Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Dönekler ve Liberaller Cumhuriyeti

Burada Medya'nın AKP tarafından nasıl çökertildiğini ve nasıl yandaş yapıldığını hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Dönekler ve Liberaller Cumhuriyeti

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Eki 2011, 03:30

DÖNEKLER VE LİBERALLER CUMHURİYETİ

"Teke Tek" dediniz mi, işte böyle olacak (Kanal D, 29 Ekim 2001). Tek fikir, tek takım! Şu kadroya bakın, Mehmet Barlas. Mehmet Altan. Oral Çalışlar ve Gülay Göktürk! Konu ne? Cumhuriyet. Beylerin ve Bayan'ın doğal uzmanlık alanı! Bırakın yiyip biliriversinler.

Teke Tek Dümtek

Fatih Allaylı tarafsızlık görüntüsü oluşturma gayretine düşme-yip. Aslan Başer Kafaoğlu ile Nur Serter'in yerine iki liberal daha çağırsaydı, çok daha iyi olurdu kuşkusuz. Örneğin Cengiz Çandar'la Cüneyt Ülsever'i veya Ertuğrul Özkök'le Fehmi Koruyu; hatta dördünü birden. Ortaya sadece teke tek değil, lam bir teke tek dümtek programı çıkardı.

Ama Barlas-Altan-Çalışlar-Göktürk takımı da iyi çalıştı. Çağrılmayanları doğrusu hiç aratmadılar. Cumhuriyet'in sağından dolanıp solundan vurdular, solundan girip sağından çıktılar. Son senelerin en hoş, en tatlı, en sakin, en huzurlu programı yaşandı. Biri bıraktı biri aldı; öteki yoruldu, diğeri girdi söze. Hepsi pamuklar gibi yumuşaktılar. Birbirlerinin sözünü nadiren ama hep balla kestiler, katılmak için veya konuşanın unuttuğunu hatırlatmak üzere. Dördü de katılıyorum ve katılmak için ileri atılıyorum konumundaydı. Küçük bir yorgunluk olmuşsa, işte kesinlikle bu katılma hamleleri nedeniyle olmuştur.

Fehmi Koru'nun Yüz Akları

Tabii çok zevk aldılar. O kadar ki, Gülay Hanım, izleyicide uzak için mi yakın için mi olduğu merakını hep canlı tutmak üzere, sürekli takıp çıkardığı gözlüğünü boşlukta bir elips oluşturacak şekilde usulcacık sallayarak, bu hususun altını özenle ve gene yumuşacık çizdi. Böyle verimli ve tatlı bir toplantıya yıllardır hasret kalmıştı. Ama sadece onlar değil, Fehmi Koru da konuşmalardan büyük zevk almış, "sevinmiş" ve "kıvanç duymuş"tu, dörtlüyü "ülkemizin yüzakı" ilan ediyordu.

Cumhuriyet'in Suçlar Listesi

İçerik, elbette kadronun bileşimine tamamen uygundu.

Cumhuriyet demokrasiye geçemediği için Türkiye bugünkü sorunlarla karşılaşmıştı; bu sebeple örgütlü toplum olamamıştık ve Türkiye, bu sebeple Yunanistan'dan şu kadar geri kalmıştı; Cumhu-riyet'in yarattığı yönetici elit demokrasiyi önlemişti; demokrasinin ekonomik altyapısı serbest piyasaydı; yurttaşlar bireyleşememiş, halk Cumhuriyet'in tebaası haline gelmişti; kendini rejimin bekçisi ilan eden Ordu demokratik gelişmenin önündeki en büyük engeldi; Ordu 12 Mart ve 12 Eylül'de olduğu gibi 27 Mayıs ve 28 Şubat'ta da demokrasinin önünü kesmişti; irtica, bölücülük gibi korkulukları sallamaktan artık vazgeçilmeliydi...

Cehaletten Değil, Kasıt Var

Böyle olur işte, liboşlar ve dönekler cumhuriyetinde cumhuriyet tartışması. Değneksiz gezebilirsiniz dediniz mi saçmalamanın önünü alamazsınız, ortaya dökülen incileri toplamaktan kolunuz yorulur.

Ne emperyalizmin lafı geçer, ne irticanın. Ne demokrasinin ortaçağı aşmak olduğundan, dolayısıyla irticaya karşı mücadelenin doğrudan doğruya demokrasinin tanımı içinde bulunduğundan söz edilir; ne yüz yıldan fazla bir zamandır demokrasinin ancak emperyalizmden koparılıp alınabildiğinden. Ne Amerika'nın Türkiye üzerindeki 50 şu kadar yıllık hâkimiyeti gündeme gelir, ne Avrupa Birliği kapısında sömürgeleştirildiğimiz. Ne Türkiye'yi bugünkü çıkmaza getirenin serbest piyasa ve serbest piyasa partileri olduğu hatırlanır, ne liboşların bütün güçleriyle bu partileri destekleyegeldikleri. 50 yıldır ve bugün Meclis'le ve hükümette Cumhuriyet'i savunanların değil, serbest piyasacıların oturduğu bile unutturulur. 12 Mart ve 12 Eylül'ün 27 Mayıs'ın getirdiği Anayasa'yı ortadan kaldırmak için bizzat Amerika tarafından tezgâhlandığı; 28 Şubat'ın ise Cumhuriyet Devrimi Kanunları uygulansın programına dayalı bir demokratik atılım olduğu gözlerden gizlenir.

Peki, cehaletten mi kaynaklanıyor bütün bu saçmalıklar? Hayır efendim ne münasebet! Türkiye'nin ve dünyanın gerçekleri kendilerine genç yaşlarında fazlasıyla öğretilmişti. Batılı emperyalist merkezlerde ameliyattan geçirildiler. Beyinleri temizlendi, bütün bildikleri silindi ve kafalarının içine Cumhuriyet ve Türkiye karşıtı birer bilgisayar programı yerleştirildi. Yani cehalet yok, kasıt var.

Aydın Doğan'ın Televizyonunda

Ama haklarını yememeliyiz, işlerini iyi öğrenmişler. Teke tek değil, dördü birden Cumhuriyet Devrimi'ne ve doğrudan doğruya Cumhuriyet ve demokrasi fikrine karşı savaşırken bile, Cumhuriyet'ten yanaymış gibi bir üslup kullandılar. Sık sık "Bizim Cumhuriyetle bir sorunumuz yok" demeyi unutmadılar. Hatta halk için demokrasi ve özgürlük bile istediler. Uyuşturarak kesip biçmeyi biliyorlar kısacası. Türkiye'ye karşı Amerika'yı ve Avrupa Birliği'ni; demokrasiye karşı irticayı ve emperyalizmi savunan yazılarını, orada kimsenin kendilerine hatırlatmayacağından emindiler.

Millet, Cumhuriyet'in kuruluş yıldönümünü uzun süredir görülmeyen bir coşkuyla kutladı bu sene. Yabana atılmasın, o gece Aydın Doğan'ın televizyonunda yaşananlar da öğreticidir, önemli bir katkıdır. Cumhuriyet Devrimi'ni tamamlamak ve Türkiye'yi gerçek demokrasiye kavuşturmak isteyen, kimlerle karşı karşıya bulunduğunu bilmelidir.

Kaynakça
Kitap: Dönekler
Yazar: Hasan Yalçın
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Medya Nasıl Çökertildi ve Yandaş Yapıldı?

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir