Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Bir Çin Elçisinin Gördüklerine Göre Uygurlar

Burada Uygur İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Bir Çin Elçisinin Gördüklerine Göre Uygurlar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Ara 2010, 18:42

BİR ÇİN ELÇİSİNİN GÖRDÜKLERİNE GÖRE UYGURLAR

981 - 984 tarihleri arasında Çin'in resmi elçisi olarak Uygurlara bir seyahat yapan Wang Yen-te, ülkesine dönüşünde gördüklerini imparatoruna bir rapor halinde sunmuştur. Wang Yen-te'nin Uygurlar hakkındaki bu raporu bize çok kıymetli bilgiler vermektedir. Bu bilgiler, daha sonra yazıldıkları bilinen Uygur Hukuk Vesikaları ile birlikte değerlendirildiğinde, Turfan Uygurları hakkında bilhassa kültür tarihleri hakkında bilmediğimiz pek çok şeyi ortaya koymaktadır. İşte bu yüzden bu seyahatnamenin çok kısa bir bölümünü buraya alıp okuyucularımıza faydalı olabilir inancıyla hareket etmekteyiz.

Wang Yen-te Ho-lo-ch'uan (Etsina) nehrine geldiği zaman şunları söylüyor:

Burası T'ang devrindeki Uygur prenseslerinin oturdukları yerdir. Şehrin duvarları hala durmaktadır. Burada sıcak su gölleri vardır. Bir anane olarak önceleri Kitanlar Uygurların koyunlarını otlatırlardı. Tatan (Tatar)lar ise, Uygurların sığırlarını otlatırlardı. Uygurlar (Kırgızlara) yenilip Kan-chou'ya göç edince Kitan ve Tatarlar kendi aralarında baş olma mücadelesine giriştiler.

Elçi Wang Yen-te Kao-ch'ang şehrine geldiği zaman bu şehri şöyle tanımlamaktadır:

Kao-ch'ang (aynı zamanda) Hsi-chou'dur. Kao-ch'ang şehrinin arazisi güneyde Yü-tien (Hotan), güney batıda Ta-shıh (Arabistan) ve P'o-ssu (İran), batıda Hsi-t'ien (Hindistan), Pu-lu sha (Pu-lu çölü), Hsüen-shan (karlı dağlar) (aynı zamanda daha genel olarak T'ien shan -Tanrı Dağlan- olarak bilinir) ve T'ung-ling (Soğan dağlan -bu dağlar bugünkü Doğu ve Batı Türkistan'ı birbirinden ayıran dağlardır-) çevrilmiştir.

Kao-ch'ang şehrinde yağmur ve kar yağmaz. Aynı zamanda burası çok sıcaktır. Yaz sıcaklarının arttığı zamanda, bütün oturanlar toprağı kazarlar ve oturmak için kendilerine mağaralar yaparlar. Kuş sürüleri hep beraber nehir boylarında uçarlar. Eğer onlar uçmak için yükselecek olurlarsa, güneş ışığının sıcaklığından hemen aşağıya düşerler ve kanatlan incilir. Evler beyaz badanalıdır. 968 senesinde yağmur çok fazla yağınca, evlerin pek çoğu tahrip olmuştur. Chin-ling dağlarından çıkan nehir, başşehrin (Kao-ch'ang) bütün çevresinde dolaşır, tarlaları ve meyve bahçelerini sular ve su değirmenlerini işletir.

Zengin insanlar at eti yerler. Geri kalanlar ise, sığır eti ve yaban kazı yerler. Onların müzik aleti olarak kullandıkları alet «kopuz» dur. Onlar, samur kürkü postu, pamuklu kumaş ve çiçek motifleriyle işlenmiş elbise imal ederler. Onların adetlerine göre büyük bir kısmı ata binerler ve ok atarlar. K'ai-yüan devrinin yedinci senesine ait (719) takvim kullanırlar ve üçüncü ayın dokuzuncu günü «Han-shıh» festivalini kutlarlar. (Bu festivalin manası «Soğuk Yemek Festivali» dir. Bu festival, Çinliler tarafından kutlanan Ch'ing-ming festivalinden bir gün öncedir. Ch'ing-ming festivali Hıristiyanların «Paskalya tatiline», Müslümanların ise «Hızır Günü» ne tekabül eder. Bu festivalin izlerine bugün bile Çin'de rastlanmaktadır. Çinlilerin Ch'ing -ming festivali, Wang Yen-te'nin bahsettiği «Han-shıh» festivali ile başlamaktadır. Bu başlangıç ise, soğuk yemeklerle hazırlanan bir ziyafetle olmaktadır. Evin içindeki ve dışındaki bütün ateşler söndürülür ve yirmidört saat içinde yeni bir ateş yakılmazdı ve bir gün önceden hazırlanan soğuk yemekler yenilirdi.)

Uygurlar, gümüş ve pirinçten kaplar yaparak su ile dol-dururlardı. Onlar suyu birbirine fışkırtarak yahut suyu birbirine atarak spor yaparlardı. Bunu Ya yang-chi ch'ü-ping diye isimlendirirlerdi. (Bu cümlenin manası da erkek Ch'i'yi bastırarak ateşi püskürtmektir. Burada «yang» yine erkek, sıcak bir varlığı temsil etmektedir. Bundan dolayı da Uygurlar suyu birbirlerine atarak sıcaklığın vücutlarından çıkıp serinlemelerine yardımcı olmaktadır. Wang Yen-te'nin spor diye vasıflandırdığı bu hareketlerle serinlemekten başka belki de eski Şamanizm'in kalıntısı olarak yağmur yağdırmakla da ilgili olabilir.)

Onlar seyahat etmekten hoşlanırlardı. Onlar seyahat ederken çoğu müzik aletlerini de yanlarında taşırlardı. Orada elliden fazla Budist manastırı vardı. Onların hepsinde T'ang sülalesi tarafından konulmuş olan kitabeler vardı. Manastırların içinde Budist Kanun Kitapları bulunmaktadır. (Burada) oturanlar daha çok ilkbaharda seyahat ederler. Gruplar halinde seyahat ederken, kendi aralarında müzik aleti çalmaktan hoşlanırlar. Seyahat edenler at üstünde giderken çeşitli canlı varlıklara yay çekerek ok atarlar. Buna aynı zamanda «Gökten gelecek kötülüklere karşı kurban etme» denir.

Burada imparatorluğa ait fermanların saklandığı bir kule vardır. Bu kulede T'ang sülalesi imparatorları T'ai-tsung ve Ming-huang'ın fermanları ve imparatorluğa ait mektupları biriktirilmiştir. Bu mektup ve fermanlar çok dikkatli olarak yerleştirilmiş ve kilitlenmiştir. Bu kulenin arkasında bir Mani manastırı vardır. İranlı rahipler kendi kanunlarının tarafını tutarlar. Kendi kanunlarının dışındakileri (ki bunlar daha çok Budist kanunlarıdır) «yabancı doktrin» diye tanımlarlar.

Kaynakça
Kitap: KUTLUK BİLGE KÜL KAĞAN BÜĞÜ KAĞAN ve
UYGURLAR
Yazar: Özkan İZGİ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: BİR ÇİN ELÇİSİNİN GÖRDÜKLERİNE GÖRE UYGURLAR

Mesajgönderen TurkmenCopur » 24 Ara 2010, 18:43

Kao-ch'ang, Güney Türkleri, Kuzey Türkleri, Büyük Çiğil, Küçük Çiğil, Yağma, Karluk, Kırgız, Barman ve Ürüng kabileleri üzerinde hakimiyet kurmuştur. Bu topraklarda fakir insan yoktur. Onlar ihtiyacı olanlara yemek yardımı yaparlar. İnsanlar uzun ömürlüdür. Umumiyetle yüz yaşının üstüne kadar yaşarlar. Genç yaşta ölene rastlanmaz.

Bu sırada, dördüncü ayda (26 Nisan-25 Mayıs/982) Shıh-tzu Wang (Arslan Kağan) yazı Beşbalık şehrinde geçiriyordu. Dayısı A-to Yü-yüeh (Ata Üge) yi ülkesini idare etmesi için Kao-ch'ang'da bırakmıştı. Önce Ata Üge, Wang Yen-te'ye bir elçi ile mesaj yolladı.

Dedi ki:

«Ben kağanın dayısıyım. Bana hürmetle eğilmeyecek misiniz?»

Wang Yen-te dedi ki:

«Ben buraya imparatorun fermanı ile geldim. Bizim ananemize göre size hürmetle eğilmek yakışmaz».

Elçi tekrar sordu:

«Eğer siz bizim kağanımızı görürseniz, ona da hürmetle eğilmeyecek misiniz?»

Wang Yen-te tekrar dedi ki:

«Yine bizim ananemize göre biz, bir başkasına hürmetle eğilmeyiz».

Birkaç gün sonra, Ata Üge, Wang Yen-te'yi karşılamaya geldi. Ata Üge, Wang Yen-te'ye doğru çok hürmetkara-ne bir şekilde gitti. Arslan Kağan'ın Wang Yen-te'yi Beş-balık şehrine davet ettiğini bildirdi.

Biz bir kasabadan geçip gittikten sonra, altıncı günde Chin-ling geçidine vasıl olduk. Burada çok kıymetli mallar imal edilir.
Beş gün içinde Chin-ling dağına tırmandık. Dağı geçerken çok şiddetli yağan karla karşılaştık. Dağın tepesinde, Su ve Yağmur tanrısı için dikilmiş taş üzerinde bir kitabe vardı.

Şöyle diyordu:

«Bu küçük kar dağı» dır. Dağın tepesinde çok kar vardı. Seyahat edenler, kıldan yapılmış ayakkabı giyerler. Bu dağı bir günde geçtik ve Beşbalık şehrine vasıl olduk.

Biz Kao-t'aı isminde bir Budist manastırında istirahat ettik. Onların kralı (Arslan Kağan) yemek için at ve koyun eti pişirtmişti. Bunlar çok lezzetli idi. Bu arazide atlar çok boldur. Kral (Kağan), prensesler ve veliahtların her birinin at sürüleri vardır. Onlar, bin Li'den daha fazla genişliğe sahip olan düz ovada sürülerini otlattırırlardı. (Bir . Li, 559 metredir.) Onlar atlarının derisinin rengi ile kendi sürülerini ayırt ederlerdi. Hiç kimse sürüsünün sayısını bilmezdi. Beşbalık ovasında kartal, şahin, doğan ve akbabalar vardır. Burada ayrıca çok güzel otlar vardır. Bunların altında yaban tavşanları kadar büyüklükte olan tarla fareleri vardır. Avcı kuşlar onları yakalarlar ve yerler.

Onların Kralı (Kağanı) Arslan Kağan bir mesaj yollayarak dedi ki:

«Biz elçiyi kabul etmek için bir gün seçeceyiz. Biz öyle ümit ederiz ki bu buluşma tehire uğramaz».

Arslan Kağan bizi yedinci günde kabul etti. Onların kralı (kağanı), oğullan ve hizmetkarlarının hepsi yüzlerini doğuya doğru çevirdiler ve Çin imparatoru tarafından yollanan hediyeleri kabul ettiler. (Merasim sırasında) bir tarafta bir kimse taştan bir çan tutuyordu. O şahıs seromoni için elindeki taşla tempo tutuyordu. Kao-ch'ang kralı (kağanı) çanın sesini duyunca, selam verdi. Bundan sonra, oğlu, kızı ve yakın akrabaları benim etrafımı çevreleyerek eğildiler ve hediyelerini kabul ettiler. Sonra, müzik, içki, ziyafet ve gece yarısına kadar devam eden ve artistler tarafından oynanan bir piyes seyrettik.

Ertesi gün bir kayıkla gölde gezinti yaptık. Gölün dört bir tarafında davullar çalınıyordu.
Ertesi gün sabahleyin, Budist tapınağı Ying-yün T'ai-ning'i seyrettik. Bu tapmak 640 yılında inşa edilmişti.

Beşbalık şehrinin kuzeyindeki dağlarda amonyak imal ediliyordu. Dağın içinden sık sık dumanlar yükseliyordu. Fakat hiç sis yoktu. Bundan başka, ışık ve alevler, meşalenin yansıması gibi idi. Kuşlar ve fareler parlak kırmızı renkte görünüyordu. Amonyak imali için uğraşan insanlar ayakkabı giyerlerdi. Bu ayakkabılarının tabanında tahta vardı. Eğer ayakkabının tabanı deriden olursa, onlar hemen kavrulurdu. Dağın eteğinde mavi çamur üretilen bir mağara vardı. Çamur, mağaranın dışına çıktığı zaman derhal kumtaşma dönüşürdü. Buranın yerlileri bunu deri tabaklamakta kullanırlardı.

«Şehrin içinde pek çok iki katlı binalar vardı. İnsanlar iyi yüzlüdür ve usta sanatkarlardır. Bunlar altın, gümüş, bakır ve demir kap yapımında çok ustadırlar. Onlar aynı zamanda yeşim taşı işlemesini de çok iyi bilirler. İyi bir atın fiyatı bir P'i (Bir P'i 12.44 metredir) ipektir. Zayıf ve bakımsız atlar, yemek için kullanılır ve değerleri yalnız bir chang (Bir chang, 3.11 metredir) ipektir. Bütün fakirler et yerler».

Yukarıda görüldüğü gibi Çin elçisi Wang Yen-te Kao-ch'ang Uygurları hakkında bütün gördüklerini ve kendisine enteresan gelen bütün hadiseleri raporunda belirtmiştir. Bizim için çok kıymetli olan bu bilgiler sayesinde Uygurların yaşayışları, adetleri ve ürettikleri mallar hakkında bilgi sahibi olabiliyoruz.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Uygur İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir