Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Uygurlar Döneminde Vergiler

Burada Uygur İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Uygurlar Döneminde Vergiler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Ara 2010, 18:48

UYGURLAR DÖNEMİNDE VERGİLER

Uygurlara ait hukuk vesikaları, çeşitli yönlerden değerlendirilmeye tabi tutulabilir. Bunlardan birisi de Uygurlar zamanındaki vergilere aittir. Yalnız hemen belirtmek lazımdır ki, vergiler hakkında tam bir bilgiye sahip olunabilmesi için, bütün vesikaların gözden geçirilmesi lazımdır. Ayrıca vesikalarda adı geçen vergilerin mahiyetleri hakkında, bunların açıklığa kavuşmasını sağlayacak bazı destekleyici kaynaklara ihtiyaç vardır.

Uygurlara ait hukuk vesikalarım incelediğimizde bunların başlıca iki grup altında toplandığını görmekteyiz:

1. Ferdlerin kendi aralarında yaptıkları anlaşmalar ki bunlar daha ziyade borç almalar, satışlar ve kiralamalar olarak göze çarpmaktadır.
2. Ferdlerin devletle olan münasebetlerini ortaya koyan vesikalardır. Bu tip vesikalar umumiyetle ferdlerin devlete ödedikleri vergilerle ilgili bulunmaktadır. Bunun yam sıra ferdlerin mensup oldukları topluluklar vasıtasıyla da bu münasebetler yapılmaktadır. Yani ferdlerin tek tek devlete ödeyecekleri vergiler, topluluk tarafından kendi üzerine alınmış ve vergiler ödenmiştir.

Vesikalarda adı geçen vergi çeşitleri, görülebileceği gibi çoğunlukla toprakla ilgilidir. Bundan dolayı bu devirdeki toprak ile ilgili bilgilerin burada tekrarlanması faydalı olacaktır.
Orta Asya'da kurulan Türk devletlerinin ekonomisi, mağlup veya tabi ülkelerden alman yıllık vergi ve hediyeler ile halktan alman vergilere dayanmaktadır. Tabiki bunun yanı sıra bilhassa Çin ile yapılan ticaret anlaşmalarının kökeninde Çin'den alınan yıllık vergiler de sayılabilir. Hunlardan beri, devlet tarafından halktan vergi toplamak için şahısların görevlendirilmiş olması, bilhassa devletin kendi halkından vergi toplamakta ne kadar ciddiyete sahip olduğunu gösteren bir delil olmaktadır. Göktürkler zamanında bu vergiler «Amga» veya «Imga» denilen, Uygurlar döneminde ise «Ağıcı» ismi verilen devlet hazinedarları tarafından toplanmıştır.

Göktürkler ve Uygurlar dönemlerinde görülen bu vergi memurları daha sonraki dönemlerde, bilhassa Altınordu sahasında daha da organize olmuş ve vergilerin toplanması yeni isimler altında memuriyetler kurularak toplanmıştır. Uygurlarda üzüm bağlarından alman «Salığ» vergisi, ihtimal Altımordu'da mahiyet değiştirmiş ve «Serşu-mar» adı ile «Başsayıcı» veya »Saliğ memuru» yani «Nüfus tahrircisi» olarak karşımıza çıkmaktadır. «Haneşümar» «Mesken ve hane tahrircisi», «Bağşümar» ise «Bağ ve bahçe tahrir memurları» olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çin kaynaklarının bildirdiğine göre, Türk boyları, muayyen arazi sahalarını mülk olarak işgal etmişler ve boylar hükümdarın emriyle yahut göçebeliğin ortaya koyduğu şartlardan dolayı göç ettiklerinde yeni sahalar işgal ettikleri zaman, bu yeni sahalarda kendilerine kışlak ve yaylak olarak verilmiştir. Fakat bu topraklar hükümdardan alınmış olmakla beraber, devletin malı olmuştur. Yalnız, verilen bu devlet arazisi, sahibi tarafından kullanılma iznine sahip olmuş, fakat toprağı satmak, vakıf ve hibe etmek gibi haklardan mahrum kalmıştır. Ancak, bu topraklar, ekilmek kaydıyla oğula miras olarak kaydedilmiş-tir. Yarı ve tam yerleşik hayata geçen göçebeler ise, üzerinde oturdukları toprakların bir kısmını ekip biçtikleri takdirde bu topraklar kendilerinin hususi mülkiyeti haline geçmiştir. Yani bir arazinin hususi mülkiyet haline gelebilmesi, kabilenin müşterek mülkiyetinde bulunan toprakların paylaşılması veya bir şahsa yahut kabileye ait olmayan boş arazilerin benimsenmesi suretiyle teşekkül etmiştir. Bu hususi mülkiyet sahibi tam manasıyla bu toprağın sahibidir ve istediği şekilde tasarruf etme hakkına sahiptir.

Yine bilindiği gibi, yeni alman araziler hükümdarın mülkü sayılır ve bu araziler hükümdar tarafından oğullarina, sülalenin diğer azalarına taksim edilir ve böylece bu araziler o kişilere ait olmuş olurdu. Bu tip arazilere «İnçü» adı verilmiştir. İnçü sahibi olan hükümdarın oğlu ,kızı veya karısı vergi işlerine karışmazlar, bu vergi toplama işleri doğrudan doğruya «İnçü Divanı» memurları tarafından yapılırdı. İnçü arazisinin bir başka özelliği de aşağıda göreceğimiz gibi, hayvan vergisi olan «Kopçur» dan muaf olmalarıdır. Bundan dolayı köylüler kendi topraklarının İnçü idaresine girmesini tercih etmezlerdi.

Genel olarak halktan alınacak vergi nisbeti, bölgenin ürettiği malın cinsine ve topraktan alınacak verimin derecesine göre her yıl tesbit edilmiştir. Bundan dolayı da kendisine devlet tarafından arazi verilen şahıs, sahip olduğu arazi üzerindeki halktan belli ölçülerde vergi almak zorunda kalmış ve ferdlerle devlet arasında bir sürtüşme meydana gelmemiştir. Hatta şahıs veya topluluk yeni bir vergi konulduğu zaman buna itiraz etme kuvvetini kendilerinde bulabilmişlerdir.
Şimdi vesikalarda adı geçen vergi türlerini değerlendirmeye çalışalım. Vesikalardaki vergileri üç ana bölümde coplamak mümkün olmaktadır.

Bunlar:

1 — Topraktan alman vergiler,
2 — Hayvan vergisi,
3 — Mesken vergisi.

Topraktan alman vergilerden en önemlisi ve vesikalarda en çok sözü edileni «Kalan» vergisidir. Bu vergi çeşidine altı vesikada rastlanmaktadır. Kalan vergisinin topraktan alman bir vergi türü olduğunu bildiğimize göre, bunun tamamen yerleşik hayatın bir mahsulü olduğunu söyleyebiliriz. Bu verginin yalnız bütün arazilerden alınıp alınmadığı hakkında kesin bir malumatımız yoksa da, yalnız bir vesikada, kalan vergisinden muaf bir araziden söz edilmiş olması bizi bütün arazilerden bu verginin alınmadığı doğrultusunda bir yargıya varmamızı sağlamaktır. Bu vesikaya göre, arazi üzerinde söz sahibi olan 14 kişinin isimleri sıralanmış ve .toprakta çalışanların namına istekte bulunulmuştur. Fakir ve kalan vergisi ödemekle yükümlü olan bu kişilerin artık kalan vergisi öde-meye güçlerinin yetmediğinden söz edilmekte ve bu arada, kalan vergisinden muaf olan bir arazinin ikiye bölünerek yarısının bu kişiler tarafından ekilip biçilmesine izin verilmesi istenmektedir. Kalan vergisi ile ilgili olarak yazılmış bir başka vesikada, Tuğluk Temür (1347-1365) zamanında yazılmış ve bir nevi şikayet mektubu mahiyetindedir.

Vesikada Tuğluk Temür'den önceki hükümdarlar sıralanmış ve bunlar zamanında (İlçi) elçilerin gelerek kendilerinden kalan vergisi aldıklarını fakat «İnçü bağcılardan» (Burada inçü, hükümdar ailesine ait olan bir arazi parçasından çok insanları, halkları ifade etmektedir) kalan vergisi almadıkları kaydedildikten sonra Tuğluk Temür'den şu istekte bulunmaktadırlar:

«Biz önceki bu hanlar çağından beri, büyük küçük kardeşlerimiz bu bahçeyi işleyip «Alban yasak» vergisi vermeden hanlarımıza emek verip geçinmiştik. Şimdi ise Irk-Sında (isimli kişi) bizim bahçelerimize ortak oldu. Onun için az olan vergimiz çoğaldı. Biz, büyük küçük kardeşler, bu yıl da vergimizi verdik. Bir kişi iki alban vergisi versin denilirse, bahçeler hanımızın olsun ve bir alban bizim olşun (hanımızın) yalığını bekliyoruz».

Bu vesikada aşağıda da göreceğimiz gibi bazı diğer vergilerin de isimleri geçmektedir. Bunlardan «Yasak Vergisi», Moğollar zamanında ortaya çıkmış vergilerden biridir. «Alban» ise, yine Cengiz Han döneminde Moğollar tarafından konulmuş bir vergi çeşidi olup, topraktan alındığı muhakkaktır. Fakat bizim vesikamızda gerçek manası tam olarak anlaşılamamaktadır. Zaten öyle anlaşılıyor ki bu vesika eski Türk geleneği ile Moğol unsurlarının karıştığı bir döneme rastladığı için, çözülmesi güç bir problem olarak ortaya çıkmaktadır.

Kalan vergisi ile ilgili olarak vesikalardan çıkarabildiğimiz sonuca göre, çoğu zaman vergi bedelinin bez olarak ödendiğini görmekteyiz. Kalan vergisi, daha sonraki devrelerde de, bilhassa İlhanlılar zamanında da karşımıza çıkmaktadır. Bu devreye ait bilgilerimizin daha çok olmasına rağmen biz burada konumuz dışında olduğu için kısaca söz edeceğiz. Moğollar, büyük bir insan topluluğunu kendi idareleri altına aldıktan sonra, bunları kendi ana-nelerine göre onluk, yüzlük ve binliklere ayırmışlar ve bilhassa askeri ve posta teşkilatlarındaki harcamalar için kalan vergisini uygulamaya koymuşlardır. Kalan vergisi daha Cengiz Han zamanında alimler ve yargıçlar sımfı için muaf tutulmuştur.

Vesikalarda geçen bir başka vergi türü de «Salığ» ver-gisidir. Bu vergi üzüm bağlarından alınan bir vergi çeşitidir. Bilindiği gibi, Turfan Uygurlarında bağcılık ve dolayısıyla şarapcılık çok gelişmiş ve bundan dolayı da devlet bu üretimden vergi almaya başlamıştır. Bu verginin ne şekilde ödendiği hakkında kesin bilgi edinmemiz vesikalardan mümkün değilse de salığ vergisi ile ilgili olmayan bir başka vesikadan bir kişi şarap ürettiği için bunun vergisi olarak yarım bez verdiğini bildirmektedir.

Yasak Vergisi:

Yukarıda kalan vergisi dolayısıyla bir vesikada bu vergi isminin geçtiğini belirtmiştik. Yalnızca iki vesikada geçen bu vergi Moğollar yolu ile Türklere geçtiğini söyleyebiliriz. Bu vergi çeşiti Altmordu ve Timuriler zamanında da kullanılmıştır.

Kopçır Vergisi:

Beş Vesikada görülen bu vergi çeşidi hayvanlardan alman bir vergi türüdür. Kalan vergisi kadar yaygın olan «Kopçır Vergisi», göçebelerden alınan bir vergi türü olmuştur. Şehre at toplamak için gelen hanın adamlarından birine, adet hilafına Kopçır vergisi karşılığında, bu adamlara emanet olarak verdiği atların Kopçır vergisi karşılığı olarak saydığını belirten bir vesikadan anladığımız kadarıyla, bu vergi çeşidi daha ziyade hayvan olarak ödenmekte ise de yine başka vesikalardan çıkarabildiğimiz sonuçlara göre para ve darı gibi maddelerin de verilebildiğini görmekteyiz. «Ağnam» vergisi olarak da bilinen Kopçır vergisi, İlhanlılar döneminde senede iki taksitle toplanır ve yüz hayvandan bir hayvan vergi karşılığı olarak alınırdı. İlhanlılar döneminde öyle görülüyorki, bu vergi mahiyet değiştirmiş ve Mengü Han zamanında ahaliden toplanan nüfus vergisine «Kopçır» denilmiştir.

Birt Vergisi:

Bu vergi çeşidine yalnızca bir vesikada rastlanmıştır. Bu vergi devlet hazinesine gitmeyip şahısların kölelerinden aldığı bir vergi çeşidi olarak görülmektedir.

Tütün Vergisi:

Bu vergi «Mesken Vergisi» olarak da bilinmektedir. Yedi vesikada geçmekte olan Tütün vergisi, devlete bez ve elbise olarak mükellefler tarafından ödenmekteydi. Bu vergi büyük bir ihtimalle evde oturan kişilerin sayısına göre alınmaktaydı. Çünkü, bir başka göçebe toplum olan Moğollar, Çin'de hakimiyet kurdukları dönemde, Çinlilerden nüfus başına vergi alma usulünü tatbik etmeye çalışmışlar fakat Çinli memurlar bu usule karşı çok ciddi bir şekilde direnmişlerdir. Evde oturan insan sayısına göre vergi alma usulü, Türkler ve Mogollarda yani göçebe toplumlarda görülürken, yerleşik toplum olan Çin ve Karahıtaylar'da da ev başına alman vergi olarak görülmektedir. Onikinci yüzyılda görülen ev başına vergi almak usulünün ihtimal Karahıtaylıların tesiriyle, ondokuzuncu yüzyılda Orta Asya hanlıklarından Hokand hanları devrinde Taşkend'de de verginin ev başına alındığını görmekteyiz. Uygurlarda tütün vergisinin kişi başına alındığına dair bu vesikalardan kesin bir sonuç çıkartmak imkansız olarak görülüyorsa da yine aynı devirde yazılan başka tipteki Uygur vesikalarından bu sonuca gitmemiz mümkün olmaktadır. Çünkü, bilindiği gibi, bu devirce nüfus sayımı yapılmaktadır ve sayım «Büyük deftere» kayıt edilmektedir. İşte elimizde olan iki tane nüfus sayımı ile ilgili vesikada «büyük deftere yazılı kimselerden başka bir kimsenin mevcut olduğu meydana çıktığı takdirde ölüm cezasına çarptırılacaktır» denilmektedir. Yapılan bu sayımda eksik bildirimin bu kadar ağır bir ceza ile cezalandırılması hiç şüphesiz evlerden alınan vergilerle ilgili olmalıdır.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, bu vergiler ayni olarak toplanmaktadır. Bundan başka bu vergilerden bazıları doğrudan doğruya vergi toplamakla görevli kişiler vasıtasıyla toplanıp hazineye devrediliyor. Bir kısmı, toprağın üzerinde çalışan çiftçi tarafından, toprak sahibine veriliyor. Bu durumda belki burada toplanan verginin ilk bakışta hazineye gitmediği seziliyorsa da bu toprak sahibinin hükümdarın istediği zamanda, toplanan verginin dolaylı yoldan dahi olsa devletin elinde olduğunu göstermektedir.

Kaynakça
Kitap: KUTLUK BİLGE KÜL KAĞAN BÜĞÜ KAĞAN ve UYGURLAR
Yazar: Özkan İZGİ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Uygur İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir