Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Özal İstifa Ediyor...

bölüm 8

Burada Turgut Özal Ekonomisinin Perde Arkası hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Özal İstifa Ediyor...

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Ağu 2011, 18:49

ÖZAL İSTİFA EDİYOR

Özal, ekibiyle birlikte mart ayının gelmesini bekliyordu.. «Ah şu mart ayı bir gelse de, kazığı bir çıkarsak» sözcükleri sık sık duyulmaya başlanmıştı. Mart ayı geldiği zaman, 1980 Mart'ından 1981 Mart'ına kadar geçen 12 aylık sürede enflasyon hızının azalmış olduğu görülecekti. 24 Ocak kararlarından sonra getirilen büyük zamlardan sonra özellikle şubat ayında yüzde 100'ün üzerinde fiyat artışı olmuştu. O ayın büyük fiyat artışı, bütün bir yılın ortalamasını etkiliyor ve enflasyon rakamım yükseltiyordu.

Turgut -Özal'm rahatsızlığının bir nedeni de o günlerde kendi deyimiyle «Sol basının açtığı kampanya» idi. Özal, uygulanan ekonomik programa basında getirilen eleştirilerden son derece rahatsız oluyor, bunların Konsey'i de olumsuz yönde etkilediği yargısına varıyordu.
Kasım ayında bir Bakanlar Kurulu toplantısında fiyat kontrolları konusu gündeme geldi. Fiyatların kontrol edilmesi kavramı zaten Turgut Özal'ın tüylerini diken diken eden bir husustu. Serbest ekonomide böyle bir şey, Özal'a göre olamazdı.

O gün Bakanlar Kurulu toplantısında fiyat artışları görüşülürken söz fiyat kontrollarına geldi. Başbakan Ulusu, piyasanın başıboş bırakılmış olmasından yakmıyordu..

— Fiyatlar kontrol edilmezse bu iş böyle serbest piyasa nizamıyla yürümez. Bizim bu işi çok ciddi kontrol etmemiz lazım.. Hatta fiyat arttıranları cezalandırmamız lazım..
Turgut Özal, bu görüşleri kabul etmiyordu..

— Sayın Başbakan, fiyatları kontrol etmeye kalkarsanız bu hiçbir fayda getirmez. Bu yanlıştır. İdari kararlarla fiyat kontrollarının biz program olarak da, kişisel olarak da karşısındayız. Bunu hükümet programında da belirtmişiz. Bizim takip ettiğimiz programda fiyat kontrolü diye bir şey yoktur.

Tartışma uzadı. Bazı Bakanlar da Başbakan'dan yana tavır almışlardı. Sesini çıkarmayan bir diğer bölümün yüzlerindeki ifadeden de bu konuda Özal'la aynı düşünmedikleri anlaşılıyordu... Turgut Özal'm «Bardağı taşıran bu son damlandan sonra canı çok sıkılmıştı.
Dışarıya çıkınca Başbakan Ulusu'ya istifasını gönderdi. Bu istifa olayı ne o günlerde, ne* de daha sonra kamuoyuna yansımadı ve çok kısıtlı sayıda kişilerin dışında hiç kimse, olayı hiçbir zaman duymadı. Özal birkaç gün sonra istifasını geri aldı. Başbakan kendisini ikna etmişti.

Özal istifasını vermiş ve evine çekilmişti. Hiçbir şeyden haberi olmayan Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ali Koçman, o gün Özal'm evine geldi.. Özal rahatsızdı, huzursuzdu. Pijamalarını giymişti.. Ancak istifa ettiğini söylemiyordu..

— Bu böyle yürümez Koçman, çalışamıyorum.. Başbakanla işi götüremiyorum.
— Peki ne yapacaksınız?
Özal ""hep kaçamak cevaplar veriyordu..
— Bakalım oluruna bırakacağız.. Başka çare yok.
— İsterseniz ben yarın sizi makamınızdan arayayım..
— Yarm işe gitmeyeceğim. Biraz soğuk almışım galiba. Biraz evde dinlenelim bakalım ne olacak..
Ali Koçman durumundan kuşkulanmıştı. O sırada evde bulunan Hüsnü Doğan ve Yıldırım Aktürk de Özal'ın istifa ettiğini söylemiyorlardı.
— Valla durum berbat.. Herkes Turgut Beyi engelleme havasında. Çalıştırmıyorlar.. Başbakan da aynı havada..


KOÇMAN DEVREDE

Koçman, ertesi gün Başbakan Ulusu'dan randevu aldı ve ziyaretine gitti.

— Saym Başbakanım, sizden istirhamım, bu adama sahip çıkın. Çok çalışkandır. Ayrıca Türkiye'de bu işi en iyi bilen ve en ciddi götüren adamdır..
Ulusu da, istifa olayını bilmeyen Ali Koçman'a renk vermiyordu..

— Ben kendisini henüz yeterince tanıyamadım. Bir ekibi var, onlarla çalışıyor. Mutlaka değerli bir insandır.. İnşallah iyi olur..
Ali Koçman, bütün devlet adamlarıyla yakın ilişkisi olan ve onlarla rahat diyalog kurabilen bir insandı. 23 Nisan 1980 günü, 12 Eylül harekâtından birkaç ay önce ve 24 Ocak kararlarından birkaç ay sonra Ankara'da Bülent Ecevit'le görüşmüştü.

Anamuhalefet Partisi Başkanı Ecevit, Koçman'a şöyle demişti:

— Sayın Koçman, bu 24 Ocak kararlarının demokratik rejimde uygulanması mümkün değildir. Askeri bir rejimin gelmesini bu kararlar çabuklaştıracaktır. Benim sizden çok önemli bir ricam var. Askeri bir rejim gelecek olursa, demokrasi konusunda benim ve bizlerin yanımızda yer alır mısınız? Bunu bilmek istiyorum.

— Tabii alırım. Ama siz bu konuyu niçin sayın Demirel'le yüz yüze konuşmuyorsunuz?
— Ben konuşmaya her zaman açığım. Ama o benimle konuşmuyor..
Koçman aynı gün, Başbakan Demirel'e telefon etti, randevu alarak gitti..
— Hayrola Koçman, bugün Ankara'ya gelmişsin ve bazı temaslar yapmaya başlamışsın.. «Birileriyle» de görüştüğünü haber aldım..
— Sayın Başbakanım, saym Ecevit'le bu size ilettiğim konuyu konuşur musunuz? Kendisi böyle bir görüşmeye hazır..
— Görüşmem kardeşim.. Çünkü kapıdan dışarıya
çıkınca bütün konuşmaları açıklıyor. Onun için görüşmem
— Peki ne olacak bu 24 Ocak kararlarıyla? İş nereye gidecek?
— Mesele erken seçim olursa çözülür. Aksi halde işimiz zordur.
— Sizce asker gelebilir mi?
— Sanmıyorum..

Kaynakça
Kitap: Özal Ekonomisinin Perde Arkası: 12 Eylül
Yazar: Emin Çölaşan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Turgut Özal Ekonomisinin Perde Arkası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron