Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Beş Balık - Koçu Bölgesi Uygurları'nda Adlar ve Ünvanlar

Burada Uygur İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Beş Balık - Koçu Bölgesi Uygurları'nda Adlar ve Ünvanlar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 12 May 2011, 18:53

Beş Balık - Koçu Bölgesi Uygurları'nda Adlar ve Ünvanlar:

Kırgızlar'ın 840 yılında Uygur kağanını öldürüp Ordu Balık'ı yakmaları üzerine görülmemiş bir dehşete kapılan oymaklar gecikmeksizin yurtlarını terk ettiler. Bunlardan bir küme batıya, Karluklar'ın ülkesine doğru göç etti. Diğer bir küme, güneye, Tibet ülkesine doğru gitti. Üçüncü bir küme de güney-doğuya, Çin'e doğru yollandı.

Bu sonuncu küme on üç oymaktan meydana gelmişti:

Ordu Balık dolaylarında yaşıyorlardı. Bu kümeye mensup oymaklar Çin'e sığınmak istiyorlardı. Fakat Çinliler bu eski dostlarına sığınma müsaadesini vermedikleri gibi, onları yok etmek için, çok geçmeden üzerlerine de atıldılar. Bir yandan Çinliler ve Kırgızlar'ın saldırışları, diğer yandan soğuk ve açlık bu kümeyi gittikçe eritti. Öyleki 848 yılında varlığını sürdüremiyerek dağıldı. Ancak Kansu'ya gidip yerleşen ve Sarı Uygur adıyla anılan Uygurlar'ın bu koldan olması pek muhtemeldir.

Batı ve Güneybatıya gidenler onbeş oymaktan meydana gelmişti. Bu oymaklardan bazıları Karluklar'ın ülkesine geldiler. Bunlar, bize göre, Yağmalar'dır. Karluklar Yağmalar'ın gelişine ses çıkarmadılar ve onların Kaşgar şehri ile Nârin ırmağı arasındaki bölgede yurt tutmalarına müsaade ettiler. Müstakbel Kara Hanlı hânedanı işte bu Yağmalar'dan çıkmıştır.

On beş oymaktan önemli bir kol da Beş Balık - Koçu bölgesinde yerleşti. Bu Uygurlar burada yeni bir devlet kurdular ve bu yeni ülkelerine de On Uygur İli dediler. Devletin başında bulunanların ancak sonraları İdu(k) Kut gibi mütevazi bir ünvan taşıdıkları görülüyor. Bunun ne gibi bir sebepden ileri geldiği iyice bilinemiyor. Fakat Kara Hıtay hâkimiyeti ile ilgili olduğu şüphesizdir. Gök Türkler devrinde yine Beş Balık bölgesinde yaşayan Basmıllar'ın başbuğları da İduk Kut ünvanını taşıyorlardı.

Anlaşıldığına göre Kırgız hücumu Moğolistan'daki Türk bodunları üzerinde sarsıcı bir tesir yapmış ve büyük bir göçe sebep olmuştu. Göç edenlerin pek çoğu asıl Uygur bodununun kalabalık bir kısmı ile birlikte veya ayrı olarak batıya gitmişlerdi. Doğu Türkistan'da bulunmuş bir vesikada Çikler'in ve Bayırkular'ın adları geçiyor. Eğer bu vesika orada yazıldı ise bu, adı geçen kavimlerden önemli kolların Uygurlar ile birlikte Doğu Türkistan'a göç etmiş olduklarını gösterir. Hatta hanlardan birinin kitâbesinde de Tarduş adına rastgeliniyor. IX. yüzyılın ikinci yarısında Yukarı İrtiş boylarında Kimek adlı kalabalık bir kavmin yaşadığı görülür. Halbuki Orhun kitâbelerinde bu adda bir topluluktan asla söz edilmez. Muhakkak olan bir şey var ise Kırgız hücumunun Orhun-Selenge bölgesindeki, Türk nüfusunu son derecede azalttığıdır. Kırgızlar'ın Orhun kültürüne intibak edememeleri ve adı geçen bölgenin Moğollaşması, bu husus ile de ilgili olmalıdır.
Beş Balık - Koçu bölgesine yerleşen Uygurlar arasında Buda dini gittikçe yayıldı. XI. yüzyılın ortalarında onların çoğu artık bu dinin koyu sâlikleri olmuşlardı; az bir kısmı da Nesturi Hristiyanlığı'nı kabul etti. Din ayrılığı Uygurlar ile Müslüman Kara Hanlı Türkleri arasında derin bir düşmanlık meydana getirmişti. Ancak Uygurlar Kara Hanlı Türkleri'ne medenî tesirlerde bulunmaktan geri kalmadılar. Bunun en mühim delili, şüphesiz Uygur yazısının Kara Hanlılar tarafından kullanılmış olmasıdır; Uygurlar eski Türk yurdundan getirdikleri Gök Türk alfabesini bir müddet devam ettirdikten sonra, yazılarını Suğdaklar'dan aldıkları yeni bir alfabe ile yazdılar.

Beş Balık - Koçu Uygurları'nın medeniyetleri onlar tarafından bırakılmış vesikalarda yatıyor. Bu vesikalara dayanılarak Beş Balık - Koçu Uygurları'nın devlet teşkilâtını, maddî ve manevî medeniyetlerinin esaslarını (bazı veya bir çok konularda belki teferruatlı bir şekilde) ortaya koymak mümkün olacaktır. Hatta bu vesikaların anılan Uygurlar'ın siyasî tarihleri üzerindeki pek yetersiz bilgilerimizi artıracağı da şüphesizdir. Fakat maalesef, bu vesikalar bu güne kadar, daha çok dilbilgisi bakımından incelenmiştir.

Uygurca vesikalar konumuz bakımından da zengin malzeme ihtiva ediyor. Bu malzeme, Müslüman Türkler'de görülen ad ve Unvanlardan pek çoğunun Uygurlar tarafından kullanıldığını gösteriyor. Daha sonraki ad ve Unvanların incelenmelerini kolaylaştırmak bakımından da Uygurlar tarafından taşınmış bütün ad ve Unvanların incelenip bir kitap halinde yayınlanması, pek faydalı olacaktır.

Beş Balık - Koçu bölgesindeki Uygur hükümdarları hakkında bir liste vermek benim için mümkün değildir. Müverrih Cûveynî'nin Beş Balık'taki Uygur idi Kut'unun saray veya konağının duvarında gördüğü soykütüğü bize kadar gelmiş olsa idi, böyle bir liste vermek, belki de mümkün olurdu.

Arslan Han (981-985 ?): Çin elçisi Wang Yen Tö'nün ziyaret ettiği Uygur hanı. Bu Çin elçisinin verdiği bilgiler Uygur ülkesinin adı geçen han zamanında gelişmiş, mamur bir ülke olduğunu gösteriyor.

Köl Bilge Tenri Han İllig: Bu han'a ait büyük bir kazık (kazkuk) üzerine yazılmış iki kitâbe F.W.K. Müller tarafından ayınlanmıştır.

Orada bu han şöyle tanıtılıyor:

"Kün Ay Tenride Bolmış Ulug Kut Ornanmış Alpın Erdemin İl Tutmış Alp Arslan Kutlug Köl Bilge Tenri Han". Burada, dikkatimizi çeken arslanın da, belki ilk defa olarak, Unvanlar arasına girmiş olmasıdır. Bazin bu Unvanı yalnız olarak değil Alp Arslan şeklinde okuyor ve ona Kahraman Arslan (Heros-Lion) manasını veriyor. Bu kitâbede, adı geçen hanın hâkimiyet ve kudretinin doğuda Sacıu-Kidin'e, batıda Nuc Barshan'a kadar yayıldığı yazılıyor. Buradaki Barshan Isığ Göl'ün güneyindeki ünlü bir şehir, yöre ve buralarda oturan savaşçı bir Türk kavminin adıdır. Temim b. Bahr'den itibaren İslâm coğrafya eserlerinde Barshan (Barsgan) ve Barshanlılar hakkında bir çok bilgilere rastgelinir. Bazin'e göre adı geçen han 899-947 yılları arasında Koçu'da hüküm sürmüştür ve kitâbe de 899 yılında yazılmıştır. Kitâbede, han ailesinden, devlet adamlarından, kumandanlardan ve saray memurlarından (buyruk) pek çoklarının adları geçiyor ki, aşağıdaki cetvelde bunlar ayrı ayrı görülecektir. Kaşgarlı'nın zikrettiği Köl Bilge bize göre, bu handır. Burada İllig (İlig) ünvanı da ilk defa karşımıza çıkıyor. Köl Bilge Han herhalde oldukça kudretli bir hükümdar idi.

Tenri Bögü Tefinken: Bu han'a ait bir kitâbe yine Koçu'da bulunmuş diğer büyük bir kazıkda görülüyor. Bu kitâbe de Radlloff ve F.W.K. Müller tarafından, ayrı ayrı yayınlanmıştır. Bazin bu kitâbenin de 948 yılında yazıldığını söylüyor21. Bu tarih adı geçen han'ın ikinci yılına rastgeliyor. Anlaşılacağı üzere Tenri Bögü Tenriken; Köl Bilge Han'ın halefidir. Tenri Bögü Teftriken Han'ın kitâbesinde de pek çok prenses (Tetirim) devlet adamı, kumandan ve diğer görevlilerin adları geçiyor. Bazin'in hesaplarına göre her iki kitâbe arasında 49 yıllık, kısa olmayan, bir zaman farkı vardır. Buna rağmen her iki kitâbede de aynı ad ve Unvanları taşıyan altı kişi görülüyor. Bunların aynı şahıslar olmaları pek muhtemeldir.

Arslan Bilge Tefiri İllig Kireşiz Iduk Kut: Oğluna ait (aşağıya bk.) bir hâtime duasında geçiyor. Bu Iduk Kut'un XIII. yüzyılın sonlan ile XIV. yüzyılın başlarında hükümdar olduğu, bir tahmin olarak, ileri sürülebilir. Yukarıda geçen Ögünç ile bu hükümdar arasında kaç kişi İdi Kutluk etmiştir, tabiî hiç bir şey söylenemez.

Arslan Bilge Tefiri İllig Künçük Iduk Kut: Yukarıdaki İdi Kut'un oğludur. Künçük'ün adı bir çok vesikalarda geçiyor. Bunlardan biri fazladan alınmak istenilen bir vergiye itiraz etmek üzere düzenlenmiş bir vesikadır. Bu vesikada 1309-1334 yılları arasında hüküm sürmüş Çağatay hanlarının adları veriliyor ve Künçük'ün de bu hanlar devrinde İdi Kut olduğu görülüyor.

Barçuk: Cengiz Han'ın çağdaşı olan Uygur İdi Kut'u. Barçuk'un, adını aynı addaki şehirden almış olduğu daha önce söylenmişti. Barçuk, Kaşgar'ın kuzey doğusundaki Maral Başı olup orada Türk kavimlerinden Çaruklar yaşıyorlardı. Barçuk, seferlerinde Cengiz Han'a, güzelce hizmetlerde bulunduğundan Cengiz Han kızı Altun Beki'yi vererek onu güreken yani güveyi (damat) yapmak istemişti. Fakat bu, arka arkaya vuku bulan ölümler sebebi ile mümkün olmadı. Barçuk, Ögedey Kağan zamanında öldü (1229-1241).

Kesmâyin: Bu, İdi Kut Barçuk'un oğlu ve halefidir.

Adı Cihânguşâ'nın diğer yazmalarında:

Keşmâyîn: Kînmâs (A.uır ) ve Keçmes ( î jAii) şekillerinde geçer. Bu kelime, şu hali ile Türkçe asıllı görünmüyor. Bu İdi Kut Cengiz Han'ın kızlarından Alâçin Beki ile evlendi; 1242-1246 yılları arasında öldü.

Ögünç: Salmdı'nın kardeşi ve halefi. Onun asılması üzerine Möflke Kağan tarafından Uygurlar'ın başına İdi Kut tayin edildi (1252 yılında). Ogünç «ögünme» demektir. Bir de ökünç var ise de bu kelime bilindiği üzere, pişmanlık anlamına geliyor. Bu İdikut'un adı ilk kelime ile ilgili olmalıdır.

Salındı: Kaşgarlı'da atılan nesne anlamına salındı nen kelimesi vardır. Bir de erkeğin arkaya doğru salıverdiği saça sulundı denildiği ve bunun aslının salındı nen olduğu aynı müellif söylüyor. Bu, İdikut'un adı salındı «atıldı, atılmış, bırakılmış» olabilir. Salındı, yukarıdaki Kesmâyin'in halefi ve kardeşi. Beş Balık'taki Müslümanlar'ı toptan öldürmek istemesi ithamı ile yargılanıp asıldı (12 52). Asıl sebep ise onun Ögedey oğullarının tarafdarları arasında yer almış olması idi.
Buda dinine ait bir eser yazan veya yazdıran Buyan Kaya Kal ile ilgili hâtime duasında Künçük yukarıdaki Unvanları ile anılıyor. Üçüncüsü de bizzat Künçük'ün bir eseri bastırıp dağıttığını gösteren vesikadır. İşte bu eserin hâtimesinde Künçük'ün babasının ad ve Unvanları anıldığı gibi, anası Toklug Kutlug Aga ve üvey annesi (?) Kurçıgan Ağa da zikrediliyor. Aga'nın Çağataylar arasında kadınlara ünvan olarak verilmesi, aşağı yukarı, bu zamana rastlar. Uygurca vesikalarda da "beğ" Unvanının kız ve kadınlar tarafından kullanıldığı görülür. Bu sebeple begüm (beg-ü-m), hanum (han-u-m hanım) Unvanlarının ortaya çıkmasının Uygur gelenekleri ile ilgili olduğu düşünülebilir.

Kaşgarlı'da yaka (elbise yakası) anlamında bin künçük kelimesi görülüyor. Aynı müellife göre, bunun oğuzcası kunçek'tir.
Görüldüğü üzere, Beş Balık - Koçu Uygur hükümdarları, eldeki verilere göre, kağan ve kan Unvanları ile değil bu sonuncunun höan şekli ile anılıyorlar. Köl Bilge Han'ın kitâbesindeki (899 yılı) katun Unvanı Bögü Han'ın kitâbesinde (948 yılı) hatun şeklinde gösteriliyor, h'nm k'nın yerini alması yerli söylenişinden ileri gelmiş olabilir. Anlaşılacağı üzere X. yüzyıldaki Uygur hükümdarlarının ünvanı han'dır. Her iki kitâbede İdu (k)-kut'a rastgelinemiyor. Kaşgarlı, Uygurlar hakkında bize bir çok bilgiler verdiği halde eserinde İdikut Unvanına rastgelinemiyor. Bu husus Uygur hükümdarlarının İduk Kut Unvanını XI. yüzyıldan sonra, XII. yüzyılda aldıklarını gösterebilir. Yani Kara Hıtay Kür Han'ı, tabiiyeti altına aldığı Uygur hükümdarına han Unvanını taşımasına müsaade etmemiştir. Nitekim ilk Kara Hıtay hanı ülkesini elinden aldığı Kara Hanlı hükümdarından "han" ünvanı yerine İllig (>ilig) Unvanını kullanmasını istemişti. Böylece bu Kara Hanlı hükümdarı Türklerin İlligi (illig-i Türkân) Unvanını taşıdı.

Bögü Han'ın kitâbesinde Köl Bilge Han, görüldüğü üzere, Köl Bölge İllig (İlig) ünvanı ile anılıyor. Köl Bilge Han'ın kendi kitâbesinde bu ünvan (yani İllig=İlig) görülemediği gibi aynı Unvana Bögü Han'ın Unvanları arasında da rastgelinemiyor. Yine görmüş olduğumuz üzere Köl Bilge Han, Alp, Arslan (yahut Alp Arslan), Kutlug ve Tenri Unvanlarını da taşıyor. Bögü Han'ınkilerde bunlardan yalnız Tefiri vardır. Moğol devrindeki İduk Kut'lardan Kireşiz ile oğlu Künçük'ün Unvanlarının Arslan, Bilge, Tenri İlig olduğu da yine yukarıda görülmüştü.

Köl Bilge Han'ın kitâbesinde adı geçen han'ın karısı (yutuzum) Katun Tefirim, kızı da (kızımız) Yigetmiş Katun Tefirim şeklinde anılıyorlar. Tefirim diğer vesikalarda da geçiyor ve bilhassa hânedana mensup kadın ve kızların Unvanı olarak görünüyor. Bu, Tenri'nin hitâb şekli olacaktır (Tenrim=Haşmetlüm). Demek ki Moğol veya Timur devrinde han'dan hanım, beğ'den begim bu geleneğe göre ortaya çıkmış oluyor. Hülasa olarak her iki kitâbeden de hânedana mensup kadın ve kızların bu Unvanı taşıdıkları açıkça görülüyor.

Kitâbelerde Kunçuy Unvanına da rastgeliniyor:

"Kunçuy Tenrim". Kunçuy bilindiği üzere, Orhun kitâbelerinde de geçiyor ve prenses anlamına geliyor. Kaşgarlı kunçuy'un prenses anlamına geldiğini (es seyyidetü mine'n-nisâ) hâtun'dan bir derecede altta olan kadının ünvanı (lakap) olduğunu ve bununla ilgili olarak; kâbûn kunçuy denildiğini kaydeder. Anlaşıldığına göre, hanın birinci hatununa Katun (yahut Terken Hâtûn) ikincisine de sadece Kunçuy yahut Konçoy Hâtûn denilmiştir. Köl Bilge Han'ın kitâbesinde yutuz sözü de görülüyor. Aynı sözün, Orhun kitabelerinde geçtiği ve zevce, kadın anlamına geldiğini biliyoruz. Adı geçen hanın kitâbesinde katın sözüne de kadınımız şeklinde) rastgeliniyor. Müller bunu kaynana (Schvviegermutter) şeklinde manalandırıyor. Kaşgarlı'da kazın (üj > ve bunun Oğuzca şekli kayın kelimesi görülüyor ve bu, dünür (es-sıhr- ) anlamı ile tercüme ediliyor16. Şüphesiz Köl Bilge Han'ın kitâbesindeki kadın aynı kelime olacaktır. Bu kadın Kutatmış Tefirim ad ve unvanını taşıdığına göre Müller'in bu kelimeyi kaynana şeklinde tercüme etmesi isabetlidir. Esasen Uygurlar'a ait diğer bazı eserlerde katın atam ve katın anam sözleri görülüyor.

Vesikalarda görülen işi, isi "kadın, hanım, hanım efendi, prenses" sözü de Türk âleminde yayılmış ve oldukça uzun bir zaman kullanılmış bir isimdir. İşi'nin Orhun kitâbelerinde geçtiği biliniyor. "İşilik kız oglın kün boldı". Kaşgarlı'da kadın anlamına gelen işiler (>işler>isler) sözü de bununla ilgilidir. İşi (isi)'nin islâm devrinde de kullanıldığı görülüyor. Meselâ Harizm-Şah Sultan Muhammed'in hâtûnlarından ve Gıyaseddin Pîr Şah'ın anası İşi Hatun veya İsi Hâtûn şeklinde anılıyordu.

O. Turan Silig Terken sözünün Uygur metinlerinde sık sık geçtiğini söylüyor. Fakat o da Bögü Han kitâbesindeki Terken'den başka misal vermiyor. Buradaki Terken'in de ünvan olarak kullanıldığı iyice anlaşılamıyor. "Tenriken Silig Terken kunçuy Tefirim". Bizim görebildiğimiz uygurca yazılarda terken adına rastgelemediğimi söylemeliyim.

Tigin (Tegin) şehzâdelerin Unvanıdır; Tigin Silig Terken misâlinde görüldüğü gibi Bu ünvanı hânedana mensup olan veya olmayan kadınların da taşıdıkları anlaşılıyor.

Devlet adamları ve kumandanların taşıdıkları ünvanlara gelince, hanlara ait kitabelere göre, bunların başlıcaları şunlardır:

"Öge, Tarkan (tarhan), Senün, Tutuk, inal, Tirek, inanç Kanşi. Bu Unvanların en büyüğü Öge (Üge) gibi görünüyor.

Her iki kitâbede de aynı devlet adamı için:

"İl Öğesi" deyimi kullanılıyor. İl Öğesi en büyük ünvan olsa gerektir. Gök Türkler'de olduğu gibi, büyük bir ünvan olan Tarkan, umumiyetle tarhan şeklinde yazılıyor. Asılları çince kumandan demek olan Senün ile vâli anlamına gelen tutuk (tutug) da büyük Unvanlar arasında bulunuyor, inal da büyük Unvanlardan olup bunu hânedan mensupları da taşıyor. Tırek yeni bir ünvan gibi görünüyor ve sık sık kullanılıyor. Kara Hanlılar'da bu ünvana rastgelinemediği gibi, Kaşgarlı da bu hususta hiçbir şey söylemiyor. Ancak Gazneliler'de bunun başka bir ad ile bazı emirler tarafından kullanıldığı görülecektir. XII. yüzyılda bu ünvanı bir Kıpçak yahut Kafllı başbuğunun taşıdığı da biliniyor. Dede Korkut destanlarında da, Arşun oğlu Direk Tekür geçiyor.

Bunun aslında bir Kıpçak beyini ifade ettiğini düşünüyoruz. Gök Türkler devrinde en büyük Unvanlardan biri olan apa, hanlara ait kitâbelerde görülemiyor, diğer vesikalarda geçiyor. Bu husus apa Unvanının zamanla ehemmiyetini kaybettiğini ve belki de ünvan şeklinde kullanılmaktan çıktığını gösterebilir. Çigşi'nin de, hiç olmaz ise, ilk zamanlarda ünvan olarak kullanıldığı görülüyor. Bilhassa Gök Türk alfabesi ile yazılmış silah dağıtımı ile ilgili vesikada sık sık urunu ismi geçiyor. Uruflu savaşçı, muharip şeklinde izah ediliyor. Ancak Uruflu ile anılanların bir çoğunun külüg, çigşi, senün, inal, tutuk gibi yüksek Unvanlar taşıdıkları da görülüyor. Silah dağıtımı ile ilgili vesikada tudun Unvanı da görülüyor, fakat kitâbelerde rastgelinemiyor. Anlaşıldığına göre Tudun ünvanı zamanla ehemmiyetini büsbütün kaybetmiş oluyor. Kaşgarlı'da tudun (tuzun) için koyun ve su dağıtıcısı büyüğü, şüphesiz bununla ilgilidir.

Hanlara ait kitâbelerde beg (beg), "Koçu balık begi" ibaresinde olmak üzere ancak bir defa geçiyor ve devlet adamları ile kumandanların Unvanları arasında görülemiyor ve diğer vesikalarda rastgeliniyor. Bununla beraber söylemek mümkün olabilir ki, beg (beg) Beş Balık -Koçu Uygurları arasında yüksek bir ünvan olarak kullanılmıştır. Beg'in Moğollar'ın taşıdıkları Unvanlar arasında görülmemesi de belki bu husus ile ilgili olabilir. Beg'i bazı kadınların da taşıdıkları görülüyor. Ancak bununla ilgili yazı XIV. yüzyılın birinci yarısına aittir.

Alp Senün Öge Alpagut: Köl Bilge Han'a ait kitâbedeki kumandanlardan.

Alp Şıfigur Tarhan Çaflşi: Köl Bilge Han'a ait kitâbede görülen kumandanlardan. Buradaki Şıflgur, Müller'in de belirttiği gibi, Şunkur, Sunkur, Sungur denilen avcı kuştur.

Alp Şıngur Tigin: Köl Bilge Han'ın damatlarından (küdegümüz=güveyimiz).

Alp Tuğrul: Vesikalardan birinde geçiyor.

Alp Tuğrul Tigin: Köl Bilge Han'ın güveyilerinden.

Alp Turmış: Vesikalardan birinde geçiyor.

AIp Tutug Öge: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor ve onun hakkında: "İl Öğesi Alp Tutug Öge Kutlug Koçu uluşug başlayur erken" deniliyor.

Alp Tutuk Öge: Bögü Han'ın kitâbesinde (948 yılında yazıldı) Koçu vâlisi olarak anılıyor: "Koçu Balık Begi Alp Tutuk Öge". Bazin'in de kaydettiği gibi, bu Unvanlar aynı vâliyi ifade etmektedir.

Alpı Tutug: Köl Bilge Han'a (899-947) ait kitâbede geçiyor. Artuklular'dan Necmeddin Alpı olduğu gibi, Anadolu'da bu adda bazı köyler vardı.

Altmış Kara: Vesikalardan birinde anılıyor.

Altmış Tutun: Dinî bir eser yazdıran Balaçuk'un damadı.

Altun Tay Senün: X. yüzyılda Gök Türk alfabesi ile yazılmış bir yazmada (IV. yazma) geçiyor.

Amratmış Tefirim: Köl Bilge Han'ın kızkardeşlerinden (sinil). Amrak sevgili, amra-: "sevmek, âşık olmak" anlamlarına geliyor.

Arığ Katun Tefirim: Köl Bilge Han'ın yengesi. Arığ bilindiği üzere, temiz demektir. Bu kelime arık şeklinde de yazılıyor; Türkiye türkçesinde şimdi arı şeklinde söyleniyor.

Arığ Tefirim: Bögü Han'ın kitâbesindeki (948 yılı) prenseslerden. Her iki ad aynı hâtunu mu gösteriyor?

Arığ Tigin: Bir vesikada geçiyor.

Asag Tulış Yınal: Mehrnâmeg'de görülüyor.

Asıg Tutufi: Buda dininin esasları hakkında bir şiir istinsah eden Uygur. Asıg, bilindiği gibi, "faydalı" demek olup ad olarak, X. yüzyılda İslâm âlemindeki emirler arasında sık sık kullanılıyor.

Aşmış Tefirim: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor ve yeğenler arasında anılıyor. Aşmış, bir dağı, bir tepeyi aşmak demek olan aş-, dan geliyor.

Aşmış Tefirim: Bögü Han kitâbesinde anılan prenseslerden. Bu, daha önce geçen Köl Bilge Han'ın yeğeni olacaktır.

Atsız: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde, "Titigçi Atsız" şeklinde geçiyor. Titigçi duvarcı, alçıcı anlamına geliyor. Atsız ismine ait en eski misal budur (yani X. yüzyılın birinci yarısı).

Ay Ayaz inal: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde anılan kumandanlardan. Müller bunu: Ay Ayaz inal Arığ Ayaz inal şeklinde tek bir şahsı gösterir gibi yazmıştır. Burada iki şahsın zikredilmiş olması daha muhtemeldir. Yani Ay-Ayaz inal ve Arıg-Ayaz inal

Ay Beg: Yazılardan birinde geçiyor.

Ay Çeçek Tefirim: Bögü Han kitâbesinde anılan prenseslerden. Ay Çeçek (Ay Çiçek) adı Müslüman Türk hâtûnları tarafından da kullanılmıştır.

Ay Togmış Sefiün: Köl Bilge Han'ın kumandanlarından.

Bagatur Çigşi: X. Yüzyılda Gök Türk alfabesi ile yazılan bir yazmada (IV. Yazma) geçiyor. Çin kaynaklarından anlaşıldığına göre, bagatur Gök Türkler arasında kullanılan ve yaygın ve büyük Unvanlardan biri idi.

Bu böyle olmakla beraber bu ünvanı Gök Türk kitâbelerinde göremedim:

Anlaşıldığına göre bu ünvan gittikçe ehemmiyetini kaybetmiş ve en sonunda kullanılmaz olmuştur. Buna karşılık bagatur> ba'adur> bahadur şeklinde, en tanınmış Unvanlardan biri olarak Moğollar arasında yaşamış, Farsça ve Türkçe'ye de geçmiştir. Safevî hükümdarları olan şahların da bu ünvanı kullandıklarını biliyoruz: "Şah Tahmasb Bahadur Han". Çigşi Unvanını Yenisey (Kem) beylerinin de taşıdıkları görülüyor.

Balaçuk: Yazdırmış olduğu Buda dini ile ilgili bir eserin hâtime duasında kendisi ve yakınlarının adı geçiyor.

Balak Tefirim: Bir vesikada geçiyor.

Basa Tuğrul: Vesikalarda görülüyor. Osmış Tuğrul'un (b. bk.) kardeşi idi.

Batur Sefiün Öge: Mahrnâmag'de görülüyor. Bunların üçü de Unvandır.

Bay Temür: Vesikalardan birinde görülüyor.

Beg Arslan: Bögü Han kitâbesini yazan (bitgeçi). Bu ada daha sonraları da rastgelinecektir.

Bilge Fetih: Aynen böyle; doğrusunun ne olduğunu bilmiyorum. İkinci kelime belki Kutı olabilir. Bu, İdi Kut Salındı (Ölümü: 1252) zamanındaki ileri gelen beylerden. Beş Balık'taki Müslümanları öldürmeyi kararlaştıranlardan biri olduğu ithamı ile, aynı yılda Moğollar tarafından hayatına son verildi.

Bilig Könül Senün: X. Yüzyılda Gök Türk alfabesi ile yazılmış bir yazmada ;iV. yazma) geçiyor.

Orada:

"Yeme bişinç ay sekkiz yigirmige Bilig Könül Senün başlap kelti" deniliyor ve adı geçenin kumandan veya baş kumandan olduğu anlaşılıyor.

Bilig Könül Senün Öge: Mahrnâmag'da görülüyor. Herhalde yukarıda geçen devlet adamı ile bu, aynı şahıs olmalıdır.

Bolun: Vesikaların birinde, şâhid olarak adı geçiyor.

Bozaç Tutuk: X. Yüzyılda Gök Türk alfabesi ile yazılmış bir yazmada (IV. yazma) geçiyor; kumandanlardan.

Bucur: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada geçiyor.

Bulmış: Kişi adlarından. Bu, tabii, Bolmış da olabilir.

Burhan Kulı: Bazı vesikalarda şâhid olarak görünüyor. Safevîler devrinde, Allah Kulı, Ali Kulı, Şah Kulı gibi, "kulı" ile yapılmış pek çok adlar görülecektir.

Burhan Kulı, aşağıda geçecek olan Nomi Kulı gibi adlar, eski bir geleneği ve aynı ruhî davranışı göstermesi bakımından, şüphesiz, ilgi çekicidir.

Buyan Kaya Kal: Yazdırdığı dinî bir eserin hâtime duasında kendisinin ve akrabalarının adı anılıyor (XIV. yüzyılın birinci yarısı).

BUtürmiş (butur ?) İnal: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor.

Çana (Çag ?) Tirek: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor.

Çın Tigin Kelin Tefirim: Buyan Kaya Kal'ın (b. bk.) kızkardeşi (sinil).

Çik Bilge Çigşi: Silah dağıtımı ile ilgili vesika da (I. yazma) adı geçiyor73. Buradaki Çik'in aynı addaki kavmi ifade etmiş olması şüphesizdir: "Alanı içireki yarık Çik Bilge Çigşi'ke yarlığ boltı".

Aynı vesikada:

"Sugçu Balık ta kirmiş yarıklarından Bayırkular'a altı yarık" deniliyor. Bayırkular Gök Türkler devrindeki ünlü bodunlardan biri idi; kuzeyde uzak (herhalde Baykal çevresinde) oturuyorlardı.

Çik Tutug: Mahrnâmag'da görülüyor.

Çoğı Tirek: Bögü Han kitâbesinde görülüyor.

Çuluk: Vesikalardan birinde şâhit olarak geçiyor.

Edçü Senün Tirek: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada (I. yazma) geçiyor.

Edgermiş Tefirim: Köl Bilge Han'ın kız kardeşlerinden.

Edgü Kutlug inal: Köl Bilge Han'ın saray memurlarından (içreki orınçılar).

Edgü Tuğrıl: Bazı vesikalarda geçiyor.

Edgü Yeğen Sefiün: Bögü Han kitâbesinde görülüyor. Edgü şimdi "iyi" dediğimiz kelimenin en eski şekli görünüyor. Abbasîler devrinde Ezgü Tigin adlı bir emîr görülecektir.

Elig: Dinî bir eser yazdıran Balaçuk'un küçük kardeşi.

Elik: Bazı Uygur vesikalarında şâhit olarak geçiyor.

El Temür Taçar: Vesikalardan birinde anılıyor.

Esen: Esen "sağ, sâlim". Yitigen Sutra adlı eserden bir parçanın hâtime duasında adı geçen iki kızdan biri.

Esen Buka (Boğa): Bir vesikada şâhit olarak anılıyor, öaraçur "Kara Çor?": Mahrnâmag'de geçiyor.

Yasar Tigin: Mahrnâmag'deki şehzâdeler arasında görülüyor. Bu ad Cengiz Han'ın kardeşi £Jasar'ı hatırlatıyor.

Yumar Çor: Mahrnâmag'de geçiyor. Müller, Humar'ın sugdakça "teselli verici ve teşvik edici" anlamına gelen hümâr olduğunu söylüyor ve Pelliot da bunu kabul ediyor. Bu suretle yumâr Taş, öumâr Tigin adlarındaki kelimenin adı ve anlamı da anlaşılmış bulunuyor.

Öut İşig: Mahrnâmag'de geçen prenseslerden.

İnal Bilge: Köl Bilge Han'ın oğlu.

İnal Çor: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde anılıyor.

İnalçuk: Uygurca vesikalardan birinde şâhit olarak anılıyor.

İnal Urunu: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada (I. yazma) geçiyor.

İnanç Tarkan: Köl Bilge Han'ın sarayındaki büyük beylerden.

Inençük: Vesikalardan birinde "bitikçi" olarak geçiyor84.

İdekeç: Anlamını bilmiyorum. Bu, İdi Kut Salındı'nın beylerinden Beş Balık'taki Müslümanları öldürmeyi kararlaştırdıkları ile itham edilen heyet arasında bulunduğu için hayatma son verilmişti.

İl Almış Senün: Bögü Han kitâbesindeki kumandanlardan.

İl Aşmış Tigin: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor.

İl Basmış Tigin: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor. İl Basmış Tigin de belki damatlardan (küdegü) biri idi.

İl Erdem: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde: "Koçu buyrukı İl Erdem... Öge Şıngur Erdem...", şeklinde geçiyor.

İl inanç Tirek: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor.

İl İçkermiş İnal: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor. İçker- "tâbi olmak, itaat altına almak" demektir. İl İçkermiş, ülkeyi itaat altına almış anlamına geliyor.

İl İçkermiş Tigin: Köl Bilge Han'ın güveyilerinden.

İl İtmiş yatun: Mahrnâmag'de geçiyor.

İl İtmiş Tigin: Köl Bilge Han'ın güveyilerinden. İt-, "düzenlemek, düzen vermek" demektir.

İl İtmiş: ülkeyi düzenlemiş, ülkeye düzen vermiş anlamına geliyor.

İl Katmış: Bögü. Han devrindeki kumandanlardan. Katmış (kat-mış), burada tabiî "ilâve etmiş, eklemiş" anlamına geliyor.

İl Kaya: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde: "İl Öğesi Ata Öge İl Kaya Sığır Tarhan Öge Kanmış" şeklinde geçiyor. Burada da belki iki şahıs söz konusudur.

Yani: biri İl Öğesi Ata Öge İl Kaya, diğeri de Sığır Tarhan Öge Kanmış. Bu da şimdi zikredilecek olan büyük devlet adamından başkası değildir.

İl Kaya: Bögü Han kitâbesinde şu Unvanlar ile ilk anılan devlet adamıdır: "İl Öğesi İsik Edgü Tutuk Öge İl Kaya". İl Kaya'ınn her iki devirde de saygı değer büyük bir devlet adamı olduğu anlaşılıyor.

İl Kutadmış (Tefirim): Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor. Bu da, muhtemel olarak, adı geçen hanın kız kardeşlerinden biri idi. Kutad-, "kutlamak, mutlu kılmak, mes'ud etmek" anlamına geliyor.

İl Kutatmış Tirek: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor.

İl Tutguvan Çik: Mahrnâmag'de geçiyor.

İl Tüzmiş Safiün: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor.

İl Yığmış Tefirim: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor. Yıg-, "yığmak, toplamak, kazanmak" anlamına geliyor. İl Uygurcada ülke, devlet anlamına geliyor. Fakat İl Yığmış "burada halkı biraraya getirmiş, toplamış" demektir.

İrincin Beg: Buyan Kaya Kal'ın (b. bk.) iki kızından birinin adı. Buradaki İrincin türkçe bir kelime değildir. Bu, kızların da beg ünvanını taşıdıklarını göstermek için bir misal olarak zikredildi. İlhanlılar'dan Olcaytu'nun kızının adı da Satı Beg idi.

İsig İngi İtçrSki: Mahrnâmag'de görülüyor.

İsig Senün: Irk Bitig (X. yüzyılda) bu zat için yazılmıştı.

İsig Tarhan: Mahrnâmag'de geçiyor.

İsik Edgü Tutuk Er Tona: Bögü Han kitâbesinde anılan büyük devlet adamlarından.

İtmiş Höatun: Mahrnâmag'deki hânedana mensup hâtûnlardan.

Kîamal Öge İnal Buyat: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor.

Kanturmış İnal: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geliyor. Kantur-, şimdi kandır-, şeklinde söylediğimiz fiildir. Ancak o zamanlarda, kantur-, "memnun etmek, teskin etmek" manalarına geliyordu.

Kara Bahşı: Bir vesikada şâhitler arasında geçiyor.

Kara Kuş: Bir vesikada anılıyor.

Kara Temür: Vesikalardan birinde görülüyor.

Kaymış: Bögü Han'ın kitâbesinde görülüyor: titigçi Kaymış, yani duvarcı ve alçıcı.

Kedin inal: Bir şiir yazdıran Balaçuk'un babasının adı. Orada şöyle anılıyor: "atam Kedin Inalnıfl Totar Tenrimnin".

Kedin Urufiu: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada görülüyor.

Kenç Turmış Tarkan: Bögü Han'ın kitâbesindeki büyük devlet adamlarından.

Kensig: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada geçiyor.

Kılıç: Aynı vesikada geçiyor.

Kıs (Kız) Turmış: Vesikalardan birinde anılıyor.

Kıyagan Urunu: Aynı vesikada geçiyor ve kendisine bir zırh verildiği bildiriliyor. Ayrıca yine bu vesikada: "Ut Senün yarıkın Kıyagan Urunu ka berdi" deniliyor.

Kin (?) Turmış: Bögü Han'ın kitâbesindeki devlet adamlarından.

Kotan (>Kutan) Tuğrıl: Vesikalardan birinde, şâhitler arasında görülüyor.

Köl Arıg Canşi: Köl Bilge Han kitâbesinde görülüyor. Bunun da damatlardan olması muhtemeldir.

Köl Çigşi: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada geçiyor.

Köl Çor: Mahrnâmag'de geçiyor.

Kulan: Vesikalardan birinde geçiyor.

Kul Apa Urunu: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada geçiyor: "Kul Apa Urunu ka jir yarık".

Kulun Kara: Bir vesikada şâhitler arasında görülüyor.

Kumar Arslan Çafişı (Çangşı): Köl Bilge Han'ın kitâbesinde görülüyor. Müller bunu Çana (Çag?) Tirek Qumar Arslan Çangşi olarak yazıyor. Bence buradaki Çana Tirek başka bir bey olacaktır. Kumar Arslan ayrıca bir vesikada da geçiyor. Pelliot (aynı eser) buradaki Kumar'ın aslının suğdakça yumar olduğunu, söylüyor.

Kumaş Bay: Bir vesikada geçiyor.

Kunçuy Tefirim: Bögü Han'ın kitâbesinde geçiyor.

Kusuk: Bir vesikada anılıyor.

Kutadmış Tefirim: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor ve onun hakkında: "Kadınımız" deniliyor. Müller bunu kaym ana olarak manalandırıyor104.

Kutadmış Tefirim: Bögü Han'ın kitâbesinde görülüyor. Herhalde iki kitâbede de aynı prenses söz konusudur.

Kutadmış Ygan Tarhan: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor.

Kutalmış Kıta: İdu Kut Barçuk'un tabiiyyetini bildirmek üzere Cengiz Han'a gönderdiği üç elçiden biri. Kutalmış, yani (kut-al-mış) "kut almış" demektir. Kıta da, herhalde Kıtay'ın kısaltılmış şeklidir.

Kut Kan: Bir vesikada geçiyor.

Kutluğ: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada geçiyor.

Kutlug Pars: Köl Bilge Han ile ilgili kitâbede görülüyor.

Kutlug Pars Öktü Tirek: Bögü Han kitâbesinde geçiyor. Burada da Kutlug Pars ve Öktü Tirek olmak üzere iki şahıs söz konusu olmalıdır. Her iki Kutlug Pars da aynı şahsı ifade etmektedir.

Kutlug Bayutmış: Bögü Han'ın kitâbesinde görülüyor.

Kutlug Tigin Kız Tefirim: Buyan Kaya Kal'ın yengesi.

Kutlug Toğmış Tigin: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde de geçiyor. Bu da belki yeğenlerinden biri idi (ykanimiz).

Kutlu Kız Tolun: Mahrnâmag'de geçiyor. Buradaki Tolun "dolunay" daki "dolun"dur.

Kutuz Urufiu: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada geçiyor. Kaşgarlı'ya göre "kutuz" yaban sığırı demektir. Kutuz'un, bilindiği gibi, bir de diğer manası vardır. Ancak kutuz bu manada sıfat olarak kullanılıyordu: Kutuz ıt. Kuduz Ferhad, Kanunrnin oğlu şehzâde Bâyezîd'in kumandanlarından; Türkmen Kuduz Ferhad Beg mâhir binici ve "kara düzen" adlı sazın mucidi.

Küç K.. a (Kara ?): Aynı vesikada geçiyor ve şöyle deniliyor: "Koçu Balık da kelmiş kılıç Küç Ka.. a (Kara ?) ka yarlıg boltı".

Külüg inanç Sacu Safiün: Bögü Han'ın kitâbesinde geçiyor.

Külüg inanç Tutuk İktü: Bögü Han'ın devlet adamlarından.

Külüg Sefiün: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada ona bir kılıç verildiği yazılıyor.

Külüg Urufiu: Aynı vesikada geçiyor: "Külüg Urunu ka bir yarık yarlıg boltı".

Kün Arığ inal: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor.

Kün Bermiş Senün: Vesikalardan birinde geçiyor.

Kün Birmiş Tarhan: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada geçiyor.

Kürebir Urufiu Senün: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada geçiyor.

Küsamış Tefigrim: Küsa-, "istemek, arzu etmek" demektir. Küsamış Tengrim, Bögü Han'ın kitâbesinde geçen prenseslerden biridir.

Küsatmış Tefirim: Küse-, (>küze,) "gözetmek, saklamak, muhafaza etmek" anlamına geliyor. Bu prenses Bögü Han'ın kız kardeşi (sinili) idi.

Kütbeçük: Dinî bir eser yazdıran Balaçuk'un kızı.

Küzü: Balaçuk'un (b. bk.) oğlu.

Laçin: Vesikalardan birinde geçiyor. Kaşgarlı, Laçin'in şahin demek olduğunu ve şahıs adı olarak da kullanıldığını yazıyor.

Mangi Bag tşi: Mahrnâmag'de geçiyor.

Mengü: Bögü Han'ın kitâbesinde anılıyor: "Igaççı Mengü > Ağaççı Mengü". Müller, bunu oda işlerine bakan "Zimmermann" şeklinde açıklıyor.

Menlig Şıfikur: Bögü Han'ın kitâbesinde geçiyor. "Meftlig Şıfikur" Benli Sungur demektir.

Miri Temür: Vesikalardan birinde rastgeliniyor.

Nom Kulı: Vesikalarda geçiyor. Nom: "din, inanç, din kitabı" (suğdakça).

Oğul inal Öge Kanmış:
Köl Bilge Han'ın kitâbesinde anılıyor. Adı geçenin Köl Bilge Han'ın damatlarından olması muhtemeldir.

Orın Tigin Tefirim: Buyan Kaya Kal'ın yengesi.

Osmış Togrıl: Os-mış> oz-mış, "kurtulmuş". İslâm ülkelerindeki emirlerden bazılarının da aynı adı taşıdığı ileride görülecektir. Bu, vesikalarda geçiyor. Yukarıda anılan Basa Toğrıl'ın ağabeyisidir.

Ökrünç (>Ögrünç) Kara: Bir vesikada şâhitler arasında rastgeliniyor. İlhanlılar devrinde Uygurlar'dan aynı adda bir emir vardı ki, asil bir aileden geldiği söylenen Esen Kutluk'un oğlu idi. Ögrünç "sevinç, neş'e" anlamına geliyor.

Öre Bört Tutuk: Kumandanlardan. X. Yüzyılda Gök Türk alfabesi ile yazılmış bir yazmada (IV. yazma) geçiyor.

Ötür Öge Savçı: Mahrnâmag'de geçiyor: "han İl Ugasit Uytır wga sabcıy".

Öz Apa Tutuk: Kumandanlardan. X. Yüzyıla ait Gök Türk alfabesi ile yazılmış bir yazmada (IV. yazma) geçiyor.

Pars-Buka: Vesikalarda geçiyor.

Pars Kon Senün: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada (I. yazma) geçiyor. Bu vesika Mirân Kale'de ele geçirilmiştir. Mirân Kale, Turfan'ın takriben dört yüz kilometre güneyinde, Hotan'dan Çerçen'e giden yol üzerinde bulunmaktadır. İmlâsının az gelişmiş ve kitâbelerinkine yakın olduğuna bakılarak bu vesikanın VIII. yüzyılın sonlarına ve IX. yüzyıla ait olduğu ileri sürülmüştür. Ancak bu vesika Mirân Kale gibi çok uzaklarda bulunan bir yere nasıl ve ne sebeple gidebilmiştir. İşte bu, izah edilmiyor. Vesikada Koçu (Koçu balık) ve Sugçu (Sugçu balık) gibi Doğu Türkistan şehirlerinin adları da geçiyor.

Pars Tirek: Köl Bilge Han'ın kumandanlarından

Pars Urunu: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada geçiyor. (I. yazma)

Sağlık Senün: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde görülüyor.

Sakun: İdi Kut Salındı devrindeki beylerden. Adı geçen İdi Kut, beylerinden Bilge Feti (?), Tögmiş Buka ve Sâkuaen, Beş Balık'taki Müslümanları toptan öldürmeyi kararlaştırdıkları ithamı ile Moğollar tarafından yargılandılar. Bunlardan yalnız Sâkün deynek cezası ile kurtuldu; diğerleri öldürüldüler. Sâkün, Karluk büyüklerinin ünvanı olan sağunun, ğ'run sedasızı olan k ile yazılmış şeklidir.

Sarı Baş Tarhan Seftün: Bögü Han'ın kitâbesinde geçen devlet adamlarından.

Sarıgçır: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada (I. yazma) geçiyor.

Satı: Vesikalarda geçiyor.

Satmış Turhan (Tarhan ?): Bögü Han'ın kitâbesinde geçiyor.

Savag Tutuk: Mahrnâmag'de görülüyor.

Seviçük Tefirim: Balaçuk'un (b.bk.) annesinin adı.

Sevik Buyruk: Bir vesikada geçiyor.

Sevindi (sevin-di): Bir hâtime duasında geçiyor.

Sevinek: Yazılardan birinde anılıyor.

Silig Terken: Bögü Han'ın kitâbesinde geçiyor: "agınçsız evrilinçsiz süzük köfi üllüg upasanç Terinken Tigin Silig Terken Kunçuy Tefirim". Görüldüğü üzere terken'i taşıyan bu prensestir. Silig, "arı, temiz, bâkir" anlamlarına geliyor. Burada ilk defa olarak terken ünvanı karşımıza çıkıyor.

Silig Tigin: Yitiken Sutra adlı eserden bir parçanın hâtime duası kısmında geçiyor. Bu, bir kadının adıdır. Bögü Han'ın kitâbesinde geçenin adı veya Unvanı, Tigin Silig Terken idi.

Süçür: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada anılıyor. Kaşgarlı'da "tatlanmak ve tatlılaşmak" anlamında süçir fiili görülür.

Süngü inal: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor.

Şıfigur Erdem: Köl Bilge Han kitâbesinde görülüyor: "Öge Şıfikur Erdem".

Şişi: Vesikalardan birinde görülüyor. İlhanlılardan Ulcaytu ve Ebû Said devirlerindeki büyük emirlerden Uygur Sevinç Aka'nın babasının adı da Şişi Bahşı idi.

Tamgan Tarhan: Mahrnâmag'de geçiyor. Tamgan bilindiği üzere, Gök Türkler devrindeki Unvanlardan biridir.

Tan (Tang) Arslan Sanun: Bögü Han'ın kitâbesinde geçen büyük kumandanlardan. Müller buradaki Tafi'ı sabah olarak tercüme ediyor.

Tan Yasri Beg: Buyan Kaya Kal'ın kızı. Kadınların da beg ünvanını taşıdıklarını göstermek için zikredildi.

Tapılığ Sanun: Mahrnâmag'de görülüyor.

Tapmış: Bir vesikada şâhitler arasmda görülüyor.

Târbây: Tâbiiyetini bildirmek üzere, İdi Kut Barçuk'un Cengiz Han'a gönderdiği üç elçiden biri. Kaşgarlı'da "dağıtmak, yaymak" anlamında tar- fiili olduğu gibi, Uygurcada da "dağıtmak, parçalamak" anlamına gelen tar fiili vardır. Yine Kaşgarlı'da "sal" anlamını taşıyan tar sözü de görülüyor.

Tarduş Tapmış Ya Yatgar Cafişi: Köl Bilge Han kitâbesinde geçiyor. Bu devlet adamı hakkında: "köfiUlüg upası" yani gönlü iyilikle dolu deniliyor. Tarduş, bilindiği gibi, Gök Türkler ve Uygurlar devrinde, Orhun bölgesinde yaşayan budunlardan biridir. Gök Türkler ve Uygur hânedanları Tarduşlar üzerine şat ünvanlı hânedan mensuplarını tayin ediyorlardı. Tarduşlar da Uygurlar'ın 840 yılındaki göçlerine katılmış olabilirler ve bu Tarduş Tapmış da onların ileri gelenlerinden biri olabilir.

Tatar Apa Tekin: Mahrnâmag'de aynen böyle. Tatar adı ona buradaki Tekin, tigin (tegin)'in yerinde kullanılmış ise, o zaman bu hususta hiç bir şüpheye yer kalmaz.

Tay Muga Tarkan Öge: Mahrnâmag'de geçiyor.

Tay Öge: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada geçiyor (I. yazma).

Taz At Bay: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor. Bu ad kitâbenin tepesindeki adlar arasında görülüyor.

Taz inal: Buna da aynı kitâbede rastgeliniyor. Kaşgarlı taz kelimesi için, "kel" yani "daz" ile "boyunsuz (koyun) nebatsız, çorak" anlamlarını veriyor.

Temir Tirek Tigin: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor ve onun için, "tarkanımız" deniliyor.

Temür: Bir vesikada geçen şâhitlerden.

Temür Turmış: Bir vesikada geçiyor.

Tenlig Apa: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada (I. vesika) geçiyor.

Tefiride Bolmış inal: Köl Bilge Han'ın kardeşi: "inimiz".

Tibiş Tefirim: Balaçuk'un kayınanası: "katın anam Tibiş Tefirim ke".

Tilik Tigin Kız Tefirim: Buyan Kaya Kal'ın ablası (eke).

Timin: Balaçuk'un gelininin adı.

Toka: Koçu'da yazılan bir satış senedinde geçen şâhitlerden.

Tokluğ Kutlug Aga: Buyan Kaya Kal'ın annesi.

Tolu: Bir vesikada geçiyor .

Tolun Apa: Mahrnâmag'de geçiyor. Tolun, daha önce de söylendiği gibi, "ayın on dördü, yanı dolunay" demektir.

Toyın Kulu Tutung: Vesikalardan birinde zikrediliyor. Toyın, bilindiği üzere, rahip demektir.

Tögnüş Bükâ: İdi Kut Salındı devrindeki beylerden. O da, Salındı ve Bilge Feti (?) gibi, Moğollar tarafından öldürüldü. Bu beyin adı kaynağın bazı yazmalarında: Bekmiş-Buka Bükmiş Buka şekillerinde de geçer. Buradaki tögmiş, (Tög-miş) "dögmüş" anlamında olsa gerektir.

Tölek Kız Tefirim: Buyan Kaya Kal'ın ablası.

Tölek Temür: Vesikalardan birinde görülen şahitlerden. Bu, "tülek" şeklinde de yazılıyor.

Tupa Fuşıg Begrâk: Mahrnâmag'de geçiyor.

Turluğ Apa Sansız Paçag: Mahrnâmag'de geçiyor.

Turmış: Bir vesikanın yazıcısı.

Turmış Hatun Tefirim: Bögü Han'ın kitâbesinde geçen prenseslerden. Turmış, şimdi bizim "Durmuş" dediğimiz addır. Demek ki "Durmuş"a ait en eski misaller Uygurlar arasında görülüyor.

Turmış Temür: Bir vesikada şâhitler arasında görülüyor.

Turmış Tigin: Buyan Kaya Kal'ın gelini: "kilinim Turmış Tigin başlap=gelinim Durmuş Tekin başta olmak üzere".

Tülek Temür: Tülek, "sâkin". Bir vesikada rastgeliniyor.

Tüzmiş: "Düzenlemiş, düzeltmiş" demektir. Silah dağıtımı ile ilgili vesikada (I. yazma) geçiyor. İlhanlılar'dan Ulcaytu'nun (ölümü: 1316) hatunlarından birinin adı da İl Tüzmiş idi.

Tüzün Bilke gunçuy: Mahrnâmag'de geçiyor. Buradaki hunçuy, konçuy Unvanının başka bir söyleniş şeklidir. Tüzün'ün yumuşak huylu, soylu anlamına geldiği daha önce belirtilmişti. X. yüzyılda İslâm âlemindeki devletlerin hizmetinde bulunan bazı emirlerin bu adı taşıdıkları görülecektir.

Tüzün Silik Hunzuy (Kunçuy): Mahrnâmag'de geçiyor.

Umay: Bir vesikada rastgeliniyor. Umay, Gök Türkler'in koruyucu meleği.

Unagan Çor: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada geçiyor (I. yazma). Bu ad "kabul etmek, muvafakat etmek, uygun bulmak" demek olan una-fıilinden gelmiş olabilir: unagan.

Uruüu Tudun Çigşi: Aynı vesikada anılıyor: "Törtünç ay tokkuz otuz-ka Unagan Çor Yarığı Urunu Çigşi-ke yarlıg boltı. Urunu, daha önce kaydedildiği gibi, "savaşçı" demektir. Ancak burada ad olabilir. Tudun ve Çigşi de onun Unvanları.

Ut Sefiün: Aynı vesikada geçiyor.

Yabaş (?) Tutuk: Bir yazmada (IV. yazma) geçen kumandanlardan. Buradaki yabaş, "yumuşak huylu" anlamındaki "yafaş, yavaş" olmalıdır.

Yabgu Tagarmıy Çapış: Mahrnâmag'de geçiyor. Müller, buradaki çapış'ın çavuş sözünün aslı olduğunu söylüyor. Tonyukuk kitâbesindeki çabış, Köl İç Çor'un kitâbesindeki çabış da böyle izah edilmiştir.

Yaglafcar inal: Mahrnâmag'de geçiyor. Buradaki Yaglafcar, Uygurlar'ın Yaylahar boyu olacaktır.

Yağmış (?) Tutuk: Silah dağıtımı ile ilgili vesikada geçiyor.

Yaruk: Koçu'da düzenlenmiş bir senette görülüyor.

Yeğen Apa: Mahrnâmag'de geçiyor. Buradaki "yeğen" şimdi kullandığımız kelimedir.

Yeğen Külüg Senun: Bögü Han'ın kitâbesindeki devlet adamlarından.

Yekençük: Bir vesikada geçiyor.

Yığmış: Vesikalardan birinde anılıyor.

Yigetmiş Katun Tefirim: Köl Bilge Han'ın kızı idi: "Amrak kızımız Yigetmiş Katun Tenrim". Bu hatunun Köl Bilge Han'ın kız kardeşlerinden olması muhtemeldir. Yiget "yükseltmek, yüceltmek" anlamlarına geliyor.

Yitmiş Katun Tenrim: Köl Bilge Han'ın kitâbesinde geçiyor. Buradaki "yitmiş", belki de yetmiş sayısını ifade edebilir. Unvanının da gösterdiği gibi hânedana mensup olan Yitmiş Katun'un Köl Bilge Han'ın yengelerinden olduğu anlaşılıyor.

Yultuz Bay Tigin: Mahrnâmag'de anılan prenseslerden. Buradaki yultuz, yıldız anlamındadır.

Kaynakça
Kitap: TURK DEVLETLERİ TARİHİNDE ŞAHIS ADLARI I
Yazar: Faruk SÜMER
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Uygur İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir