Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

HDP = PKK, ve HDP'nin Solculukla Alakası Yoktur!

PKK'yı yaratan ve günümüze kadar finanse edip yöneten devlet Amerika’nın ta kendisidir.
Nasıl mı?
-1980 darbesi sonrasında Türkiye’de oluşan Amerikancı hükümetlerin yardımı ile.
-PKK ve Kürt mafyası ne tesadüftür ki Turgut Özal döneminde oluştular ve güçlendiler.
-Abdullah Öcalan bir MİT ajanıdır. Bunun kanıtını kahraman Uğur Mumcu bulmuştu. 1972'de, Abdullah Öcalan "Şafak Bildirisi" davasından dolayı tutuklandı, ve sonrasında Milli İstihbarat Teşkilatı "Bizim adamımızdır" yazısını yollayıp, Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasını sağlamıştı.
PKK gibi aşağılık ve zavallı bir terör örgütü neden hâlâ etkisiz hale getirilmedi ve sürekli Şehit vermemize sebep oluyor?
-"Devlet" kelimesinin anlamı şudur: "Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal ve askeri bakımdan örgütlenmiş milletin oluşturduğu tüzel varlık". Türkiye Cumhuriyeti bir Türk Devleti'dir ve bu devletin bütün organlarını(TSK, MİT, vs) yöneten güç hükümettir. Yani hükümetin elinde bir uzaktan kumanda var ve bununla istediği zaman bütün devlet organlarına emir verip onları yönetebiliyor. Demekki eğer hükümetin başındaki lider kadro kişisel çıkarları(zenginlik) uğruna Amerika'ya namusunu ve şerefini satan insanlardan oluşuyorsa, TSK ve MİT gibi devlet organlarının başındakileri de maalesef dolaylı olarak Amerikancı oluyor. İşte bu yüzden Abdullah Öcalan bir MİT ajanıydı ve sonra ABD'nin çıkarları uğruna Amerikancı Özal Döneminde, PKK dizayn edildi ve bu lanetli terör örgütün başına imralı canisi getirildi.
-Ülkemizin yönetildiği bu lanetli sisteme rağmen, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içinde daima bu düzeni bozup Türkiyenin Tam Bağımsızlığını koruyan Atatürkçüler olmuştur. Eşref Bitlis önderliğindeki Atatürkçü Kahraman Askerler, Özal döneminde sürekli Amerika ve Amerikancı hükümet ile mücadele etmişlerdir. Eşref Bitlis vefat etmeden önce(17-02-1993 öncesi) Kuzey Irak ve PKK’ya yapılan operasyonlar sonucunda Amerikan Ordusunun bir parçası olan PKK terör örgütü resmen yok edilmişti. İşte bu onurlu davranışlar sonrasında, 1960 Devriminden sonra ilk defa Eşref Bitlis döneminde yine TSK içinde bir Atatürkçü(Anti-emperyalist) Devrim oluşmuştur. İşte bu Devrimi yaratan Kahramanların Ruhu günümüze kadar TSK'da devam etmiştir ve bu yüzdendir ki, bu ruha sahip olan Askerlerin büyük bölümü günümüzde Amerikancı AKP tarafından ya Silivri Cezaevine yerleştirilmiş yada emekli edilmişlerdir, ki PKK yok edilemesin ve Amerika’nın çıkarlarına zarar gelmesin diye.
-PKK terörü Amerikancı Çiller ve Tayyip Erdoğan hükümetleri tarafından kasıtlı olarak yok edilmedi ve daha da güçlendirildi.
SONUÇ, PKK TERÖRÜ NEDEN BİTMEDİ:
-DSP Hükümeti Döneminde TSK tarafından yine etkisiz ve yokedilme noktasına getirilmiş olan PKK, AKP ve Hilmi Özkök'ün Büyük Yardımları ile ABD'nin Irak'ı Tekrardan İşgal Edip, PKK'nın tekrardan güçlenmesi sağlanmıştır.
-AKP terörü bitirmek için asla herhangi bir adım atmıyor.
-Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, ABD ile yaptığı 9 maddelik gizli anlaşmada TSK’yı zayıflatan ve PKK'yı yasallaştıran ve güçlendiren maddeler var. Ve bu maddelerin hepsi de gerçekleştirildi.
- Erdoğan'ın Özel Temsilcisi olan MİT Müsteşarı Hakan Fidan AKP'nin PKK ile işbirliği yaptığını resmen doğradı. Buda Vatan Hainliğinin belgesidir.
-Şehitlerimizin sorumlusu: "AKP’nin Kürt Açılımı Politikası ve ABD-AKP-PKK-BDP(DTP) İşbirliği"
ÇÖZÜM, PKK TERÖRÜ NASIL BİTER:
-NATO'dan çıkılacak, Amerikaya rest çekilecek, Avrasya ülkeleri(İran, Suriye, Çin) ile milli çıkarlarımız doğrultusunda ekonomik anlaşmalar yapılacak(hedef Türk Birliği).
-Kuzey Irak, aynen Kıbrısta yapıldığı gibi, yasal haklarımıza dayanarak, oradaki Türkmen Soydaşlarımızın yardımı ile ele geçirilmeli, ve bölgedeki bütün PKK’lılar 1-2 günde etkisiz hale getirilecek.
-Doğu Anadolu'da İş Garantisi ve Tarih Dersleri
Ayrıntılı Bilgiler için giriniz

HDP = PKK, ve HDP'nin Solculukla Alakası Yoktur!

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Tem 2015, 22:46

HDP = PKK, ve HDP'nin Solculukla Alakası Yoktur!

Soner Yalçın
Twitter: hsoneryalcin
E-mail: syalcin@sozcu.com.tr


Gazeteciliğe 2000’e Doğru dergisinde başladım. Kürt hareketi ile PKK ile ilgili çok haber yapan yayın organıydı…
Türkiye ikiye bölünmüştü; bir taraf kötülüyor diğer taraf övüyordu. Düşmanlık tohumları serpiliyor; insanlar ölüyordu. Ortalık toz-buluttu; herkes bir düşman arıyordu…
Ben ise kötülemek ya da övmekten değil açıklamaktan yanaydım.
Hep “neden” sorusunun peşine düştüm. Çünkü biliyordum ki…
F. Engels’in sözünü -değiştirerek söylersem-; “kapitalist üretimin gelişmediği ülkelerde kaba-faydasız teoriler üretilir!”
Hiç teori yapmadım; sadece teori yapanlara “harç taşıdım” yani gazetecilik yaptım. Görüyordum ki, Kürt meselesi eksik bilgilerle tartışılıyordu. Hâlâ da öyle…
Tarih yazılımımızda en büyük güçlük; genellemelerin dayandırılması gereken verilerin eksikliği, yetersizliği ve maalesef yokluğudur.
Evet, olgular üzerinden tartışmıyoruz.
Bu nedenle kimileri tarihe duygusal bakarak, Kürt tarihini idealleştirerek “hikaye” yazıyor! Bunlar bilimsel çaba içinde değiller; tarihe hayallerinin istediği oranında nitelik veriyorlar.
Propaganda yapıyorlar.
Bir tarihi kendi çerçevesi içinde; kendi gelişim dönemlerine göre görmek ve iktisat biliminin (üretim biçimi-üretim ilişkileri) verilerine göre yorumlamak esastır.
Aksi durumda; -Osmanlı vakanüvisleri veya münevverleri gibi- tarihi ekonomik temelli değil salt siyasal olaylar üzerinden tartışıp dururuz…
Evet… Bugün…
Kürt problemi; salt siyaset ve kültür meselesi midir; yoksa hepsinin temelinde yatan ekonomi sorunu mudur?
Açayım…
İsyanların temeli

Kürt problemi…Osmanlı mülkiyet/toprak ilişkisi bilinmeden analiz edilebilir mi?

Oysa… Osmanlı üretim biçimi ve ilişkileri konusunda kafalarda netlik yok. Şöyle:
Osmanlı toprak düzeni Batı’da olduğu gibi klasik anlamda feodal bir rejim miydi?
Ya da Osmanlı’yı “despotizm” çerçevesinde mi değerlendirmeliyiz?
Osmanlı düzeni ne feodal, ne de köleci deyip, “Asya Tipi Üretim Biçimi” kavramıyla mı açıklamamız gerekiyor?
Yoksa… Osmanlı üretim biçimini, Osmanlı tarihini dönemlere ayırarak mı tanımlamalıyız?
Yani işin zorluğunu anlatmak istiyorum. Ayrıca meseleyi içinden çıkılmaz yapan ise…
Kürt meselesi konusunda yazanlar, Osmanlı toprak mülkiyetini kavrayamadıklarından; üç ayrı Kürt aşiretinin üç farklı toprak sistemine tabi olduğunu bilmiyorlar! Osmanlı’nın Doğu’daki idari taksimatından; klasik Osmanlı sancaklarından farklı “Ekrad Sancağı” ve “Hükümet Sancağı”ndan haberi yok!..
Sanıyor ki… Osmanlı ABD gibi eyaletlere bölünmüştü ve eyalet ile sancakların İstanbul’a olan bağlarında ayrı statüler söz konusu değildi!..
Sanıyor ki… Kürtler, bir gün -kafasına esti- bağımsız olmak için 19’uncu yüzyıl başında ayaklandı! Cahillik…
Kuruluş döneminde Osmanlı devletinin gelirleri esas olarak savaş/fetih gelirlerine dayanıyordu. Fetih bitince ve dünya iktisat piyasasına/pazarına uyum sağlanamayınca, devletin maddi kaynakları azaldı. Bunun üzerine Osmanlı’nın içeriye dönüp, “pamuk eller cebe” demesiyle iç savaş/ayaklanmalar başladı.
Üstelik, 19’uncu yüzyıl başında sadece Kürt derebeyleri ayaklanmadı; Balkanlarda Tepedelenli Ali Paşa, Pazvandoğlu Osman Ağa ve Tirsiniklizade İsmail Ağa; Mısır’da Kavalalı Mehmet Ali Paşa; Arabistan’da Vehhabi isyanları da oldu.
Her ekonomik/mülkiyet ilişkisi çatışması aynı zamanda siyasal bir çatışmaya neden olur. Tüm mülklerin sahibi Osmanlı çöktükçe/gücünü kaybettikçe toprağı kapanın elinde kaldı.
Öyle ki…
Zorba jandarma, ayan, vali, mutasarrıf, kaymakam vb. arazilere el koyarak toprak ağalığına terfi etti!
Olan köylüye- marabaya oldu…
Açayım…
Köylünün meskeni

As­ker­li­ği­mi Bit­lis/Tat­va­n’­da yap­tım.
Böl­ge­de mez­ra yer­le­şi­mi yay­gın­dı.
Ga­ze­te­ci­lik dö­ne­mim­de Ana­do­lu­’nun “kuş uç­maz ker­van geç­me­z” yer­le­rin­de ben­zer yer­le­şim­ler gör­düm.
Os­man­lı bu­ra­da nü­fus sa­yı­mı ya­pa­mı­yor ve iti­ba­rıy­la ne ver­gi ne de as­ker alı­yor­du.
As­lın­da… Bu­ra­lar Os­man­lı çö­kü­şü­nün sim­ge­siy­di. Şöy­le:
Gırt­la­ğın­da­ki lok­ma­sı alı­nır ha­le ge­len köy­lü, mül­te­zim, “kuy­ruk­lu sar­ra­f”, de­re­be­yi ve ağa zor­ba­lı­ğın­dan ka­ça­rak sak­la­na­ca­ğı mez­ra­lar kur­du. (Na­mık Ke­mal 1872’de­ki “Zi­ra­ati­mi­z” ya­zı­sın­da, köy­lü Ali’­nin te­fe­ci­le­rin eli­ne na­sıl düş­tü­ğü­nü ya­zar. Zi­ra­at Ban­ka­sı 1888’de ni­ye ku­rul­du sa­nır­sı­nız? )
Köy­lü-ma­ra­ba ne yap­sın; dev­le­ti sa­de­ce ver­gi, as­ker is­ter; de­re­be­yi, top­rak ağa­sı, te­fe­ci ka­nı­nı emer. Ka­çıp sı­ğı­na­ca­ğı mes­ke­ni dağ­lar­dır.
Evet, köy­lü-ma­ra­ba bit­kin, ür­kek, gü­ven­siz bir ba­şı­na bı­ra­kıl­mış­tır. Ne yap­sın? Top­rak­la­rın yüz­de 40’ı de­re­be­yi­nin, yüz­de 30’u top­rak ağa­la­rı­nın elin­de­dir. 100 bin top­rak­sız ai­le var­dır. Ve bu zu­lüm dü­ze­ni­nin en önem­li aya­ğı -hu­ra­fe­yi din di­ye yut­tu­ran- şeyh-şıh iki­li­si­dir. Uzat­ma­ya­yım…
Yüz­yıl­la­rın bu köh­ne­miş dü­ze­ni­ne ilk neş­te­ri kim vur­du;
Ata­türk!
Ül­ke­nin en önem­li kay­na­ğı top­ra­ğın adil şe­kil­de bö­lün­me­si ge­rek­mek­tey­di. Bu; hem ül­ke top­rak­la­rı­nın ve­rim­li iş­len­me­si, hem de ge­lir da­ğı­lı­mı­nın adil ha­le ge­ti­ril­me­si ve böy­le­ce top­lum­sal ba­rı­şın sağ­lan­ma­sı için şart­tı.
Genç Cum­hu­ri­yet 1925’te; -ge­li­re çok ih­ti­ya­cı ol­ma­sı­na rağ­men- yüz­yıl­lar­dır köy­lü­yü ezen öşür ver­gi­si­ni kal­dır­dı. Ha­zi­ne­ye ait 110 bin dö­nüm top­ra­ğı ma­ra­ba­ya da­ğıt­tı.
Ata­türk ge­niş top­rak re­for­mu ta­le­bi mec­li­si aşa­ma­dı ve ya­sa­yı ge­çir­me­ye öm­rü yet­me­di. İnö­nü, -top­rak ağa­la­rı CHP’­yi terk edip DP’­yi kur­ma­la­rı­na rağ­men- ye­ter­siz ol­sa da top­rak re­for­mu yap­tı.
To­par­lar­sam…
Bu­gün… HDP’­ye sol di­yor­lar!
Böl­ge­de­ki feo­dal ya­pı­ya da­ir bir tek söz et­me­ye­rek; ma­ra­ba­la­rı de­ğil, ağa­la­rı-şıh­la­rı mec­li­se ta­şı­yıp; ye­ni Du­yun-i Umu­mi­ye­le­ri alkışlayıp, em­per­ya­list man­da­yı ka­bul ede­rek; -salt Kürt ol­duk­la­rı için- ge­ri­ci Şeyh Sa­it­le­re, Sa­it Nur­si­le­re öv­gü dü­ze­rek sol par­ti olu­na­bi­lir mi?..
Ye­mez­ler…
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön PKK: PKK Amerikan Ordusunun Bir Parçasıdır, PKK Bir Kürt Hareketi Değildir, Türk ve Kürt Kardeştir ve Asıl Düşmanımız ABD ve Onun Emirkulu Olan AKP'dir!

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron