Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

13 Eylül 1980 Günü Başlıyor

Burada Turgut Özal Ekonomisinin Perde Arkası hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

13 Eylül 1980 Günü Başlıyor

Mesajgönderen TurkmenCopur » 11 Ağu 2011, 00:01

13 EYLÜL GÜNÜ BAŞLIYOR

MGK, 13 Eylül günü, Evren Paşa'ya «Devlet Başkanı» unvanını verdi. Konsey o gün de yoğun bir çalışma içerisindeydi. Yapılması gereken yüzlerce, binlerce iş vardı. Pek çok şey yeniden düzenlenecek, idarenin işlerliği sağlanacak, yeni düzenin yasal temeli kurulacaktı. Gerek Konsey ve gerekse kurmay ekipleri hızla çalışırken sivil bürokrasi de yeni düzene uyum sağlamaya, yönetime destek vermeye çalışıyordu. O cumartesi gündüz saatlerinde sokağa çıkma yasağı kaldırılmış, yaşam normale dönmeye başlamıştı.

Ekonomiyle ilgili bürokratların bir bölümü yine Genelkurmay'a çağrılmışlardı. Devlet hazinesinin perişan durumunu her gün yüzlerce defa gören ve bunun acısını çeken, 1 2 Eylül harekâtından bir ay önce Maliye Bakanı İsmet Sezgin'e «Sayın Bakanım, hükümet olarak ne yaparsanız yapın ve vergi yasalarını Meclis'ten geçirin. Aksi halde bu bütçe ile değil mali yıl sonunu, birkaç ay sonrasını bile getiremeyeceğimizi size arz ederim. Durum tam bir felakete doğru gitmektedir» diyen Bütçe Genel Müdürü Ertuğrul Kumcuoğlu, Turgut Özal'ın yanma geldi..

— Turgut Bey, ilk yapılması gereken şey vergi kanunlarının hızla çıkarılmasıdır. Lütfen askerlere vergi kanunlarının bir an önce çıkarılması telkininde bulunun.

— Yahu dur bakalım, adamların şimdi bir sürü işi varken gidip de vergi kanunlarını çıkarın diye mi bastıracağız?

— Beyefendi siz bu durumun ciddiyetini en az benim kadar biliyorsunuz. Başka çaremiz var mı?

— Tamam, tamam.. Ben söylerim de, her işin bir sırası var kardeşim..
O gün sivil bürokratlarla askerler arasında yapılan ekonomik toplantılarda vergi konusu gündeme geldi. Gelirler Genel Müdürü Ahmet Senvar Doğu da konunun çok önemli olduğunu askerlere anlatıyor, bu işin üzerine mutlaka gidilmesi gerektiğini savunuyordu. Askerlerden gelen mesaj ise şöyleydi:

— Bu konuda Maliye olarak hiç zaman kaybetmeyin. Fazla kimseden de fikir sormayın. Nasıl olsa bu işi sizler yeterince biliyorsunuz ve bugüne kadar pek çok hazırlık yapmışsınız...

Nitekim hükümet kurulduktan sonra Konseye ilk sevkedilen tasanlar vergi tasarıları olacaktı.
Aym gün, grev ve lokavt uygulamalarının sona er-dirilmesi görüşüldü ve MGK'da kabul edildi. O günlerde yaklaşık 100 bin işçi grevde idi. Bunlar işbaşı yapınca nasıl bir ücret ödenecekti? Bu konuda çözümü Özal bulacak ve Konsey'in onayına sunacaktı.

Özal'ın kafasında yine pratik bir çözüm belirmişti. Grevde olsun olmasın, toplu iş sözleşmesi bitmiş olan tüm işçilere, yüzde 70 oranında avans ödenmesine başlanabilirdi. Özal bulduğu bu çözümü Genelkurmay İkinci Başkanı Necdet Öztorun Paşa'ya açıkladı. Askerler işçilerin parasal haklarının hiçbir biçimde zarara uğramaması görüşünü savunuyorlardı. Öneriyi makul karşılayan Öztorun, bunu Konsey'e sunacağını söyledi.

İkinci gün de çalışmalarını genellikle Öztorun Paşa'nın odasında sürdüren Özal'la Genelkurmay İkinci Başkanı arasında bir yakınlık doğmuş, hatta hemşehri çıkmışlardı. İkisi de Malatyalı idi.

Paşa bir ara özal'a bir haber fısıldadı:

— Haberiniz var mı, Turhan Feyzioğlu Başbakan oluyor..

— Yok Paşam, nereden olsun.. İlk defa sizden duyuyorum.

Özal bu haberden hiç hoşlanmamıştı. Ancak yine de, bir süre sonra İstanbul'u, yakın dostu Ticaret Odası Başkanı Nuh Kuşçulu'yu aramaktan kendini alamadı..

Nuh, haberin olsun yeni Başbakanımız Feyzioğlu...

Aynı gün, Turhan Feyzioğlu Genelkurmay'a, Evren Paşa'nın yanına geldi. Ekibiyle görüşmüştü.

— Sayın Paşam, arkadaşlarımla uzun uzun konuştuk. İki büyük partiden yeterince dürüst, namuslu ve Atatürkçü arkadaş almak şartıyla Bakanlar Kurulu'nu kurmaya hazırım. Ancak dün size arz ettiklerimi bir kez daha arz etmek istiyorum. Benim tercihim yine de partili olmayan ve sizinle eşit şartlarla diyalog kurabilecek bir kimsedir. O da sayın Bülend Ulusu'dur.

Genelkurmay Başkanı ile Feyzioğlu arasında o gün yapılan görüşmede AP ve CHP'den Bakanlar Kurulu'na girebilecek «namuslu ve Atatürkçü» isimler üzerinde duruldu ve Feyzioğlu'nun kendileriyle temasa geçmesi istendi. Ertesi gün (pazar) tekrar bir araya gelecekler ve çalışmalarını sürdüreceklerdi.

Parlamento ve hükümet MGK tarafından feshedildiği için bakanlıkların başında bakan yoktu. Devlet çarklarının dönebilmesi amacıyla bakanlıkları müsteşarların yönetmelerine karar verildi. Devlet Başkanı o gün bakanlık müsteşarlarıyla bir görüşme yaptı ve kendilerine gerekli emirleri verdi.
Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Hasan Celal Güzel, durumu kamu kuruluşlarına bildirmek için bir genelge hazırlamış ve her kuruluşun müsteşarının o kuruluşu yöneteceğini yazmıştı. Genelgeyi okuyan bir general Güzel'e kızdı.

— Beyefendi, izin verin de Turgut Özal'm Başbakanlığına siz değil, başkaları, karar versin.

— Anlayamadım Paşam, nereden çıkardınız bunu?

— Müsteşar Bakan yerine görev yapıyorsa, başbakanlık Müsteşarı da Başbakan adına görev yapıyor demektir. Genelgeden bu çıkmıyor mu?

Aslında generalin haklı olduğu hemen anlaşıldı. Ertesi gün bazı yabancı radyolar ve yabancı basın bu karardan söz ederken Turgut Özal'm Başbakan yetkileriyle çalışacağını duyurmaya başlamışlardı.

Kaynakça
Kitap: Özal Ekonomisinin Perde Arkası: 12 Eylül
Yazar: Emin Çölaşan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Turgut Özal Ekonomisinin Perde Arkası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir