Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Morton I. Abramowitz

Burada Dünyayı Yöneten Kişiler ve Gizli Örgütler hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Morton I. Abramowitz

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Tem 2012, 14:27

Morton I. Abramowitz

Morton I. Abramowitz, 20 Ocak 1933’te Lakewood, New Jersey’de doğdu. 1953’te Stanford Üniversitesi’nden mezun oldu.

1955’te Harvard Üniversitesi’nden mastır derecesi aldı.

1957 yılında ABD Kara Ordusu’nda görev yaptı.

Eşi Sheppie (Glass) 1979’da dışarıdan sözleşmeli personel statüsüyle Dışişleri Bakanlığı Mülteci Bürosu’nun sözcüsü olarak görev yaptı.

Abramowitz çiftinin oğlu Michael Harvard, kızı Rachel ise Yale Üniversitesi mezunudur. ikisi de gazetecilik yapmaktadır.

Abramowitz Türkiye’deki göreve başlamadan önceki süreyi, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda yönetim içindeki ve yönetim dışındaki uzman çevreler tarafından verilen brifinglere katılarak geçirdi. Bu brifingler, Türk ekonomisinden Türkiye-Avrupa ilişkilerine, Türkiye’deki iç politik gelişmelerden Türkiye’nin Ortadoğu politikasına kadar çok geniş bir ilgi alanına yayıldı. Büyükelçi’ye brifing veren uzmanlar listesi oldukça kabank olmasına rağmen en önemlileri şunlardı: Türkiye tarihi üzerindeki en önemli otoritelerden biri olarak bilinen ünlü tarihçi Prof. Bemard Lewis, ABD’de yaşayan tanınmış Türk tarihçisi Prof. Kemal Karpat, Washington’un Türkiye gediklilerinden eski bir C1A sorumlusu Poul Henze, Kongre Araştırma Servisi’nden Ellen Laipson ve Amerikan-Musevi Komitesi Ortadoğu Bölümü Direktörü Dr. George Gruen.

Abramowitz, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Robert Stausz Hupe’nin yerine Temmuz 1989’da Türkiye’ye atandı. Bu tayin Abramowitz’in dördüncü Başkanlık tayini oldu.

Bili Clinton Demokrat Parti’den ABD Başkanı seçilince, Abramowitz’in adı muhtemel Dışişleri Bakanı olarak geçmiş, Clinton’la ilişki kurmak isteyen çok sayıda Türk politikacı Abromowitz’in kapısını çalmıştı. Başbakan Tansu Çiller de Abramowitz’le yakın ilişkiler kurmuştu.

Abromowitz’in etki alanı o kadar genişti ki, bir dönem Cumhuriyet gazetesinde yazarlık bile yapmıştı.

Amerika devletine dış politika alanında fikir üreten ünlü düşünce üretim merkezi (think-tank) Camegie Endowment’ın başkanlığını yürüten Abramowitz, yazacağı uzun makale konusunda ‘bilgi toplamak’ için Türkiye’ye gelerek çeşitli temaslarda bulunuyordu.

Nitekim görevinden sonra Ortadoğu ile ilgili Camegie Vakfı’nın başına geçen Abramowitz, Ankara’ya da 1985-1989 yıllarında ABD Dışişleri Bakanlığı İstihbarat ve Araştırma Müsteşar Yardımcılığı görevini bırakarak gelmişti.

Bölgeden ve Türkiye’den siyasileri konuk eden Abramowitz, Özal, Demirci, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Özden Sanberk gibi devletin üst düzey yetkilileriyle temas ediyordu. Zaten Abramowitz’in Türkiye’ye tayininde belirlenen misyonu; ABD-İsrail-Türkiye üçgenini güçlendirerek Ortadoğu’da Amerikan hakimiyetini pekiştirmekti.

Abramowitz, 1989-1991 yılları arasında ABD Ankara Büyükelçiliği yaptı. Abramowitz’in müsteşarı kendinden sonra büyükelçi olan Marc Grossman’dı.

Abramowitz, Ankara Büyükelçiliği’nden sonra Camegie Uluslararası Barış Vakfı Başkanı olmuştu.

1978-1981 yıllarında Tayland Büyükelçisi, 1974-1978 yıllarında Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı, 1973-1974 yıllarında ABD Pasifik Filosu Komutanlığı’nın politik danışmanı, 1972-1973 yıllarında Londra Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Araştırmacı Yardımcısı, 1969-1972 yıllarında Dışişleri Bakanlığı Özel İşler Yardımcısı, 1966-1968 yıllarında Dışişleri Bakanlığı Ekonomi ve Ticari Büro Uluslararası ekonomisti, 1963-1966 yıllarında Hong Kong’ta politik görevli ve 1960-1962 yıllarında Taipei Konsolosluğu ekonomistiydi.

Abramowitz, 1958-1960 yıllarında Uluslararası İşbirliği İdaresi’ndeki görevinden sonra 1960 yılında Çin konusunda ekonomist olarak Dışişleri Bakanlığı’na katıldı.

Büyükelçi Abramowitz “Birleşik Devletler Çin Politakası ’nın Yeniden İnşası”, iki Kore’yi incelediği “Moving The Glacier” ve Doğu Asya ülkeleri hakkında “East Asian Actors and Issues” adlı kitapları yazdı. Başta Newsweek olmak üzere çeşitli diplomatik dergilerde makaleleri yayımlandı. Rochester Üniversitesi’nce kendisine uluslar arası alandaki başarılarından dolayı Joseph C. Wilson Ödülü ve ABD Başkanı’nca 1981,1985 ve 1988 yıllarında seçkin devlet hizmetleri ödülü verildi.

Abromowitz: “Çıkarlarımız AKP’nin iktidarda kalmasına bağlı”

“Bir süre önce, Washington’u ziyaretlerinden sonra Cumhurbaşkanı da, Başbakan da “Herhangi bir konuda taviz vermiş değiliz!” demişlerdi ama Amerika’nın menfaati olmadan hiçbir anlaşmaya, hiçbir yardıma yanaşmayacağını da bilmeyen yok!

Türkiye’de ABD Büyükelçisi olarak görev yapan Morton Abramowitz’in geçen hafta Newsweek dergisinde çıkan yazısında: “Bizim çıkarlarımız AKP’nin iktidarda kalmasına bağlı olduğuna göre, bunun gereğini yapmalıyız. AKP kapatılırsa Türkiye ile ABD’nin ilişkilerinin biteceğini açıklamamız lazım!” demesi Türk yargısını tehdit edici bir sözdü!

Acaba, Amerika ile bizimkilerin arasında, gizli bir anlaşma mı var? Nedir bu açıklanmayan anlaşma?

“Hiçbir konuda taviz vermedik” sözleri ne dereceye kadar doğru?”


Abromowitz’in uyarıları doğrultusunda bir takım müdahalelerin yapıldığını anlamak zor olmasa gerek. AKP kapatılmadığı gibi, kapatmaya çalışanların da bugün nasıl saldırılara maruz kaldıkları ortada.

“Türkiye, İslam ülkelerine yakınlaşıyor”

“ABD’deki “The Century Foundation” (Yüzyıl Vakfı) adlı kuruluşun kıdemli siyaset bilimi uzmanlarından ve eski ABD Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz, “Türkiye’de İslam ülkelerine kayış ve Batı’dan uzaklaşma var” dedi. Abramowitz, “Ancak, Sayın Recep Tayyip Erdoğan yardıma ihtiyacı olduğunda yine Tony Blair’i aradı, Kral Abdullah'ı aramadı” diye konuştu. Bahçeşehir Üniversitesi tarafından hafta sonu düzenlenen Global Liderlik Forumu’nda konuşan Abramowitz, Türkiye’de Doğuya ve İslam ülkelerine doğru bir kayış olduğunu ifade ederek, “Washington’da artık pek çok konu için Türkiye de bu konuda bizimle aynı düşünüyordur şeklinde bir düşünce pek kalmadı” dedi.

Abramowitz, Türkiye’deki Amerikan karşıtlığının daha önce hiç olmadığı kadar arttığına dikkat çekerek, “ABD’de iktidardakiler artık Türkiye ile bağlantıları başka gözle görmeye başladılar. Hatta Amerika’da iktidardaki tanınmış simalar bana Türkiye artık kaybedildi’ demeye başladı” dedi. Abramowitz, ileride Kuzey Irak’ta, bağımsız bir Kürt devleti kurulabileceğine de dikkat çekerek; “Bu devlet kurulmasa ve Irak federasyon olsa bile oradaki hareketlilik devam edecek, dolayısıyla Türkiye Kuzey Irak’taki Kürtlerle dost mu olacağına yoksa hep çatışma içinde mi kalacağına artık karar vermek zorunda kalacak” dedi.

Erdoğan’la ilk teması Abramowitz kurdu

“Abramowitz, Tayyip Erdoğan’la ilk teması kapatılan Refah Partisi’nin Beyoğlu İlçe Başkanı olduğu sırada kurdu.

Abramowitz’le tanışıp el sıkıştıktan sonra Erdoğan’ın baş döndürücü yükselişi başladı. İETT’de sekiz yıl top oynayan ‘Kasımpaşalı Tayyip’, İlçe Başkanlığı’ndan İl Başkanlığı’na, oradan Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na çıkıverdi.” “Amerika’nın Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Tayyip Erdoğan’a 14 Ekim 1996 tarihinde ani bir ziyarette bulunarak, birbuçuk saat baş başa konuştu. Erdoğan,Tahran Belediye Başkanı Gholamreza Karbaschi ve beraberindeki heyete İstanbul Metrosu’nu gezdirme programını iptal ederek Abramowitz’i kabul etti. Ziyaretten sonra basma bir açıklama yapılmadı.”

Türkiye Ordusu hurda durumunda

“Türkiye’nin Ortadoğu’daki rolü tartışılırken Eski ABD Büyükelçisi Morton Abramowitz’in şu sözleri dikkat çekiyor: Türkiye’nin Ortadoğu’da rol oynayabilmesi için yapması gereken ilk iş ekonomisini düzeltmesi. Buna bağlı olarak ordusunu hurda durumundan çıkarıp modernleştirmesi gerekir... Türkiye bu halde dışarıda bir şey yapamaz.”

Abramowitz, “Erdoğan olmazsa başkan sen olursun” dedi

Abromowitz, Türk siyasi hayatına yön veren en önemli ajanlardan biridir. Öyle ki, Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasağından dolayı Başbakanlığa gelememesi durumunda Abdullah Gül’ü çoktan ayarlamıştır.

“Abdullah Gül’ün de, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz ile görüştüğü belirtiliyor. Üç hafta önce Türkiye’ye gelen Abramowitz, Gül’le de görüştü. Abramowitz’in Gül’e; “Tayyip Erdoğan’ın önünü açmak gerekiyor, ama siyasi yasağı kalkmazsa, başkan sen olursun” dediği ifade ediliyor.”

Güngör Uras: “Abramowitz’i tebrik ediniz” diyor

“Morton Abromowitz, Salı akşamı İstanbul’da Sheraton Oteli’nde Ekonomik ve Sosyal Etüdler Heyeti’nin düzenlediği bir akşam yemeğinde ‘ABD’nin Türkiye’ye yaklaşımı’ üzerine çok ilginç bir konuşma yaptı. Dr. Nejat Eczacıbaşı’nın ev sahipliğini yaptığı akşam yemeğine İstanbul’da değişik ilgi gruplarından 65 bayan ve erkek katıldı. Ben toplantıya karım ile birlikte gittim. Abramowitz’i dinledim. Çok şeyler öğrendim. Çok ciddi açıklamalar yaptı. Abramowitz sıradan bir Amerikan diplomatı değil. Bundan onbeş gün önce Amerikan gazetelerinde ufak bir haber çıkmıştı. Abramowitz’in ABD Dışişleri Bakanlığı’nca ödüllendirildiği yazıyordu. Karım, bu haberin peşine düştü. İstanbul’da ABD Konsolosluğu’ndan işin aslını öğrenmek istedik. Bir türlü öğrenemedik. Salı akşamı Bayan ve Bay Abramowitz’e bu ödül işinin ne olduğunu sorduk. Gayet mütevazı anlattılar: “Efendim ABD Dışişleri Bakanlığı’nın (Kariyer Büyükelçisi) adını taşıyan çok önemli bir ödülü varmış. Bugüne kadar sadece 10 büyükelçi bu ödüle layık görülmüş. Bunların çoğu da ölümünden sonra ödül almış. Seçici Kurul Morton Abramowitz ile Kolombiya Büyükelçisi Todmann’ı bu yıl bu ödüle layık görmüş. Washington’da yapılan, sadece altmış kişinin katıldığı çok önemli bir törende Dışişleri Bakanı Baker, ödülü Abramowitz’e vermiş.”

Bunları neden hikâye ediyorum. Hem Abramowitz’i tebrik ediniz diye, hem de ABD-Türkiye ilişkilerinin geleceğini anlatan büyükelçinin nasıl bir büyükelçi olduğunu bilesiniz diye.

Abramowitz diyor ki: Bundan sonra ABD-Türkiye ilişkileri, ekonomik konularda ağırlık kazanacak. İş ekonomi alanına kayınca da hükümetler arasında değil de işadamları arasında ilişkiler gelişecek. Türk ekonomisi çok hızlı bir gelişme içinde. Bu gelişmenin devam edeceği görülüyor. Güçlü ekonomi,güçlü dış ilişkilere imkân verecek.

ABD Hükümeti Türkiye’yi Batı Camia’sının bir üyesi olarak görüyor. Bu günkü ekonomik göstergeleriyle Türkiye ile Batı ülkeleri arasındaki fark önemli. Türkiye’de serbest teşebbüse tanınan imkân ile pazar ekonomisi içinde, dış ticaret tehditlerinin kaldırılarak hızlı bir gelişme sağlandığını, bu gelişmenin devam edeceğini söylüyor.

Gelişmeler; Serbest teşebbüse imkân veriyor. Dış ticaret ilişkilerinde sınırlamaların kaldırılmasından yana.

Büyükelçi ABD-Türkiye ilişkilerinde iki önemli sorun olduğunu söylüyor: Dünya çapındaki tekstil oyununun Amerikan pazarındaki aksi olan kotalar. Türkiye’nin Amerikalı firmaların “fikir haklarına” (telif haklan, lisans, marka hakkı gibi) gereken saygıyı göstermemesi. Büyükelçi, Türkiye’nin ABD pazarına daha kaliteli tekstil ürünü satarak, ürün çeşitlerini değiştirerek girme şansını denemesini öneriyor.

Abramowitz, ABD’nin gelişen ve değişen dünya koşullarında Türkiye’ye bakış açısını da şöyle özetliyor.

Türkiye demokratik, laik bir devlet olarak Batı demokrasilerince benimsenmektedir.

Türkiye Batı camiasının bir parçasıdır. NATO’nun geleceği ne olur ise olsun, Türkiye ABD’nin dünya savunma stratejisinde en önemli müttefiğidir.

ABD Hükümeti Türkiye’nin sınırlarını garanti etmeye devam edecektir. Teröre karşıyız. ABD terör örgütünün arkasında olmayacaktır. Kıbrıs’ta Türk ve Rum topluluklarının güvenliklerini sağlayacak federatif bir çözümden yanayız.

Avrupa’daki değişim Türkiye’nin stratejik önemini azaltmıyor. Çünkü SSCB içindeki hareketler, Orta Doğu’daki kaynaşma karşısında Türkiye Stratejik konumunu sürdürüyor.

Büyükelçi konuşmasında iki ilginç konuya daha değindi:

İnsan Hakları: ABD bütün dünyada insan haklan konusunun bayraktarlığını yaparken Türkiye’de insan haklarına aykırı gelişmeleri görmemezlikten gelemez. Kaldı ki Türk kamuoyu bu konuda uyandı. Dış tepkiden çok, iç tepki ortada. Türkiye bir şeyler yapma durumunda. Askeri Yardım: Silahsızlanma çalışmaları yürüyor. ABD Hükümeti savunma bütçesini kısıyor. Halen yılda 600-800 milyon dolar olan askeri amaçlı yardım ve malzeme yardımı gelecekte devam etmeyebilir. Türkiye gelişen savunma sanayi sayesinde kendi silahını üretmek, artan ihracat geliriyle kendi silahını satın almak zorundadır. İşte bütün bunlar tarafları bir noktaya getiriyor. ABD-Türkiye ilişkileri bundan böyle ekonomik konularda ağırlık kazanacak. Türkiye hızla gelişmeye ve ihracatını arttırmaya devam edecek.”

Kaynakça
Kitap: Derin Dünya DEVLETİNİN ADAMLARI
Yazar: Erol Bilbilik
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Dünyayı Yöneten Kişiler ve Gizli Örgütler(CFR, Üçlü Komisyon, Bilderberg)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron