Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Richard Norman Perle

Burada Dünyayı Yöneten Kişiler ve Gizli Örgütler hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Richard Norman Perle

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Tem 2012, 14:32

Richard Norman Perle

Perle, 16 Eylül 1941 ’de New York City’de doğdu. Lobi faaliyetleriyle ünlenmiş bir CIA ajanıdır. Kariyeri oldukça zengin olan Perle’nin 1987’den bugüne kadar yapmış olduğu görevler şunlardır:


U.S. News&World Report yazarlığı, eski Savunma Bakanlığı Danışmanlığı, Savunma Politikası Kurulu Üyeliği, Memorex Telex Corporation Direktörlüğü (ABD), FNSS Direktörlüğü (Ankara-Türkiye) ve çeşitli çok uluslu şirketlerde danışmanlık yapmıştır.

1987’den önceki görevleri ise; ABD Savunma Bakanlığı Uluslararası Güvenlik Politikaları Savunma Bakan Yardımcısı, 1981-1987 yılları arasında ABD Senatosu Senatör Henry M. (Scoop) Jackson’ın Danışmanı, Hükümet Faaliyetleri Senato Komitesi Üyesi, Silahlanma ve Silahlanma Kotrolü Alt Komite Üyesi ve Jinsa Yönetim Kurulu Üyesi olmuştur.

Perle, Harvard, Columbia, Princeton, Şikago, Kaliforniya, Georgetown, Amherst, Dart Mouth, Tulane, Rice, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü, Oxford Üniversitesi başta olmak üzere birçok üniversite ve kolejde ders ve konferanslar vermektedir.

Richard Perle, muhafazakâr bir demokrat olarak 1970’lerde senatör Henry Scoop Jackson’a dış politika danışmanlığı yaparken dikkat çekmişti. Jackson, Washington eyaletinden gelme muhafazakâr bir demokrattı. 1980’lerde Savunma Bakanı Casper Weinberger’in döneminde Savunma Bakan Yardımcılığı’na gelen Perle silahların kontrol altına alınması konusunda sert tutumlarının hükümet içersinde lideri olarak isim yapmaya başladı. Bosna Savaşı döneminde Aliya İzzet Begoviç’e danışmanlık yaptığı ortaya çıkınca tepkiler kaygıdan düpedüz dehşete dönüştü.

“Bir dönem ABD’nin eski Savunma Bakanlığı Danışmanı Richard Norman Perle, Ankara Büyükelçisi Mark Grossman ve aynı Bakanlık Müsteşarı Douglas Feith Amerikan-Türk Demeği ile International Advisors Inc adında lobi grupları kurmuşlardır. Bunlar ABD Dışişleri Bakanlığı’nın kayıtlı Türkiye ajanlarıdır.

“Ortalama bir Türk Ilımlı Müslüman’dır”

“Recep Tayyip Erdoğan; Cüneyd Zapsu, Grenville Byford ve Perle ile birlikte 27 Ocak 2002 Pazar sabahı evinde gizli görüşmede bulundu.

Perle; gizli görüşmede, özellikle Erdoğan ve Partisi’nin ABD’ye bakışını, AB konusundaki düşüncelerini, iktidara gelmeleri durumunda IMF ve Dünya Bankası’na ve ABD’nin önde gelen para sermayesine nasıl yaklaşacaklarını, Kıbrıs ve Irak konusundaki düşüncelerini, Kürtleri, diğer azınlıkları ve Türkiye’nin İslam’a bakışını öğrenmeye çalıştı.

Erdoğan da elinden geldiğince soru bombardımanını cevaplamaya çalıştı.

Türkiye’deki yolsuzluklar ve kayıt dışı ekonomi gündeme geldi. Ecevit Koalisyon Hükümeti’nin bu konuda yetersiz kaldığı dile getirildi ve yapılacak ilk genel seçimlerde bu partilerin parlamento dışı kalacakları konusunda görüş birliğine varıldı.

Bu arada Perle, AKP’nin iktidara gelmesi durumunda Ortadoğu’da Washington’un sorunlu olduğu birçok ülkeye Ilımlı İslam modeli ile örnek teşkil edeceğini ve Bush yönetiminin bu
konuya çok önem verdiğini anlatmaya çalıştı.

Erdoğan da model tartışmalarına “Biz Batı’da yanlış anlaşılıyoruz. Biz din eksenli siyasi parti değiliz” karşılığım verdi.

Partisi’nin seçmen tabanının, ortalama Türk vatandaşının değer yargılarını yansıtan muhafazakâr kesimden oluştuğunu vurguladı.

Bu arada Richard Perle, kendisine Türkiye’den gelen kamuoyu rakamlarına dikkat çekti ve AKP’nin ilk yapılacak seçimlerde iktidara geleceğinin neredeyse altını çizdi. Perle, bu arada Türkiye’de siyasetin çürümeye yüz tuttuğunu ve Erdoğan gibi genç ve dinamik bir liderin bu imajı olumlu yönde değiştirebileceğini söyledi.

Perle Erdoğan’a bazı tavsiyelerde bulundu.

“Halka karşı daima sıcak ol..

“Gerektiğinde halkın önünde özür dilemesini bil...”

“Bir hata yaptıysan, bunu hemen kabul et ve hata yapıldığını söyle...”

“Bazen geri adım atmasını bil ve gerekiyorsa hemen at o geri adımı...”

Toplantıda Amerikalıların en fazla üzerinde durduğu, AKP’nin kimliği konusuydu. Adalet ve Kalkınma Partisi acaba bir din partisi midir? Radikal İslamcı bir eğilimi var mıydı? Ne de olsa Amerikalıların önünde Erdoğan’ın eski söylemleri bulunuyordu. Sorular, eskiden meydanlarda söylediklerinden seçilmişti.

Erdoğan bu konulara da şöyle cevap verdi:

“Bizi yanlış anlıyorsunuz. Biz herhangi bir partinin devamı değiliz. Din eksenli siyasi bir parti de değiliz. Biz insan eksenliyiz. Partimizin seçmen tabanı, ortalama Türk vatandaşının değer yargılarını yansıtan muhafazakar kesimden oluşmaktadır. Ortalama bir Türk ılımlı bir Müslüman’dır. Bu nedenle partimiz ılımlı Müslümanların ortak değerlerini temsil etmektedir. Biz kendi tabanımızı yabancılaştırmadan Türk toplumunun demokratik ve laik niteliğini güçlendirmeyi hedefliyoruz.”

“Pentagon 1 Mart Tezkeresi’ni unutmuyor”

“Karanlıklar prensi Richard Perle ile bir sabah kahvaltısında buluştuk.

Türkiye’nin gündeminde olan bazı konulan konuştuk. Öncelikli konu Kuzey Irak ve PKK’ydı. Perle, ABD’nin PKK’ya karşı tavır almasını boş yere beklediğimizi söyledi.

“Amerikan Ordusu Kuzey Irak’ta gerilla tipi savaş unsurlarına karşı bir şey yapamaz. İstese de yapamaz. Çünkü bunları tespit ve teşhis edecek deneyime sahip değiller bir... İkincisi zaten dağlarda bu tarz savaş yapmayı bilmiyorlar. Bilseler Afganistan’da El-Kaide’ye karşı başarılı olurlardı. Amerikan Ordusu’ndan bunu beklemeyin” diyen Perle’ye göre, Kuzey Irak’taki PKK varlığına karşı tek çözüm Irak’ta yönetimin normalleşmesi ve daha sonra Irak Yönetimi’nin PKK’ya karşı harekete geçmesi. Perle ayrıca şunu da ekledi: “Siz yıllarca Kuzey Irak’ta askeri güç bulundurdunuz. PKK’yı kazıyabildiniz mi? ABD Askeri bir operasyon yapsa bile sizin elde edemediğiniz başarı kadarını bile elde edemez!”

Peki, ne yapmalı?

“Türkiye’nin kendisini savunma hakkını kullanabilmelisiniz.” dedi. İran konusunda ise Perle gayet net: “ABD’nin İran’a Irak benzeri bir harekât yapması düşünülemez bile. Üstelik bir harekât için de henüz vakit erken.” Daha çok yol var. Bütün yollar tükenince askeri seçenek kaçınılmaz olarak masaya gelecek. Ama o da düşünüldüğü gibi olmayacak. Peki, nasıl olacak?”

Perle’nin Pentagon’a dayanan tahmini şu: “Türkiye’den üs falan istenmeyecek. Zaten gerek yok. ABD’den kalkacak Steath bombardıman uçakları İran’ı vurup dönecek kapasiteye sahip. Gelecek, bütün tesisleri vuracak ve gidecekler.”

Perle’nin Türk-Amerikan ilişkileri konusundaki görüşleri ise şöyle; “Asıl mesele 1 Mart Tezkeresi. O günden beri ilişkiler çok kötü. Çünkü Pentagon bunu unutmuyor. Hamas ziyareti falan da önemli ama asıl mesele 1 Mart.

Ama ilişkiler düzelir. Düzelmeye mecbur. Her iki ülke de birbirine bağımlı. Bu gerilim sürmez.”

Saddam’ın kitle imha silahları ve teröristlerle bağlantısı yoktu

“Irak Savaşı’nın en büyük savunucuları arasında yer alan Perle, Vanity Fair dergisiyle röportajında “Irak’ta gördüğümüz şiddetin bu boyuta ulaşacağını tahmin edemedim” dedi. Savaşı desteklemekle hata yaptığını kabul eden Perle, “Zamanında kahin olabilseydim, bugün bulunduğumuz noktayı görebilseydim ve bana o zaman Irak’a girmeli miyiz? diye sorsalardı, muhtemelen “hayır Saddam Hüseyin’in yönelttiği tehdide karşı başka stratejiler düşünelim” derdim” ifadesini kullandı. Saddam’ın kitle imha silahlarına sahip olduğuna artık inanmadığından bu görüşlerinin değiştiğini dile getiren Perle, Irak Diktatörü’nün teröristlerle bağlantısının olmadığının da ortaya çıktığına işaret ederek, “Bu iki tanımlamanın da doğru olduğunu sanıyorum. Direkt olarak askeri müdahale yerine başka bir çözüm yoluna gidebilir miydik? Evet gidebilirdik” diye konuştu.”
“ABD,AKP hükümetini devirmez”

Perle, Washington’daki Amerikan Enterprise İnstitute (AEI) adlı fikir kuruluşunun Mart 2005’te düzenlediği panelde bir konuşma yaptı.

“Bush Yönetimi içindeki ‘Yeni Muhafazakar’ (Neo Con) gruba yakınlığı bilinen, Irak Savaşı’nın ideolojik mimarlarından olan ve 1980’lerden itibaren Türkiye’yi sürekli izleyen Richard Perle, Turgut Özal döneminin dış politikasıyla AKP hükümetinin yaklaşımları arasında dramatik bir fark gözlemlediğini söyledi. Perle, Türkiye’de AKP hükümetine karşı ‘Düğmeye basıldığı’ şeklindeki haberler konusunda, “Hükümetleri düşürecek bir düğmemiz olsaydı, Dünya’nın dört yanında hükümetlerin düştüğünü görürdünüz. Ancak Türk Hükümeti bunlardan biri olamazdı.” demiştir.

4 Temmuz 2003’te Süleymaniye’de Türk güvenlik güçlerinin başlarına çuval geçirilmesi olayının yanlışlığını kabul eden Perle, “Ben bu konuda özür dileyebilirim” dedi.”

Doğuda’ki üslerin fikir babası

Muş, Batman, Erhaç , Pirinçlik ve İncirlik askeri Üsleri’nin kullanılmasına yönelik talep ve dayatmaların temel nedeni, bu üslerin inşasına ABD bütçesinden sağlanan fonların kullanılmış olmasıdır. ABD, kullanıma ait nihai kararda hak sahibi olmasının avantajını kullanmak istiyor. Bu üslerde, ABD’ye böylesi bir konum kazandıran kişi Karanlıklar Prensi Richard Perle’dir. Doğu Anadolu’daki bu üsler “ Yeni Zincirleme Üsler” projesi çerçevesinde inşa edildi. Proje’yi Perle yürüttü. Anlaşmayı dönemin Genelkurmay 2. Başkanı ile ABD Savunma Bakanı olarak kendisi imzaladı. Böylece anlaşmanın hükümet düzeyine intikal ettirilmeden yürürlüğe girmesini kotardı.

Perle’nin en büyük başarısı, inşa masraflarının NATO fonlarından karşılanarak, üslerin ittifakın kullanımına açılmasını, dönemin Türk Genelkurmayına kolayca kabul ettirmesiydi. Perle bu üsleri, NATO fonu diyerek ABD bütçesinden sağlanan fonlarla inşa ettirmesiydi. Böylece NATO’yu devre dışı bırakarak ABD’nin doğrudan muhatap olmasıydı.

Üsler gizlice araştırıldı

“Kuzey Irak’a askeri müdahale çerçevesinde Türkiye ile temaslar sürdürmek için Richard Perle’ye bağlı olarak çalışan Dışişleri Bakanlığı eski siyaset planlama görevlisi Prof. Henr Bantey, Clinton dönemi ABD Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi, Avrupa, Kıbrıs, NATO uzmanı ve Pentagon’a bağlı Rand Corporotion Araştırma Görevlisi Dr. Philip Gordon ve Dış Politika, İstihbarat ve NATO Uzmanı Randy Scheunemann Mart 2002 sonunda Türkiye’ye geldiler. Ekip; Muş, Batman, Malatya Erhaç, Diyarbakır Pirinçlik ve İncirlik askeri üsleri olmaksızın Irak’a müdahale olamayacağından hareketle bu üslerin imkân ve kabiliyetlerini araştırdılar. Bu üslerin en gelişmiş teknolojiyle inşa edilmiş ve Irak’a müdahalede son derece stratejik bir konumda bulunan üsler olduğunu tespit ettiler.

Barkey ekibinden önce de Richard Perle; FNSS (FMC-NU- ROL) Şirketi’nin Yönetim Kurulu üyesi olarak Yönetim Kurulu toplantısına katılma örtüsü altında Türkiye’ye gizlice geldi. Irak’a müdahale konusunda temas ve incelemelerde bulundu.

Perle ile aynı tarihte ABD Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu Masası yetkilisi Ryan Crocker Başkanlığı’ndaki üç kişilik bir Kuzey Irak İnceleme Heyeti de Ankara’daydı. Heyet, Kuzey Irak’taki Kürt gruplan ile temaslarda bulundu. Duhok, Zaho ve Erbil’deki hava alanlarının Irak’a müdahale yönünden imkân ve kabiliyetlerini değerlendirdi. Heyet, dönüşünde ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nde Perle ile bir araya geldi.

Barkey ekibi de Türkiye’deki üslere ilişkin olarak hazırladıkları raporu Perle’ye ulaştırdı. Raporlar birleştirilip, Perle tarafından Dick Cheney’e sunuldu. Cheney de, Türkiye’yi ziyaretinde bunlarla ilgili olarak talep ve dayatmalarda bulundu.”

“İncirlik’in önemi ilişkilerimize verdiğiniz önemdedir”

“İncirlik’in anlamı Amerikan tarafı için her zaman orada var olan birkaç uçak pistinden fazla olmuştur. Diğer bazı şeylerin yanı sıra bu üs yakın işbirliğimizin bir ifadesidir.

Bu bizim için sadece bir gayrimenkul meselesi değil. İncirlik iyi bir üstür. Ancak Soğuk Savaş zamanında bile bizim için hayati önem taşıyan bir üs değildi. Bunu yine de muhafaza etmek için her zaman güçlü bir arzu vardı. Çünkü bu, ABD Hava Kuvvetleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri arasındaki işbirliğinin bir ifadesiydi. Türk tarafının ise bunu her zaman bir manivela olarak gördüğünün farkındayım.

Perle şunu söylüyor:


Sizde İncirlik’i bize karşı koz olarak kullanmak isteyenler var. Ama inanınki bu üs bizim için zannettiğiniz kadar hayati değil. Ne eskiden öyleydi ne de bugün öyle. Bu üs sadece ilişkilerimize verdiğiniz önemin bir ifadesidir. İncirlik’in esas önemi budur.

Farklı kültürlere kapalı olan Avrupa’dan medet umuyorsunuz. Ancak, sizi aralarına almaları çok uzun sürecek. O da alırlarsa tabii. Sağladıkları ekonomik kalkınma modeli de zaten size uygun değil. Oysa bu konularda ABD size çok daha yakın.”

“Teröristlerle müzakere edilmez”

“Mayıs 2009 tarihinde Bahçeşehir Üniversitesi’nin düzenlediği Küresel Liderlik Forumu’nun davetlisi olarak İstanbul’a gelen Perle, Akşam muhabirinin teröristlerle mücadele konusundaki sorusunu şöyle cevapladı: “Teröristlerle müzakere edilmemeli, Türkiye’nin Hamas ile diyalogunun Filistin sorununa katkı sağlayacağına inanmıyorum. Hamas yapısal olarak terörist bir örgüt. Kimsenin teröristlerle masaya oturmaması gerektiğini düşünüyorum.

Siz PKK ile, biz El-Kaide ile müzakere etmemeliyiz. Kimse de Hamas ile müzakere etmemeli. Zaten kendisini İsrail’i yok etmeye adamış bir örgütle ne müzakere edilebilir, bilemiyorum.

Kaynakça
Kitap: Derin Dünya DEVLETİNİN ADAMLARI
Yazar: Erol Bilbilik
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Dünyayı Yöneten Kişiler ve Gizli Örgütler(CFR, Üçlü Komisyon, Bilderberg)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir