Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Batı Karahanlılar Devleti

Burada Karahanlı İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Batı Karahanlılar Devleti

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 16:24

Batı Karahanlılar Devleti

Yukarıda da zikredildiği gibi, Karahanlılar Devleti 1042'de bölünmüş idi. Batı Karahanlılar Devleti olarak bilinen bu devlet, Doğu Karahanlılar'a nispetle daha başarılı olmuştur. Siyaset alanında gösterdikleri başarı, ekonomik istikrarı sağlamış ve bunun neticesinde de kültürel alanda büyük hamleler yapmıştır.

Batı Karahanlılar Devleti'nin ilk ünlü hükümdarı Muhammed Bin Nasr idi. Kabiliyetli bir idareci olan kardeşi Ebu İhsan bin İbrahim'in de yardımı ile on sene kadar ülkenin başında kalan I. Muhammed bin Nasr, ortaya koyduğu güvenli yönetim ile halkının itimat ve sevgisini kazanmıştır. Başkent olarak kullandığı Özkend'de 1053 yılında ölünce yerine kardeşi Ebu İshak bin İbrahim geçmiştir. Kardeşi zamanında yeterli devlet tecrübesi kazanmış olan İbrahim, hükümdar olunca daha da başanlı olmuştur. Biraz baskı ve biraz da tehdit ile Doğu Karahanlılar'a ait Şaş ve İlah şehirleri ile Fergane'nin bir kısmım kendi hakimiyetine sokan İbrahim, bundan sonra ülkesinin istikrar içinde kalkınması için çalışmıştır. Bu istikrarlı devri bozan yegane hadise, Selçuklu sultanı Alp Arslan'ın (1063-1072) müsaadesi ile bazı Selçuklu akıncılarının Karahanlılar'ı rahatsız etmiş olmasıdır.

İbrahim, bu Selçuklu akınlarını Abbasi Halifesi'ne şikayet etmiş ise de bir netice elde edememiştir. İbrahim devrinin diğer önemli hadisesi ise ülkeyi başkent Özkend'den değil de Semerkant'dan yönetmesi idi. Bu ise, Semerkant'ın daha da gelişmesine sebep olmuştur. İbrahim, 1068 yılında ölünce yerine oğlu I. Şems ül-Mülk Nasr geçti. I. Nasr zamanında ülkenin istikrarı bozulmuştur.

Bunun en büyük sebebi, I. Nasr'a karşı yeğenlerinin başlattığı taht mücadeleleri olmuştur. Bundan istifade eden Doğu Karahanlılar"m daha önce işgal edilen topraklarım geri almak için mücadeleye girmeleri Batı Karahanlılar Devleti'ni oldukça müşkül duruma sokmuştur. Bu arada Sultan Alp Arslan'ın 1072'de ölmesi ile Batı Karahanlılar üzerindeki Selçuklu baskısı azalmıştır. Bir müddet sonra da Doğu Karahanlılar ile bir sulh antlaşması yapılarak iki kardeş ülke arasındaki sürtüşmelere bir son verilmiştir. Ne var ki, Batı Karahanlılar hükümdarı I. Nasr, bu sulh döneminin kıymetini bilemedi. Sultan Alp Arslan'ın ölümünü fırsat bilerek Selçuklu ülkesine hücum etti. Tirmiz'i işgal etmekle yetinmeyip Belh şehrine kadar ilerleyerek burasını yağma ettirdi. Nasr"m bu hareketleri bir müddet sonra Selçuklu Sultam Melikşah'ın (1072-1094) Batı Karahanlılar üzerine sefere çıkmasına sebep oldu. Nasr, karşı koyamayacağını anlayınca Selçuklu veziri Nizam ül-Mülk aracılığı ile sulh istedi. Ulemanın da iki Müslüman Türk devletinin savaşmasını tasvip etmemesi üzerine, Melikşah onu affetti. Taraflar arasında sulh akdedildi.

I. Nasr'ın 1080 yılında vefatı üzerine yerine oğlu Ebu Suca el-Hızr geçti ise de onun bir yıl sonra ölmesi üzerine oğlu Ahmed Han (1081-1089) Batı Karahanlılar tahtına geçti. Fakat Ahmed Han sert mizaçlı ve geçimsiz bir kişiliğe sahipti. Onun bu hali, kısa zamanda halk arasında huzursuzluk yarattı. Bunun üzerine Karahanlılar uleması Sultan Melıkşah'a müracaat ederek hükümdarlarını şikayet etti. Melikşah 1088 yılında Semerkand'ı alarak Ahmed Han'ı esir etti ve beraberinde İsfahan'a götürdü. Fakat, bazı Karahanlılar bu Selçuklu hakimiyetine karşı çıkarak isyan ettiler. Bu isyanları bastırmak için Melikşah 1090 yılında yeniden Maveraünnehr seferine çıktı. Yanına aldığı Ahmed Han'ı tahtına iade ederek nasihatta bulundu ve ülkesini adil bir şekilde idare etmesini istedi.

Böylece Batı Karahanlılar, Selçuklu hakimiyetine girmiş oldu. Fakat, Ahmed Han, ulema ile bir türlü geçinemediği için başarılı bir idare gösteremedi ve yargılanarak 1095 yılında idam edildi.

Ahmed Han'ın öldürülmesinden sonra Batı Karahanlılar Devleti'nin başına geçen I. Mesud bin Muhammed bir sene sonra vefat edince, devrin Selçuklu sultanı Berkyaruk (1094-1105), hükümdarlığa Süleyman bin Davud'u atamıştır. Fakat, iki sene sonra Davud'un öldüğünü, yerine I. Ebü'l-Kasum Mahmud'un Karahanlılar hükümdarı olduğunu görüyoruz. Bu arada çıkan taht kavgasında Cibrail bin Ömer (Harun)'in Mahmud'u öldürerek hükümdarlığım ilan etmesi üzerine Selçuklu hükümdarı bu emrivakiyi kabul etmek mecburiyetinde kalmıştır. Esasında Selçuklular da o yıllarda bazı dahili problemlerle karşı karşıya bulunuyordu. Selçuklular'ın içine düştüğü bu duraklama devresinden istifade eden Cibrail bin Ömer, Horasan'ı ülkesine katmak için teşebbüse geçmiş ise de Selçuklular'ın Horasan valisi Sencer tarafından Tirmiz'de bozguna uğratıldığı için bu isteğine kavuşamamıştır. Harp sırasında esir düşen Karahanlılar hükümdarı, 1102'de idam edilerek cezalandırılmıştır. Bu gelişmelerden sonra, Maveraünnehr bölgesini yeniden teşkilatlandırarak Batı Karahanlılar üstündeki Selçuklu hakimiyetini daha da pekiştirmiştir. Nitekim, yeğeni Arslan Han ise bastırdığı paralara Sencer" in adım yazdırarak ona tabi olduğunu göstermiştir. Sencer'in Selçuklu Sultanı olmasından sonra (1118-1157), Arslan Han durumunu daha da kuvvetlendirmiştir.

Nitekim, Karahanlı prenslerinden Ömer Han ile Hasan bin Ali, Arslan Han'a karşı taht mücadelesine girişmişler ise de, Sultan Sencer'in yardımı ile bu isyancıları kolayca bertaraf etmiştir. Fakat, bir müddet sonra Arslan Han'ın daha da müstakil hareket etmeye başlaması Selçuklu sultanını kızdırmıştır. Bunun üzerine Semerkand'ı yeniden işgal eden Sultan Sencer, Arslan Han'ı tahtan indirerek cezalandırmıştır.

Kaynakça
Kitap: DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİ TARİHİ
Yazar: Mehmet SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Batı Karahanlılar Devleti

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 16:24

Arslan Han, 1132'de Merv'de ölmüştür.

Sultan Sencer, Batı Karahanlılar Devleti'nin başına önce Ebü'l Meali el-Hasan bin Ali (1130-1132) ve ondan sonra da Ebü'l Muzaffer İbrahim bin Süleyman (1132)'ı geçirmiştir. Bu iki hükümdarın ömürlerinin kısa olması Sultan Sencer'i oldukça sıkıntıya sokmuş ise de, II. Mahmud bin Muhammed (1132-1141)'i tahta çıkardığı zaman biraz rahatlamıştır. Zira, dokuz yıllık hükümranlığı süresince Mahmud, Sultan Sencer'e karşı son derece saygılı davranmış ve son yıllarına kadar pek fazla hata yapmamıştır. Mahmud Han'ın Kara-Hıtaylar'la 1137 yılında Hocend yakınlarında yaptığı harbi kaybetmesi hem kendisi ve hem de koruyucusu Sultan Sencer için hiç de iyi olmamıştır. Zira, bu harpten sonra Karluklar ile de arası açılan Mahmud Han, birdenbire karşısında Kara-Hıtay ve Karluk ittifakını bulmuştur. Bunun üzerine Sultan Sencer'in yardımım isteyen Mahmud, onunla birlikte Karluk ve Kara-Hıtay ittifakına karşı mücadele etmiştir. Fakat Sultan Sencer ile Mahmud Han'ın kuvvetleri, 1141 yılında Katvan sahrasında Kara-Hıtay ve Karluk ordularına yenilince Horasan'da bütün Orta Asya bölgesini terk etmek mecburiyetinde kaldılar. Kara-Hıtaylar, bütün Maveraünehr'i işgal edince Batı Karahanlılar'ın topraklan da onların eline geçmiş oldu. Bilhassa Sultan Sencer'in 1157'de vefatından sonra Batı Karahanlılar Devleti'nin desteğini görmüşler ise de bu desteğin devamlı olmayışı ve başa kuvvetli hükümdarların geçmeyişi nedeniyle Batı Karahanlılar Devleti, 1212 yılma kadar yaşamış ve ondan sonra da tarih sahnesinden silinmiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Karahanlı İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir