Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Alan O. Makovsky

Burada Dünyayı Yöneten Kişiler ve Gizli Örgütler hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Alan O. Makovsky

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Tem 2012, 14:46

Alan O. Makovsky

Alan O. Makovsky 1950’de doğdu. 1973 yılında, Princeton Üniversitesinin Yakın Doğu Araştırmaları Bölümünden mezun oldu. 1975’te Michigan Üniversitesi Tarih Bölümü’nde; 1977’de Princeton Üniversitesi Yakındoğu Araştırmaları Bölümü’nde mastır yaptı.

Mezuniyet sonrasının ağırlığını Osmanlı ve Çağdaş Arap Tarihi oluşturdu. 1978-1979 yıllarında, Fulbright bursuyla; Türkiye, Mısır ve İsrail’de araştırmalar yaptı.

Makovsky 1983-1985 yılları arasında Dışişleri Bakanlığının İstihbarat ve Araştırma Bürosunda Türkiye-Yunanistan konusunda, 1985-1988 yıllarında Ortadoğu Barış Görüşmeleri-Filistin sorunları konusunda ve 1988-1991 yıllarında büronun Güney Avrupa Dairesi’nin şefi olarak görev yaptı. Makovsky’yi bu büroya, eski ABD Türkiye Büyükelçisi Morton Abramowitz atamıştı. Makovsky Washington Yakındoğu Politikaları Enstitüsü’nde (WINNEP) şef araştırmacı, Ortadoğu ve Türkiye araştırmaları uzmanı ve Enstitü’nün Türkiye Araştırma Programı Başkanlığı’ın yaptı. 1994’ten beri bu Enstitü’de çalışıyor. Daha önce on iki yıl ABD Dışişleri Bakanlığı’nda değişik birimlerde ve çeşitli düzeylerde görevlerde bulundu.

Ancak her dönem çalışmaları, Ortadoğu ve Türkiye odaklıydı. En son, Başkan Clinton’un Ortadoğu Özel Koordinatörü Deniş Ross’un özel danışmanıydı.

1993’te başladığı bu görevi Ross’un ayrılması üzerine 1994’te bıraktı. 1992’de, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın İncirlik Üssündeki bağlantı görevlisi ve Çekiç Güç’ün siyasal danışmanıydı. Daha sonra ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler
Komitesi Başdanışmanlığı görevini yaptı.

ABD Yönetiminden önemli haberler almakla ünlenen Sedat Sertoğlu 30 Haziran 1999 tarihli Sabah gazetesindeki köşe yazısında Makovsky’nin Beyaz Saray’da Türkiye ilişkilerine doğrudan bakacak bir göreve getirileceğini büyük bir coşkuyla şöyle açıklıyordu:

“Beyaz Saray’da çok yakında önemli bir değişiklik olacak. ... Bu değişiklikle Beyaz Saray’da “Türkiye ile ilişkilere doğrudan bakacak “bir görevli atanacak.... Bu kişi Alan Makovsky. ... Washington Institute For Near East Policy isimli son derece prestijli bir vakfın Türkiye uzmanı. Daha önce on iki yıl Amerikan Dışişleri Bakanlığında görev yaptı. Yani son derece deneyimli bir isim...”

Sertoğlu, Makovsky’nin görevinin kapsamını da ABD’li yetkililere dayanarak şöyle açıklıyor: “Ankara ile Washington ilişkilerinde son derece etkili olacak. Doğrudan Başkan’a bağlı. Başkan’ın şu andaki Ulusal Güvenlik Danışmanı Berger ve Dışişleri Bakanı Madeleine Albright ile de sık sık bir araya gelecek. Amerika Birleşik Devletleri Başkanının Türkiye politikasını doğrudan etkileyebilecek.”

“Türkiye Batıdan uzak tutulmayacak”

“15 Aralık 1999’da Washington Enstitüsü Yakın Doğu Politikaları, Türkiye Araştırmaları Bölümü Başkanı ve Başkan Clinton yönetiminin en yetkin dış politika danışmanlarından biri olan Alan O. Makovsky’nin Avrupa Birliği konusunda, 429 nolu politik gözlem raporu yayımlanmıştır.

Rapor çok önemli, çünkü halen Türkiye’de tartışılmakta olan iki temel konuya birinci elden çok açık cevaplar getiriyor.

Şöyle ki:

ABD, Türkiye’nin AB adaylığı için olağanüstü çaba sarf etmiş ve bunda başarılı olmuştur. ABD, girişiminin gerekçelerini, Türkiye’nin stratejik önemine, demokratikleşme gereğine ve Müslüman dünyasındaki özel konumuna dayandırmıştır.

ABD, bundan böyle AB-Türkiye ilişkileri konusunda, Türkiye’den yana çok aktif destek vermeye devam edecektir.

Askeri kesimin politik etkinliğe sahip olması ve politik rol üstlenmesidir.”

“Kuzey Irak’ta tek taraflı yerel yönetim şart”

“9-10 Haziran 1999 tarihleri arasında İstanbul’da, “Doğu Akdeniz’de Güvenlik ve İşbirliği” konulu bir konferans toplandı. Konferansı; Arı Grubu, Begin-Sedat Stratejik Etütler Merkezi ve Friedrich Nauman Vakfı düzenledi. Konferans’a Washington Enstitüsü Yakın Doğu Bölümü’nden, Türkiye ve Ortadoğu Uzmanı Alan Makovsky, Makovsky’nin sağ kolu Harold Rhode, ABD Ulusal Demokrasi Enstitüsü Direktörü eski Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs Koordinatörü Nelson Ledsky, ABD Girişimcilik Enstitüsü’nden ve eski Savunma Bakan yardımcılarından Richard Perle, ABD İstanbul Başkonsolosu Carolyn Higgins, Begin-Sedat Stratejik Etüdler Merkezi Direktörü Dr. Bary Rubin, An Grubu Genel Koordinatörü Kemal Köprülü, Prof. Haşan Köni ve eski TRT Genel Müdürü emekli büyükelçi Cem Duma katıldı.

Konferansta Kuzey Irak ve Irak’taki gelişmeler, Suriye-İsrail anlaşmazlığı, Ortadoğu Barış Süreci,Türkiye-İsrail ilişkileri,Türkiye’nin yeni dış hareketliliği, İslam radikalizmi, Kafkasya, su ve enerji konulan ele alındı. Konferansın ardından, Alan Makovsky, Harold Rhode ve ABD Kuzey Irak Koordinatörü Francis Ricciardone ile birlikte Kuzey Irak’a gitti ve bölgede yoğun temaslarda bulundu. Bu tarihten Aralık 1999 sonuna kadar Kuzey Irak’ta önemli gelişmeler olmuştur.

Kuzey Irak’ta Zaho, Duhok ve Erbil çevresinde Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesut Barzani’ye bağlı Kürtler yaşamaktadır. KDP’nin merkezi de Erbil’dedir.

Bölgede yaşayan Türkmenlerin önemli bir çoğunluğu Türkiye’nin uyguladığı politikalar sonucu, Barzani’nin egemen olduğu bölgede yoğunlaşmışlardır. Türkmenler, bu bölgede birbiri peşi sıra Türkmen şuraları toplamışlar, demeklerini kurmuşlar ve yönetimlerini oluşturmuşlardır. Bölgede yüzlerce demek kurulmuştur. Türkmen şuraları sonucu kurulan Türkmen demekleri, Türkmenleri Kürtlere, Kürtleri de Türkmenlere yaklaştırmıştır. Bölgede Kürt ve Türkmen kimlikleri sükûnet içinde bir arada yaşar hale gelmiştir.

Irak birliklerinin Kuzey Irak’a yönelik girişimlerini önleyen tampon bölge Barzani ve Talabani bölgesi ile Musul ve Kerkük arasındadır. Bu bölgede ise Araplar yaşamaktadır. Bölgedeki Araplar, Çekiç güç (Kuzeyden Keşif Gücü) uçaklarının sürekli ve yoğun saldırılan nedeniyle Barzani’nin egemenliği altındaki bölgelere geçmektedirler. Bu suretle bölgeye gelen Araplar da bölgedeki Kürtler ve Türkmenlerle bir arada yaşamaya başlamışlardır.

ABD Dışişleri Bakanlığı öncülüğünde, 17-18 Nisan 2000’de Washington’daki Amerikan Üniversitesi’nde; “Kürtlerin Kimlik Arayışı” konulu bir konferans toplandı. Konferansa KDP Lideri Mesut Barzani, İnsan Yardım ve İşbirliği Bakanı Dr. Şefik Kazaz, PKK yandaşı konuşmacılar, yeni ABD Dışişleri Ya
kın Doğu Bakan Yardımcısı Edward Walker Jr ve ABD Kuzey Irak Koordinatörü Francis Ricciardone katılacaktır. Konferans salonunun kukla devletin bayrağı ile donatılacağı ve Milli marşlarının çalınacağı yönünde hazırlıkların tamamlanması üzerine, bu toplantının iki ülke arasında mevcut işbirliği ortamına ters düştüğü Washington’a bildirmiştir. Türkiye; Mesut Barzani yönetimine finansal destek sağlayarak ve kuzeyden keşif gücü uçakların Kuzey Irak’ı sürekli bombalamasına müsaade ederek bu oluşuma neden olmuştur.”140

“Türkiye şeriatla yönetilse de olur”

Makovsky Eksen Ülkeler adlı kitapta yer alan Türkiye ile ilgili makalesinde şeriat ve Ordu’nun Kürt sorununa bakışına şu vurgulamayı yapıyor.

“PKK ve Refah Partisi’nin yükselişini halkın haklı tepsine bağlayan ‘PKK ve Refah Partisi güçlerini esas olarak yoksullardan alıyor’ diyen Makovsky, ‘Türkiye’deki Kürtlerin yaygın memnuniyetsizliğinden besleniyor’ görüşünde. Refah Partisi için ‘Temiz kalmış siyasetçiler, mafyaya bulaşmamışlar, kendini adamış kadrolar’ nitelemesini yapıyor ve Refahlı belediyelerin son derece güzel yönetildiklerini ve övgüyle karşılandıklarını söylüyor. Makovsky’ye göre, İslamcıların başarılı bir biçimde iktidarı almasının Türkiye için kaygılara yol açmaması gerekir: “Örneğin, İslamcı Suudi Arabistan tümüyle ABD yanlısı. ABD, Türkiye’nin jeopolitik öneminden dolayı, siyasi ve dinsel konumlanışı nasıl olursa olsun, bu İslamcı bir yönetim de olsa, ilişki kurmak isteyecektir.”

Çekiç Güç’ün mimarı Makovsky, Ordu’yu, Kürt sorununda adım atılmasının önünde engel olarak görüyor.

“PKK ile mücadelenin hem askeri hem de siyasi yönünü Ordu belirliyor. Türk siyasi liderler, geçen beş yıl içinde birçok kez Kürtlere daha fazla özgürlük ve kültürel hakkının verilmesini telaffuz etmişler ancak kısa sürede geri adım atmışlardır. Bu da geri dönüşlerin askeri liderliğin baskısıyla olduğu spekülasyonlarına yol açmıştır.”

Makovsky, “Kürt sorunu, Ankara ile Batı’nın Türkiye’yle bağlarını gevşetmesine yol açabilir” diyor. Makalede,Türkiye’nin ABD’nin güvenliği için çok önemli olduğu da belirtiliyor. “Türkiye, ABD ve Batı ittifakından ayrılacak olursa, Amerikan çıkarları büyük bir darbe yiyecek, Balkanlar, Kafkaslar ve Ortadoğu’da büyük istikrarsızlıklara yol açacaktır.”

Makovsky, ABD yönetimini de eski Savunma Bakan Yardımcısı Richard Perle ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Holbrooke dönemi dışında, Türkiye üzerine yeterince eğilmemekle eleştiriyor. Türkiye’nin Kuzey Irak’ta ve Bosna’da çok önemli rol oynadığını kaydediyor.

“İktidara İslamcılar gelse de ABD uyum sağlar”

“Türkiye’nin İslamcı Liderleri, bir kol boyu uzakta tutulmalıdır. Washington’un Türk politikasını etkileyebilme yetenekleri sınırlıdır, ama ABD’nin onayı da çoğu Türk liderinin çok istediği bir şeydir. Örneğin yıllar boyunca hep anti-ABD bir söylemi benimseyen Erbakan, 1996 yılında başbakanlığa gelişinden bir hafta sonra, ABD Büyükelçisi’nin rezidansındaki 4 Temmuz kutlamasına koşa koşa gitmiştir. (Ve orada Büyükelçi’yle yan yana bir dostluk fotoğrafı çektirmiştir)

Ankara’da yönetim kimin elinde olursa olsun, Türkiye’nin jeo-stratejik önemi eksilmeyecektir. Eğer zaman içinde İslamcılar, Türkiye’nin dış politikasını ve ülkenin kendisini yönetme konusunda laiklere karşı verdikleri mücadelede üstün gelirlerse, ABD elbetteki kendini o gerçeğe uyumlandırmak zorunda kalacaktır. Ama o an gelene kadar, Washington’un o günün gelmesini önleme yolunda yapabileceği en iyi şey, Laik Türkiye’nin aktif biçimde desteklenmesi, İslamcı muhaliflere karşı da dostça olmayan bir politikanın uygulanmasıdır.”

“İncirlik kozunu Türkiye’ye kullandırmayız”

“Ermeni soykırımı tasarısının Amerikan Genelkurulu’ndan geçmesi halinde Amerika’ya çeşitli yaptırımlar uygulayacağını açıklayan Makovsky, Türkiye’nin kendisinin de en az Amerika kadar zarar göreceğini belirtti. Son zamanlarda sağlam temellere oturtulan Türk-Amerikan ilişkilerini sarsacak bir gelişme karşısında Türkiye’nin de Amerika’ya karşı kullanabileceği kozları olduğuna dikkat çeken Makovsky kısa vadede Türkiye’nin avantajlı olabileceğini savundu. Amerika’nın stratejik üslerinden biri olan İncirlik Hava Üssü’nü kapatabilme ihtimali bulunan Türkiye’nin önemli savunma sanayi ihalelerinde şimdiye kadar Amerika’dan yana koyduğu tavrını değiştirebileceğini iddia etti.

Türkiye’nin Irak Lideri Hüseyin’in karşısında tutulması gerektiğini söyleyen Makovsky hazırladığı raporunda Türkiye’nin yapabileceği; “tasan geçerse bazı savunma ihalelerini iptal etmek ve Saddam ile siyasi ve ekonomik bağlarını güçlendirmek. Kısa bir süre için Çekiç Güç’ün operasyonunu sembolik bir tedbir olarak kısıtlayabilir ifadelerini kullandı.”

“ABD olmasaydı Apo’yu zor yakalardınız”

Makovsky’nin 2002’de hazırladığı öğrenilen bir planın bazı bölümlerinde şu değerlendirme yer alıyor.

“ABD ordusunda 14 bin 972 Müslüman subay ve astsubay görev yapmaktadır. Bu subay ve astsubaylar vasıtasıyla 150 İslam ulemasını Avrupa ve Ortadoğu’da görevlendirdik. Bu ulemalarla 1000’nin üzerinde İslam ulemasını denetim altına almış durumdalar.

.. .Öncelikle Türkiye’nin sınırında bir savaş olacak. İkincisi Türkiye, ABD başarılı olmazsa o zaman yanıbaşlarında daha sinirli bir Saddam’la uğraşmak zorunda kalacaklarını biliyor. En önemlisi, Körfez Savaşı sırasında Irak’tan gelen siviller içinde Türkiye’ye pek çok PKK’lı da girdi. Türk güvenlik birimleri bu husustan rahatsız olabilir.”

CIA ajanı Alan Makovsky ve ekibi

Alan Makovsky bir CIA ajanıdır. CIA casusu Graham Fuller, Harold Rhode, Douglas Feith ve Richard Perle ekibindendir. Ekip mensupları Washington’daki güçlü İstihbarat Ağı’nın (İntelligence Community) içinde yer alıyor. Aynı ‘ağ’ içinde Marc Grossman, Poul Wolfowitz, Anthony Rihter, James Feffey ve Peter Galbraith gibiler de var.

Bunlar Celal Talabani, Mesud Barzani, Hoşyar Zebari, CIA ajanı Barham Salih, CIA ajanı Kubad Talabani, Dr. Necmaldin Kerim, Kani Kulam vb. üzerinde çok etkindirler.

Markovsky; Türkçe ve Arapça’yı çok iyi biliyor.

Kaynakça
Kitap: Derin Dünya DEVLETİNİN ADAMLARI
Yazar: Erol Bilbilik
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Dünyayı Yöneten Kişiler ve Gizli Örgütler(CFR, Üçlü Komisyon, Bilderberg)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir