Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

İncelenmeyen Savunma

Burada Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan'ın İdam Gecesindeki Anıları ve Kararları hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

İncelenmeyen Savunma

Mesajgönderen TurkmenCopur » 27 Eyl 2011, 01:40

İncelenmeyen Savunma

İdamla sonuçlanan davada yargılananlar ve avukatları, 300 sayfayı geçen savunmalarında, Türkiye'nin ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmelerini incelediler, siyasal iktidarın; temsil ettiği sınıfların çıkarlarına aykırı gördüğü Anayasayı nasıl rafa kaldırdığını, reformları nasıl bir kenara ittiğini ve giderek Anayasayı nasıl ihlâl ettiğini açıklayarak, gerçek suçluların bu iktidarın başında bulunanlar olduğunu kanıtları ile ortaya koydular. Askerî savcılarca düzenlenen iddianamelerde, her nedense (!) sonuç olarak gençlerin idamı isteniyor idiyse de, olayları inceleyen bölümlerde iktidar suçlanıyor, olaylara neden olan siyasal ortamın bu iktidar tarafından yaratıldığı açıklanıyordu.

Bu haklı, dayanaklı ve önyargıdan uzak herkesi inandırıcı savunma karşısında mahkeme, olayı bu açıdan incelemiyor, savunmayı karşılamıyor, sonuçta âdeta «şartlı» bir karar veriyor ve şöyle diyordu:

«...Detaylı eleştiri ve iddialar hakkında mahkememiz kişisel görüşlerini mahfuz tutmuş, müessese olarak hüküm vermeyi kamu vicdanına, tarihe ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin takdir ve yetkisine bırakmayı uygun görmüştür.»

Böylece mahkeme, savunmanın bu en önemli yönünü incelemesiz bırakıyor, idamların sorumluluğunu kendi üzerinden atmaya çalışıyordu.
Mahkemenin bu kabul biçimine göre bütün bunları kendisi değil, Meclis düşünmeli, tarih düşünmeli, kamuoyu düşünmeliydi.

Acaba bunları hangi Meclis düşünecekti?

12 Mart Muhtırası'nın suçladığı, «Cumhuriyetin geleceğini ağır bir tehlike içine düşüren» Meclis mi? «Yurdu anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluklar içine sokan» Meclis mi? Hangi Meclis düşünecekti bunları?

Açıktır ki, mahkeme, gerçekleri dile getiren, haklı ve inandırıcı bu savunmaları karşılayamıyor, reddedemiyor, kabul de edemiyor ve böylece sorunun çözümünü «muhtıra suçlusu» o günkü Meclise ve tarihe yüklüyordu.

Osmanlı ve Cumhuriyet adalet tarihimizde böyle bir karara rastlanamazdı. Çünkü hâkim, önüne getirilen her anlaşmazlığı çözmekle, her savunmayı kabul ya da reddetmekle yükümlü ve görevliydi. İdam kararlarını veren mahkeme ise, bu görevi üstünden atıyor, onu meclise ve tarihe yüklüyordu.
Evet, savunmaların değerlendirilmesi Meclise bırakılıyordu.

«Cumhuriyetin geleceğini ağır bir tehlike içine sokan» Meclise.
Gerçek suçlu, kendi davacılarını ve kurbanlarını yargılayacaktı.
«Kadı ola davacı
«Ve muhbir dahi şahit
«Ol mahkemenin hükmüne derler mi Adalet?!»

Ziya Paşa

Kaynakça
Kitap: İDAM GECESİ ANILARI VE KARARLAR. GEZMİŞ, ARSLAN, İNAN
Yazar: Halit Çelenk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Deniz Gezmiş, Arslan ve İnan'ın İdam Gecesindeki Anıları ve Kararları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir