Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Cheryl Bernard Halilzad

Burada Dünyayı Yöneten Kişiler ve Gizli Örgütler hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Cheryl Bernard Halilzad

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Tem 2012, 14:49

Cheryl Bernard Halilzad

Cheryl Bernard Halilzad, 1953 doğumlu bir Amerikalıdır. Afganistan asıllı Amerikalı politik bilimci ve siyasetçi Prof. Zalmay Halilzad'ın Yahudi asıllı eşidir.

Bernard Avusturya’da yaşamaktadır. Feminist bir romancı olan Bernard, Rand Şirketi’nin kıdemli analistidir. Alternatif Strateji Enstitüsü (ASI) direktör yardımcısıdır.

Avusturya’nın önemli sosyoloji laboratuarı Boltman Enstitüsü’nün eski analizcisidir. ‘3. Dünya’ (İslamiyet) üzerine çalışmalarıyla tanınıyor. Bernard, bu tür araştırmalar için yılda 1000 milyon dolar fon ayıran Richardson Vakfı için de raporlar hazırlıyor.

Viyana Üniversitesi’nden Siyaset Bilimi doktorası, Beyrut Amerikan Üniversitesi’nden Uluslararası İlişkiler mastır derecesine sahip.

Ortadoğu Gençlik İnisiyatifi Direktörü, Rand, Ortadoğu Kamu Diplomasisi Merkezi kıdemli politik bilimcisi ve İslam uzmanıdır.

Rand 2004 raporunu hazırladı

Bernard, 2004 yılında Rand’a Sivil Demokratik İslam Raporu’ nu hazırladı. Raporda şunlara yer veriyordu:


“İslam dünyası şu an gelişme yoksunluğu ve küreselleşmeyle uyumsuzluk sorunlarıyla boğuşuyor. Bu güne kadar İslam dünyasında çare için bulunan milliyetçilik, Pan-Arabizm, İslam devrimi vb. konularında çözümde yetersiz kaldıkları görülüyor.

İslam dünyası kendini tanımlama kavgası yaşıyor. ABD’nin bu kavgadaki öncelikleri şunlar:

Önce İslamiyet’ten kaynaklanan şiddetin önlenmesi, ABD’nin İslamiyet’e karşı olduğu imajından kaçınılması ve İslam dünyasının demokratikleşmesine yönelik atılacak radikal adımların planlanması.

Bernard raporunda İslam dünyasını 4 gruba ayırıyor:

Köktendinciler: Demokratik değerleri reddederler. İslami değerlerle yönetilen otoriter bir devletten yanadırlar.

Tutucular: Tutucu bir toplum isterler. Modernleşme ve değişim konularından yana değildirler.

Modernistler: İslam dünyasının, globalleşmenin bir parçası olmasından yanadırlar. İslam’da reform ve modernleşme isterler.

Laikler: Din ve devlet işlerinin ayrışmasından, Batı türü demokrasiden yanadırlar. Dini, bireysel düzeye indirgemeye çalışırlar.

“Laikler soldan uzaklaşmalı”

ABD, köktendincileri desteklemeyecek, köktendincilerin terör eylemleri, baskılan, yolsuzlukları sürekli basına yansıtılacak aralarındaki bölünmeleri hızlandıracak. Tutucuların, ‘köktendincilerle’ ittifakı önlenerek ‘modernistlere’ yakınlaşması sağlanacak, ‘tutucular’ arasında özellikle Sufizmin taban bulması için uğraşılacak.

Laiklere örnek gösterilen “Kemalistler” in ‘köktendinci’ tehlike karşısında ABD ile aynı görüşte olmaları için uğraşılacak, laiklerin milliyetçilik ve sol akımlara yanaşması önlenecek.

ABD’ye en iyi müttefik, ‘ılımlı İslamcılar’dır. Ilımlı İslamcıların çalışmalarının, görüşlerinin yayımlanması ve dağıtılmasına maddi katkı sağlanmasına çalışılacak. Daha geniş kitlelere özellikle gençlere ulaşmaları teşvik edilecek. Sivil toplum kuruluşları kurmalarına, eğitim için yer bulmalarına ve politik süreç içinde gelişmelerine destek olunacak.

Görüşlerinin yayılması için web sitesi, okul ve enstitüler kurmalarının önü açılacak. Ilımlı İslamın, kitlelerin alternatifi olması sağlanacak.

“Çözüm Fethullah Gülen hareketinde”

“Yönetim talebinden vazgeçirilmiş sivil demokratik bir İslam” modelini hedefleyen Rapor’un sonundaki, “Derin Strateji” bölümünde daha somut öneriler yer alıyor.

“Ilımlı İslamcıların cesur sivil liderler olmasına çalışılmalı. Demokrasi, insan haklan, kadın haklan konusunda etkin politikalar geliştirmeleri sağlanmalı. Sivil toplum örgütleri oluşturularak ılımlı İslamcı liderlere yardım edilmesine çalışılmalı.

Gülen’in örnek gösterildiği ılımlı İslamcıların ekonomik güç eksikliği dile getirilerek maddi destek sağlanmalı.

Rapor; Türkiye’yi “ılımlı İslam için iyi bir ülke olarak görüyor ve AKP iktidarının desteklenmesini öneriyor.

Benard, Rand Şirketi için 2004’te hazırladığı bu rapordan sonra 2007’de de yeni bir rapor hazırladı. Bu raporda 2004 yılı raporundan özellikle Fethullah Gülen hareketi konusunda daha radikal önerilerde bulundu.

Ilımlı İslam ağı için Marshall Planı gerekli

“Bernard, 26 Mart 2007 tarihinde, Ilımlı İslami Müslüman Ağı Oluşturmak başlıklı yeni bir rapor hazırladı. Bu rapor yukarda açıklanan 2004 tarihli Rand Raporu'nun devamı niteliğinde.

Rapor, Angel Rabasa, Cherly Benard, Lowell H. Schwartz,

Peter Sickle’in imzalarını taşıyor ve önce soğuk savaş dönemini inceliyor.

O dönemdeki tehlike, nükleer silaha sahip SSCB liderliğindeki komünizmdi. Amerika, komünizmle mücadele için antikomünist sendikalara, öğrenci demeklerine, yayın organlarına, siyasi partilere maddi destek yağdırdı. 1950’li ve 1960’lı yıllarda ABD’nin parasal ve ideolojik desteğiyle güçlenen bu örgütler, sosyalizmin altım oymakta başarılı oldu.

Rand’a göre bugünkü tehdit “terörist eylemlerle Batı’ya saldıran Cihat hareketi.” Rapor burada İslam ile Batı arasında bir ‘medeniyet çatışması’ değil, ‘Geleneksel Vahabi İslamcılarla’, ‘Ilımlı Müslümanlar’ arasında bir çatışma yaşandığı teşhisini yapıyor. Batı’nın bu çatışmada ‘yabancı taraf’ olarak müdahalesinin sonuç vermeyeceğini, ama Ilımlı Müslümanlara destek olabileceğini belirtiyor.

Soğuk savaşta Sovyet yayılmacılığına karşı yapıldığı gibi, Ilımlı Müslüman ağının genişlemesi için Amerika’nın “Marshall Yardımı” türü bir destek programını yürürlüğe koymasını öneriyor.

Raporda sufilerle ortaklık ihtimalinden söz edilirken Türkiye ile Malezya’nın adı birlikte zikrediliyor.

Bernard, desteklenmesini gerekli gördüğü kesimleri şöyle sıralıyor:

Liberal ve laik Müslüman bilim adamları ve aydınlar,

Genç ılımlı Müslüman akademisyenler,

Toplumsal önderler,

Kadın hareketi önderleri,

Ilımlı gazeteciler ve yazarlar.

Bu faaliyetlerin İslam ülkelerinde değil, Batı’daki Müslümanlar arasında başlatılması, oradan diğer ülkelere yayılması tavsiye ediliyor.

Raporda sözü edilen ılımlı liderlerden biri Fethullah Gülen'dir. Gülen’in “ılımlı, modern, sufi İslami” temsil ettiği belirtiliyor ve şöyle deniliyor:

“Gülen, Hıristiyan ve Yahudilerle diyalog çalışması başlatmış, iki defa Patrik Bartholomeos ile görüşmüş, 1998’de Roma’da Papa’yı ziyaret etmiş ve İsrail’in Haham başının ziyaretini kabul etmiştir.”

Gülen, “Devletin İslami Yasaklar dayatmasına karşı çıkıyor. İslami kuralların çoğunun, yönetimden daha fazla insanların özel yaşamını ilgilendirdiğini vurguluyor. Bir inancın gereklerinin tüm topluma empoze edilemeyeceğini savunuyor.”

Demokrasinin İslamla, Cumhuriyet fikrinin İslam’ın ‘Şura’ kavramıyla uyumlu olduğuna inanıyor.

Düşüncelere katı denetim uygulayan her tür otoriter rejime karşı çıkıyor. Iran ve Suudi Arabistan rejimlerini eleştiriyor. Onun hoşgörüye dayalı, fanatizme kapalı ‘Anadolu İslami’ yorumu, Araplarınkinden farklı..

Bu son özellik, raporda aynı zamanda bir dezavantaj olarak vurgulanıyor:

“Gülen Türk İslamını savunduğu için Türk kültürel sınırları dışında propaganda yapması zor olabilir.”

1970’li yıllarda kimlerin maaşını ruble ya da dolarla aldığı konuşulurdu. Günümüzde insan en çok Amerika’nın ‘ılımlı İslam Müslüman ağı’ oluşturmak için maddi olarak desteklediği aydınlan, akademisyenleri, toplumsal önderleri, gazeteci ve yazarları merak ediyor.”

Kaynakça
Kitap: Derin Dünya DEVLETİNİN ADAMLARI
Yazar: Erol Bilbilik
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Dünyayı Yöneten Kişiler ve Gizli Örgütler(CFR, Üçlü Komisyon, Bilderberg)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir