Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Medya Teslimiyet Aracı Oldu

Emin Çölaşan-Aydın Doğan Tartışması - Bölüm 9 - E.Çölaşan-A.Doğan-F.Altaylı-T.Özkan

Burada Medya'nın AKP tarafından nasıl çökertildiğini ve nasıl yandaş yapıldığını hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Medya Teslimiyet Aracı Oldu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 Eki 2011, 01:21

Medya Teslimiyet Aracı Oldu
Emin Çölaşan-Aydın Doğan Tartışması - Bölüm 9 - E.Çölaşan-A.Doğan-F.Altaylı-T.Özkan


MERDAN YANARDAĞ: Başka bir şeye daha işaret ediyorsunuz kitabınızda; Ertuğrul Özkök'le bir tartışmanızda "siz gücünüzün farkında değilsiniz" diyorsunuz. Gerçekten medya önemli bir güç. Moda bir kavramla ifade edersek eğer, 'bilgi, çağı' denilen bu dönemde bilginin ve haberleşmenin önemi çok yüksek. O nedenle daha önce gazetecilik yapmayan birçok grup, servetten ve iktidardan pay talep eden bazı çevreler medyaya girmeye çalıştı. Durum dünyada da böyle. Durum böyle olunca bu gücü, tam tersine bir teslimiyet aracına dönüştürmek anlaşılır gibi değil.

Gazeteci, sırasında tek başına bile çok önemli bir güç olabiliyor. Sizin yaşadığınız serüven bunun kanıtıdır. Buna karşın o güç ticari çıkarlar için kullanılıyor. Siz izne çıkıyorsunuz, ardından gazete yönetimi, 'izni kes ve yazmaya başla' diye sizi davet ediyor. Bu güç, okurlardan alman, izleyicilerden alman bir güçtür. Bir iktidar mevkiidir medya bir yanıyla da. Kamusal bir de-netim aracı olarak kullanabilecekken bu gücü bir teslimiyet aracına dönüştürüyorsunuz. Hürriyet'in durumu ya da Doğan Grubu'nun serüveni bu bakımdan çok ilginç.

Aydın Bey'in bir tezi var. Diyor ki, dünyanın hiçbir yerinde medya tek başına hareket etmiyor artık. Bağımsızlığını korumak ve yaşamak için sektör dışı alanlarda da faaliyet gösteriliyor. Gazete ve televizyonlar birer sanayi kompleksi haline geldi, bağımsızlığı ancak sektör dışı faaliyetlerle destekleyerek korumak mümkün, diyor.

EMİN ÇÖLAŞAN: İşte Aydın Bey'in yanılgıya düştüğü yer orası. Dünyanın hiçbir yerinde medya-siyaset-ticaret ilişkisi olamaz. Hele uygar ülkelerde hiç olamaz. Siyasetçi doğrudan doğruya medyanın tepesine, ümüğüne çökmüş Türkiye'de. Bu olabilir mi? Hangi AB ülkesinde böyle bir durum var? Senin elinde yedi tane gazete olacak, beş altı tane televizyon kanalı olacak ve sen iktidardan korkacaksın.

Ertuğrul'a hep söylerdim; arkadaş bırakın böyle teslim bayrağı çekmeyi. Her sabah senin elindeki bu güçle Tayyip seni arasın, yahut Aydın Bey'i arasın. Bu böyle bir güç ya. Perişan edersin, mahvedersin. Ben demiyorum ki durup dururken saldır. Ama olanları yaz. Maliye Bakanı hakkında gerekeni yaz, tamam mı? Hükümet, başbakan vs. git üzerine, yolsuzluk mu yakaladın git üzerine. İşte demin Hikmet'in değindiği konular, git üzerine arkadaş. Bugün Türkiye'de yaklaşık bir milyon İslamcı gazete bedava dağıtılıyor. İşyerlerine, evlere, dükkânlara, devlet dairelerine, okullara, karakollara, aklına hayaline ne geliyorsa oralara, bir milyon gazete dağıtılıyor. Buna Suudi Arabistan devletinin bütçesi dayanmaz. Nerden geliyor bu değirmenin suyu?

MERDAN YANARDAĞ: Hiçbir Maliye müfettişi bunları inceleyemiyor.

EMİN ÇÖLAŞAN: Ben buradan çağrıda bulunuyorum. Kardeşim Türkiye'de her gün bir milyon gazete nasıl beleş dağıtılıyor?
Türk Milleti, Türk medyasının iç yüzünü bilmekle yükümlü. O nasıl bilecek? Bizler anlatacağız onlara. İşte ilk çıkışı ben yaptım. Umarım ve dilerim inşallah bundan sonra başka arkadaşlarımız, ağabeylerimiz, kardeşlerimiz de bu süreci devam ettirirler. Ve şu dönemdeki bu yozlaşmış ilişkileri medya-siyaset-ticaret ilişkilerini dört dörtlük irdelerler. Herkes bunu yapsa zaten kıyamet kopar.

İnsanlarımız doğal olarak bilemiyorlar ne dümenler döndüğünü, neler yapıldığını, medyada neler yaşandığını. Baskı, sansür, yalakalık, iktidar yandaşlığı, teslimiyet... Bunları insanlar bilmiyorlar. İktidarı rahatsız edecek bazı haberlerin gazetelere, televizyonlara nasıl girmediğini, nasıl çöp tenekesine atıldığım bilmiyorlar. Haklılar, gazeteci olmasaydım ben de bilmeyecektim bun-ları. Köşe yazarları üzerinde yapılan baskıları bilmiyorlar.

MERDAN YANARDAĞ: Kitabınız hakkında büyük gazetelerin hafta sonu eklerinde hiç yazı çıkmadı. Köşe yazarları değinmedi. Haber olarak bile yer almadı. Oysa kitabın satışı rekora doğru gidiyor. Bu başlı başına bir olay.

EMİN ÇÖLAŞAN: Niye? İşte orada hükümetin baskısı var.

Yüzde yüz eminim ve iddialı söylüyorum bunu, Sabah-ATV Grubu'nu kendilerine yakın bir çevreye satacaklar. Kendilerinden olmayan bir gruba asla vermezler efendim. Açık arttırma yapılacakmış, bilmem neymiş falan. Onlar, bunun önlemini önceden alır.
Çok teşekkür ediyorum size. Güzel bir irdeleme yaptık ve bunun ilk olduğunu biliyoruz. Ve bunun devamının gelmesini diliyorum. Yani bu tür programların devamı gelmeli ve medya irdelenmeli.

MERDAN YANARDAĞ: Programa katıldığınız için size çok teşekkür ediyorum.

Şu ana kadar programımıza yaklaşık 16.000 mesaj gelmiş. Bu çok yüksek bir rakam. Programı izleyen seyircilerimizin % 94'ü -ki bu çok yüksek bir oran- Sayın Çölaşan’ın Hürriyet Gazetesi'nden atılmasını protesto ediyor. Anket noter denetiminde yapılıyor.

EMİN ÇÖLAŞAN: Noter huzurunda, yani danışıklı dövüş değil.

MERDAN YANARDAĞ: Evet, noter huzurunda yapılmakta ve sonuçlar otomatik olarak oluşmaktadır. Sayın Çölaşan katıldığınız için tekrar çok teşekkür ederim.

EMİN ÇÖLAŞAN: Ben size teşekkür ediyorum, iyi bir iş yaptık. Bir ameliyat masasına yatırdık medyayı, önce bir neşter vurduk, ama cerahatin temizlenmesi için daha başka neşterlerin vurulması da gerekiyor.

MERDAN YANARDAĞ: Haklısınız, tam da bunu yapmak gerekiyor.

Kaynakça
Kitap: MEDYA NASIL KUŞATILDI? Emin Çölaşan-Aydın Doğan Tartışması ve Medyanın Ekonomi Politiği
Yazar: MERDAN YANARDAĞ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Medya Nasıl Çökertildi ve Yandaş Yapıldı?

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir