Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Buğday Var Mı, Yok Mu ?

bölüm 16

Burada Turgut Özal Ekonomisinin Perde Arkası hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Buğday Var Mı, Yok Mu ?

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ağu 2011, 19:32

BUĞDAY VAR MI, YOK MU?

1981 yılının yaz aylarında ortaya çıkan ekonomik konulardan biri de «buğday sorunu» idi. Turgut Özal'm isteği doğrultusunda o yıl buğdaya 16 lira gibi düşük bir fiyat verilmişti. Üretici bu fiyattan tatmin olmamış, malını Toprak Mahsulleri Ofisi'nden daha yüksek fiyat veren tüccara satmaya başlamıştı. TMO yeterince buğday alamaz duruma düşmüştü. Eldeki stoklar giderek azalıyordu.

Özal aynı uygulamayı, bir yıl önce AP hükümeti döneminde de yapmaya kalkışmış, ancak başarılı olamamıştı. Zamanın Başbakanı Demirel, Bakanlar Kurulu'nda o zaman Başbakanlık Müsteşarı olan Özal'a sormuştu..

— Siz ne diyorsunuz? Buğday taban fiyatı ne olmalıdır?
— Efendim, bizim görüşümüz 6,5 lira olmalıdır.
— Çok düşük değil mi?
— Saym Başbakanım, bir parça düşük olabilir ama başka çare yoktur. Daha fazlasını verirsek istikrar tedbirlerini zedelemiş oluruz. Piyasaya çok yüksek miktarda para çıkarmış oluruz. Enflasyon artışına sebep oluruz. Kaldı ki, İME limitlerini de aşarız..
— Kardeşim, şimdi buğday fiyatları serbest piyasada kaça?
— 9 Ura civarında efendim.
— Peki 9 lira ise sen bu buğdayı 6,5 liradan nasıl alacaksın çiftçiden? Çiftçi 9 liralık malını 6,5 liradan götürüp de Toprak Mahsulleri Ofisi'ne satar mı?..
— Sayın Başbakanım, o halde 7,5 lira verebiliriz. Bundan daha fazlasını vermemiz mümkün değil. Hesaplar ortada.. IMF limitleri var..

Bu konuda son sözü Süleyman Demirel söylemişti..

— Peki kardeşim, tenevvür ettik (Aydınlandık, bilgi sahibi olduk). Siz çıkabilirsiniz..
Başbakan Süleyman Demirel, Turgut Özal'ı dışarıya çıkardıktan sonra Bakanlar Kurulu 1980 yılında buğday fiyatını 10 lira olarak belirlemiş, Özal'm görüşleri dikkate alınmamıştı..

Özal bir yıl sonra, bu kez Başbakan Yardımcısı olarak ağırlığını koymuş ve ortaya çıkardığı tablolarla, IMF limitleriyle buğday fiyatının bir kez daha düşük tutulması için çaba harcamıştı. Bu Özal'm sadece buğdayda değil, bütün ^tarım ürünlerinde çiftçilere ve üreticiye karşı uyguladığı politika olmuştu.. Üreticiye ödenecek fiyatlar, IMF'nin kısıtlamaları doğrultusunda mümkün olduğu kadar düşük belirleniyordu..

1981 yılında buğdaya verilen 16 liralık taban fiyat, serbest piyasada 22 liraya yükselmişti. Üretici buğdayını, 22 liraya serbest piyasada satıyordu.
TMO Genel Müdürü Halil Çeken durumu Özal'a iletmiş, buğday alamadıklarını, stokların giderek azaldığını söylemişti.

— Halil Bey, sen galiba ithalat yapmak şart oldu diyorsun..

— Öyle efendim..

— Serbest ekonominin kuralı budur. İthal ederiz, olur biter...

Konu bir kez de Ekonomik Kurul'un gündemine gel-mişti, özal'ın bulunmadığı o toplantıda iki farklı görüş ortaya çıkıyordu. TMO, yeterli buğday alamamaktan yakmıyor, ithalatın zorunlu olduğunu savunuyordu. Malive Bakanı Kaya Erdem, bu konuyu daha önce Turgut Özal'la konuşmuştu.. Özal'm görüşleri doğrultusunda, o da aynı görüşü savunuyordu. Buna karşın, Tarım Bakanı Sabahattin Özbek'in görüşü farklıydı..

Özbek şöyle diyordu:

— Türkiye'de yeterli buğday vardır. Siz fiyatları düşük tutarsanız elbette ki mal alamazsınız. Her şeye bol bol zam yapılıyor. Buğday fiyatlarına da zam yapın ve devlet yeterince alsın. Ekmek fiyatları da biraz daha artsın. Ne olur yani?
Taraflar her şeyden önce, Türkiye'de o yıl ne kadar buğday üretimi olduğu konusunda anlaşamıyorlardı.. Ülkede yeterli buğday var mıydı, yok muydu? Bu bilinmiyordu.

Başbakan Ulusu, buğday sorunu Ekonomik Kurul' da konuşulduğu gün çok sinirliydi..

— Bu işi biz serbest piyasa kurallarıyla çözemiyor-sak, ben gidip tüccardan 22 liralık buğdayı 16 liradan almasını da bilirim. Bu işi Konsey'le konuşup çözeceğim..

Ulusu daha sonra, Ekonomik Kurul toplantısında bulunan Yıldırım Aktürk'le birlikte, DPT Koordinasyon Dairesi Başkanı Mahir Barutçu'yu azarlıyordu.,
— Dört aydan beri Koordinasyon Kurulu niçin toplanmıyor? Toplansın artık bu kurul. Zabıtları getirilsin. Niçin sayın özal toplamaz bunu? Bazı konumların bazılarının kafasında olması yetmez. Devlet devamlıdır..

Özal, bu Kurulu gerçekten de uzun süredir toplamıyordu. Başbakan Ulusu Başkanlığında Yüksek Koordinasyon Kurulu kurulduğu günden beri «Ben iki defa iş yapmam» gerekçesiyle bu Kurul'u bırakmış, ağırlığı kendi başkanlığındaki Para Kredi Kurulu'na vermişti. Bütün ekonomik kararlan oradan geçiriyordu.

Başbakan Ulusu da, Türkiye'de o sırada yeterli buğday olduğu görüşünü benimsemişti. Hükümetin genel eğilimi, stokçuların elindeki buğdayı «bazı sert önlemlerle» TMO'ya aktarmaktı.. Ekonomik Kurul toplantısında bu alanda neler yapılabileceği uzun uzun tartışıldı.. Gerekirse tüccardan ve stokçulardan beyanname istenmesi, buğday ihracatının yasaklanması, stokçuların elindeki buğdaya el konulması gibi öneriler üzerinde görüşmeler yapıldı.. Özal, o günlerde yurt dışındaydı.

Ertesi gün Başbakan Ulusu, Ekonomik Kurul üyesi Bakanlar'a telefon etti..

— Yarın saat 15'te Ekonomik Kurul'u toplayacağız ve buğday konusunu bir kere daha görüşeceğiz. Yeterli buğdayımız var. Sayın Devlet Başkanımız da bu konuya büyük önem veriyorlar ve buğday ithalatı yapılmasına karşı çıkıyorlar. Toplantıya saat 16'da sayın Devlet Başkanı'mız da katılacaklar ve kesin karara varacağız..

Ekonomik Kurul, saat 15'te toplandı. Saat 16'da Devlet Başkanı toplantıya geldi.. Durum Devlet Baş-kanı'na bir kez daha özetlendi.

Evren sordu:

— Maliye Bakanı ne diyor?

— Saym Devlet Başkanım, bu iş ithalat dışında olmaz. Sert çözümler yanlışlık getirir. Böyle şeylerin yanlış olduğu yıllar önce Milli Korunma Kanunu gibi uygulamalarda da görülmüştür. Buğday ihracatını yasaklamak mümkün değildir. Böyle çözümler serbest ekonomi kuralları ile de bağdaşmaz. Bence ithalat tek yoldur. Gerekirse partiler halinde ithalat yaparız ve stokçu ithalatın başladığını görünce zaten çözülür. Kaldı ki, şu anda elimizde döviz de var..

Kaya Erdem'in konuşmasından güç alan TMO Genel Müdürü Halil Çeken de ithalatın şart olduğunu savundu. Ortaya atılan çeşitli görüşleri kafasında değerlendiren Devlet Başkanı kararını açıkladı..

— Pekâlâ.. İthalat yapılmasına karar veriyoruz.

O yıl 561 bin ton buğday ithalatı yapıldı. Yaklaşık 100 milyon dolar döviz yurt dışına ödendi. Buna karşın Özal, IMF'ye «mahcup olmadı.» 100 milyon doların gitmesine rağmen IMF limitleri zorlanmadı, «serbest ekonomi» kuralı çiğnenmedi!

«Özal ekonomisinin perde arkası» kokusunda yazacaklarımız bitmedi. Gelişmelerin bundan sonraki renkli bölümlerini, banker olaylarıyla birlikte Kastelli'nin batışının ve «İsviçre'ye gidişinin» perde arkasını, Turgut Özal ve Kaya Erdem'in aynı gün istifa etmeleriyle sonuçlanan olayların hiç bilinmeyen yönlerim de, çok kısa bir süre sonra yeni bir kitap olarak yayımlamak umuduyla...

Emin ÇÖLAŞAN Mart 1984

Kaynakça
Kitap: Özal Ekonomisinin Perde Arkası: 12 Eylül
Yazar: Emin Çölaşan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Turgut Özal Ekonomisinin Perde Arkası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir