Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Yatılı Okul Alışkanlığı

bölüm 10

Burada Turgut Özal Ekonomisinin Perde Arkası hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Yatılı Okul Alışkanlığı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ağu 2011, 19:06

YATILI OKUL ALIŞKANLIĞI

1981 yılının ocak ayma gelindiği zaman MGK Genel Sekreterliği, gerek ekonomik ve gerekse siyasal konularla ilgili örgütlenmesini tümüyle bitirmiş ve yeni çalışma düzeni başlamıştı. Çalışmalar artık çeşitli komisyonlarda yapılıyor, bu çalışmalara uzmanlar çağrılıyor, Konsey üyelerine brifingler düzenleniyordu. Konsey üyeleri böylece çeşitli kamu kuruluşlarının çalışmalarını en yetkili yöneticilerin ağzından öğrenme fırsatı buluyorlar, bu arada kuruluşları yöneten kişileri de tanıma olanağına sahip oluyorlardı. Bu brifinglere Bülend Ulusu da katılıyordu. Konu ekonomiyle ilgili ise Turgut Özal, Kaya Erdem, ilgili bakanlar, müsteşarlar, genel müdürlerde brifinglere davet ediliyorlardı.

Devlet Başkanının da katıldığı bu brifingler çok sıkı kurallara bağlanmıştı. Bu kurallar daha önceden brifingi verecek olan kuruluşa gönderiliyor ve toplantıya katılacaklar, Evren Paşa'nın ve diğer Konsey üyeleri ile komutanların önünde güç durumda kalmamak için günlerce önceden antrenman yapmaya başlıyorlardı. Brifingde kimin nerede, nasıl ve hangi süreyle konuşacağı konusunda ilgili kuruluşa daha önceden kesin emirler geliyordu.. Verilen süreye özellikle uyulması şarttı. Örneğin, kürsüye çıkıp da konuşacak olan kişiye yarım saat süre verilmişse, o kişi 45 dakika konuşamazdı. Eğer Konsey'den böyle bir istek gelirse süre ancak o zaman uzayabilirdi. Brifingde sorulan sorulara ilgili bakan cevap verebilirdi. Eğer genel müdürün konuşması da gerekiyorsa bakan bu konuda izin isteyebilir ve genel müdüre söz verilebilirdi. Konuşmaların sonu her zaman «Arz ederim» diyerek Devlet Başkanı, Konsey üyeleri ve Genel Sekreterin başı öne eğerek selamlanmalarıyla biterdi.

Kürsüye çıkan konuşmacıların el kol hareketleri yapmaları, ellerini kollarını sallayarak konuşmaları gibi bir kural yoktu. Disiplin açısından konuşmacının sol eli yanda durur, sağ elim ise ancak elindeki sopayla «yansı» daki rakamlarda ya da tablolarda bir hususu göstermek için kaldırabilirdi. Hemen her ekonomik brifingde bir de yansı bulunur, anlatılan hususlar bu aygıtla göze de hitap edecek bir biçimde yansıtılırdı. «Yansı» sözcüğü, «projeksiyon makinesi» anlamına kullanılırdı ve Konsey'den önceden gelen emirler doğrultusunda bu sözcüğün kullanılması öngörülmüştü. Konuşmacı örneğin, «Sayın Devlet Başkanım, yansı'da da görüldüğü gibi... » derdi.

Brifinglere genellikle çok kısıtlı sayıda bir kadro katılırdı. Öndeki beş koltuğa, ortada Devlet Başkanı olmak üzere Konsey üyeleri oturur, Başbakan Ulusu gelecekse, kendisi için de ayrıca bir koltuk hazırlanırdı. Arka sıralarda bakanlar ve ilgili teknisyenler otururdu. MGK Genel Sekreteri ayrı bir yerde oturur, salonun diğer bir köşesindeyse ilgili Konsey komisyonunun yetkilileri ile uzman subaylar bulunurdu. Bir subay, yansı' mn başında bulunur ve konuşmacının anlattığı rakam ve grafikler bu aygıt aracılığı ile ekranda belirirdi.

Soruları genellikle Evren Paşa sorar ve konuşmacıları gerçekten sıkıştırırdı. Konuşmacıya soru sormak isteyenlerin önce Devlet Başkanından izin almaları gerekirdi.

Konuşma metinleri daha önceden Konsey üyelerine dağıtıldığı için, kürsüde anlatılanları yazılı metinden izlemek de mümkün olurdu. Düzenlenen her brifing için önceden çok sayıda rapor ve yazılı metin Konsey Sekreterliğine ilgili kuruluşlar tarafından gönderilirdi.

Konseyin sivil uzman kadrosundan DPT uzmanı Kemal Kasaroğlu bir gün, sonraki aylarda MGK Genel Sekreterliğine atanan Necdet Üruğ Paşa'ya sormuştu:

— Paşam, her gün çok sayıda rapor geliyor. Çok merak ediyorum, sizler bu raporları bunca iş arasında okumaya fırsat buluyor musunuz?

— Buluyoruz. Çünkü bizim askeri yatılı okullardan gelen bir alışkanlığımız vardır. Gece yatmadan önce de özellikle uzun uzun okuruz. Okuduklarımız da bunlardır.. Devlet işleridir..

Devlet Başkanı Kenan Evren, bu brifinglerde sık sık üzüntülerini dile getirir, bürokrasinin istenilen verimde çalışmadığından yakınır, ilgili kamu kuruluşları arasında verimli bir işbirliği olmadığını belirterek, bu gibi konularda askerliğin hiç aksamadan çalışan örgütlenmesinden örnekler verirdi. Bazen de kızmakla karışık eleştirilerde bulunurdu..

- - Sayın Devlet Başkanım, Tarım Bakanlığı, buğday üretimimizin bu yıl 17 milyon ton olduğunu, Toprak Mahsulleri Ofisiyse 15 milyon ton olduğunu söylüyor..

- Yani buğday üretimimizi bile bilmiyor muyuz? Nasıl iş bu..?

Bazı brifinglerde ise bazı genel müdürlerin büyük takdir kazandığı olurdu. Bunlardan biri de Azot Sanayii Genel Müdürü Yücel Özden'di.. 1981 yılı ocak aymda gübre konusunda verilen bir brifingde 10 dakikalık konuşma hakkı olan Özden'e Evren Paşa «Sen orada dur» diyerek soru sormaya başlamış, diğer komutanlardan da gelen sorularla Azot Sanayii Genel Müdürü tam 1 saat 45 dakika kürsüde bütün sorulara cevap vermiş, ülkemizin gübre sorununu bütün ayrıntılarıyla anlatmıştı. Kürsüden inerken Yücel Özden'e teşekkür edilmişti..

Daha sonra, özellikle 1982 yılında yapılacak bazı Konsey brifinglerinde Turgut Özal çok güç durumlara düşecek ve o yılın temmuz ayında istifa etmesinde bu brifinglerde olup bitenler önemli bir rol oynayacaktı. Bu olayları ileride ayrıntılarıyla açıklayacağız.

MGK'nm huzurunda bir de yasa tasarılarıyla ilgili olarak yapılan toplantılar vardı. MGK burada yasama organı görevini yapar ve üyelere ilgili bakan ve teknisyenler tarafından bilgi verilirdi. Bunlardan birincisi yasa tasarısıyla ilgili hazırlık toplantılarıydı. Buraya gerekiyorsa Başbakan da gelir, ancak ilgili bakan ve teknisyenler mutlaka çağrılırdı. Bu toplantılarda herkes görüşünü serbestçe açıklar ve sevkedilen tasarı konusunda MGK'ya bilgi verilirdi. İlgili MGK İhtisas Komisyonu Başkan ve üyeleri de bu toplantılara katılırdı. Bu toplantılarda genellikle konu Devlet Başkanı ile diğer Konsey üyelerine anlatılır ve onların direktifleri alınırdı.

İkinci tür toplantılar ise yasama toplantılarıydı. Buraya da aynı kadrolar gelir, herkes görüşlerini açık bir biçimde anlatırdı. Kimse küçümsenmez, isteyen herkes konuşurdu. Bu konuşmalar tutulan gizli zabıtlara da geçirilir, sonuçta beş kişilik Konsey kadrosu oylama yaparak yasa tasarısını ya onaylar, ya da reddederdi. Ancak hazırlıklar daha önceden sıkı bir biçimde yapıldığı için red kararı çok ender alınırdı.

Özellikle ekonomik alandaki çalışmalar, MGK Bütçe Plan Komisyonu Başkanı emekli Amiral Hüsnü Küçükahmet tarafından Konsey'e sunulurdu. Ekonomik konularla ilgili olarak bazen Turgut Özal ve Devlet Başkanı Danışmanı Adnan Başer Kafaoğlu da Konsey Genel Sekreterliğine gelirler ve Küçükahmet'le ayrı ayrı çalışmalar yaparlardı.

Şakacı ve esprili kişiliği ile tanınan MGK Genel Sekreteri Haydar Saltık Paşa bu üç kişiye, o zaman televizyonda gösterilen bir diziden ilham alarak isim takmıştı:

— Çarli'nin melekleri...

Kaynakça
Kitap: Özal Ekonomisinin Perde Arkası: 12 Eylül
Yazar: Emin Çölaşan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Turgut Özal Ekonomisinin Perde Arkası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir