,5 km'lik inşa olmak üzere toplam 70,4 km'lik yol çalışması yapıldı. Şırnak ilinde 12 km'lik 4x2 tel engeli ve 42 km'lik tel üstüvane olmak üzere toplam 54 km'lik tel engel inşası tamamlandı.

1994 yılında SFGS kapsamında, 33 termal kamera 31 zırhlı araç, 500 gece görüş gözlüğü, 226 gece görüş dürbünü, 69 sabit projektör ile 113 km'lik yolun ve 30 km'lik tel engel malzemesi tedarik edilerek sınır birliklerine (Yüksekova, Şemdinli, Çukurca) haziran 1994'te gönderildi.

I). OHAL bölgesindeki iç güvenlik karakollarının civarına mayın döşenmesi hakkında kanun hükmünde kararname taslağı hazırlanarak, 11 ağustos 1993 tarihinde Başbakanlık'a sunuldu, ikinci defa yeniden hazırlanan kararname taslağı 6 haziran 1994 tarihinde Başbakanlık'a tekrar gönderildi.

Milli Güvenlik Kurulu'nun 1985 yılı kararları

Milli Güvenlik Kurulu (MGK), "terör gündemli" toplanmaya devam etti. 2 eylül 1985'te yapılan toplantıda MGK'nin 284 sayılı kararlar şöyle:


Tedbir No. 9:

"Güneş Harekât Bölgesi"nden yani terör olayların yaygın olduğu Güneydoğu illerinden sıkıyönetim uygulamasının kaldırılması halinde, anarşi ve terör mihraklarıyla mücadelede en önemli ihtiyaç olan, olaylara anında müdahale edecek ve etkin operasyonel faaliyet gösterecek unsurların teşkili ve şimdiden eğitilmesi.

- 1983 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan "rehin alma ve ele geçirme" eylemlerine karşı kullanılacak özel eğitilmiş timler kırsal alanda kullanılmak üzere sayısal yönden güçlendirildi.

11 ocak 1986 tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde terörle mücadeleyi koordine etmek ve yönlendirmek üzere Terörle Mücadele ve Harekât Dairesi Başkanlığı kuruldu.

Bu başkanlık bünyesinde özel timlerin eğitilerek yetiştirilmesi için Özel Harekât Şube Müdürlüğü oluşturuldu.
26 temmuz 1993 gün ve 93-4661 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla Terörle Mücadele ve Harekât Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Özel Harekât Şube Müdürlüğü, Özel Harekât Dairesi Başkanlığı haline getirildi.

Polis Özel Harekât personelinin yüzde 89'u OHAL Bölgesi ile diğer hassas illerde görevlendirildi.
İhtiyaç duyulduğunda yüzde 11 oranındaki kuvvetten de bu bölge için yararlanılacak.

Ayrıca, terörle mücadele birimlerinde görevlendirilmiş olan (i 000 uzman kadronun yüzde 22'si OHAL bölgesinde görevlendirildi.
Emniyet Genel Müdürlüğü istihbarat birimlerinde bu dönem içerisinde 176 personel OHAL bölgesi içerisinde görev yapmaktayken, bugün için bu sayı yüzde 288 nispetinde artışla 508'e yükseltildi.

Yine aynı dönem içerisinde sade il düzeyinde bulunan birim kuruluşları bugün için il ve ilçe olarak 109 ayrı birim şeklinde teşkilatlandırıldı.
1985 yılında Türkiye genelinde 66 088 olan polis mevcudu yüzde 57'lik bir artışla 111 563'e yükseltildi.

Bugün için bu personelin yüzde 15'i (17 209) OHAL bölgesindeki illerimiz ile mücavir illerimizde görev yapıyor.

a. Kuvvet yapısındaki gelişmeler:


1) Jandarma komando birlikleri personel, silah, araç ve gereç yönünden takviye edilerek, yüzde 90'ı Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesine kaydırıldı.

2) 1987 yılında Jandarma Asayiş Komutanlığı bölgesinde operasyon gücü olarak 37 tabur konuşluyken 7 taburla takviye edilerek bu güç 44 tabura çıkarıldı, 1994 yılında ise 112 tabur konuşluyken 58 taburla takviye edilerek bölgedeki kuvvet 170 tabura ulaştırıldı.

3) Özel tim miktarı 14 misli artırıldı ve yeni mekanize jandarma komandı timleri teşkil edildi.

4) Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ait zırhlı mekanize birliklerle ilave ateş desteği imkânları sağlandı.

5) Birliklerin gündüz, gece ve kış hareket kabiliyeti önemli ölçüde artırıldı.

b. Eğitim Faaliyetlerindeki gelişmeler:

1) 1985 yılında 2 polis eğitim merkezi ve 15 polis okulu olmak üzere toplam 17 eğitim merkezinde sürdürülen polisin eğitimine ilişkin faaliyetler bugün için 20 polis okulunda yürütülüyor.

Balıkesir Polis Okulu Özel Harekât personelinin eğitimine tahsis edildi.

2) Eğitim birliklerinde ihtisaslaşmaya gidildi.

3) Komando eğitimi gören acemi erlerden jandarma iç güvenlik timleri teşkil edildi.

4) Uzman erbaşlarla jandarma özel harekât timlerinin profesyonelleştirilmesine başlandı.

MGK'nin 1986 yılında aldığı kararlar

MGK'de alınan önlemler uygulanırken, yeni bir önlem almaya gerek duyulmuyor, yasadışı örgütün neler yaptığı da yakından izleniyordu. MGK, 1986 yılının 27 aralık tarihinde toplandı. Yine terörle mücadele için kararlar alınıyordu.

İşte MGK'nin 301 sayılı kararları:

Tedbir No. 10: Yıkıcı-bölücü unsurların her türlü yayın vasıtalarının yurda girişlerinin çok sıkı şekilde kontrol edilmesi, bunların yurtiçinde çoğaltılması, benzer yayınların hazırlanması ve dağıtılması gibi faaliyetlerin sıkı denetim altında bulundurulması, kurye çantalarının kontrolü konusunda yöntem ve teknikler geliştirilmesi.

Tedbir No. 11: Güvenlik güçlerinde, irticai faaliyetler ve diğer yıkıcı-bölücü faaliyetler konusunda ihtisas sahibi yeterli sayıda personel görevlendirilmesi, diğer görevlilere hizmet içi eğitimleri de dahil delil toplama konusunda eğitim verilmesi ve bu maksatla İçişleri Bakanlığı'nda bir ünite oluşturulması, bu ünitenin delilleri incelemek ve değerlendirmek hususunda uzman elemanlara sahip olması.

- İstihbarat ve terörle mücadele birimlerinde görevlendirilen personel arasında irticai faaliyetlere ilişkin uzman kadrolar mevcut. Bu kadrolardaki görevli personel uzun süre bu hizmetlerde görevlendirildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele ve Harekât Dairesi Başkanlığı tarafından toplanı 7 dönem "sorgulama kursu" düzenlendi.
Mezun edilen 429 kurs elemanının yüzde 70'i Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görevlendirildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı tarafından toplam 27 dönem "istihbarat kursu"nda 2 264 istihbarat elemanı eğitildi ve Türkiye genelinde istihdamları yapıldı.

Ayrıca delillerin toplanması amacıyla merkezde Asayiş Daire Başkanlığı, illerde ise Asayiş Şube müdürlükleri bünyesinde teknik büroların yanı sıra Kriminalistik Daire Başkanlığı delil toplama konusunda 6 bölge kuruluşu aracılığıyla bağlı illerdeki personelden eleman eğitildi.

Tedbir No. 12: 2908 Sayılı Dernekler Kanunu'na göre Emniyet Genel Müdürlüğünce kurulması gereken "Dernekler Özel Denetleme Grubu"nun kurulması ve grup vasıtasıyla derneklerin ve bunlara ait yurt ve pansiyonların merkezden de denetlemelere tâbi tutulması.

- Bu konu üzerinde daha sonraki toplantılarda da önemle duruldu. MGK 31 ocak 1987'de aldığı 308 sayılı kararda da bu konuya verdiği önemi gösterdi. Başbakanlık da MGK kararı uyarınca 3 mart 1987'de genelge yayımlayıp, MGK kararının eksiksiz uygulanmasını istedi.

Tedbir No. 13: Jandarma Genel Komutanlığı'nın etkinliğini artırmak amacıyla 1987 yılı için ihtiyaç duyulan 20,4 milyar ek ödeneğin tahsisi.

Tedbir No. 14: Jandarmanın etkinliğini artırılması için ge-rekli mali kaynağın sağlanması.

1987-1994 yılları arasında, 643 iç güvenlik karakolu, 36 sınır karakolu olmak üzere toplam 679 adet hizmet binası inşa edildi. Bunun 504'ü, yani yüzde 75'i OHAL, mücavir ve hassas iller bölgesinde, 175 adedi, yani yüzde 25'i diğer illerde bulunuyor.

Tedbir No. 15: Merkez ve mahalli düzeyde istihbarat ve harekâtın koordinasyonu (koordinatör valilik ihdası).

- Kanun konusu olan bu sorunun çözüme kavuşturulmasını te-minen, "İl İdaresi Kanunu'nun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu kanuna bazı maddeler eklenmesi hakkında kanun tasarısı" hazırlandı. Koordinatör valiliğe imkân veren husus tasarının 8. maddesiyle düzenlendi.

Tedbir No. 16: Emniyet kuvvetlerinin eğitim düzeylerinin yükseltilmesi (gerektiğinde Silahlı Kuvvetler alanlarından istifade edilmesi).

- Polis okullarının eğitim seviyesi yükseltilerek polisliğe alınacaklarda en az lise mezunu olma şartı getirildi, ayrıca hizmet içi ve branş eğitimlerine ağırlık verilerek, personelin gelişen şartlara uygun etkin görev yapabilecek şekilde eğitilmesi hedeflendi.

Bu amaçla,

1992 yılı içerisinde görülen ihtiyaç üzerine eğitim planına ek olarak, OHAL bölgesi illeri ile özel statülü illerimizi kapsayan yöre halkının devletle bütünleştirilmesi ve koruma hizmetleri ağırlıklı terörle mücadele eğitim planı uygulamaya konuldu.

Olağanüstü hal bölge illerine atanan personele uygulanacak oryantasyon eğitim planı 1993 yılı içerisinde uygulamaya konuldu.
1994 yılında 1 350'si özel harekât kursuna katılmak üzere 2 350 personelin terörle mücadeleye ilişkin kurs eğitimlerinden geçirilmesi planlandı.
OHAL bölgesi içerisinde görev ifa eden Özel Harekât timlerinin periyodik eğitimleri için Silahlı Kuvvetler'e ait eğitim alanlarından bir plan dahilinde zaman zaman istifade ettirilmesine başlandı.

Tedbir No. 17: Güvenlik kuvvetlerinin personel takviyesi.

- Güvenlik kuvvetleri iller bazında personel açısından ihtiyaç nispetinde sürekli takviye edildi.

Ayrıca büro işlerinde kullanılan emniyet hizmetleri sınıfındaki personelin asayiş hizmetlerine kaydırılması için 6 000 genel idari hizmetli personel 1993 yılı içerisinde kadroya alındı.

Jandarma Genel Komutanlığı'nın 1984 yılında 110 492 olan personel mevcudu, ülkemize yönelik olarak her yıl artan terör olayları ve gelişen durumlar sonucu 1994 yılında (10 yıllık bir dönemde) 181 881'e ulaştırılarak yüzde 61 oranında artırıldı. 1984 yılında mevcut personelin yüzde 70'i, 52 ili kapsayan 1'inci, yüzde 29'u ise 24 ili kapsayan 2'nci coğrafi bölgede görev yapmaktayken, Doğu ve Güneydoğu'da icra edilen iç güvenlik harekâtı nedeniyle mevcut personel oranı 1'inci coğrafi bölgede yüzde 52'ye düşürülürken, 2'nci coğrafi bölgede yüzde 48'e yükseltildi.

Tedbir No. 18: 442 sayılı Köy Kanunu'nda değişiklik yapılması.

- Köy Kanunu'nun 74'üncü maddesine iki fıkra eklendi. Valinin teklifi ve İçişleri Bakanlığı'nın onayıyla geçici köy korucusu görevlendirme imkânı getirildi ve geçici köy korucularının özlük haklan, kılık kıyafetleri ve benzeri konular esasa bağlandı.

OHAL bölgesi, mücavir iller ve hassas iller kapsamında bulunan toplam 21 ile 64 304 geçici köy korucusu kadrosu tahsis edildi.

Tedbir No. 19: Emniyet Reorganizasyon ve Modernizasyon (EM-RE-MO) kanun tasarısının kanunlaşmasının sağlanması.

- Emniyet teşkilatının kısa zamanda güçlendirilebilmesi için içişleri Bakanlığına gelecek yıllara sâri yükleme yetkisi verilmesine ilişkin kanun çalışmaları "EM-RE-MO planı" adı altında hazırlandı, ancak ilgili bakanlık ve kuruluşlardan gelen olumsuz yöndeki görüşler sebebiyle kanunlaştırma çalışmaları yapılamadı.

Tedbir No. 20: Jandarma Genel Komutanlığı için yeni bir RE-MO kanunu hazırlanması.

- 1987 yılında Jandarma Genel Komutanlığı'nın yeniden teşkilatlanması, silah, araç ve gereçlerinin yenileştirilmesi için gelecek yıl-lara sâri geçici yükümlülüklere girebilmesine imkân tanımak maksadıyla, yeni bir kanun (RE-MO) hazırlanması gündeme geldi.
Ancak kanunun çıkarılması gerçekleşemedi.

Tedbir No. 21: Emniyet Genel Müdürlüğü'nün etkinliğini artırmak için 1987 yılına ait 35 milyar ek ödeneğin tahsisi.

- Milli Güvenlik Kurulu tarafından uygun görülen 35 milyar TL'lik ödeneğin ancak 2,5 milyar TL'lik bölümü temin edildi. Bu miktar öncelikli olarak Özel Harekât biriminin güçlendirilebilmesi ve genişletilebilmesi için sarf edildi.

Tedbir No. 22: Güvenlik güçlerinin müşterek operasyonlarda sevk ve idaresi; jandarma subay ve astsubaylarının sicil ve izin durumlarının düzenlenmesi.

- a. 19 temmuz 1987 tarihinde OHAL uygulamasına geçilmesiyle birlikte, bölgede emrine giren veya harekât komutasına verilecek Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı (jandarma sınır birlikleri dahil) birlikleri ile diğer kolluk kuvvetlerini, etkin ve koordineli bir şekilde sevk ve idare etmek maksadıyla Jandarma Asayiş Komutanlığı teşkil edildi. Bölgede icra edilen müşterek operasyonların sevk ve idare veya koordine edilmesi Jandarma Asayiş Komutanlığı tarafından sağlandı.

Nisan tarihinden itibaren; OHAL Bölge- Valiliği ve Jandarma Asayiş Komutanlığınca yürütülen merkezi yönetimden vazgeçilerek, terörle mücadelenin il valiliklerinin sorumluluğunda yürütülmesi esas alındı; illerdeki güvenlik komutanlıkları terörle mücadele yönünden valilere karşı sorumlu tutuldu.

- b. 28 ocak 1991 talihinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nde izin yönet-meliğinde değişiklik yapılarak personelin yıllık izin takvimi yeniden düzenlendi. İznini haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında kul-lananlara bu aylarda iznin 20 gününün, kalan 10 gününün ise diğer aylarda verilmesi; haziran, temmuz, ağustos ve eylül ayları dışında kullananlara tam alarak 30 gün verilmesi hükmü getirildi.

Tedbir No. 23: Merkezi Harekât Üst Kurul Sekreteryası bünyesinde Psikolojik Harekât İcra Ünitesi ile il harekât merkezlerinde psikolojik harekât görevini sağlayacak birer ünite kurulması.

Bu tedbir doğrultusunda bakanlık düzeyinde emir vakti olmadığı gibi personel yetersizliği ve donem içerisinde OHAL Bölge Valiliği'nin ihdası nedenleri ile 1987 genel seçim atmosferi içerisinde birim oluşturma çalışmaları yavaşlatıldı.

Tedbir No. 24: İçe ve dışa dönük psikolojik harekât istihbaratı, değerlendirme ve planlama çalışmaları ile ülke içinde ve dışında icraya dönük faaliyetlerin Merkezi Harekât Üst Kurulu gözetiminde yürütülmesi.

İçe ve dışa dönük olarak psikolojik harekât faaliyetleri çerçevesinde Başbakanlık'ça 1981 tarihinde onaylanmış olan "Kale Psikolojik Harekât Planı" doğrultusunda ülke genelinde güvenlik birimleri başta olmak üzere ilgili diğer kurumların iller bazındaki uzantılarıyla,

Pişmanlık yasasıyla örgüt elemanlarının örgüt terden koparak teslim olmalarının sağlanmasına; İhbar müessesinin çalıştırılmasına;

14 temmuz 1987 gün ve 285 sayılı kanun hükmünde kararnameyle Olağanüstü Hal Bölge Valililiği kurularak PKK'yla mücadelenin olağanüstü şartlar çerçevesinde koordine edilerek mücadelenin yürütülmesine;

Kale Psikolojik Harekât Planı'na ilave "Kule" ve "Burç" projeleri çerçevesinde yürütülen propagandalar ile psikolojik harekâta dönük çalışmalar yapıldı.

Tedbir No. 25: Türkiye'ye geçmiş olan Iraklıların Güneydoğu hudut bölgesi dışında seçilecek birkaç yerde, geçici iskânının ve bunlara gerekli insancıl yardımların sağlanması.

- 1988 yılında ülkemize gelen 80 000 sığınmacı belirli merkezlerde iskan edilerek ihtiyaçları Birleşmiş Milletler Yabancılar Yüksek Komiserliği ve ülkemiz Kızılay teşkilatı tarafından karşılandı. Bu sığınmacıların sadece 1 399'u halen ülkemizde bulunuyor.

1990-1991 tarihleri arasında gelen 460 000 kişi, belirli bölgede iskân edilerek ihtiyaçları karşılandı. Bu kişilerden halen 1 608 kişisi ülkemizde bulunuyor. Bunların 1 075'i çeşitli illerimizde serbest ikamete tâbi tutuldu. 533 kişisi ise Şırnak-Silopi kampında barındırılıyor ve ihtiyaçları aynı usullerle karşılanıyor.

Tedbir No. 26: K. Irak'tan Türkiye'ye müteakip geçişlerin önlenmesi.

Milli Güvenlik Kurulu, 1990 yılında iki ilçenin il yapılmasını kararlaştırdı

MGK, terörle mücadele için bölge valiliği, asayiş kolordu komutanlığı, köy koruculuğu gibi sistemleri oturturken, terörle mücadelede istenilen noktaya gelinmesi de mümkün olmamıştı.

MGK'nin her toplantısında yeni düzenlemeler yapılması için önceki kararlar gözden geçiriliyor, aksayan ve eksik uygulamalar görülüyordu. Kurul yeni önlemler almaya 1990 yılında da devam etti. İşte onlardan bazıları:

Tedbir No. 27: PKK'ya ve bölücü mihraklara yurtdışından özellikle Federal Almanya'dan sağlanan mali destek kaynaklarının tespiti ve mali desteğin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması.

- PKK'nın yurtdışı faaliyetlerine ilişkin olarak, ilgili ülkelerle ikili seviyede yapılan 2(5 güvenlik işbirliği ve güvenlik görüşmeleri çerçevesinde bu ülkelerin güvenlik makamları ikaz edilmek suretiyle kendi hukukları çerçevesinde tedbir alınması yönünde önemli mesafeler alındı. Almanya, Fransa gibi ülkelerde PKK'nın yasaklanması yönündeki tedbirler ile terörist örgüt olarak adlandırılması kararlan, örgütün mali destek bulmada ve tehdit unsurunu kullanmadaki etkinliğini kırdı.

Halen on beş ülkeyle güvenlik işbirliği görüşmeleri devam ediyor.

Tedbir No. 28: PKK'nın Narkotik faaliyetlerle ilgili yurtiçi ve yurtdışı ilişkilerinin tespiti ve bu yoldan sağladığı mali imkânların önlenmesi.

- Konu üzerinde hassasiyetle durularak elde edilen bilgiler ilgili birimlerle koordine edilerek terör-uyuşturucu bağlantısı yönündeki deliller toplanmak suretiyle Batı ülkeleri nezdinde yapılan görüşmeler ile Interpol seviyesindeki uluslararası toplantılarda çıkartılan prensip kararlan doğrultusunda uyuşturucu kaçakçılığının PKK'nın öncülüğünde yürütülmüş olduğu istikametindeki kanaatler kuvvetlendirilmek suretiyle mücadeledeki etkinlik artırılacak.

a. Uyuşturucu maddelerle ilgili olarak düzenlenen ve Jandarma Genel Komutanlığının temsil edildiği Tahran-Viyana-İslamabad-Şam alt komisyon toplantılarında, "uyuşturucu madde-PKK ilişkisi" gündeme aldırılacak ve sürekli olarak dikkat çekilmesi sağlanacak.

b. Bugüne kadar yirmi altı ülkeyle uyuşturucu madde kaçakçılığına karşı mücadele kapsamlı protokol imzalandı. İkili anlaşmalar gereği, yabancı ülke irtibaat görevlileriyle bilgi alışverişine
başlanıldı.

Tedbir No. 29: Güneydoğu Anadolu'da toplumsal olayların üstesinden gelecek şekilde, hassasiyet durumuna göre ilçelerin çevik kuvvetle (toplum polisi) takviye edilmesi.

- 1994 itibariyle 65 il merkezi ve 47 ilçe olmak üzere toplam 112 merkezde polis çevik kuvvet birimi kurulmak suretiyle, bu birimlerde 114 266 personelin görevlendirilmesi sağlandı.

OHAL ve hassas iller bölgesinde 23'ü il, 23'ü ilçe merkezlerinde olmak üzere toplam 46 yerleşim alanında çevik kuvvet birimi oluşturuldu.

Tedbir No. 30: Şırnak ve Batman ilçelerinin il yapılması ve bunlarla ilgili kanunun yürürlüğe girmesinden sonra bu illerde de "olağanüstü hal" ilan edilmesi.

- Şırnak ve Batman ilçeleri 18 mayıs 1990 tarihinde il haline getirildi. Olağanüstü hal kapsamına alınması işlemi TBMM'nin 23 mayıs 1990 tarihli 117. birleşiminde onaylandı ve bu karar 22 mayıs 1990 gününden itibaren yürürlüğe girdi.

1991'de MGK "şeyh ve ağaların yakından izlenmesini" kararlaştırdı

MGK'nin aldığı her karar Güneydoğu'da önemli etkiler yaralıyordu. 27 aralık 1991'de alınan 342 sayılı karardan sonra geniş kapsamlı genelgeler hazırlandı. Başbakanlık tarafından yayımlanan 24 ocak 1992 gün ve MGSB: 0510-3-92 sayılı genelgeyle yeni önlemler getirildi.

İşte 1991 yılının önlemleri:

Tedbir No. 31: Güneydoğu Anadolu bölgesinde mevcut olağanüstü hal uygulamasına devam edilecek.


- Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde uygulanmakta olan OHAL uygulaması, terörle mücadelede müspet sonuçlar sağlanması, terörle mücadele eden unsurların uyumlu koordinasyonunun devam ettirilebilmesi amacıyla 1991 yılı içerisinde 4 defa, 1992 yılı içerisinde 3 defa, 1993 yılı içerisinde 2 defa, 1994 yılında ise 2 defa olmak üzere toplam 11 defa uzatıldı.

Tedbir No. 32:

2935 sayılı OHAL Kanunu ile 285 ve 430 sayılı kanun hükmünde kararnamelere göre bölge valiliğince, bugüne kadar il valilerine devredilen yetkiler de dahil olmak üzere, daha başka hangilerinin il valilerine devredileceği, Başbakanlık OHAL Koordinasyon Kurulu Başkanlığı koordinesinde yeniden tedvir edilecek, bu hususta gerekli emir ve direktiflerin verilmesi sağlanacak, devredilen yetkilerin, il valiliklerince tam olarak kullanılmasını sağlayıcı tedbirler alınacak, takip ve kontrolü yapılacak, ayrıca il valileri ile bölgelerinde bulunan güvenlik komutanlıkları arasındaki görev ve sorumluluk ilişkilerini belirlemek üzere OHAL bölge valisi ile Jandarma Asayiş Komutanlığı arasındaki ilişkiye benzer bir düzenleme yapılacaktır.

- OHAL Bölge Valiliği'nce bazı yetkiler il valilerine devredildi.

Tedbir No. 33:

2935 sayılı OHAL kanunu ve 21 şubat 1984 tarih ve 84/7778 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla kurulmasının yasal dayanağı bulunan "Başbakanlık Olağanüstü Hal Rejimi" içinde, ancak 1991 ortalarında ön kuruluş aşamasına girebildiği dikkate alınarak, bölgedeki gelişmeleri izlemek, değerlendirmek, uygulamaya ilişkin olarak gerekli emir ve direktifleri vermek, ihtiyaçların giderilmesi ve sorunların çözümü için gerekli kararları almaktan; bakanlıklar, kuruluşlar ve bölgeler arası koordinasyon ve işbirliğinden sorumlu bu önemli organın tüm unsurlarıyla kuruluşunun tamamlanması ve etkin faaliyet göstermesi sağlanacaktır.

- OHAL Kanunu ve Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan yönetmeliğe göre teşkil edilen kurul ve bürolarda birliği sağlamak amacıyla hazırlanan OHAL yönergesi kurum ve kuruluşlar ile il valiliklerine gönderildi.

4 mart 1994 tarihinde Batman'da yapılan OHAL Koordinasyon Kurulu toplantısında, kurul üyesi bakanlıkların merkez teşkilatlarında OHAL bölgesi illerinin ihtiyaç ve isteklerinin ivedi karşılanması, gerekli koordinenin sağlanması amacıyla OHAL ünitelerinin teşkil edilmesi kararı alındı.
OHAL bölgesine yönelik yatırımlar, güvenlik hizmetleri vb gibi konuların takibi, bölgede yaşayan vatandaşlarımızın gerek dilekçe gerekse şahsi müracaatlarının sonuçlandırılması, sorularının cevaplandırılması, Peşmergelere ait tedavi giderlerinin Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'ndan karşılanması gibi işlemler de Olağanüstü Hal Koordinasyon Kurulu Başkanlığınca yürütüldü.

Tedbir No. 34:

1985 yılında, halkın devlet yanında yer almasını sağlamak ve bölücü unsurları, çok ihtiyaç duyduğu mahalli destekten mahrum bırakarak etkisiz hale getirmek maksadıyla, 442 sayılı Köy Kanunu hükümlerine göre kurulmuş bulunan geçici köy koruculuğu sisteminin esas itibariyle mııhafazası sağlanacak, ancak tüm unsurlarıyla gözden geçirilecek ve iyileştirici tedbirler belirlenerek uygulamaya konulacak.

- Köy Kanunu'nun 74'üncü maddesine istinaden 21 ilde uygu-lanmakta olan geçici köy korucularından sistemiyle ilgili halen yürürlükte olan Geçici Köy Koruculuğu Yönetmeliğindeki uygulamadan doğan sakıncaları gidermek ve geçici köy korucularından daha etkin olarak istifade etmek maksadıyla Jandarma Genel Komutanlığınca "Geçici ve Gönüllü Köy Korucuları Yönetmelik Taslağı" hazırlandı.

Bakanlar Kurulunca tespit edilen illerdeki gönüllü köy korucularına ait silahlara, menşeine bakılmaksızın il valiliklerince kanunun yayımı tarihinden 45 gün içinde taşıma veya bulundurmak ruhsatının verilmesine 27 mayıs 1994'te karar verildi.

Tedbir No. 35:

Milli Güvenlik Kurulu'nun 302 sayılı kararına atfen 3 mart 1987 tarihli Başbakanlık direktifiyle emredilen ancak, henüz tam olarak gerçekleşemeyen Başbakanlık OHAL Koordinasyon Kurulu Genel Sekreterliği, OHAL Bölge Valiliği ve OHAL bölgesindeki diğer illerde teşkil edilmesi öngörülen birer "psikolojik harekât ünitesi"nin ilgili makamlarla koordine edilerek kurulması ve etkin olarak faaliyete geçirilmesi sağlanacak.

- Bu tedbir doğrultusunda İçişleri Bakanlığı bünyesinde, Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı (1 aralık 1992);

Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele ve Harekât Dairesi Başkanlığı içerisinde Psikolojik Harekât Şube Müdürlüğü (20 kasım 1992);
4 aralık 1992 tarihinde ve 76 il emniyet müdürlüklerinde psikolojik harekât büroları;
Jandarma Asayiş Komutanlığı emrinde psikolojik harp ünitesi; İI jandarma komutanlıkları ve güvenlik komutanlıklarında basın ve halkla ilişkiler bölümü;

Jandarma Genel Komutanlığı istihbarat Başkanlığı bünyesinde Psikolojik Harp Şubesi oluşturuldu.

Tedbir No. 36: Bölücü unsurların eyleme geçmeden önce faaliyetini haber vererek değerlendirecek, yorumlayacak, birliklerin zamanında tedbir almasını veya harekete geçmesini sağlayacak; istihbarata acil olarak ihtiyaç bulunduğu ve bu konuda henüz tam bir etkinliğe ulaştıramadığı göz önüne alınarak, Silahlı Kuvvetler, Jandarma, MİT ve Emniyet Teşkilatı tarafından istihbarat unsurlarının devamlı güçlendirilmesini, etkin kı-lınmasını ve elde edilen istihbaratın, gecikmeden zamanında ve koordineli olarak kullanılmasını sağlayacak tarzda, OHAL Bölge Valiliği bünyesinde gerekli tertip ve tedbirler alınacak.

- Emniyet Genel Müdürlüğü istihbarat birimlerinde bu dönem içerisindeki personel sayısı 1987 yılından itibaren periyodik olarak artırıldı.
Toplanan istihbarat OHAL Bölge Valiliği başta olmak üzere ilgili kuruluşlara anında dağıtıldı.

Teknik araç gereç yönünden istihbaratın imkânları en üst safhaya çıkarıldı.

a. Jandarma Genel Komutanlığı, Jandarma Asayiş Komutanlığı ve güvenlik komutanlıklarında istihbarat ve harekât faaliyetlerinin müştereken koordine edildiği, "Değerlendirme merkezleri" teşkil edildi ve yeterli personelle yirmi dört saat esasına göre faaliyete geçirilerek, "îstihbari bilgilerin süratle değerlendirilmesi, iletilmesi ve icraya yönelik faaliyetlerde" süreklilik sağlandı.

b. İki istihbarat grubu ve on iki istihbarat timi teşkil edildi, tüm jandarma istihbarat ünitelerine "nitelikli, eğitimli ve deneyimli personelin atanmasına ve mümkün olduğu ölçüde sürekli bu görevlerde istihdamına" özen gösterildi, personelin istihbarat ünitelerine atanmadan veya gerektiğinde bu görevlerinde çeşitli kurslarla eğitilmeleri sağlandı.

c. İstihbarat birimleri, frekans tarayıcı cihaz, mikro alıcı-verici, video kanuna, tele objektifli fotoğraf makinesi, mini ses kayıt cihazları gibi teknik malzemelerle takviye edildi.

d. İstihbari bilgilerin kaydedilmesi ve süratle ilgili birlik ve ünitelere ulaştırılabilmesi için, istihbarat birimleri bilgisayarlarla donatıldı, daha sonraki dönemde bunların geliştirilmesi ve entegrasyonu sağlandı.

e. 76 il jandarma komutanlığında, dünya standartlarına uygun modern sorgulama odaları yapıldı, sonraki dönemde kritik olanlardan başlamak üzere ilçelerde de tesis edilmesi planlandı.

Tedbir No. 37: Kuzey Irak'ta henüz huzur, sükûn ve istikrarın tam olarak sağlanamamış olması muvacehesinde, Irak Silahlı Kuvvetleri'nin Kuzey Irak'ta Kürtlerin kontrolündeki bölgeye karşı potansiyel bir harekâtının doğurabileceği yeni bir sığınmacı göçünün bu defa sınırlarımız dahiline intikaline meydan vermeden önlenmesi için gerekli tedbirler, ilgili makamlarla koordine edilerek belirlenecek.

- Bu konuyla ilgili yapılan çalışmalar sonucunda ortak bir görüş belirlenmemesi üzerine konu, 12 ekim 1992 tarihinde yapılan OHAL Koordinasyon Kurulu toplantısı gündemine alındı, toplantıda konu üzerinde mutabakat sağlandı.

Muhtemel bir sığınmacı göçünün önlenebilmesi için, her kuruluşun böyle bir olayda görev ve sorumluluklarını belirleyen yönetmelik çalışması ilgili kuruluşların katılımıyla hazırlanmak su-retiyle Başbakanlık Kanunlar Kararlar Genel Müdürlüğü'ne gönderildi.

- Sınırlardan her türlü geçişlerin daha etkin bir şekilde önlenmesi maksadıyla, jandarma sınır alayları ile jandarma sınır taburları ve bölükleri kuruldu.

b. Sınır birlikleri personel, silah ve araç gereç yönünden güçlendirilerek, KKK'lığından 7 adet IG. P. Tb. (6'sı Şırnak'ta 1'i Hakkâri bölgesinde), 7 adet Ob. Bt, 53 adet 81 mm'lik Hv. Ks. (159 adet 81 mm'lik havan namlusu) ve 3 adet 120 mm'lik havan BL'yle takviye edildi.

c. 1993 yılında Genel Kurmay Başkanlığı'nca belirlenen yeni konsepte göre birinci öncelik verilen Irak sınırında fiziki güvenlik sistemi çalışmaları sürdürüldü.

d. Kuzey Irak'taki mahalli liderlerle ilişkiler geliştirilerek haber alma imkânları artırıldı.

Tedbir No. 38: OHAL bölgesi, mücavir ve hassas illerdeki polis teşkilatı personel ve araç gereç yönünden güçlendirile-cek; polis teşkilatı bulunmayan ilçelerde kuruluş hazırlıkları süratlendirilecektir.

- Bahse konu illerimiz personel ve araç gereç yönünden sürekli takviye edildi.

Ayrıca 1992 yılından sonra 18 ilçede emniyet amirliği kuruldu, 41 ilçede ise teşkilat kurulması için bakanlık oluru alınarak kuruluş çalışmalarına geçildi.
1991 yılında OHAL bölgesi ile mücavir ve hassas illerimizde 20 750 olan emniyet teşkilatı personel sayısı yüzde 14 artırılarak 1994 yılında 28 234'e ulaştırıldı.

Yine bu illerimiz 1991 yılı içerisinde 180, 1992 yılı içerisinde 280, 1993 yılı içerisinde 235 ve 1994 yılı içerisinde 105 olmak üzere toplam 860 adet motorlu araçla takviye edildi.

1991 yılında 1 505, 1992 yılında 1 346, 1993 yılında 2 062, 1994 yılında 1 521 adet olmak üzere toplam 6 434 adet uzun menzilli silahla kadrolar güçlendirildi.

Kaynakça
Kitap: Apo Olayının Perde Arkası
Yazar: Saygı Öztürk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Terörle Mücadele İçin Hangi Önlem Niçin Alındı, Sonuçlar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Kas 2011, 16:05

Tedbir No. 39: Polis Özel Harekât timlerinin kırsal alanlarda görev yapabilmesini sağlamak üzere, ilgili mevzuatta gerekli düzenleme en kısa zamanda yapılacak.

- Polis Özel Harekât timleri 26 temmuz 1993 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla yeni kurulmuş olan Özel Harekât Dairesi Başkanlığı bünyesine alındı. Bu daire başkanlığının çalışma esas ve usullerini gösterir yönetmelik 15 nisan 1994 günü bakanlık onayıyla çıkartıldı.

Polis Özel Harekât timlerinin kırsal alanda kullanımına ilişkin mevzuatta düzenleme yönüne gidilmedi. Ancak, 19 temmuz 1990 tarih ve Jandarma Genel Komutanlığı "işbirliği ve Koordinasyon Esasları" bakan imzasını havi talimat ve 25 temmuz 1991'de Jandarma Genel Komutanlığı "jandarma-polis işbirliği" esaslarını belirleyen bakan imzalı talimatla kuvvetlerin müşterek kullanımına ilişkin mevcut mevzuat çerçevesinde idari talimatlarla tedbirler alındı.

Tedbir No. 40: 29 mart 1991 tarihinde yürürlükten kalkan "3419 sayılı Bazı Suç Failleri Hakkında Uygulanacak Hükümlere Dair Kanun "un (Pişmanlık Yasası) gözden geçirilerek kısa zamanda yeniden yürürlüğe konulması ve sürekli uygulanması sağlanacaktır.

- Söz konusu kanun yeniden gözden geçirildi ve 29 kasım 1992 tarihli kanunun süresi iki yıl daha uzatıldı.

Tedbir No. 41: 430 sayılı kanun hükmünde kararnamenin 8'inci maddesiyle, OHAL bölge valilerine tanınan hak ve mu-afiyetlerin mücavir il valilerine de tanınmasını sağlayacak yasal düzenleme en kısa zamanda sonuçlandırılacak.

- 430 sayılı kararnamenin 8. maddesiyle bölge valisine tanınan hak ve muafiyetlerin mücavir il valilerine de tanınmasını sağlayacak kararname taslağı Başbakanlık'a gönderildi.

Konu Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'ne 24 haziran 1992 tarihinde iletildi.

Tedbir No. 42: Hizmet ve faaliyetleri OHAL bölgesine uzanan tüm bakanlık ve kuruluşların, devletin bu bölgeye yönelik milli politikası istikametinde kendi alt politikalarını oluşturarak, kuruluşlarında ve icraatlarında gerekli reorganizasyona gitmeleri ve hizmet etkinliklerini artırmaları sağlanacak.

- İçişleri Bakanlığı'nca hazırlanıp kurum ve kuruluşların uygun görüşlerini bildirdikleri, 27 aralık 1991 günü yapılan MGK toplantısında uygun bulunan "Olağanüstü hal bölgesinde alınması gereken ilave tedbirler ve düzenlemeler" konulu etütte belirtilen tedbirlerden İçişleri Bakanlığı'nca uygulanacak hususlar 2-1 ocak 1992 tarihinde "Uygulama Emri No: 1" olarak bakanlık birimlerine ve bağlı kuruluşlarına gönderildi.

11 mayıs 1992 tarihinde yapılan OHAL Koordinasyon Kurulu toplantısında, bugüne kadar OHAL bölgesi için alınmış bulunan MGK kararlan ve yukarıda bahsi geçen etütte belirtilen tedbirleri ihtiva eden birer uygulama emrinin ilgili bakanlık ve kuruluşlarca yayımlanarak, uygulayıcıların elinde toplu birer emrin bulunmasının sağlanması kararı alındı.

Başbakanlık'ın 3 şubat 1993 gün ve MGSB: 7130-3-93 sayılı ge-nelgesiyle bu gerçekleştirildi.

Bölge dışına çıkarılanlar, sakıncalı personel sayılan

Tedbir No. 43: Başbakanlık Olağanüstü Hal Koordinasyon Kurulu oluşturulması.


Bu kurulun asli görevi, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'nce doğrudan bu kurula yapılacak istek ve tekliflerin, acilen işleme konulmasını ve süratle sonuçlandırılmasını sağlamaktı.

Kurulun asli görevini en iyi şekilde yapabilmesini sağlamak için "genel sekreterlik" yeterli düzeyde oluşturularak, İçişleri Bakanlığı bünyesinde Olağanüstü Hal Koordinasyon Kurulu Genel Sekreterliği 9 kasım 1987 tarihinde faaliyete geçirildi.

Teröristlere yardımcı olanlar; Kürtçü, bölücü faaliyetlerle ilgisi tespit edilenler; şeyh, ağa, seyit gibi mahalli liderlerin ve bunların lider özellikli çocuklarının, mahalli idarede görev yapanları; dernek ve kulüp yöneticilerinin, serbest meslek sahiplerinin ve devlet memurlarının faaliyetleri yakinen takip edilecek, sakıncalı faaliyetlerden caydırılmaları sağlandı, bunun mümkün olmaması halinde, OHAL Kanunu'na ve kanun hükmünde kararnamelere göre işlem yapıldı.

- OHAL illeri içerisinde bölücü faaliyetlerle ilgisi olan, devlet kadrolarında görevli 600 sakıncalı personel tespit edildi. Ayrıca, 1987-1994 tarihleri arasında 548 kamu personeli bölge dışına çıkarıldı.

Devlet memurları dışında, vatandaşlar içerisinde bu tür faaliyetleri tespit edilenlerden haklarında yeterli delil bulunanlar adli makamlara sevk edildi, haklarında yeterli delil toplanamayanların faaliyetleri demlendirilmek üzere izlendi.

- Söz konusu şahıslardan terör örgütüyle ilişkisi bulunan 197 kişi adü makamlara sevk edildi. 1 748 kişinin ise durumları idari makamlarca takip edildi. Ayrıca Jandarma Genel Komutanlığı tarafından içişleri Bakanlığı kanalıyla gereğinin yapılması için ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlara bildirildi.

Aşiretlerin durumu

14 haziran 1934 tarihli 2510 sayılı İskân Kanunu'nda aşiretlere hükmi şahsiyet tanınamayacağı vurgulanarak, devletin aşiretler üzerindeki genel politikası belirtildi. Mevcut yasaya rağmen uygulamadaki zafiyetten dolayı, devletin bölgede tek otorite olduğu kabul ettirilemediğinden, aşiretler menfaatleri doğrultusunda veya zor kullanan tarafa meyletmek suretiyle faaliyetlerini sürdürmeye devam etti. Nitekim geçici köy koruculuğu sistemiyle silahlandırılmış olan aşiretler dahi terör örgütüne karşı tanı harekete geçirilemedi.

İçişleri Bakanlığı koordinatörlüğünde bir komisyon oluşturulması 2 ocak 1991 tarihinde Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği raporunda yer aldı, bu komisyonda soruna çözüm bulunması istendi.

Uzun yıllardır devam edip terörün önlenmesinde etkin olacak bu soruna çözüm aranarak gerekli işlemler yapıldı.
Devletin aşiretler konusunda yasal politikası tüzelkişilik verilemeyeceği şeklinde olduğundan İçişleri Bakanlığı'nda bu yönde bir komisyonun oluşturulmasının, bu politikayla çelişki teşkil edeceği düşüncesinden hareketle aşiretler üzerinde MİT, Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü" gibi kuruluşların irtibatlı çalışmalarıyla, bu yönde gayret sarf edildi.

Jandarma Genel Komutanlığı'na aşiretlerin yapısı incelendi ve "devlet yanlısı aşiretlerin terör örgütlerine karşı harekete geçirilmesi, tarafsız olanların terörist örgütlerin etkisinden uzak tutulması, baskıyla veya gönüllü olarak teröristlere destek sağlayanların kazanılması için alınabilecek tedbirler" belirlendi. Bu tedbirlerden Jandarma Genel Komutanlığı'nı ilgilendirenlerin mülki makamlarla da koordine edilerek uygulanmasına devanı edildi.

Göçerlerin durumu

OHAL bölgesinde; özellikle yaz aylarında eylemlerini arttırmayı planlayan terörist grupların faaliyetlerinde lojistik destek ve savaşçı kadroların teminini göçerlere dayandırdıkları, 1984 yılından sonra meydana gelen olaylar ve duyumlarla saptandı.

Göçer yaşam tarzını benimsemiş vatandaşlara, başta iş imkânları sağlanması, bu kişilerin yerleşik düzene geçmelerini temin ve diğer hususlar Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nin 2 ocak 1991 tarihli raporunda yer aldı. Aynı raporda konunun, içişleri Bakanlığı koordinatörlüğünde oluşturulacak bir komisyonda incelenmesi istendi.

Sorunun terörün önlenmesinde alınacak tedbirlerin, en önemlilerinden birini teşkil etmesi nedeniyle, gerekli çözümler aranarak, gecikmeksizin işlem yapıldı.

- 1992 yılında terörle mücadele gerekçe gösterilerek yaylaya çıkışları valiliklerce yasaklama getirilmesi neticesinde hayvancılıkla uğraşan ve göçer yaşam tarzını benimseyen vatandaşlarımızın ekonomik açıdan maddi zarara uğradıkları ve hayvancılığın olumsuz yönde etkilendiği hususu basın ve Parlamento'da gündeme getirildi.

Bunun üzerine içişleri Bakanlığı'nca 9 kasım 1992 tarihinde "Yayla ve otlakiyelerin kullanımı" konulu bir genelge çıkarıldı ve göçer hareketlerinin olduğu valiliklere gönderildi.

Aynı tarihte Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na yazılan yazıda içişleri Bakanlığı emrine paralel bir emrin yayımlanması istendi.

Yayla yasakları, havadan denetimler yaygınlaşıyor

- PKK terör örgütünün göçer hareketlerinden istifadeyle barınma, üs teşkil etme, eğitini, eylem hazırlığı yapma ve lojistik destek sağlama faaliyetlerine mani olmak maksadıyla, göçer hareketlerinin kontrol altına alınması yönünde şu faaliyetler yürütüldü:

1) içişleri Bakanlığı'nın 9 kasım 1992 tarihli emriyle, yayla ve otlakiye kiralanmasının, il valiliklerince komisyonlar marifetiyle yapılması gereken ve alınacak diğer tedbirler belirtildi. İl valilerine yetkilerine istinaden gerekli tedbirleri alması emredildi.

2) Göçer hareketleri ile terörist faaliyetlerin yoğun olarak görüldüğü Ağrı ve Tendürek dağları bölgesinde ise,

a. Ağrı Valiliği'nin 21 haziran 1993 tarihli yazısıyla, yaylacı ve göçerlerin 2 500 rakımının üzerine çıkmaları yasaklandı. Çıkanların indirilmesi, karara uymayanlar hakkına yasal işlem yapılması emredildi.

b. Ağrı Valiliği'nin 14 şubat 1994 tarihli genel emriyle il dışından gelen göçerlere mera ve yayla kiralanması yasaklandı.

c. Genelkurmay Başkanlığının 23 aralık 1993 tarihli emriyle, bölge komutanlıklarının sorumluluk sahaları değiştirildi. İçişleri Bakanlığı'nın 26 ocak 1994 tarihli emriyle Tendürek Dağı Ağrı Valiliği'nin, Mordağlar ise Hakkâri Valiliği'nin sorumluluğuna verildi.

d. MGK'nin eylül 1993 toplantısında alınan kararlar gereğince, İçişleri Bakanlığı'nın emriyle Ağrı ve Tendürek dağlarının sürekli havadan kontrol edilmesi, alınan tedbirlerin karadan ve havadan denetlenmesi, güvenilir göçerlerin geçici köy korucusu yapılması ve onlara silah taşıma yetkisinin verilmesi il valiliklerine emredildi.

3) Başbakanlık'ın şifahi direktifleri ve Genelkurmay Başkanlığının emriyle bölge komutanlıklarınca Ağrı ve Tendürek dağlan bölgesinde yerinde yapılan incelemelerle, sınırlan tespit edilen bölgelerin "birinci derece kara askeri yasak bölgesi" ilan edilmesiyle ilgili Bakanlar Kurulu karar tasarısı; Genelkurmay Başkanlığının 10 mayıs 1994 tarihli yazısı Milli Savunma Bakanlığı'na gönderildi. Konu üzerine bakanlık tarafından gerekli çalışmalar sürdürüldü.

Özel Güvenlik Yasasına işlerlik kazandırılması

Kamu kurum ve kuruluşlarının güvenliğinin etkin şekilde sağ-lanamaması nedeniyle, bu kurum ve kuruluşlarca özel koruma istendi. Güvenlik güçlerinin bu tesislere yeterli güç ayırmalarının mümkün olamaması da sorunlara neden oluyordu. Mevcut durum, mal kaybına neden oluyor, tesislerin tahribi önlenemiyordu.

Kamu kurum ve kuruluşlarının özel güvenlik güçleri, başta disiplin yetersizliği olmak üzere, ilgisizlik ve diğer ihtiyaçların karşılanamaması gibi nedenlerle güvenliği yeteri kadar sağlayamıyordu. Bu konuda 27 şubat 1991 tarihli Başbakanlık genelgesinde gerekli tedbirlerin alınması yer aldı.
ilgili kuruluşlarca özel güvenlik birimlerinin oluşturulması, oluşturulmuş olan bazı güvenlik birimlerinin ise silah noksanlıklarının sürmesi, bu alandaki zafiyetin devam etmekte olduğunu gösteriyordu.

Bu konuda, Mevcut yasaya etkin bir şekilde işlerlik kazandırılması ve gerekli tedbirlerin alınması sağlandı.

- 2495 sayılı kanuna bağlı olarak ülke genelinde 2 985 kuruluşta özel güvenlik teşkilatı kuruldu, 48 286 özel güvenlik teşkilatı personeline 22 468 tabanca ve 3 550 uzun namlulu silah tahsisi yapıldı. OHAL bölgesinde ise, 355 kuruluşta teşkilat kuruldu, 4 493 personele 1 623 tabanca ve 1 074 uzun namlulu silah tahsis edildi.

Sınır kapılarında mülki idare amirliği

Ülkeye giriş ve çıkışların yapıldığı sınır kapıları, bu statüdeki limanlar ile havaalanlarında o ilin vali yardımcılarından birisinin "mülki idare amiri" olarak görevlendirilmesiyle, değişik bakanlık temsilcilerinin görev yaptığı bu yerlerde, yetkili bir amirin sorumluluğunda hizmet yürütülerek olumlu, başarılı bir uygulama yapıldı. Bu uygulamaya 10 temmuz 1992 tarihinde son verilmesinden dolayı anılan bu yerlerde hizmetin aksadığı ve disiplinin sağlanamadığı büyük bir yönetim ve denetim boşluğunun meydana geldiği tespit edildi. Soruna acilen kalıcı bir çözüm bulunma-sına çalışıldı.

PKK terör örgütünün finans kaynaklarından malınım edilmesi için alınacak önlemler ve uygulanacak tedbirler konusu, başbakanın talimatına uygun olarak 26 kasım 1993 tarihinde Milli Güvenlik Kurulu toplantısında gündeme getirildi. Milli Güvenlik Kurulu'nda yapılan takdimi müteakip cumhurbaşkanı, yapılan bu çalışmanın Bakanlar Kumlu uca değerlendirilmek ve gerekenleri uygulamaya koymak üzere Başbakanlık'a gönderilmesini uygun buldu.

"Psikolojik Harekât Planı" ve müteahhitlerle işbirliği içinde olanlar işte bu önemli tedbirler, MGK'nin 3 aralık 1993 gün ve MGSB: 0510-6-93 (006) sayılı yazısıyla Başbakanlık'a sunuldu. Bir numaralı tedbir genelgenin gönderilmesiyle başladı.

Ardından alınması gereken tedbirler şöyle sıralandı:

Tedbir No. 2: Bölge halkınca PKK'ya yapılan gönüllü bağışların önlenmesi için halk bilinçlendirilecek.


- Konuyla ilgili olarak 21 şubat 1994 tarihli "Bakır Psikolojik Harekât Planı" bütün emniyet müdürlüklerine gönderildi ve uygulamaya konuldu.

- MGK'nin genel sekreterliğinin 3 mayıs 1993 günlü yazısı gereğince gerekli çalışma yapıldı ve Jandarma Genel Komutanlığınca konuyla ilgili bildiri, trik, afiş ve benzeri propaganda materyalleri hazırlanarak OHAL bölgesi ile mücavir ve hassas iller bölgesine gönderildi.

Bu materyallerin daha kapsamlı olarak hazırlanarak, TRT ve özel televizyon kanallarına yeterli ölçüde ve kontrollü olarak verilmesi, konunun önemli programlar arasındaki reklam kuşaklarında işlenmesi; OHAL Bölge Valiliği, Diyanet işleri Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, sanayi ve ticaret odaları, esnaf ve sanatkârlar kooperatifleri vb kuruluşlarca da benzer çalışmaların yapılarak 1994 yılı için yoğun bir şekilde hayata geçirilmesi uygun mütalaa edildi.

Tedbir No. 3: PKK'ya destek sağlayanların OHAL bölgesi dışına çıkarılması (430 sayılı kanun hükmünde kararname).

- OHAL bölgesinde, yasadışı terör örgütüne destek sağlayarak güvenlik, asayiş ve kamu düzenine zarar veren kamu görevlilerinin OHAL bölgesi dışına çıkarılmasıyla ilgili OHAL Bölge Valiliği'ne tanınan yetkiler kullanıldı. 2 ağustos 1994 tarihine kadar 476 kamu görevlisi OHAL bölgesi dışına çıkarıldı.

Tedbir No. 4: işyeri olmaksızın sabit bir yerde faaliyet gösteren, pazarcı, otoparkçı, işportacı gibi kişilere fotoğraflı kimlik belgesi verilmesi.

- Herhangi bir işlem yapılmadı.

Tedbir No. 5: Mükelleflere ilişkin bilgi sızdıranlar hakkın-da adli ve idari tahkikatın yapılması (Maliye ve içişleri bakanlıklarınca).

Tedbir No. 6:
Örgüt yanlısı veya sempatizanı mütehitlerin istihbarat birimlerince tespit edilerek yatırımcı kuruluşları-nın üst makamlarına, Maliye Bakanlığı'na ve Sayıştay'a bildirilmesi. (MİT, içişleri Bakanlığı ve tüm yardımcı kuruluşlar, bakan ve müsteşarlar görev alacak.)

ilgili bakanlık ve valiliklerce ihale aşamasında sorulan kişi ve kurumlarla ilgili, terörle ilişkileri konusunda aydınlatıcı bilgiler verildi. Diğer yandan, terör örgütleriyle işbirliği yaptığı delillendirilmiş olanlar adli makamlara intikal ettirildi, ilişkisi delillendirilememiş olanlar hakkında gerekli takibat yapıldı. Bu konuda tespit edilen isimler Bayındırlık ve İskân Bakanlığı'na gönderildi.

Jandarma Genel Komutanlığınca terörist örgütlerle herhangi bir şekilde ilişkisi olduğuna dair hakkında bilgi elde edilen şahıslar, İçişleri Bakanlığı kanalıyla ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlara bildirildi. Ancak il valiliklerince (MİT, polis ve jandarma istihbarat üniteleri ile ilgili kurum ve kuruluşlara müştereken), bölgede ve tüm ülke sathında faaliyet gösteren müteahhitlerin ve işadamlarının durumlarının yeniden incelenerek ve terörist örgütlere destek olanları tespit edilerek, haklarında kesin işlem yapılmak üzere doğrudan Maliye Bakanlığı ve Sayıştay'a gönderilmesi uygun mütalaa edildi.

Tedbir No. 7: OHAL bölgesinde hizmet veren üst düzey kamu yöneticilerinin müteahhitlerle olan ilişkileri MİT ve İçişleri Bakanlığı tarafından tespit edilecek.

- Bu konuda elde edilebilen bilgiler ilgili makamlara intikal ettirildi.

İlişkinin tespiti ve içişleri Bakanlığı, OHAL Bölge Valiliği, il valilikleri veya MİT Müsteşarlığı düzeyinde tahkikat yaptıktan ve ilişkiyi kesinliğe kavuşturduktan sonra ilgili bakanlık ile kuruluşa bildirilmesi halinde, mümkün olan en kısa zamanda, kesin yasal işlem yapılmasının caydırıcılık açısından etkin olacağı değerlendirildi.

Tedbir No. 8: OHAL bölgesinde vekâleten yürütülen bölge ve il müdürlüğü ile sayman kadrolarına bölge dışından asaleten atama yapılması (ilgili bakanlıklarca).

- OHAL bölgesinde ataması yapılan nüfus ve vatandaşlık, sivil savunma ve il özel idare müdürlüklerinden boş bulunan ve vekâletle yürütülen müdürlük görevi bulunmuyordu. Ancak il planlama ve koordinasyon müdürlülerinin sekiz adedi boş durumdaydı ve vekâletle yürütülüyordu. Kariyer mesleği olan bu müdürlüklere de personelin yetiştirilmesi imkânları göre atama yapıldı.

Tedbir No. 9: Ulaştırma Bakanlığı'ndan taşımacılık veya acentelik yetki belgesi almamış ve "Otobüs zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası" bulunmayan firmalara, otobüs terminallerinde bilet satış yeri veya çalışma büroları verilmemesi. (Ulaştırma ve İçişleri bakanlıklarınca).

- içişleri Bakanlığı bir şey yapmadı. Konunun Ulaştırma Bakan-lığı'nın görev alanına girdiğini bildirdi.

Tedbir No. 10: Otobüs terminallerinin sıkı takibe alınması, terminal müdürlerinin güvenlik birimlerine yardımcı olabile-ceklerden seçilmesi (İçişleri Bakanlığı'nca).

- Otobüs terminal müdürlerinin tahkikatı, o yer mülki amirliğince veya belediye başkanlığınca talep edilirse emniyet birimlerince yapılıyordu. Ayrıca, otobüs terminallerinin sıkı takibe alınması ve terör eylemlerine karşı gerekli tedbirlerin alınması hakkında, Emniyet Genel Müdürlüğü TEMÜH Dairesi Başkanlığı'nca bütün valiliklere, 14 ocak 1994 tarihli yazı yazıldı.

Mahalli idareler Genel Müdürlüğü'nün 8 ağustos 1994 tarihli genelgesiyle, il valilerinden belediyelere duyurulmak suretiyle tedbir gereğinin yerine getirilmesi istendi.

Tedbir No. 11: Bölücü örgütle ilişkilerinden dolayı, hakkında bilgi toplanması gereken firmaların, ithalat, ihracaat ve diğer dış ticarete ilişkin, bankalarca yürütülen faaliyetlerinin izlenebilmesi için firma isimlerinin güvenlik birimlerince tespit edilerek ve Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığına bildirilmesine olanak sağlanması (MİT, İçişleri Bakanlığı ve Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca).

- Bölücü örgütle ilişkisi tespit edilen firmalar hakkındaki bilgiler ilgili makamlara iletildi. Konuyla ilgili talep eden makamların talepleri de karşılandı.

Tedbir No. 12: OHAL bölgesindeki mahalli idarelerin organlarınca alınacak kararlar ile temin edilecek tasarrufların tamamının veya belli konulara ilişkin olanlarının yürürlük kazanması için onay yetkisiyle ilgili 2935 sayılı OHAL Kanu-1111111111 27'nci maddesindeki yetkinin etkin şekilde kullanılması (İçişleri Bakanlığınca ).

- Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'nün 8 ağustos 1994 tarihli yazısıyla mahalli idarelerle ilgili olarak alınması uygun görülen tedbirler belirtildi ve gereğinin yapılması istendi.

Tedbir No. 13: OHAL bölgesi ve mücavir iller ile hassas illerdeki belediyelerin borçlanmalarının denetiminin sağlan-ması, valiliklerin olumlu görüşlerinin alınması, ayni ve nakdi yardımların valinin onayının alınarak kabulü (İçişleri Bakanlığı ve ilgili kuruluşlarca).

- Mahalli idareler Genel Müdürlüğü'nün 8 ağustos 1994 tarihli yazısıyla OHAL bölgesinde tedbir gereğinin, borçlanma kararlarının bölge valisi, il valisi ya da kaymakamların onayına bağlanmak suretiyle yerine getirilmesi OHAL bölge valisinden istendi. Bununla birlikte konunun kesin olarak çözümlenmesi, Belediyeler Kanunu'nda değişiklik yapılmasına bağlandı.

Tedbir No. 14: Yerel yönetimler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca açılacak ihalelere, mevcut tebliğlere ek dü-zenlemeler yapılması (İçişleri ile Bayındırlık ve İskân bakan-lıklarınca).

- içişleri Bakanlığı, 8 ağustos 1994 tarihli yazısıyla, OHAL böl-gesindeki belediyeler tarafından alınan ihale kararlarının ve yapılacak müteahhit ödemelerinin bölge valisi, il valisi ya da kaymakamların onayına bağlanması hususunun OHAL bölge valisi tarafından yerine getirilmesini istedi.

Tedbir No. 15: Asker ailelerinden muhtaç durumda olanlara belediye ve mülki makamlarca, mümkün olabilecek kaynak ve fonlardan maddi yardım yapılmasının sağlanması (İçişleri ve Milli Savunma bakanlıklarınca).

- 4109 sayılı Asker Ailelerinden Muhtaç Olanlara Yardım Hakkında Kanun gereğince, muhtaç asker ailelerine yardım yapılmak üzere belediye bütçelerine ödenek konuldu.

Bu ödeneklerin yetersiz kaldığı hallerde, başvuruları üzerine, ilgili bakanlık emrinde bulunan "Muhtaç Asker Aileleri Yardım Fonu"ndan imkânlar ölçüsünde belediyelere yardım yapıldı.

Tedbir No. 16: Çocuğu askerde olması nedeniyle tehdit edilen OHAL bölgesi ve mücavir illerdeki ailelerin istekleri halinde güvenlikli bölgelere nakledilmelerinin sağlanması (İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nce).

- Güvenlik güçlerine yardımlarından dolayı terör örgütü tarafından tehdit edilen şahısların güvenli bölgelere nakledilmesiyle ilgili olarak OHAL Bölge Valiliği ve OHAL Koordinasyon Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülmekle beraber, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele ve Harekât Dairesi Başkanlığı tarafından bu şahısların kimlik değiştirme, işe yerleştirilme gibi ihtiyaçları ilgili birim ve kurumlarla yapılan koordine sonucu karşılandı.

Tedbir No. 17: Sınır kapılarında görev alan personelin gü-venliklerinin sağlanması (İçişleri Bakanlığı ve Gümrük Müsteşarlığınca).

- Sınır kapılarında görev alan personelin emniyeti, Jandarma Genel Komutanlığının personel durumu ve genel kolluk kuvvetlerinin yürüttüğü adli-askeri ve diğer görevlerinin yoğunluğu nedeniyle bu amaçla ayrıca kuvvet tahsis edilebilmesi imkân dahilinde görülmedi. Bu nedenle söz konusu personelin güvenliği güvenlik kuvvetlerince, genel emniyet ve asayiş önlemleri çerçevesinde yapılan özel planlamalar içerisinde titizlikle sürdürüldü. Bununla birlikte ilgili bakanlıklarca söz konusu personele toplu konut ve lojman imkânı ile bunların aktif ve pasif koruma tedbirleri alınmak suretiyle güvenliklerinin sağlanabileceği değerlendiriliyor.

Tedbir No. 18: Sınır kapısı ve limanlara yapılacak atamalarda, sicil ve güvenlik tahkikatlarının yapıldı.

Söz konusu yerlere ataması yapılacak kişilerin tahkikatları bağlı olunan illerin güvenlik şubelerince yapılıyor.

Tedbir No. 19: Sınır kapıları ile hava ve deniz limanlarının dış fiziki emniyetlerinin sağlanması (Ulaştırma Bakanlığı ve Gümrük Müsteşarlığı'nca).

- Sınır kapıları ile hava ve deniz limanlarının dış güvenliği, hassasiyeti ve ekonomik değeri dikkate alınarak, Esenboğa ve Atatürk havalimanlarında olduğu gibi güvenlik kuvvetlerince özel olarak teşkil edilmiş koruma birlikleriyle sağlandı. Muğla Havaalanı gibi daha az hassasiyet arz edenlerin dış güvenliği ise genel emniyet ve asayiş önlemleri çerçevesinde motorlu ve yaya devriyelerle titizlikle yerine getirilmeye başlandı.

Tedbir No. 20: Pasaportla yolcu giriş ve çıkışına açık sınır kapı ve limanlarımızın dış güvenliğinin sağlanması.

- Havalimanlarının dış güvenliği emniyet kuvvetlerince, diğer sınır kapılarının dış güvenliği ise jandarma bölgesinde yer alma-lan nedeniyle bu kuruluş tarafından yerine getiriliyordu. Bu bölgelerde pasaport kontrolleri polis birimlerince yapılıyordu.

a. Sivil trafiğe açık, devlet eliyle işletilen havameydanları ve limanların korunması ve güvenliklerinin sağlanması, özel güvenlik tedbirleri alınarak ya da özel güvenlik teşkilatı kurularak veya her iki yöntemin kullanılmasıyla oluşturulacak güvenlik sistemiyle korunması gerekiyordu.

b. Ancak yasanın hükümleri o tarihe kadar yerine getirilmediğinden, özel güvenlik teşkilatı oluşturuluncaya kadar, 6 havaalanında, 2 jandarma bölüm, 1 jandarma takım, 3 asayiş karakolu görev yapmaya başladı.

c. Sınır kapılan ve gümrük sahalarındaki güvenlik önlemlerinin "Sınır Kapılan ve Gümrük Sahaları içinde Uygulanacak Esaslara Dair Yönetmelik" esaslarına göre alınması uygun bulundu.

Tedbir No. 21: Sınır ticareti yapılan sınır kapılarının Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ile Gümrük Müsteşarlığı yetkililerince yarar sağlanmayan ve güvenlik açısından mahzurlu görülen kapıların sınır ticaretine kapanması (Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, Gümrük Müsteşarlığı ve İçişleri Bakanlığı'nca).

- Güvenlik açısından mahzurlu görülen, yetersiz kapıların sınır ticareti açısından değerlendirmeye alınması hususu, "Sınır ve Kıyı Ticaretinin Düzenlenmesine İlişkin Karar"ın 3. maddesi gereğince çalışan komisyonda dile getirildi.

Tedbir No. 22: ilgili valiliklerce soruşturma sonucunda sa-kıncalı bulunanlara "sınır ticareti belgesi" verilmemesi (İçişleri Bakanlığı'nca).

- Sakıncalı kimselere "sınır ticareti belgesi" verilmedi.

Tedbir No. 22: İlgili valiler bünyesinde oluşturulan "değerlendirme kurullarınca sakıncalı faaliyetlerde bulunduğu anlaşılan gerçek ve tüzelkişilere "uygunluk belgesi" verilmemesi (İçişleri Bakanlığı'nca).

- Değerlendirme kurulları sakıncalı kişilere "uygunluk belgesi" vermedi.

Tedbir No. 23:
Kuzey Irak'a taşımacılık yapan kamyonların standart depoları dışındaki depolarının söktürülmesi (İçişleri Bakanlığı ve Gümrük Müsteşarlığınca).

- 7 ekim 1992 tarihinde ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileriyle Başbakanlıkta yapılan toplantı sonucu, araçların akaryakıt depoları kapasitelerini artıran 6 mayıs 1992 tarihli genelgenin yürürlükten kaldırılması kararlaştırıldı ve bu husus Başbakanlıkça uygun görülerek 12 kasım 1992 tarihinde ilgili bakanlıklar ile valiliklere iletildi. Alınan bu kararlarla akaryakıt kaçakçılığında önemli bir düşüş gözlendi.

Tedbir No. 24: OHAL bölgesindeki kömür ocaklarının güvenliklerinin sağlanması.

- OHAL bölgesindeki Şırnak ilinde Türkiye Kömür İşletmeleri'ne ait kömür ocakları ocak 1994 tarihinden itibaren üretime kapatıldı.
Kömür ocaklarının emniyetini sağlamak ve PKK'nın mali imkânlarını artırma yönünde kullanılabilecek kaçak kömür üretimine engel olmak için jandarma iç güvenlik karakolu açıldı, ancak bölgenin kritik durumu nedeniyle 1993 yılı sonundan itibaren burada bir jandarma komando taburu konuşlandırılmaya başlandı.

Tedbir No. 25: Geçici köy korucusu olmak için müracaat edenlerin güvenlik tahkikatlarının yapılarak görevlendiril-meleri.

- a. Geçici köy korucusu olmak isteyenlerin kaymakamlığa başvurmasının ardından ilçe jandarma komutanlığınca yapılan güvenlik tahkikatı sonucunda, güvenilirliğine kesin kanaat getirilen aday köy korucularının listeleri kaymakamlık kanalıyla il valisine gönderilmeye başlandı. 24 ekim 1986 tarihli geçici köy koruculuğu yönetmeliğinde belirtilen esaslar titizlikle uygulanıyor.

I). Geçici koy korucularının görev sürülerinin her safhasında, görevlerinde ve güvenilirliklerinde olumsuzlukları görülenler hakkında yasal işlem yapıldı ve valilik onayıyla görevlerine son verildi. 1993 yılında 3 185, 1994 yılında ise 1 155 geçici köy korucusu görevden alındı.

Tedbir No. 26: PKK'yla ilişkisi olan geçici köy korucuları-nın görevlerine son verilmesi.

- a. Terör örgütüne müzahir olan ve yardımda bulunan geçici köy korucularının tespit edilmesi ve görevlerine son verilmesi Jandarma Genel Komutanlığının dört emrinde belirtildi.

Bugüne kadar örgüte müzahir olan ve yardımda bulunan, silahını örgüte teslim eden, görevine bağlı olmadığı belirlenen, işlediği çeşitli suçlardan hakkında yasal işlem yapılan 14 304 geçici köy korucusunun görevine son verildi.

Tedbir No. 27: Büyük yerleşim yerlerinde yeteri kadar geçici köy korucusunun görevlendirilmesi.

İI ve ilçe merkezlerinde mahalli jandarma ve polis teşkilatlarının yanı sıra takviye kuvvetlerinin de konuşlandırılmasının, söz konusu bölgelerde geçici köy koruyucusu görevlendirilmesinin mümkün olmadığı görüldü. Bu nedenle geçici köy koruyuculuğu sistemi hassas ve kritik durumda bulunan kırsal kesimdeki yerleşim yerlerinde teşkil edildi. Görevlendirme köy ya da mezranın nüfusu, hassasiyeti, güvenilirlik durumu gibi kıstaslara bakılarak yapıldı.

Tedbir No. 28: Gçeci köy korucusu bulunan yerlere yatırım ve hizmette öncelik verilmesi (ilgili kuruluşlarca).

- 12 şubat 1993 tarihinde yapılan OHAL Koordinasyon Kurulu toplantısında, olağanüstü hal bölgesinde bulunan 10 il ve 3 mücavir ilimizdeki uygulamalardan çıkarılan sonuçlara göre "köylerinin teröristlere karşı korunmasında geçici köy korucusu görev-

lendirilerek güvenlik güçlerine destek sağlayan o bölgedeki köylerimize her nasılsa devlet hizmetinin daha az gitmiş olduğu değerlendirilerek, bu gibi köylerimize daha fazla devlet hizmeti götürülmesinin önemle göz önüne alınması gerektiği" hususu karara bağlandı ve 5 mart 1993 tarihinde karar ilgili bakanlıklara gönderildi.

Tedbir No. 29: OHAL uygulamasının kalkması halinde geçici köy korucularının geleceklerinin güvenceye alınması.

- Genelkurmay Başkanlığı'nın 10 haziran 1994 tarihli emriyle terör olaylarının belli bir seviyenin altına çekilerek, genel bir sükûnetin sağlanmasıyla geçici köy koruyuculuğu sisteminin kademeli olarak kalkması halinde, geçici köy korucularının geleceğiyle ilgili olarak çalışma başlatıldı. Yapılan değerlendirmede,

a. Geçici köy korucularına hizmetlerinin sonunda tazminat ödenebileceği ve kendi rızalarıyla ayrılmalarını teşvik etmek için tazminatın iki katına çıkarılabileceği;

1). Emeklilik yaşının altmış yerine kırk beş-elliye indirilebileceği;

c. Geçici köy koruyuculuğuna son verme işleminin bölgedeki tehdit durumu gözönüne alınarak yapılabileceği;

d. Görevden ayrılacak geçici köy korucusuna kendi imkânının tanınabileceği;

e. Bir kısım geçici köy korucusunun göreve devam edebileceği;

f. Bir kısım geçici köy korucusunun ise, özellikle GAP çerçevesinde, özel güvenlik görevlisi olarak ya da kamu kurumu ve kuruluşları ile belediye hizmetlerinde görev alabilecekleri;

g. Diğer bir kısmından ise uzman jandarma ve uzman erbaş olarak yararlanılabileceği şeklinde görüşler ortaya çıktı.

Tedbir No. 30: Uyuşturucu madde yakalayan, kaçakçılıkla mücadele eden, haber elemanı ve müdahil görevlilerin ikramiye ödemelerinin en kısa sürede yapılması, ilgili birimler arasında koordine eksikliğinin giderilmesi (İçişleri Bakanlığı ve MİT'çe).

- Uyuşturucu madde kaçakçılığıyla mücadele eden birimlerimiz, teknik malzeme ve cihazlarla desteklenerek, ihtiyaç duydukları istihbari bilgileri muhbir kullanmaktan ziyade teknik takip yoluyla temin etmeleri hususunda teşvik edildi, bununla birlikte muhbirlerin kimliklerinin gizli tutulması ve ikramiyelerini almalarında kolaylık sağlanması ve söz konusu şahısların güvenlik güçlerini yanıltarak usulsüz ikramiye almalarının önlenmesi hususunda il emniyet müdürlüklerine 7 aralık 1993 tarihinde genelge gönderildi.

Uyuşturucu madde ele geçirildiğinde muhbirlere, sahipsiz olarak yakalanmış ise müsadere kararının kesinleşmesini takip eden üç ay içinde, sahipli olarak yakalanmış ise ikramiye tutarının yansı kamu davasının açılmasını takip eden üç ay içinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin cinsine göre ödeme yapılacağı karara bağlandı. 1994 yılı için TMO Genel Müdürlüğü'ne 500 milyon TL, İlaç-Eczacılık Genel Müdürlüğü'ne 30 milyar TL ödenek konuldu.

Tedbir No. 31: Narkotik uçaklarının sayısının artırılması ve ilgili bölgelerde kullanılması (İçişleri Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca).

- Emniyet Genel Müdürlüğü'nün hizmetinde bulunan 28 adet helikopter, terörle mücadelede kullanılmakla birlikte, gerektiğinde uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarında da kullanıldı.

Ankara Narkotik Filo Komutanlığı 3 uçak, 1 çift motorlu 690-A fotoğraf uçağı, 1 C-185 tek motorlu keşif uçağı, 1 PA-32 keşif uçağı ve 2 adet laboratuvarla görev yapıyordu. Bu uçakların finansmanı Birleşmiş Milletler tarafından karşılanmaktayken, finansmanın kesilmesiyle uçaklar Jandarma Genel Komutanlığı'na mal edildi. Söz konusu uçakların tekrar faaliyete geçirilmesi için Birleşmiş Milletler'in fınans kaynağına ihtiyaç duyuldu.

Tedbir No. 32: Güvenlik görevlileri ve kamu çalışanlarının uyuşturucu elde edilen bitkiler ve ekilebilecekleri mevsim ve yerler hakkında aydınlatılması (İçişleri Bakanlığı ve Gümrük Müsteşarlığınca).

- Dünya genelinde ve ülkemizdeki uyuşturucu madde imalatı ve kaçakçılığı ile terör bağlantısı konularını kapsayan 1990-1993 yılları genel değerlendirme kitapçığı Türkçe ve İngilizce bastırılarak güvenlik birimleri ile ilgili kamu kurumu ve yurtdışı temsilciliklerimize gönderilerek bu konuda bilgi sahibi olmaları sağlandı.

Tedbir No. 33: Bölücü terör örgütünün Avrupa'da bulunan paravan kuruluşlarının örgüte finansman sağlamaya yönelik çalışmalarından, legal olarak nitelendirilebilecek faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerin örgüte aktarıldığının somut olarak delillendirilmesi (ilgili kuruluşlarca).

- Konuyla ilgili kuruluşlarla gerekli koordine sağlanarak Emniyet Genel Müdürlüğü'ne intikal eden bilgi ve belgeler bu kuruluşlara iletildi.

PKK terör örgütünün finans kaynaklarından mahrum edilmesi için alınacak önlemler ve uygulanacak tedbirler konusu 26 kasım 1993 tarihindeki Milli Güvenlik Kurulu toplantısında sunuldu. Milli Güvenlik Kurulu'nda yapılan takdimi müteakip cumhurbaşkanı, yapılan bu çalışmanın Bakanlar Kurulu'nca değerlendirilmek ve gerekenleri uygulamaya konulmak üzere Başbakanlık'a gönderilmesini istedi. MGK'nin 3 aralık 1993 tarihli yazısıyla Başbakanlık'a sunuldu.

Tedbir No. 34: Terör örgütüne her ne suretle olursa olsun mal ve para olarak yardım yapan veya yapıldığını bilen kişi ya da kuruluşlar bu bağışın yapıldığı kişi ve örgüte ilişkin ayrıntılı bilgi verirlerse, kesinlikle kimliklerinin saklı tutulması; verilen bilginin doğruluğu sabit görülürse bu kişi veya kişilerin çeşitli şekillerde ödüllendirilmesi (İçişleri Bakanlığı'nca).

- Güvenlik kuvvetlerine örgütlerle ilgili bilgi veren kişilerin kimlikleri isteklerine bağlı olarak saklı tutuldu ve aranmakta olan terör örgütü militanlarının yakalanmalarına yardımcı olanlar ödüllendirildi.

Ayrıca TBMM Bütçe Plan Komisyonu'nda bulunan "Terörle Mücadele Yasa Tasarısı"na konuyla ilgili hükümler dahil edildi. Yasada, bilgiyi verenin ceza almaması, kimliklerinin saklı tutulması ve ödüllendirilmesine ilave olarak, gerektiğinde kişisel ve ailesel düzeyde can ve mal güvenliğinin sağlanması, iş ve işyeri değiştirme taleplerinin olması halinde yardımcı olunması vb hususlara yer verilmesi uygun bulundu.

Tedbir No. 35: İllegal örgütlere gönüllü bağış yapılması, Türk Ceza Kanunu açısından suç teşkil etmekte ve müeyyidesi bulunmaktadır. Ancak, bu şekilde bağışta bulunanlara cezaların şahsiliği prensibinden ayrılınarak, bu tür kişilerin ortak, yönetici veya denetçisi oldukları ticari, sınai ve mesleki kuruluşlara (firma, şahıs veya sermaye şirketlerine) yargı kararına istinaden belirli bir süre herhangi bir şekilde "ticari, sınai ve mesleki faaliyette bulunmama müeyyidesi getirilmeli (Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nca).

- Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele ve Harekât Dairesi Başkanlığı'nın 26 ağustos 1993 tarihinde Başbakanlık'a sunduğu yasa tasarısında bu yönde düzenlemelere gidildi.

Tedbir No. 36: Şehirlerarası yolcu taşımacılığında kullanı-lan otobüslerde araç telefonu bulundurulması mecburiyeti getirilmesi konusunda düzenleme yapılması (Karayolları Trafik Kanunu, Şehirlerarası Yolcu Taşımacılığı Hakkında Yönetmelik) [Ulaştırma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nca].

- Şehirlerarası yolcu taşımacılığında kullanılan otobüslerde haberleşme imkânı kazandırılması amacıyla GPS ve INMARSAT-C muhabere ortamının müşterek uygulanması olan "V-TKAC-KING" sisteminin kurulması ve çalışır durumda tutulması hususunda konuyla ilgili son olarak 1 temmuz 1994 günü yapılan iç güvenlik değerlendirme kurulunca yapılan görüşmede alınan karar gereği, maliyetin belirlenmesi ve yeni hazırlanan trafik kanununa düzenlemeyle ilgili ek bir maddenin konması için Trafik Daire Başkanlığı koordinatörlüğünde yapılacak toplantıda konunun tekrar ele alınmasına karar verildi.

Tedbir No. 37: Kara paranın aklanmasının, ceza yaptırımına konu olacak şekilde suç haline getirilmesi (Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı'nca).

Kara paranın aklanmasının iç mevzuatımızda sur olarak ihdas edilmesi amacıyla ilgili kurum ve kuruluşların katılımıyla hazırlanan kanun tasarısı Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık İstihbarat Harekât Dairesi Başkanlığı'nın 10 mart 1994 tarih ve 78192 saydı yazısıyla Başbakanlık'a sunuldu.

Tedbir No. 38: İçişleri Bakanlığı ile diğer bakanlıkların OHAL bölgesindeki belediyeler üzerinde gerek periyodik, gerekse Sayıştay denetimlerinde etkinlik sağlanabilmesi için "bütçe birliği"nin temini, bütçe dışı harcama ve tasarruflara imkân veren, şirket, işletme, tanzim satış, fon gibi kurumla-rın oluşturulmasına kısıtlama getirilmesine yönelik, yasal ve idari tedbirlerin alınması. (İçişleri Bakanlığı Belediyeler Ka-nunu, 430 sayılı kanun hükmünde kararname gibi, OHAL bölgesiyle sınırlı olarak değiştirilebilir.)

- Yeni Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Tüzüğü, 24 eylül 1990 tarihli ve 20645 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Keza, Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Yönetmeliği de 19 şubat 1994 tarih ve 21854 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Şirket, işletme, fon ve benzeri teşebbüs kuruluşuna ilişkin tedbir gereğinin, içişleri Bakanlığı'nın (Mahalli idareler Genel Müdürlüğü) 8 ağustos 1994 tarih ve B050MAH0650002/725 sayılı yazısıyla OHAL bölgesindeki belediyelerin şirket, işletme, fon ve benzeri teşebbüsler kurmalarına ilişkin kararların yürürlüğe girmesinin bölge valisi, il valisi ya da kaymakamların onayına bağlanması 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 27'nci maddesi çerçevesinde OHAL bölge valisinden istenildi.

Mahalli idareler Genel Müdürlüğü tarafından valiliklere gönderilen 7 temmuz 1994 tarihli genelgede belediye şirketlerinin kuruluşunda dikkat edilecek hususlar belirtildi; şirket kuruluşuna ve iştirake ilişkin belediye meclisi kararlarının mülki amirlerce tasdiki istendi ve kurulacak şirketin hem bölge hem de, ülke ekonomisine katkısı, üreteceği mal ve hizmetlere olan ihtiyaç durumu konusunda valilerin görüş bildirmesi talep edildi. Ayrıca Maliye Bakanlığı'na yazdığı 6 temmuz 1994 tarihli yazıyla, belediye şirketlerinin ve iştiraklerinin ihtiyaçlarını kamu kuruluşlarından ihalesiz olarak karşılamaları imkânının kaldırılması istendi.

Bu tedbirlerin yanı sıra, konunun kesin çözümünün Belediyeler Kanunu'nun hazırlık çalışmalarında göz önünde bulundurulması kararlaştırıldı.

Tedbir No. 39: Mahalli idarelerde çalışan personelden terör örgütlerine sempati duyan, aktif veya pasif destek verenlerin açığa alınması ya da haklarında soruşturma yapılması uygulaması etkin hale getirilmelidir. Yerel yönetimde çalışan personelden gerek kurumunda, gerekse bölgesinde kalmasında sakınca görülen personelin, başka illere veya kurumlara atanmalarına imkân verecek yasal düzenlemeler yapılması ve mevcut yetkilerin kullanılması (İçişleri Bakanlığı'nca).

- Belediyelerin atanmış ya da seçilmiş personeli hakkında içişleri Bakanlığı'nca ve mülki idare amirliklerince inceleme ve soruşturma açılabiliyordu.
OHAL bölge valisince görev yerlerinin değiştirilmesi teklif edilen mahalli idare personelinin, mahalli idare birimleri arasında organik ilişki bulunmamasından dolayı görev yerlerinin değiştirilmesinde zorluklar mevcuttu. Bu itibarla, konunun Olağanüstü Hal Bölge Valiliği kurulması hakkında kanun hükmünde kararnameye eklenecek bir hükümle çözümlenmesi gerekiyordu.

Genelkurmay Başkanlığı'nın aldığı istihbari bilgilere göre sakıncalı personelle ilgili cetveller tanzim edilerek ilgili kuruluşlara gönderildi.

Belediyelerde görevli sakıncalı personelin isimleri de araştırma yapılmak üzere 24 haziran 1994 ve 11 temmuz 1994 tarihinde Mahalli idareler Genel Müdürlüğü'ne gönderildi.

Tedbir No. 40: Belediyede memur, sürekli işçi ve geçici işçi istihdamına sınır getirilmesi, değişiklik yapılıncaya kadar 1994 Mali Yılı Bütçe Kanunu'na eklenecek bir maddeyle, boş memur ve sürekli işçi kadrolarına atama yapmak için İçişleri Bakanlığı'ndan izin alma mecburiyeti getirilmesi, ayrıca geçici işçiler için vize yetkisinin İçişleri Bakanlığı'nca verilmesi (İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı'nca).


- 1994 Mali Yılı Bütçe Kanunuyla mahalli idarelerin boş kadrolarına personel ataması bakanlığın iznine tâbi tutuldu.
Bu yetki, Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü tarafından 3 ocak 1994 tarihinde il valilerine devredildi.

Tedbir No. 41: Belediyelerde usulsüz harcama ve suiisti-mallerin önemli nedenlerinden birisi de saymanların hukuki statüleridir. Belediye başkanlarına bağlı olan sayman kadrolarının, İçişleri Bakanlığı'na devri. (İçişleri Bakanlığı'nca 3152 sayılı İçişleri Bakanlığı Teşkilat Kanunu'nda değişiklik yapılması.)

- Tedbir gereğinin yerine getirilmesi için, içişleri Bakanlığı Teşkilat Kanunu veya Belediyeler Kanunu'nda değişiklik yapılmasına gidildi.

Tedbir No. 42: Sınırlarımızda illegal geçişlere verilen cezaların caydırıcı hale getirilmesi (İçişleri Bakanlığı'nca).

Sınırlarımızda illegal geçişlere verilen cezaların caydırıcı hale getirilmesi için 17 temmuz 1994 tarihinde Başbakanlık'a gönderilen "Pasaport Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Tasarısı"yla düzenlemeye gidildi.

Tedbir No. 43: Halen yürürlükte olan Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'ndeki bazı sakıncaları gidermek, geçici ve gönüllü köy korucularından daha etkin olarak istifade etmek maksadıyla, "Geçici ve Gönüllü Köy Korucuları Yönetmelik Taslağı" ile bu yönetmeliğe yasal dayanak sağlayan 442 sayılı Köy Kanunu'nun 74'üncü maddesine 7 ek fıkra eklenmesine dair kanun hükmünde kararname taslağı hazırlanarak İçişleri Bakanlığı'na gönderildi. Kanun hükmünde kararnamenin,

Anayasa'nın 121'inci maddesine göre cumhurbaşkanının baş-kanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılması mümkün olup, yönetmeliğin ve kanun hükmünde kararname-nin ivedilikle çıkarılması (İçişleri Bakanlığı'nca).

Sözü edilen tedbir çerçevesinde, Köy Kanunu'na 7 ek fıkra eklenmesine dair kanun hükmünde kararname tasarısı hazırlandı. Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanacak Bakanlar Kurulu'nda görüşülmek üzere 25 kasım 1993 tarihinde Başbakanlık'a sunuldu.

Başbakanlık'ın (i aralık 1993 tarihli cevabi yazısıyla diğer gerekçelerin yanı sıra tasarının OHAL bölgesi dışındaki geçici köy korucularını da kapsadığı, bu itibarla konunun Anayasa'nın 121'inci maddesine göre çıkarılacak kanun hükmünde kararnameyle düzenlenmesinin mümkün olmadığı ve tasarı hakkında bazı bakanlık görüşlerinin bulunmadığı belirtilerek iade edildi.

Bunun üzerine görüşlerine başvurulan Adalet Bakanlığı, 17 ocak 1994 tarihli cevabi yazısıyla, benzeri gerekçelerle tasarının Anayasa'ya uygun olmadığı görüşünü bildirdi.

Bu itibarla, tedbir gereğinin yerine getirilmesi için kanuni düzenleme yapılmasına bağlı.

Tedbir No. 44: Uyuşturucu madde yakalayan, kaçakçılıkla mücadele eden, haber elemanı ve müdahil görevlilerin ikramiyelerinin artırılması, ilave teşvik tedbirleri alınması (İçişleri Bakanlığı'nca).


- Uyuşturucu madde kaçakçılığıyla mücadele eden birimlerimiz, teknik malzeme ve cihazlarla desteklenerek, ihtiyaç duydukları istihbari bilgileri muhbir kullanmaktan ziyade teknik takip yoluyla temin etmeleri hususunda teşvik edildi. Bununla birlikte muhbirlerin kimliklerinin gizli tutulması, ikramiyelerini almalarında kolaylık sağlanması ve söz konusu şahısların güvenlik güçlerini yanıltarak usulsüz ikramiye almalarının önlenmesi hususunda il emniyet müdürlüklerine 7 aralık 1993 tarihinde genelge gönderildi.

Tedbir No. 45: Polisin arama yetkisinin gümrüklü sahalar-da artırılması, polisiye olayların takibinde polis-gümrükçü sürtüşmesinin önlenmesi (İçişleri Bakanlığı ve Gümrük Müsteşarlığı'nca).


Polis-gümrükçü münasebetleri konusunda ve istenen mevzuat düzenlemesi hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü 13 aralık 1993 tarihli genelgesiyle valiliklere ve merkez teşkilatına gerekli talimatı verdi.

Tedbir No. 46: Gümrüklü alanlarda meydana gelen olaylarda, yakalamalarda adli tahkikatın "şebekenin bütün elemanlarının yakalanması amacıyla" İçişleri Bakanlığı ile Gümrük Müsteşarlığı tarafından ortak yapılması ya da polise devri.

Gümrüklü alanlarda kaçakçılığın men ve takibinin etkin ya-pılabilmesi amacıyla Gümrük Müsteşarlığı ile diğer görevli kuruluş temsilcilerinin katılımıyla 22 haziran 1989 tarihinde protokol imzalandı ve bu protokol il valiliklerine gönderildi.

Tedbir No. 47: Gümrük kapılarında uygulanan mülki idare amirliği sisteminin yeniden ihdası, bu sayede yetki ve otorite boşluğunun ortadan kaldırılarak kuruluşlararası işbirliğinin sağlanması (İçişleri Bakanlığı'nca).

- Sınır kapılarında mülki idare amiri istihdamı düzenleyen kanunun, 11 temmuz 1992 tarihinde yürürlüğe giren 3832 sayılı kanunla ortadan kaldırılmasıyla bu alanda boşluk doğdu.

Sakıncanın kanunla giderilmesi bakımından İl İdaresi Kanunu değişiklik tasarısına bir madde eklendi. Buna göre görevlendirmeler vali onayıyla yapılmaya başlandı.

Pişmanlık ve Topluma Kazandırma yasalarından istenen elde edilemedi

Önlemler bununla da bitmedi. "Pişmanlık Yasası"ndan beklenen sonuç alınamadı. Amerika Birleşik Devletleri'nin önerisiyle AKP hükümeti tarafından 6 ağustos 2003'te "Topluma Kazandırma / Eve Dönüş Yasası"da, daha çok cezaevindeki teröristlere yaradı.

Yasanın amacı, siyasi ve ideolojik amaçla suç işlemek için kurulmuş terör örgütleri mensuplarının topluma yeniden kazandırılması, toplumsal huzur ve dayanışmanın güçlendirilerek devam ettirilmesi olarak açıklanmıştı. Altı ay boyunca yürürlükte kalan yasadan yararlanmak için cezaevinde bulunan 2 640 tutuklu ve hükümlü başvururken, 772 terör zanlısı da teslim oldu.

Daha önce çıkarılan yasalardan yararlanmak için başvuran 4 429 kişiden ancak 832 kişinin koşullarının uygun olduğu anlaşılmıştı. Eve Dönüş Yasası'ndan yararlanmak için ise toplam 3 412 kişi başvurdu, 1 873 kişi yararlanabildi. Daha da ilginci ise eve dönüş için terör örgütü üyelerinden yurtdışından gelerek teslim olan olmadı.

Hükümetin büyük umutlar bağladığı ve asıl hedefte yer alan PKK'nın cezaevindeki üyelerinden 1 264 kişi başvururken bunlardan 462'si tahliye edildi. Yasa nedeniyle "dışardan" teslim olanların sayısı ise 254'te kaldı.

Hizbullah üyesi olarak ise, 661 kişi başvururken, bunlardan 389'u tahliye edildi. Teslim olan 347 Hizbullah üyesinden de 302'si serbest bırakıldı. Eve Dönüş Yasası'ndan yararlananların beklenenin aksine cezaevindekilerin çoğunluğu oluşturması "Eve dönüş dağa dönüşe dönüştü" yorumlarına neden oldu.

Eve Dönüş Yasası'yla niçin istenen sonuç alınamadığının raporudur

Terörle mücadele amacıyla çıkarılan yasalar yetmedi. Hükümetin gündeminde, bazı yasalarda önemli değişiklikler yapılması yer alıyordu. PKK'nın başı Abdullah Öcalan'ın da yapılacak düzenlemelerle affedileceği iddiaları giderek yayılıyor, tartışmalar büyüyordu.

Tasarıya bu hükmün nasıl girdiği tartışılıyor, AKP yetkilileri bunu açıklamak istemiyordu. Oysa, biraz arşivleri karıştırırsanız, biraz dosyalan incelerseniz çok önemli ipuçlarına ulaşmanız zor olmuyordu.

TBMM, Şemdinli olaylarını araştırmak üzere AKP Milletvekili Musa Sıvacıoğlu başkanlığında komisyon oluşturmuştu. Bu komisyonun bazı uygulamaları, komutanları hedef alan işadamının ifadesinin Van Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilmesi de tartışılan konulardan birisiydi. İlginçtir, Van Cumhuriyet Savcılığı'nın iddianamesinde yer alan bazı bölümler ile Şemdinli Araştırma Komisyonu'nun raporundaki bölümler örtüşüyordu. Yani deyim yerindeyse satır satır aynıydı.

Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'nin tasfiyesinden sonra, Gökhan Aydıner Emniyet Genel müdürlüğüne atanmıştı. Aydıner'in, Olağanüstü Hal Bölge valiliği döneminde ilgili makamlara sunduğu önerilerin bazılarına "TBMM Şemdinli Araştırma Komisyonu" raporunda rastlıyoruz. İşte, bu öneriler, tartışılan "etkin pişmanlıkla ilgiliydi.

Pişmanlık Yasası'ndan istenilen başarının elde edilememesi üzerine, dönemin Olağanüstü Hal Bölge valisi Gökhan Aydıner tarafından 11 haziran 2001 tarih ve 08-01/1040 sayıyla, İçişleri Bakanlığı'na (Jandarma Genel Komutanlığı / Emniyet Genel Müdürlüğü), 2. Ordu Komutanlığı'na, 3. Ordu Komutanlığı'na ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'ne "dağılımlı" olarak bir rapor gönderdi.

Resim

İşte Şemdinli Komisyonu'ndaki rapor

Teröristlerle ilgili yeni düzenlemelerin gündeme geldiği dönemde, Şemdinli Araştırma Komisyonu, bu konuda daha önce hazırlanmış, ilgili makamlara sunulmuş raporlan da araştırdı.

Olağanüstü Hal Bölge Valiliği'nin, PKK'nın üst yöneticilerini de kapsayacak bir biçimde Pişmanlık Yasası çıkarılmadığı için yasadan istenilen sonucun alınamadığını belirttiği raporda şöyle deniliyor:

"Teröristi dağdan indirmenin çaresi bulunmalıdır. Bunun için halk arasında 'Pişmanlık Yasası' diye anılan ve teröristlerin teslim olmalarını sağlamaya yönelik kanunda değişiklik yapılmalıdır."

TBMM Şemdinli Araştırma Komisyonu raporuna da aynen yansıtılan öneriler arasında şunlar yer alıyor:

- Topluma Kazandırma Yasası'nda yapılan son değişiklikte beklenen sonuç alınamamıştır. Bunun sebebi de örgütte amirlik ve komutanlık yapanlar ile silah kullananların büyük ölçüde kapsam dışı bırakılması olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.

- Örgütün yapısı gereği altı aylık periyotlar halinde örgüt, militanlarının çok büyük bir kısmını komutan konumuna getirmektedir. Bu sözde komutanlar, yasadaki imkânlardan yararlanmayınca hem kendileri firar etmemekte, hem de emri altındakilerin teslim olmasını engellemektedirler.

- Örgüt mensuplarının hemen hemen hepsi eylemlere sokulmakta ve güvenlik güçlerine karşı silah kullanmaları sağlanmaktadır. Neredeyse silah kullanmayan örgüt mensubu kalmamaktadır.

- Yasadan yararlanmak için teslim olanlardan, olaya katılan ve silah kullanmış olan kişilere verilecek cezalarda da çekiciliği sağlayacak indirim yapılmamıştır.

- Yasa istenilen sonucu vermemiştir. Yeni hazırlanacak "İtirafçılar Yasası"nın kitlesel teslim olmayı sağlayacak özellikte olması gereği vardır.

- Yeni yasadan istifade edeceklerin belli bir süre tutum ve davranışlarının takibini kolaylaştırıcı (gerektiğinde belli zamanlarda karakola gelerek kayıt yaptırma zorunluluğu gibi) yasal tedbirler öngörülmelidir.

MİT'in raporu: Yalnız Türkiye değil

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığı tarafından hazırlanan ve 6 şubat 2006 tarihinde TBMM Şemdinli Araştırma Komisyonu'na gönderilen yazıda PKK'nın yalnız Türkiye'den katılan Kürt kökenli kişilerden oluşan bir örgüt olma özelliğinden çıktığı belirtildi ve örgütün yapısı hakkında şu bilgiler yer aldı:

"- PKK'nın, 'bölgedeki (Doğu ve Güneydoğu Anadolu) eğitim düzeyinin düşüklüğü' ile 'bölgenin geri kalmış olduğu' iddiaları ve istismarları çerçevesinde teröre insan kaynağı yaratma arayışları olumlu yanıt bulmuştur. Bununla birlikte işsizlik de, teröre kaynak yaratması nedeniyle olumsuzluklar arasında ön sıradaki konumunu korumaktadır.

- PKK'nın propaganda çalışmaları sonucu bölgedeki gençlerin bir bölümü kendisini dışlanmış olarak görmesi bağlamında, mensubiyet duygusunun da etkisiyle terör örgütüne kolayca teslim olmuştur ya da olmaktadır.

- Örgüt, etnik argümanı İran, Suriye, Irak Kürtleri nezdinde de kullanarak bu ülkelerden de önemli oranda kadro teinin edebilmektedir. Dolayısıyla sadece Türkiye Kültlerinden oluşan bir yapının bulunmadığı gerçeği dikkatlerden uzak tutulmaması gereken hususlardandır.

- Örgütün yönetici kadrolarının ülke sınırlan dışında olması, bulundukları alanlardaki yönetimlerin etkileşimine açık, kullanılabilir bir oluşum hüviyetini de örgüte kazandırmıştır."

Hangi silah, nereden alınıyor?

Terör örgütü tarafından kullanılan silahlarla ilgili olarak geniş çaplı bir araştırma yapıldı. Silah ve mühimmatın menşei, cinsi, sayıları ve menşei olan ülkelere göre mukayeseli dağılımı, örgütlerin bu malzemeleri edinme yol ve yöntemleri sıkça üzerinde durulan bir konu olarak önümüzdeki dönem de gündemde kalacak.

PKK, eylemlerde mayın (antitank, antipersonel), G-l ve G-3 piyade tüfeği, M-16, Kalaşnikov, Kanas, Takarov, BKC ve Doçka hafif, orta ve ağır otomatik silahlar, RPG-7 ve RPG-9 roketatar, Law, havanlar, SA füzeleri, TNT patlayıcı kalıplan ve C-3, C-4, A-4 plastik patlayıcı kullanıyor.

Değişik ülkeler tarafından üretilen ve terör örgütlerinin vazgeçilmez unsuru olan silah ve mühimmat PKK'nın eline kontrolsüz olarak ulaşıyor. Bunların kaynaklarını resmi bir rapordan okuyoruz:

"- Hafif silahların çoğunluğu başta Rusya olmak üzere, eski Doğu Bloku ülkeleri ile Çin kaynaklı.

- Bir kısım silahlar ise, Almanya (eski Doğu Almanya menşeliler de dahil), İtalya, İngiltere, İspanya, Amerika menşeli.

- Emniyet gerekçesiyle yerinde imha edilen mayınların büyük çoğunluğu İtalya menşeli.

- Plastik patlayıcıların bir kısmı Portekiz menşeli..

Iran-Irak Savaşı döneminde her iki tarafın sınırlarına döşediği mayınlar da örgüt açısından önemli patlayıcı madde kaynağı olmuş."

PKK'nın elinde SAM-7 füzeleri de var

Terör örgütünün güvenlik güçlerimizin hava desteğiyle yürüttüğü operasyonları sekteye uğratmak ve sansasyonel nitelikte eylemler gerçekleştirmek amacıyla füze teminine yöneldiği ve elindekileri sayısal olarak artırmaya gayret ettiği aynı raporda belirtiliyor ve rapor şöyle devam ediyor:

"Mevcut füzelerin, 'SA (yerden havaya) olarak tanınan çeşitli versiyonlarından (SAM-7, Strella, Igla) oluştuğu söylenebilir. Çeşitli kaynaklardan elde edilen bilgiler çerçevesinde bu füzeler, başta Rusya Federasyonu, Ermenistan olmak üzere eski Doğu Bloku ülkeleri ile İran ve Suriye menşeli.
Ağırlıklı olarak Van/Başkale, Hakkâri/Çukurca, Şırnak/Uludere-Silopi, Şanlıurfa/Suruç, Gaziantep/İslahiye, Kilis, Hatay/Hassa sınır bölgelerinden silah-patlayıcı, madde sevkiyatı gerçekleştirilmekte, buradan da iç bölgelerdeki gruplara aktarım sağlanmaktadır."
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Abdullah Öcalan'ın Terörist Faaliyetleri ve Yakalanışı'nın Perde arkası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir