Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Hrant Dink'in katillerini kim saklıyor?

Burada Hrant Dink Cinayeti hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Hrant Dink'in katillerini kim saklıyor?

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Ara 2010, 22:40

Hrant Dink'in katillerini kim saklıyor?

Serdar Akinan 23 Ocak 2009'da Akşam gazetesinde yazdı:


(...) Liberal aydın tayfasının halini ise hiç düşünmek bile istemiyorum. Bu liberal aydınlardan bir ricam var... Şayet gerçekten namuslu iseniz gelin Hrant için bir şey yapalım.
Hrant'ın gerçek katillerini bulmak, bence tek gerçek ortak hedefimiz olmalı. Başbakanın imzaladığı Emniyet Genel Müdürü Ramazan Akyürek hakkındaki soruşturma izninin, gelin takipçisi olalım.
Bu soruşturma izninin nereye varacağım, arka planında ne olduğunu bilen biliyor.

Hrant'ın gerçek katilleri bu soruşturmanın sonundaki tünelde saklıdır. Hadi bir parça samimiyseniz bu soruşturmanın ne olduğunu, hangi aşamada olduğunu köşelerinizde ısrarla dillendirin. Takipçisi olun.
Cemaatin bu soruşturmayı neden manşete çekip takipçisi olmadığım düşünün.
Cemaat artık beni endişelendirmiyor. Onlar için artık sadece endişe duyuyorum...

Hrant Dink cinayetini neo-liberaller bilerek saptırıyor.
Ne kendileri ne de cemaatin yayın organları, suikastta polisin ağır kusurunu görüyor.
Hepsinden önemlisi Hrant Dink'i kendileri gibi gösteriyorlar. Ne alakası var ?

İşte Dink'in 1 Haziran 2004'te yazdığı "Andıran Günler" makalesin den başlıklı bir alıntı:

Yüz yıl önce Ermeniler bekliyordu İngiliz-Fransız ittifakını... Şimdi Kürtler bekliyor Amerikan-İngiliz ittifakını...
Osmanlı topraklarında yüzyıl önce oynanan oyun bu kez Irak topraklarında sahneleniyor.
Hiçbir emperyalist ülke, bir milletin kara kaşı kara gözü için onu kurtarmaya gitmez. O önce kendi çıkarını düşünür, işine geldiğinde de anında satar, arkasına bile bakmadan çeker gider.
Nitekim, yüz yıl önceki o beklentiler, o umutlar Ermeniler açısından tam bir hüsranla sonuçlandı işte. Beklentinin gerçekleşmemesi bir yana, varlığını o zamana dek belli bir millet sistematiği içerisinde sürdürebilen Ermeni halkının büyük bölümü yok edildi, bir milletin kökünün kazınmasına vesile olundu. Koca halkın Anadolu üzerindeki tüm izlerinin silinmesine kapı aralandı.
İyisi mi sen gel ey Kürt kardeşim...

Sen gel şu işi bir bilene sor. Şu Ermeni kardeşinin bilirkişiliğine güven. Böylesi savaş ortamlarına güvenme...
Bil ki bu savaş ortamları zalimlerin nezdinde bitirilmemiş hesapların da kökten çözüme kavuşturulduğu tuzak fırsatlardır. Bu tuzağa düşme.

Peki bu sözleri söyleyen/yazan biriyle neoliberaller nasıl aynı safta olur. Olamaz. Bugünün "demokrasi sevdalıları" CIA patentli ılımlı İslamcıdır, Büyük Ortadoğu Projesi sevdalısıdır.
Hrant Dink emperyalizm karşısında hep Türkiye'den yana oldu.
"Bugünün demokrasi sevdalıları" gibi soykırım için Türkiye adına özür dilemeye kalkmak bir yana, Ermeni tehcirinin Türkiye'nin bir iç sorunu olduğunu söyledi, Amerikalardan, Fransalardan gelecek çözüme hep karşı çıktı.
Hrant Dink tüm insanların insanca yaşamasını savundu. Ermeni düşmanlığıyla, Kürt düşmanlığıyla, Yahudi düşmanlığıyla savaştı. Ama hiçbir zaman Büyük Ortadoğu sevdalısı olmadı.

Şunu bilen azdır:

Rıfat Bali, Musa'nın Evlatları, Cumhuriyet'in Yurttaşları kitabındaki "Bir Diğer Düşman: Dönmeler" adlı yazısında, Hrant Dink'in Ermeni tehcirinden Sabetayistleri ve Yahudi sermayesini sorumlu tuttuğunu yazar: Tuhaf bir tesadüftür ki, hem İslamcı basın hem de Ermeni basını soykırımın sorumluluğunu Dönmelerin sırtına yüklemektedir: Agos örneği ilginçtir. Gazetenin genel yayın yönetmeni Hrant Dink, Agos'un 1996 yılında Türkçe yayın yapmaya başlamasıyla ve Dink'in Türk basınıyla kurduğu iyi ilişkiler sayesinde, Türkiye'deki Ermeni cemaatinin gayriresmi sözcüsü durumuna yükselmiştir. Dink ayrıca zaman zaman soykırımın Dönmelerce -başka deyişle Yahudilerce- gerçekleştirildiğini de ima etmiştir.

Rıfat Bali, Dink'in bu sözleri için, 20 Ekim 2000 tarihli Agos gazetesinde çıkan "Gerçek Maskaralık" yazısını kaynak gösteriyor.
Dink'in bu görüşlerini, Aydoğan Vatandaş'ın Asala Operasyonları Aslında Ne Oldu? adlı kitabında Dink'le yapılmış bir röportajda da buluyoruz.
Hrant Dink'in katledilmesiyle Ergene kon Davası arasında bağ kurmaya çalışıp duran, böylelikle Cumhuriyet'i savunanlara en çirkin iftiralardan birini daha atma peşinde koşan liberaller gerçeği çarpıtıyorlar.
Kandırıyorlar herkesi; salt Ermeni olmak, hatta Dink'i yakından tanımak, katli karşısında haklı olarak dehşete kapılmak, kimseye Hrant Dink'in mirasını sahiplenme hakkını vermez.
Agos gazetesinin genel yayın yönetmenliğine sosyalist Hrant Dink'in yerine liberal Etyen Mahçupyan'ın geçmesi, bir miras devralma değil, bir "darbedir."
Bu "atama" Ermeni cemaatinin içindeki Türkiye bağımsızlığını savunan, eşitlikçi ve antiemperyalist sesin susturulması ve yerine "demokrasi maskeli" İkinci Cumhuriyetçilerin geçirilmesidir.
Hrant'ın sağlığında Agos'un kapısından giremeyenler bugün "Hrantçı" gözükerek göz boyuyorlar.
Bunu saklamıyorlar da...

Yurtdışından yayın yapan Diaspora Kürtlerinin yazarlık yaptığı kurdistan-post sitesinden Hülya Yetişen, Etyan Mahçupyan'la bir röportaj yaptı.
Mahçupyan, Agos'ta Hrant Dink'in ölümünden sonra bir çizgi değişikliği olduğunu gizlemedi.

Dink döneminde Ermeni cemaatinin kendisini ifade ettiği bir yayın organı olan Agos'un, kendisiyle beraber Türkiye siyasetini Ermeni cemaatine taşıyan bir gazete olduğunu ve gazetenin Ermeni cemaatine mesafeli olduğunu şu sözlerle anlattı:

Türkiye'nin siyasetini Ermeni cemaatine taşımak gibi bir kaygımız var. Ayrıca Ermenilerin de o siyasetin bir parçası olduğunu söylemeye çalışıyoruz. Şimdi gazetenin misyonu aslında o. Hrant Dink döneminde daha çok cemaat sözcülüğü yapıyordu Agos. Şimdi ise gazeteciyiz. Daha mesafeliyiz Ermeni cemaatine!

Peki Mahçupyan'ın Ermenilere taşıdığını söylediği Türkiye siyaseti neydi?
Çok açık değil mi? Taraf gazetesinde yazıyor olması bile bunu göstermiyor mu?
Şaka gibi bir de gittiler Uluslararası Hrant Dink Ödülü'nü kime ver diler dersiniz?
Uluslararası Hrant Dink Ödülü'nün ilki Taraf gazetesi yazan Alper Görmüş ve İsrailli Gazeteci Amira Hass'a verildi.
Amira Hass'ın aldığı ödül anlaşılabilir. Hass, yıllardır Gazze'de ve Batı Şeria'da yaşıyor. Buradan Haaretz'e yazılar yazıyor. İsrail'in Filistin politikasını eleştiriyor. Bunu yaparken de posta kutusuna düşen belgeleri yayımlamıyor, gerçekten gazeteci gibi haberin ve hayatın içinde bulunuyor.
Diğer isim Taraftan Alper Görmüş...
Niye bu isim?

Utah'tan gönderildiği artık bilinen darbe günlüklerini -ki bu günlüklerin varlığı halen tartışılıyor- yayımlamanın ötesinde yaptığı önemli bir gazetecilik hatırlıyor musunuz?
Peki, daha önemli bir soru soralım...
Her gün Ergenekon hakkında bir dizi istihbari haber yapan Taraf gazetesi neden Hrant Dink cinayetinin üstüne gitmiyor? İstihbarat meselelerine meraklı, emniyette haber kaynakları olan bu gazete, cinayette hangi görevlilerin ihmali olduğunu neden yazmıyor? Cinayette parmağı olduğu söylenen bir cemaatin emniyetteki önemli ilişkilerini neden gündeme getirmiyor?
Emniyete istihbarat veren Erhan Tuncel 'in emniyetteki ilişkilerini neden araştırmıyor? Tuncel'in, Dink cinayeti öncesi yaptıklarının üzerine neden gitmiyor? Tuncel cinayeti önceden haber verdiği halde, emniyetin neden cinayeti seyrettiğini irdelemiyor?

Emniyetten Tarafa neden hiç bunları aydınlığa kavuşturacak belge sızmıyor? Kısacası Taraf Hrant Dink cinayetinin üzerine gitmediği gibi cinayeti sulandıran bir dizi haber yaptı.
Evet, Alper Görmüş Hrant Dink cinayetiyle ilgili ne yaptı? Ne yazdı? Nasıl bir riske girdi?
Koskocaman bir sıfır... Peki, bir soru daha... Nedim Şener'i bilir misiniz?
Gazeteci Şener, Dink Cinayeti Ve İstihbarat Yalanları isimli bir kitap yazdı. Emniyet belgelerinde cinayetin şifrelerini adım adım çözdü. Yandaş medyanın asparagasları bu kitapla açığa kavuştu.
Böyle bir çalışma Dink'in hatırasına en güzel hediye değil mi?
Peki ne oldu dersiniz?

Emniyet Nedim Şener'den davacı oldu.
Hrant Dink'in katillerine yirmi yıl hapis cezası istenirken, Şener yirmi sekiz yıl hapis cezasıyla yargılandı.
Hrant Dink anısına verilen gazetecilik ödülü ise Türkiye'nin bir köyünde emeklilik günlerini geçiren ve Dink cinayetini aydınlatmak için hiçbir şey yapmayan Alper Görmüş'e verildi.
Ödül töreninde kimler var? Ufuk Uras, Oral Çalışlar, Zafer Üskül, Egemen Bağış, Akın Birdal, Lale Mansur...
Ödülü veren ise Yeni Şafak yazarı Ali Bayramoğlu...

Yazık! Dink ailesi de seyirci. Hayatını faşizme karşı mücadeleye adamış devrimci Hrant Dink'in ödülünün faşist bir liberale verilmesine nasıl karşı koymazlar? Liberal faşistler "özgürlük", "demokrasi" sözleriyle Dink ailesinin de gözlerini boyayarak hipnotize etti?..

Kaynakça
Kitap: BU DİNCİLER O MÜSLÜMANLARA BENZEMİYOR
Yazar: Soner Yalçın
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Hrant Dink Cinayeti'ni Amerika Planladı!

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir