1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Yeni HSYK, Milli Güvenlik Konseyinden Genişletilmiş MGK'ya

MesajGönderilme zamanı: 11 Eki 2011, 00:34
gönderen TurkmenCopur
Yeni HSYK, Milli Güvenlik Konseyinden Genişletilmiş Milli Güvenlik Kurulu'na
Tarihi Açıdan Yeni HSYK – Bölüm 2


12 Eylül darbecileri tarafından inşa edilen bir önceki HSYK, bir anlamda darbeci beş generalin oluşturduğu komuta heyeti örnek alınarak şekillendirilmişti. Siyasal ve toplumsal olarak sorgulanamaz özelliği, yargı nezdindeki olağanüstü gücü, militarist devlet yapısı içindeki siyasî ve ideolojik kapasitesi ve misyonu ve dar ve sıkı teşkilât yapısı nazara alındığında, onun bir nevi yargının "Milli Güvenlik Konseyi" olarak tarihe kaydedilmesi yerinde olacaktır.

En azından bu adlandırma, onun Türk yargısı içindeki tarihsel yerini sergileyen karakter yapılarına bir bir işaret etmektedir. Geleneksel kamu alam içinde kurulan siyasî hiyerarşiyi yargı içinde garantilemesiyle, ast-üst ilişkisine dayalı bir yargı modelinin olağanlaşmasını sağlamasıyla, yargının idarî yapının sadece mekanik bir aksamı haline gelmesinin şartlarını hazırlamasıyla ve bu militarist karakter yapılarını yargıya ve yargı dışındaki kesimlere kabule zorlamasıyla öne çıkıyordu söz konusu HSYK.

Dahası, etkisi sadece siyasî ve ideolojik de değildi. Aynı zamanda meslekî sorunlar da yaratıyordu. Bu noktada yargı alanını akademi ve avukatlık tecrübelerinin kontrol edilemez etkilerinden de uzak tutmayı bir görev biliyordu. Bu yaklaşımları, yargıçlık ve savcılık faaliyetlerinin, son derece daraltılmış, kısıtlanmış ve güdükleştirilmiş bir "meslek" devresi içinde debelenmesine yol açıyordu. Böylece yargıyı, doktriner ve metodolojik girişimlerini güçlendirecek entelektüel-teorik çabaların öğretici etkisinden uzak tutarak "yarı-ümmi" bir sistemin mağduruna dönüştürüyorlardı. Yargıç ve savcıların toplumsal ilişkiler alanından uzak tutularak yalnızca devlet içinde ve devlet etkinliği üzerinden sosyalleşmesinin gardiyanlığını da yapıyor ve yargının kendisini "yarı-devşirme" sistemi içinde yeniden üretmesini de zorlamış oluyordu. Bu yapı, yargının mevcut devlet sistemi içinde kolaylıkla kontrol edilmesini ve her tür siyasal ve ideolojik meselede araçsal bir hale gelmesini de sağlamaktaydı.

Şimdiki HSYK ise, bu tarihsel karakteristiklerin tümünü yeni bir teşkilât yapısı ile üstlenmekten başka bir "yeniliğe açılamamıştır. Mevcut HSYK, bir öncekinden anayasal teşkilât yapısı olarak farklı olmakla beraber tarihsel olarak aynı siyasal ve ideolojik geleneğin üzerine yerleşmektedir. Bu anlamda, 12 Eylül HSYK' sının askerî zihniyet dünyasından kopmadığı gibi aynı militarist zihniyetin bir kaç "sivil" montaj yoluyla varlığını idame ettirmeye devam ettiği vurgulanmalıdır. Ülkemizdeki bugüne kadarki yargı idaresi sürecinin genel tarihi taslağını çıkardığımızda bu durum daha iyi anlaşılacaktır. Mevcut HSYK'nın soykütüğüne şöyle bir bakalım.

Kaynakça
Kitap: Yargı Meselesi Hallolundu! Yargıçların "Eşekli Demokrasi" ile İmtihanı
Yazar: Orhan Gazi Ertekin