Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Dönmüş Adam İçin Yaş Hesabı

Burada Medya'nın AKP tarafından nasıl çökertildiğini ve nasıl yandaş yapıldığını hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Dönmüş Adam İçin Yaş Hesabı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Eki 2011, 03:22

DÖNMÜŞ ADAM İÇİN YAŞ HESABI

Doktor Serdar, garip bir konu üzerinde çalışıyor. Daha doğrusu ilk açtığında bana garip gelmişti. Şimdi alıştım, hatta hesap yöntemini bile öğrendim. Serdar, toplumda "dönek" tabir edilen, bir fikri belli süre savunduktan sonra tam karşıya geçip zıddını savunanların yaşları nasıl hesaplanmalı sorusuyla uğraşıyor.

Evet, aklınızdan gelen açıklamayı ben de yaptım hemen. "Nüfus cüzdanına bakıp doğum tarihinden hesaplarsın." O yöntemi babaannesi de biliyormuş. Araştırma yapmaya gerek yokmuş. Ben kendisini deli mi sanıyor muşum? Anladım, kendisi açıklayacak, böyle girizgâhlarla ısınmaktadır.

Serdar açıklamaya ağaçlardan başladı. Bir ağacın yaşı denince kuşkusuz yaşadığı yıl sayısıdır söz konusu olan. Bir inek için de yaş böyle hesaplanır. İneğini satmak isteyen köylüye sorulur: Kaç yaşında dayı bu hayvan? Köylünün vereceği rakam, ineğin doğum tarihinden bugüne kadar geçen zamanın yıl olarak ifadesidir. "Peki insanlarda niçin kullanmayalım bu yöntemi?" diye soruyorum. "Kullan istersen" diyor. Ama böylece bulacağımız yaş, insanların hayvan yaşı oluyormuş. İnsanların bir de insan yaşı varmış ki, işte Doktor Bey'in, hangi yöntemle hesaplamalıyız diye araştırma yaptığı yaş bu imiş.

Nitekim Doktor, geçenlerde dönmüşlerden birinin otobiyografisini okumuş. Yani kendi kaleminden çıkmış hayat hikâyesini. "Birden dikkat kesildim" diye sürdürüyor. Dikkat kesilmiş, çünkü dönmüşün hayat hikâyesinde çok önemli bir bölüm yer almakta imiş. Çıkarıp atmış adam. "Ne gibi bir bölüm?" 12 Eylül öncesinde adam, Türkiye İşçi Köylü Partisi'nin yöneticisi imiş. Kendi yazdığı hayat hikâyesinde böyle bir bölüm yokmuş. Silinmiş. Yok edilmiş.

İyice anlayabilmem için ek bilgi veriyor. Gene bunlardan biri, bir kitap yazıp ilk baskının kapağına Ecevit, Erbakan ve Türkeş'le birlikte Doğu Perinçek'in de resmini koymuştu. Kitabının yeni baskısının kapağından Perinçek'in resmini çıkarıp atmış.

Deme?
Derim.

Yani adam, Erbakan'la Türkeş'i kendine Perinçek'ten bile yakın mı hissediyor. "Onu bilemem tabii" diyor Doktor, "Belki yakın bulmakla ilgisi yoktur da, işte yaşamının belirli bölümünü tamamen unutmak ve unutturmak için kullandığı bir yöntemdir". "Canım" diyorum, "bu adamlar bazı resimlerden siyasi rakiplerini çıkarttıkları için Stalin'i filan eleştirirlerdi. İktidara gelmeden böyle yaptıklarına göre; bir de iktidara gelseler sadece resimlerden çıkarmayacaklar devrimcileri, hayatın kendisinden de kazıyıp alacaklar. Doktor, gene girmiyor ideolojik tartışmaya, daha çok yaş sorunuyla ilgili. Diyor ki, "Şimdi hu adam kaç yaşındadır Selim Bey sizce?"

Derinlemesine bakıyorum yüzüne, hesaplamaya çalışır gibi. Ama Doktor çoktan hesaplamış oluyor. Bildiğim kadarıyla bu adamlardan çoğu yirmi-yirmi beş sene, şimdi terk ettikleri fikirleri savundular. Şimdi o yirmi beş seneyi kendi hayatlarından kendi elleriyle siliyorlar.

Gülay Göktürk geliyor gözlerimin önüne. Şimdi karşısına geçtiği fikirleri savunmaya başladığında neredeyse çocuktu. Çocuk gibiydi diyelim. Güzeldi de Allah için. Şimdi elliye merdiven dayadı. Hayalından yirmi seneyi çıkarıp attı. Geriye ne kalıyor? Gülay, "kalkındırıcı, geliştirici niteliklerini şimdi keşfettiği işbirlikçi burjuvaziye" kırk küsur yaşında değil de, yirmi küsur yaşında gitmiş oluyor. Genç ve verimli bir kadın olarak! Gençleşebilmek için yaşamının burjuvazi tarafından istenmeyen yıllarını silip atıyor.

Doktor, "Gülay'ın niçin saçmaladığını da anladın mı şimdi?" diye soruyor. Açıklıyor. Gülay'ın o yirmi küsurluk yaşından bir de on sekiz düşmemiz gerekiyormuş. Nitekim o yaşa kadar insanın fikirlerinin henüz olgunlaşmadığını kabul etmeliymişiz. Demek ki, Gülay'ın akıl ve fikir yaşı şu anda yedi ile on yaşındaki bir çocuğunki kadar oluyormuş. Doktor, bir parantez açıp, halkımızın akıl yaşta değil baştadır, dediğini hatırlatıyor. Akil yaşı üzerinde durduğunu söylüyor.

Peki Gülay'ın yüzü! Kadın meselesi tartışmanın düzenini bozmasın diye Gülay'ı bir kenara bırakıp, öteki dönmüşlerden örnek veriyor Serdar. "Dikkat et, suratları körük gibi, hadi nazik olsun, akordeon gibi." Yorgun, isteksiz, hatta biraz uğursuz bir yüz ifadeleri oluyormuş böylelerinin. "Akılları küçülüyor da yüzleri gençleşemiyor. Hayvan yaşları sabit kalırken insan yaşları durmadan küçülüyor. Sıfıra doğru gidiyor. Kendileri küçültüyorlar, küçülüyorlar."

Hayvan yaşı hikâyesi saldırı gibi anlaşılmasın Doktor diyorum. Hayır'mış, bilimselmiş bu yaklaşım. Bir insanın bir hayvan yaşı varmış, bir de insan yaşı. İki yaş ne kadar birbirine yakınsa, o kadar anlamlı bir yaşam sürmüş sayılırmış insanlar. Hele iki yaş aynı ise tadına doyum olmazmış. Böyle insanlar yaşlandıkça güzelleşirlermiş. Lenin resmi var büromda bir tane, Doktor onu gösteriyor.

Doktorun öğrettiği hesap yöntemini durmadan uyguluyorum şimdi. Dönmüş biriyle karşılaşınca hemen kafamdan bir hesap yapıyorum. Demek ki, bu adama bu yaştaki biri gibi davranmalıyız diyorum. Sadece onlara değil, örneğin Mimar Sinan'a uyguluyorum yöntemi. Mimar Sinan 99 yaşında ölmüş. Örneğin Süleymaniye Camisi'ni yedi senede yapmış. Camiyi reddetseydi, demek ki insan yaşı itibariyle doksan iki yaşında ölmüş olacaktı. Diğer tanınmış adamlar için de yapıyorum yaş hesabını zaman zaman...
Çok hoş bir oyun. Önerebilirim.

Resim

Kaynakça
Kitap: Dönekler
Yazar: Hasan Yalçın
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Medya Nasıl Çökertildi ve Yandaş Yapıldı?

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir