Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Dönmenin Diyalektiği

Burada Medya'nın AKP tarafından nasıl çökertildiğini ve nasıl yandaş yapıldığını hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Dönmenin Diyalektiği

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Eki 2011, 03:22

DÖNMENİN DİYALEKTİĞİ

Bu yazıyı yazmak zorundayım. Çünkü Reha Muhtar'ın TV-l'de "Dönekler" programına çıkardığı çocuklardan bir kısmı eski arkadaşım, ötekileri ise az. çok tanıyorum. Programı izleyemedim. Sonradan anlattılar ve Aydınlık'la okudum.

"Dünya değişti, biz de değiştik" demişler. Tartışma bu noktada değil ki! Değiştikten sonra durduğunuz yer önemli. Hangi sınıftan yanaşınız? Dönenler bu soruya ifrit oluyorlar. Onlara kalırsa artık sınıflar da yok, emperyalizmden söz etmek de bir tür "dar kafalılık."

E ama, bütün bunları siz Devlet Televizyonundan söylüyorsunuz. O Televizyon ki, şimdi üstelik bir özel harp silahıdır. Ateş ediyor, birilerini vuruyor. İşte hem o Televizyon'un sahiplerine, hem de vurup öldürdüğü insanların topluluğuna sınıf deniyor.

Kaldı ki, dönenlerin dönmeleri için bile sınıflar gerekli. Sınıflar olmasaydı, hangi sınıfın yanından ayrılıp hangi sınıfın yanına gideceklerdi? Büyük ihanetlerde hep böyledir. İnsanoğlu, ihanet ettiği sınıf veya insan ortadan kalkmış olursa vicdan azabından kurtulacağını sanır.

Bizim, değişimi reddettiğimizi de söylemişler. İftira. Reddediyor olsaydık bile sadece dönenlerin dönüşlerine bakarak değişimi mutlaka keşfederdik. Televizyona çıkanların bir kısmının dönüşünü adeta günbegün izledim. Yanlarındaydım.

Değişim esastır. Doğa da, toplumlar da, insanlar da, fikirler de, kendi iç çelişmelerinin gelişmesi sonucu değişirler. Konumuz insan. Mao, insanın değişimine kendisinden örnek verir. Der ki, "Benim içimde maymunla kaplan sürekli mücadele halindedir." Dönenler şimdi, "Gene mi Mao?" dediler biliyorum. Onların hatırı için hayvanları değiştiriyorum. Hem insanın içinde bir aslan, bir de köpek vardır. Sürekli birbirlerini yemeye çalışırlar.
Köpekle aslanın kavgasında dış koşullar, yani ortam da önemli. Dönenler, "değişen dünya" derken ortamı anlatıyorlar. Umulmadık bir mirasa konmak insanın yaşama olanaklarında önemli bir değişiklik yaratabilir. Zenginlik köpeği besler. "İnsanın düşüncesini belirleyen maddi koşullarıdır." Dönenler gene kızdılar. Çünkü bu söz de Marx'tandı.

Diyelim işkence, uzun hapislik yılları. Böyle koşullarda bazı insanların içindeki köpek, general çizmesi yalamak için yanıp tutuşmaya başlayabilir. İnsana bir gazete sütunu veya bir televizyon mikrofonu verilince, köpek bunu sahibinin ıslığı gibi algılayabilir.

Mesele tabii her zaman para pul değildir. Ruhsal mekanizmaların işleyişi basite indirgenemez. Bir noktada köpeğin sesi aslanın-kini bastırabilir. O zaman beyin körleşir. Ne ezilen sınıfları görür artık, ne de eski devrimcilik yıllarını anımsar.

Yenileşme, "değişme" daha ileri boyutlara da varabilir. Köpek, Pentagonun gizli bürolarına girebilen "tek Türk" haline gelir. Veya Cumhurbaşkanlığı'na Başbakanlığa danışman olur. Yazar kılığına girip her Allah'ın günü komünizme küfreder.

Peki köpeğin aslanı yiyip bitirdiği köpekleşmiş bir ruh da değişir mi? Evet. Orada bile çelişme vardır. Hiçbir madde ve düşünce diyalektiğin değişme yasalarından kendini kurtaramaz. Örneğin bunlardan biri program sırasında devrimciler için "ahmaklar" demiş. Ama bakmayın atıp tuttuklarına, aslında "dönekler" yüz yüze gelince bize karşı saygıda kusur etmezler. Aslanın kımıldaması...
Hâlâ devrimcilerin fikirlerinden yararlanırlar.

Dahası neyi satarak yaşadıklarının bilincindedirler. Devrimcileri sattıkları için devrimcilerden utanırlar. Şimdi pazarladıkları fikir ve becerilerinin tamamını da devrimcilik yıllarında edinmişlerdir. Hepsi bir yana, yüksek sınıflar önündeki fiyatlarının önemli bir bölümünü, bir zamanlar devrimci oluşlarına borçludurlar. Değil mi ama, öyle olmasalardı ilginç de olmazlardı.

Yüksek sınıf hazır yiyici yaşamı içinde her bakımdan çürür, ahlaken yozlaşır, zevkleri bozulur. Cinsel seçim konusundaki tartışmalara bir değinme gibi anlaşılmamasını dileyerek söylüyorum. Transseksüellerin, travestilerin yüksek sınıf içinde rağbet bulmasında bu bozulmanın rolü büyüktür. Döneklik de bozulmuş zevklere hitap eder.

Köpek ve aslan temasına dönüyorum. Adını vermeyeceğim. Televizyon'a çıkanlardan biriydi. Geçen yıl Ankara'nın Yüksel Caddesi'nde birlikte oturup sohbet ettik. Kim İl Sing'u "diktatörlükle" eleştiriyordu. Hizmetinde bulunduğu Türk devletini anımsattım kendisine. Arka arkaya üç Optalidon yuttu. Çok üzülünce böyle yaparmış. Mithat Paşa Caddesi'nden Sıhhiye'ye doğru yürüdük. Yağmur yağıyordu. "Üşüyorsun git" dedim. Benimle yürümek istiyordu. SSK Genel Müdürlüğü binasının köşesinde ayrıldık. Biraz yürümüştüm ki, koşarak geldi, koluma girdi. "Abi ben değişmedim" diyordu, "Şimdi bulunduğum yerde halka daha yararlı olurum. Oralarda da adamınız olması kötü mü? Ne olursun beni anla!" Kirlenmiş ruhunu, temizliğine inandığı bir ruhta yıkamak, yani itiraf bir tür rahatlama yoludur. İnsanın içindeki aslanın can vermesi ne korkunç mutsuzluk!

Durmadan değişme lafı ediyorlar, ama bildikleri tek değişme kendi dönüşleridir. Asıl büyük değişmeyi unutup gitmişlerdir. 1917'den 1960'lara kadar fırtına hep devrimden yana esmişti. O dönemde ruhlardaki köpekler ulumak şöyle dursun hırlayamıyorlardı bile. Şimri rüzgârı göğüslüyor devrimcilik. İnsanlık tarihinin gelgitidir bu. Hep böyle olur. Değişme bitmedi. Tarihe nokta konmuş değil.

Kim bilir, belki "O günler gelince gene döneriz" diye düşünüyorlardır. Dönmenin meziyetinden bu kadar söz etmeleri, yollan açık tutmak için olabilir. Sakın, bir tür "gün gelir, devran döner söylenmesi içinde olduğumuz sanılmasın. Örneklen çoktur. Böyleleri devrimci dönüşümlerden sonra, bir zamanlar lanetledikleri devrimcilik günlerini bir bonservis gibi devrimcilerin önüne koyarlar. Öteye bile geçerler. Gerçek devrimcileri dirsekleriyle itip iktidar koltuklarına kurulmak isterler.

Kaynakça
Kitap: Dönekler
Yazar: Hasan Yalçın
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Medya Nasıl Çökertildi ve Yandaş Yapıldı?

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir