Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Uygur Hakanlığı'nın Parlak Devri

Burada Uygur İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Uygur Hakanlığı'nın Parlak Devri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 16:17

Uygur Hakanlığı'nın Parlak Devri

Moyençor, önce Karluklar'ı ve sonra da Tungeşler'i yenerek kendine bağlamış ve Uygur Devleti'nin sınırlarını Sir-Derya nehrine kadar genişletmiştir. Bundan sonra kuzeye ve kuzey-doğuya yönelen Moyençor; Kırgız, Oğuz ve Tatar boylarını kendine bağlamıştır. Güneyde ise, yaptığı sayısız seferlerle Çin'i yıllık vergi vermeye mecbur tutmuştur. Çin, Uygur Hakanlığına yılda 200 bin ton ipek vermeyi taahhüt etmiştir.

Uygur Türkleri'nin bu ünlü Kağanı 759"da ölünce yerine oğlu Böğü, "kağan" oldu. Böğü Kağan'ın ilk işi, kardeş Türk boylan ile devleti arasındaki pürüzleri gidermek oldu. Milli birliği sağladıktan sonra da dikkatlerini Çin olaylarına çevirdi. Yeni bir karışıklık dönemine giren Çin'de isyancı liderlerden Shih Chiao-ı ile temas kurdu. Çin İmparatoru"nun kuvvetlerini yenerek Çin'in kuzey kısmını hakimiyeti altına aldı. İsyancı liderin, Uygur hakimiyetini reddetmesi üzerine Çin İmparatoru ile anlaşarak asi kuvvetleri dağıttı. Çin İmparatoru, Böğü Kağan'ın kendisine bu yardımlarından dolayı 2000 aileyi doyuracak kadar ayn bir vergi vermeyi kabul etti. Artık Çin, bir nevi Uygurlar'ın himayesine girmişti. Nitekim, 764 yılında bir grup isyancı ile Tibetliler'in isyan etmesi üzerine Uygur Kağan'ı isyancıları mağlup etmiş ve bunun karşılığında da Çin Devletinden büyük maddi destek alıp Uygur halkının rahat bir hayat yaşamasını sağlamıştır.

Böğü Kağan'ın Çin üzerindeki hakimiyeti, Çin kaynaklarınca da açık bir şekilde belirtilmiştir. Bu devirde Uygur Devleti ile Çin Devleti arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin de oldukça geliştiğini görmekteyiz. Uygur atlan ve yetiştirdikleri diğer hayvan çeşitleri çok sayıda Çinliler'e satılmış ve bunların yerine de bol miktarda ipekli kumaşlar ve diğer ihtiyaç maddeleri alınmıştır.

Uygur Devleti ile Çin Devleti arasındaki bu gelişmeler 778 senesinde Çin İmparatoru'nun ölmesi ile bozulma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Çin İmparatorunun ölümünü fırsat bilerek ezeli rakibine son darbeyi vurmak ve Çin'i fiilen hakimiyeti altına almak istedi. Fakat diğer Türk devlet ileri gelenleri ve bilhassa baş vezir Tun Baga Tarkan, bunun doğru olmadığını, Gök-Türkler zamanında bu tip siyasetin başarılı olmadığını, rutubetli Çin ikliminin ve kalabalık Çin halkının Türkler'in bozulmasına ve ezilmesine sebep olduğunu ileri sürerek karşı çıkmışlardır. Türk devlet adamları arasındaki bu tartışmalar üzücü bir şekilde sona ermiştir. Zira Böğü Kağan'ı ikna edemeyen baş vezir Tun Baga Tarkan, Hakanlık sarayına ani bir baskın tertip ederek, Böğü Kağan'ı öldürmüş ve Alp Kutluk Bilge Kağan adıyla hükümdarlığını ilan etmiştir. Kaynakların belirttiğine göre bu üzücü olayın gelişmesinde Böğü Kağan'ın Mani dinine aşın ilgi göstermesi ve Mani rahiplerini Uygur iline davet etmesinin de rolü olmuştur. Zira, henüz yerleşik hayata geçmemiş Uygur halkı için bu Mani dininin pasif etkisi olacağı ve Uygurlar'ı cevvaliyetinden uzaklaştıracağı korkusu vardı. Fakat çok enteresandır ki, Uygurlar yerleşik hayata geçtiklerinde Mani dininin onların ilim ve sanat alanlarında ileri gitmelerine müsbet tesiri olmuştur.

Kaynakça
Kitap: DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİ TARİHİ
Yazar: Mehmet SARAY
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Uygur Hakanlığı'nın Parlak Devri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Ara 2010, 16:18

779'da Kağanlığa başlayan Alp Kutluk Bilge Kağan daima bir denge politikası takip etmiştir. Nitekim, 780'de Çinliler'in Uygur tüccarlarını istemediklerini bildirmesi ile ortaya çıkan krizi soğukkanlılıkla atlatmış, birkaç Uygur tüccarının öldürülmesinden dolayı Çinliler ile harp etme yerine onlardan ağır bir maddi tazminat alarak olayı barışçı bir şekilde kapatmıştır. Bunu takiben "Çöl Türkleri" olarak adlandırılan "Shat'o'lar" ile Tibetliler'in Uygurlar aleyhine giriştikleri faaliyetleri önleyerek devletinin sulh içinde varlığını sürdürmesini sağlamıştır.

Alp Kutlu Bilge Kağan'ın 789'da yerine oğlu To-lu-su, Ay Tengride Kut Bolmuş Külük Bilge ünvanıyla Uygur tahtına çıktı. Ne var ki, kardeşi tarafından suikaste kurban giden bu kağandan sonra yerine oğlu 16 yaşındaki Feng Ch'eng, kağan oldu (790). Bu genç hükümdar, akıllı veziri Kutluk Bilge himayesinde rahat bir idarecilik yaptı.

Fakat, yakalandığı bir hastalıktan kurtulamayan Feng Ch'eng Kağan onun yerine veziri Kutluk Bilge'yi, Alp Ulug Bilge Kağan ünvanıyla 795'de tahta çıkaran Uygurlar, bu hükümdar zamanında Doğu Türkistan'a yerleşmişlerdir. Karluklar ile Tibetliler üzerine yaptığı seferler ile bu hanlıkları hakimiyetine sokan Kutluk Bilge, Uygur Hakanlığı'na karşı isyan etmiş olan Kırgızları da mağlup ederek itaat altına almış ve devletin sınırlarını en geniş şekline kavuşturmuştur. Ayrıca, İç Asya'nın önemli ticaret merkezlerini de kontrolü altına alan Kutluk Bilge, ülkesinin ve halkının daha da zenginleşmesini sağlamıştır.

Uygur Devleti'ni huzur ve istikrara kavuşturan bu kıymetli Kağan 805 yılında vefat etmiştir. Yerine geçen Ay Tengride Kut Solmuş Alp Killüg Bilge Kağan ancak üç sene tahtta kalabilmiş ve 808'de ölümü üzerine yerine Ay Tengride Kut Bolmuş Alp Bilge Kağan, Uygur hükümdarı olmuştur. 808-821 yılları arasında Kağanlık yapan Alp Bilge Kağan, Çin'e yaptığı baskı ile Çin İmparatoru'nun damadı olmuştur. Uygur Devleti'nin düşman olmasını istemeyen Çin İmparatoru, kızını Uygur hükümdarına vermek suretiyle Uygurlar'ın dostluğunu kazanmıştır. Bu da göstermektedir ki, Uygur Devleti bütün komşularına gücünü kabul ettirmiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Uygur İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir