Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Düğmeli AB Yazarları

Burada Medya'nın AKP tarafından nasıl çökertildiğini ve nasıl yandaş yapıldığını hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Düğmeli AB Yazarları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Eki 2011, 03:27

DÜĞMELİ AB YAZARLARI

Tabloyu ancak düğme mekanizmasıyla açıklayabiliriz.

8 Kasım'dan önce Avrupacı yazarlarımız kendilerinden son derece emin konuşup yazıyorlardı. Dediklerine kalsaydı, o tarihte açıklanacak Katılım Ortaklığı Belgesi Türkiye'nin hassasiyetlerini dikkate alacak, böylece AB'nin Türkiye'ye ne kadar benimseyici yaklaştığı görülecekti. Dolayısıyla AB'nin Türkiye'yi almak için değil bölmek için aday üye yaptığını söyleyegelen şom ağızlı AB düşmanları neye uğradıklarını şaşıracaklar ve öfkeden kuduracaklardı.

Soğuk Duş Alınış AB Bülbülleri

Bu yüzden Katılım Ortaklığı Belgesi, bu tür yazarların üslubuyla söylersek, kendileri için tam bir soğuk duş etkisi yaptı. Belge hiç de önceden pazarladıkları gibi çıkmamış, Kıbrıs kısa vadeli programa konmuştu; üstelik hemen ardından AB'nin, Kurtuluş Savaşını bile "Ermeni soykırımı" ilan eden ve Türk Ordusunu Kıbrıs'ı işgal etmiş olmakla suçlayan kararları gelecekti.

AB yazarları 8 Kasım sonrası moral bozukluğu günlerini, ya dul yemiş bülbül vaziyeti alarak ya da Belgeye Kıbrıs'ı son anda Yunanistan'ın koydurttuğu hikâyesini yazarak geçirmeye çalıştılar. Güya AB'nin Yunanistan dışındaki üyeleri farklı tutum içindeydiler, dolayısıyla AB'ye kızmak yanlıştı.
Böylece, gelindi 24 Kasıma. Cumhurbaşkanı Sezerin Başkanlığı'nda yapılan Devlet Zirvesi Denktaş'ın Kıbrıs görüşmelerinden çekilmesine karar verince, Yunanistan'ı suçlayarak geçiştirme ve yutturma politikasının geçersiz olduğu ortaya çıktı. AB yazarları birkaç gün sessiz kaldılar; ilgili merkezlerin yeni taktiği belirlemesini bekledikleri 27, özellikle 28 Kasım'da ortaya çıkacaktı.

On Biri On Bir Yerden

Hayır, talimatsız, birisi düğmeye basmadan olamaz böyle bir kampanya.

Tam on bir köşe yazarı, aynı gün, aynı konuda, aynı örnekleri vererek, halta aynı cümleleri kullanarak yazı yazmıştı. Hüniyet't&n Ertuğrul Özkök (27 Kasım) ve Enis Berberoğlu (28 Kasım); Milliyetten Yasemin Çongar (27 Kasım), Şükrü Elekdağ (27 Kasım), Hasan Cemal (28 Kasım), Taha Akyol (28 Kasım) ve Şahin Alpay (28 Kasım); Sabahlan Sedal Serloğlu (27 Kasım); Radikal'den İsmet Berkan (28 Kasım); Cumhuriyet'ten Oral Çalışlar (28 Kasım) ve Aydın Engin (28 Kasım), sanılır ki, bir yerlerde buluşup tartışmışlar ve sonunda "Haydi arkadaşlar bunları hep birlikle yazalım" diye kararlaştırıp gazetelerine koşmuşlardı. Aynen böyle.

Çocuklar ve Torunlarla Birlikte

Konu AB'ye karşı Türkiye'nin aldığı tulum, yani Devlet Zirvesi'nin Kıbrıs görüşmelerinden çekilme kararıdır. Arlık Katılım Ortaklığı Belgesi'ne Kıbrıs'ı Yunanistan'ın yazdırdığı filan gibi masallar bir yana bırakılmış, moral bozukluğundan çıkılmış, cesaretler toplanmış ve topyekûn saldırıya geçilmiştir. Tam bir "AB için Kıbrıs'ın lafı mı olur" kampanyası! Türkiye'nin tutumu "serttir"; görüşmelerden çekilmekle "büyük risk" alınmıştır; Rauf Denktaş işleri başından beri bozmaktadır; Türkiye 26 yıldır Kıbrıs'ta ne yapmıştır ki, bundan sonra ne yapacaktır. Kıbrıs, Türkiye için aslında tam bir skandaldır; verip kurtulmak en iyisidir, gerekirse hem Kuzey Kıbrıs'ta hem Türkiye'de referanduma gidilsin, herkes görsün bakalım AB isteniyor mu istenmiyor mu; AB hem ekonomik, hem siyasal açıdan Türkiye için biricik çaredir, treni hiç olmazsa bu kez kaçırmamalıdır...

Daha açıklayıcı olan, yazarlardan birkaçının AB'yi savunmak için kendileri yetmezmiş gibi çocuklarını ve torunlarını da seferber etmeleridir. Şunlara bir bakınız: "Devlet erkanına bir kere daha soruyorum: Torunlarımıza vereceğimiz cevabı da hazırladınız mı?" (Özkök), "Benim çocuğum, torunum hakkında böyle bir karar vermeye kimin hakkı var?" (Berkan), "Onları ne millet, ne tarih affeder" (Alpay).

Düğme Bağımlılığı

Yeni Dünya Düzeni medyasında her yazarın, bir düğmesi olduğunu bilenlerdeniz. Hatta iletişim fakültelerinden diploma verilirken her gazeteci adayına bir de kumanda düğmesi takıldığını bile ileri sürebiliriz. Meslek merdivenleri tırmanıldıkça o düğmeye basan parmak da değişir. Haber müdürü, genel yayın yönetmeni, patron derken sıra istihbarat örgütüne ve giderek ABD'nin, AB'nin sinir merkezlerine geldiğinde düğme zaten parmak tiryakisi olup çıkmıştır. Ama bizim AB yazarlarımızın sergiledikleri manzarayı bu genel kuralla bile açıklamak zordur. Çünkü göz göre göredir, utanmazcadır; ülkelerinin ve halklarının çıkarlarına karşıtlık ve efendilerine bağlılık pervasızlık düzeyinde çıplaktır. Böyle oluşunun, düğme bağımlılığı dışında başka sebepleri olmalıdır. Vardır.

Büyük Kampanyanın Parçası

Düğmeli AB yazarlarının kampanyası aslında bir başka ve büyük kampanyanın parçasıydı. Aynı 28 Kasım günü gazetelerde MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun'un açıklamaları yer aldı. Hem içerik hem cesaret bakımından Atasagun'un açıklamasıyla AB yazarlarının yazıları arasında müthiş bir ayniyet vardı. Bir Müsteşar, belki MİT tarihinde ilk defa, Ordu'yu da açıkça karşısına alarak, siyasetin temel sorunlarına ilişkin görüşlerini açıklıyor; kendi kurumunun diline tercüme ederek Katılım Ortaklığı Belgesi'ni savunuyordu. Açıklama Batı medyasından büyük ilgi gördüğü gibi, ABD'ci ve AB'ci Kürt siyasal çevrelerince desteklendi. HADEP'in kendi ifadesiyle 100 bin, gazetelere göre 50 bin kişiyi Ankara'ya getirerek yaptığı kongre gösterisinin üzerinden ise sadece birkaç gün geçmişti.

Türkiye'nin AB'ye karşı direncini kırmayı amaçlayan kampanyanın patronu kuşkusuz ABD ve AB'dir. Türkiye'nin AB dayatmalarına karşı tavır almaya, özellikle en yetkili ağızlardan Avrasya seçeneğini dillendirmeye başlaması oralarda büyük rahatsızlık yaratmıştır. Türkiye'ye, özellikle Silahlı Kuvvetlere karşı yeni bir eleştiri ve tehdit kampanyası çoktan başlatılmıştır. Türkiye içindeki bütün bağlı kuvvetlerin harekete geçirilmesi işte bu kampanyanın gereğiydi.

AB yazarlarının merkezde kararlaştırılan takliği maskeleri atarcasına telaşla uygulaması, Türkiye'yi elden kaçırma korkusunun büyük olduğunu gösteriyor. Ama aynı zamanda Batı emperyalizmi ve işbirlikçileriyle Türkiye arasındaki çelişmelerin keskinleşliğini, mücadelenin bugüne kadar olmadığı şekilde sertleşmekte olduğunu da.

AB yazarları artık düğmelerini gizleme gereğini duymuyorlar. Oraya bakarak Türkiye'yi sömürgeleştirmek isteyenlerin parmağını herkes görebilir.

Kaynakça
Kitap: Dönekler
Yazar: Hasan Yalçın
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Medya Nasıl Çökertildi ve Yandaş Yapıldı?

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir