Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Turgut Özal'a Güç Veren Yabancı Devlet Kimdir - Bölüm 9

Burada Turgut Özal'ın Faaliyetlerinin Arkasındakilerin Kim Olduğu hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Turgut Özal'a Güç Veren Yabancı Devlet Kimdir - Bölüm 9

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Eyl 2011, 03:22

Turgut Özal'a Güç Veren Yabancı Devlet Kimdir - Bölüm 9

Turgut'un aday olduğu 1977 seçimlerinde, MSP oy kaybına uğramış ve daha önce 48 olan milletvekili sayısı, 24'e düşmüştür. Bu durum, MSP için bir yenilgidir... Turgut ve Korkut biraderler, şimdi Erbakan Hoca'ya tavır koymaya başlamışlardır. Turgut sağda solda «Savaş kaybeden kumandanı kurşuna dizerler. Hoca da savaş kaybetmiş kumandandır» demektedir... Nakşibendi şeyhi Mehmet Zahit Kotku hazretleri de bu dönemde Erbakan'a karşı tavır almaktadır. Şeyh efendi, Özal biraderlerle sık sık bir araya gelmekte ve onları Erbakan'a karşı doldurmaktadır. Bir kısım MSP'li partili de, Erbakan'a karşıdır.

Bu durumda, 1977 yılından başlayarak MSP içerisinde Erbakan'a karşı bir hareket başlatılır. Partide Erbakan devrilecek ve yeni genel başkan, Özal biraderlerden biri olacaktır. Ya Turgut, ya da Korkut... Korkut partinin içindedir ve örgütle iç içedir. Ayrıca milletvekili ve bakandır. Turgut ise ticarete dalmıştır. Acaba Erbakan'a karşı çıkış, hangi biraderin liderliğinde olacak, genel başkanlık makamına hangisi oturacaktır?.. Bütün bu aşamada Korkut boş durmamakta, ağabeyi Turgut'un forsunu yüksek tutabilmek amacıyla onun sağda solda ve parti örgütünde reklamını yapmaktadır... Buna göre «Turgut, vitrini olmayan bir dahidir»... Evet, vitrini olmayan bir dahi... Bir de fırsatını bulup vitrin sahibi olsa, ne büyük işler yapacaktır... Aslında Özal ailesinin bütün bireyleri dahidir... Biraderler kesinlikle öyledir... Turgut, Korkut ve Yusuf, başkalarının yanında birbirlerinden söz ederken hep «Dahi» sıfatını kullanırlar. Kaçın kurası Demirel'in yanında bile Turgut Korkut'un, Korkut ta Turgut'un dahi olduğunu kaç kez söylememiş midir?..

1978 yılında yapılan MSP kongresinde Korkut, Erbakan Hoca'ya karşı bir çıkış yaptı. Genel Başkanlığa aday olmadı ama, genel idare kurulu listesi hazırladı. Bu listede yer alan bazıları, Erbakan'a rağmen MSP yönetimine geldiler. MSP yönetiminde, Özal biraderlerin ağırlığı giderek artıyordu. Turgut, Korkut'un listesi kazansın diye, günlerce kulis yaptı.

Bütün bu olaylara tanık olan MSP milletvekili Şener Battal, kongre salonunda dayanamayıp bir şiir okudu:

Bir elde kadeh, bir elde Kur'an Bir helâldir işimiz bir haram Şu yarım yamalak dünyada Ne tam kafiriz ne Müslüman Şiiri Ömer Hayyam yazmıştı. Kim veya kimler için yazdığı bilinmiyordu.
1977 seçimlerinden başlayarak Erbakan'ın yerine MSP genel başkanlığına oynamayı amaçlayan Özal biraderler, kulise iyice dalmışlardır. Turgut bu dönemde yaptığı bir Amerika gezisinde de, bu niyetlerini açıkça anlatır. Birkaç ay önce adayı olduğu Erbakan'a şimdi karşı çıkmaktadır. Amerika'da Planlama'dan iki eski daire başkanı olan Günal Kansu ve rahmetli Evner Ergun'a «Erbakan bu işi bilmiyor. Ya Korkut, ya ben genel başkan olacağız ve bunun için çalışıyoruz» der.
Turgut bu dönemde Demirel'e de bozuktur. Türkiye'de sağ partilerin gidişini iyi görmemektedir. İktidarın ya CHP'ye, ya da komünistlerin eline geçeceğinden kuşku duymaktadır. Bir gün Akbank'ta eski bir başbakana «Demirel hayatında bir defa başarılı olmuştur. O da benim Planlama müsteşarı olduğum dönemdir. Benim yardımlarımla bir şeyler yapabildi» der.

1970'li yılların sonuna doğru yaklaştığımızda, Turgut artık son derece iddialı bir insandır. Türkiye'yi kurtaracak sihirli formüllerin kafasında olduğuna inanmaktadır. Ama ne yazık ki, elinde bir yetki yoktur. Ah kendisine bir yetki verilse... Öyle işler başaracaktır ki... Sesini duyurmak istemektedir, ancak böyle bir olanağı yoktur. MHP'-den senatörlüğü gerçekleşmemiştir... MSP adayı olmuş ve seçimi kaybetmiştir. Bütün çabaları sesini duyurabilmek içindir. Bu amaçla MSP'den aday olmuş, hatta bu fedakarlığı yaparken Semra'nın «Vallahi seni boşarım» tehditlerine bile kulak asmamıştır. Semra'nın da bu konuda kocasına şaka yaptığı sonradan anlaşılmıştır... Çünkü boşanma girişiminde bulunmamıştır.
1978 yılının ilk günleri... İş başında ikinci MC hükümeti var. İstanbul Çınar otelde, TÜSİAD toplantısı yapılıyor. İkinci MC hükümetinin kokusu iyice çıkmış. Kamuoyu, bunların birincisinden zaten çok çekmiş... Şimdi ikincisi gelmiş. Ama bu hükümetin dikişi tutmamış. Gitti gidiyor. Zaten Meclis çoğunluğunu, ancak birkaç oyla koruyan hükümet sallantıda. CHP Genel Başkanı Ecevit, bazt AP milletvekilleriyle dirsek temasına geçmiş. Bu milletvekilleri AP'den ayrılıp CHP'ye geçecekler ve yeni bir hükümet kurulacak... Ekonomi tıkanmış.

TÜSİAD toplantısında Vehbi amca, Sakıp ağa gibi en büyükler de var. Patronlar, özellikle ekonomiyle ilgili baz» bakanlıkların MSP ve MHP'ye verilmiş olmasından büyük rahatsızlık duyuyorlar. Örneğin Sanayi Bakanlığı hacılarda. Ticaret Bakanlığı komandolarda.

Turgut bu günlerde, MESS genel sekreteri. Toplantının yapıldığı gün. Tercüman gazetesinin sahibi Kemal Ilıcak'la birlikte Ankara'da, ve yine Demirel'in yanında... Demirel'e bazen arkasından karşı çıkıyorsa da, yüzünü görünce yumuşuyor...
TÜSİAD toplantısında ağır basan bir görüş var... Ekonominin giderek kötüleştiği vurgulansın ve MC hükümetinin ülke sorunlarına çözüm getirmesinden umut kesildiği, iş adamlarının görüşü olarak kamuoyuna açıklansın... Hatta belki de, Ecevit'in hükümet kurması istensin.

Toplantı büyük bir gerilimle devam ederken kapı açılıyor ve içeriye llıcak'la MESS Genel Sekreteri Turgut giriyor.

Ilıcak acele söz istiyor:

— Beyler, elçiye zeval olmaz. Şu anda Turgut'la birlikte Ankara'dan, beyefendinin yanından geliyoruz. Sayın Demirel hepinizin gözlerinizden öpüyor ve kendisine biraz daha süre tanınmasını istiyor. MSP ve MHP'ye bağlı ekonomik bakanlıkları geri almaya söz verdi. Sıkıntıları en kısa zamanda giderecek. Ancak sizden biraz zaman ve anlayış istiyor. Ayrıca ricası, lütfen hükümeti eleştiren veya kınayan bir bildiri yayınlamayın.

Ilıcak'tan sonra Turgut söz istiyor ve Demirel'in mesajını bir kez daha tekrar ettikten sonra şunları söylüyor:

— Burada size şahsi fikrimi de söyleyeyim. Bizler aslında özel sektör fikrini devlete yerleştirmeliyiz. Benim bu söylediğim uzun vadeli bir görüştür ama çok daha yararlıdır. Yani bizler böyle bildirilerle falan uğraşmak yerine,, özel sektör felsefesini devlete hakim kılmak için çaba harcayalım. Hükümeti eleştiren bildiri yayınlamakla hiçbir şey olmaz.

Toplantı devam etti ve hükümeti eleştiren bir bildiri akşam geç saatlerde kaleme alındı. Ertesi gün basına verilecekti. Ancak o gün, Ecevit'in 11 AP'li milletvekili ile işi bitirdiği ve yeni hükümeti kuracağı öğrenildi ve bildin gazetelere verilmedi.

Ecevit hükümeti 5 Ocak 1978 günü kuruldu. Turgut bundan sonra mücadelesini Ecevit hükümetine karşı verecekti. Ama yine kendi çapında... Çünkü etkili bir görevi, mevkii, gücü ve yetkisi yoktu. Ticaret yapan, komisyonculuk yapan bir insandı. Bazı şirketlerde de ücretli çalışıyordu. Bu arada MESS genel sekreterliğini yürütüyordu. Bu; durumda sesiniz çıksa bile, kimseye duyuramazdınız.

1978 ve 1979 yıllarında Türkiye'de anarşi kol geziyor. Vurulanın, öldürülenin haddi hesabı yok. Ortalık iyice gergin. Memleket iki kampa ayrılmış. Sağ-sol vuruşmasının ötesinde, işçi ve işveren kesimi arasında da büyük zıtlaşmalar ortaya çıkmış. İşçi sendikaları iki büyük kuruluş altında toplanmışlar. DİSK ve Türk-İş.

DİSK güçlü ve sert bir işçi kuruluşu. Tamamen sol ideolojiyi benimsemiş. Ama işverenlerin de MESS gibi güçlü ve sert bir kuruluşu var. MESS'te, tıpkı DİSK gibi olayların üzerine hiç ödün vermeden gidiyor. Yüzbinlerce işçinin toplu iş sözleşmesi görüşmelerini bu iki karşıt kuruluş yönetiyor.

Kaynakça
Kitap: Turgut Nereden Koşuyor?
Yazar: Emin Çölaşan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Turgut Özal Nereden Koşuyordu?

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir