Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Apo'yu Kimler Kullanıyor?

Burada Abdullah Öcalan'ın Terörist Faaliyetleri ve Yakalanışı'nın Perde arkası hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Apo'yu Kimler Kullanıyor?

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 03:34

APO'YU KİMLER KULLANIYOR?

İlkin şu hususun belirtilmesi gerekiyor. Basında ve bazı siyasetçilerin dilinde Suriye'den çıkartılan Abdullah Öcalan'ın Rusya'ya ve İtalya'ya gitmesiyle birlikte PKK adlı dış destekli bölücü terör örgütünün "Siyasallaşma" sürecine girdiği öne sürülmektedir. Bu söylemde, kanımca, iki temel yanılgı vardır.

1) PKK zaten "Siyasi" bir partidir, Adı üstünde PKK bir "Hareket" veya "Kültürel Topluluk" (Ör. DDKD gibi) değil, kendi koyduğu tüzük ve yönetmeliği aracılığıyla "Kongrelerini" önceden ilan edilmiş zamanlarda yapmış bir partidir. Yasa-dışıdır, gizlidir ve yabancı stratejistlerin, yabancı gözlemcilerin ve yabancı istihbarat uzmanlarının denetlediği ve yönlendirdiği "Yabancı Partidir", Amacı tektir: Türkiye'yi bölmek. Bu amaçla PKK; Hıristiyan Batılı güçler tarafından her türlü siyasi ve dinsel -PKK en az 20 Müslüman din adamını hunhara katletmiştir- şiddeti uygulaması için kullanılmaktadır.

PKK "Siyasallaşıyor" derken bu yasa dışı partinin Meşruiyet kazanma sürecine girdiği kast ediliyorsa bu öncekinden de beter bir hatadır, çünkü PKK yabancı güçler tarafından "Meşruiyet" kazansın veya kazanmasın diye kurdurulmuş ve desteklenmiş bir parti değildir. Dış güçler kendi uydurdukları "Kürt Sorununa Meşruiyet' kazandırmak için PKK'yı ortaya sürmüşlerdir, Amaçları PKK'ya değil, Kürt Sorunu'na meşruiyet kazandırmaktır.

2) Ya ne oluyor? Bu sorunun yanıtı bellidir, Avrupa Birliği ve onun lideri Almanya -ki buna 4. Reich deniyor- Türkiye'de bir "Kürt Sorunu" yarattılar. 1800'lü yıllarda yine Almanya bir Yahudilik Sorunu yaratmıştı. Öyle ki bir süre sonra Almanya'da yaşayan Yahudiler Kilise tarafından körüklenen bu propaganda kampanyasının etkisinde kalıp kendilerinin gerçekten de bir "SORUN" olduklarına inanmışlardı. En ünlü Yahudi aydınları "Evet Biz Sorunuz" şeklinde kitaplar yazmışlar ve belki inanmayacaksınız ama Hitler'den yaklaşık 100 yıl önce Ari Alman ırkın'dan kendilerini Yahudilikten kurtarmasını istemişlerdi. Tarihte "Jewish Self-Hate Movement" (Yahudiliğin Kendinden Nefret Hareketi) diye bilinen bu sapık akım Holocaust'la sonuçlanmıştı.

Türkiye'de Almanya'nın yaratmaya çalıştığı gibi bir "Kürt Sorunu" yoktur. Çünkü PKK tüm Kürtleri temsil etmez. Türkiye'de PKK'nın kendisi dış destekli bir "SORUN"dur. Şimdi AB, işte bu sorunu artık bir Türk sorunu diye değil doğrudan doğruya bir "Avrupa Sorunu" haline getirmeye çalışmaktadır. Diğer bir deyişle şu dönemde PKK sorununu Almanya'nın ve Kilisenin birlikte uydurdukları "Kürt Sorunu" başlığı altında "Avrupalılaştırılıyor".

Bunun sonucu olarak da önümüzdeki Ocak-Şubat aylarında Kuzey Irak'taki gelişmelere paralel olarak AB bünyesinde PKK artık bir Avrupa Sorunu olarak ele alınacak ve Türkiye'den "Kürtleri bir azınlık" olarak tanıması istenecektir.

Daha ilginç olan bir husus da şudur:

Halen İtalya'da bulunan APO'nun italya adına dış ilişkilerini eski Cumhurbaşkanı Senatör Francesco Cassiga yönetmektedir. Basın Cossiga'nın Libya'ya gizli bir ziyaret yaparak Apo meselesini görüştüğünü yazmıştır, Ama bilinmeyen tarafı şudur. Cossiga Libya'dan önce Malta'ya bir ziyarette bulunmuştur. 5 Aralık'ta Malta'ya gelen Cossiga burada dünyaca ünlü ve güçlü pek çok şahsiyetle bir araya geliş ve içeriği gizlenen toplantılar yapmıştır.

Bu toplantılar hakkında Malta'daki bir dostum bana aynen şu açıklamayı yaptı:

"Cossiga durup dururken Malta'nın AB'ye alınması gerektiğini ve bunun içinde İtalya'nın OLMAZ OLURA çevirmeye hazır olduğunu söyledi." Malta'ya bu enişte öpücüğü nereden çıkmıştı Maltalı dostum bunu bilmiyordu, Ama olayın bilinen tarafları vardı.

Senatör Cossiga UDR partisinin başkanı ve şimdiki hükümetin en büyük ortağıydı, Aynı zamanda Üstad Mason'du ve dünyanın en güçlü Katolik tarikatlarından birisinin de en önde gelen üyesiydi. Malta'da işte bu tarikatın üyeleriyle toplantılar yapmıştı. Tarikatın adı "IMPERIALL CONSTANTİNİAN ORDER OF ST. GEORGE" idi. Altı Taht Varisi (Birisi Bizans'ın), dokuz Nobel ödüllü bilim adamı, bir NATO Genel Sekreteri, bir çok general ve üst düzey bürokrat, İngiliz Lordlar Kamarası'ndan yirmiiki üye, Vatikan'dan yirmi Kardinal ve dikkat üç de CIA başkanı bu tarikatın üyeleri arasındadır.

Sözün özü:

Apo İtalya'dan çıkartılırsa bir taktik gereği olarak önce Malta'ya gönderilebilir. Yukarıdaki tarikat aynı zamanda Malta Şövalyeleri'nin de bel kemiğidir. Bu Şövalyeler Malta üzerindeki tüm yasal haklarını tam 200 yıl önce kaybetmişlerdi, Ama Amerikalıların bastırmasıyla geçtiğimiz ayın sonunda Malta üzerindeki tüm haklarını yeniden geri aldılar ve geçmişte olduğu gibi yine "Devlet içinde Devlet" statüsüne kavuştular. Bu tarikat doğrudan doğruya Papaya bağlıdır ve sorumludur, hiçbir Devlet resmi bir konuda Papayı atlayarak onları muhatap alamaz. Bilinsin de...

Kaynakça
Kitap: VATİKAN VE TAPINAK ŞÖVALYELERİ
Yazar: AYTUNÇ ALTINDAL
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Abdullah Öcalan'ın Terörist Faaliyetleri ve Yakalanışı'nın Perde arkası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir