Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Çürük Raporu

Burada Tayyip Erdoğan'ın Yolsuzlukları, Hainliği(ABD Uşaklığı) ve AKP Ekonomisinin İşleyiş Sistemi(Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi) hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Çürük Raporu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 May 2011, 19:14

Çürük

AKP yalakası dinci medya, Fetullahçı basın ve 2. Cumhuriyetçi matbuat 2008 yılının tamamında ve 2009 yılının hemen hemen her gününde Yarsav Başkanı Ö. Faruk Eminağaoğlu'nun geçirdiği ameliyatlar sebebiyle askerlikten muaf tutulması olayını dillerine doluyorlar, yalan üzerine yalan üretiyorlar, iftira üzerine iftira atıyorlardı.

Bu uğurda PKK'lı annelerin yanında tuttukları saflardan bir an için çıkıp, hor görüp yüzlerine bakmadıkları şehit annelerini kullanıyorlar, vatan ve millet edebiyatı yapıyorlardı. Bu karalama kampanyasında başı; her yanından pislik, lağım ve irin fışkıran Fetullahçı "Yalan Yolu" çekiyordu.

Fetullah Gülen ve AKP karşıtı yazılarını artırmasının ardından, din taciri bu kesimin hedefi bu defa Hürriyet Gazetesi yazarı A. Hakan Coşkun oluyordu.
Tayyip'in damadının gazetesinden Sevilay Yükselir, Coşkun'un dalağını aldırarak çürük raporu aldığından bahisle gün aşırı Ahmet Hakan yazısı kaleme alıyordu.

3 Haziran 2009 tarihli Sabah Gazetesi'nde Ahmet Hakan'ın Star TV'deki Arena programında askerliği ile ilgili yapılan programın, "Al gülüm ver gülüm birbirini ağırlamalar" diyerek, danışıklı dövüş olduğunu iddia ediyor, Uğur Dündar'ın Ahmet Hakan'a şu soruları niye sormadığını vurguluyordu:

"Ahmetçiğim dalaksız yaşamak nasıl bir şey? Kimseler anlamadı senin dalaksız olduğunu şimdiye kadar. Çok sağlıklı bir görüntün var. Vallahi senin gece hayatına olan düşkünlüğün bende olsa yerimden kalkamam. Nasıl oluyor bu işler dalaksız ve sağlıksız? Soyamaz mıydın askerde patates ya da soğan?"

Damadın gazetesinden bu şekilde feryat eden Sevilay, yazısına şöyle devam ediyordu:

"Ama sizin derdiniz, benim gibi ona patates ya da soğan soydurmak değil. Derdiniz allamak, pullamak, aklamak!
Ayıp değil mi yahu Uğur Ağabey?"

Sabah Gazetesi'nden Sevilay başta olmak üzere, Zaman Gazetesi'nden Vakit Gazetesi'ne kadar cümle matbuat, Ahmet Hakan ile Ömer Faruk'a askerlik yaptırma, patates soydurma kampanyasına girişiyordu.

Şimdi burada damadın gazetesine ve o gazeteden vatan millet edebiyatı yapan Sevilay'a ve diğer dinci basma soralım:

Madem askerlik konusunda bu denli hassassınız, neden damadın babalığı olan Tayyip'e sormazsınız;
"Bu ülkede gariban vatandaşların çocukları askerliğe elverişli değildir raporu alamıyor da, senin oğlun bir anda nasıl alabiliyor? Hastalığı ne? Gemi filoları kuruyor, milyon dolarlık villalar alıyor, şirketler açıyor, bunları yaparken son derece sağlıklı, ancak iş askerliğe gelince son derece sağlıksız ve üstelik çürük!"

Tayyip'in karizmasının çizilmesinden mi korkarsınız yoksa Ahmet Burak'ın mı? Bu nedenlerden dolayı mı Tayyip'e bu soruları soramıyorsunuz?
Tayyip'in oğlu(!)nun askerlik durumu ve çürük raporu hakkında kalem oynatamayan dinci ve Fetullahçı matbuat, Arena programının ardından adeta taarruza geçiyordu. Tayyip'in damadının Sabah Gazetesi'nden Sevilay Yükselir, ondan alıntı yapan Vakit Gazetesi, programda Nedim Şener'in Ahmet Hakan'a; "Askerlik yapmadığınızı falan yazdılar.

Bu tabii sizin özel hayatınız. Konuşmak istemeyebilirsiniz bu konuda" şeklindeki hatırlatmasını ilk falso olarak lanse ediyorlar ve şu soruyu soruyorlardı:

"Ne aralık askerlik yapıp yapmamak özel hayatın sınırları içerisine girdi bu ülkede Nedim."

Damatçı ve dinci basın bu soruyu sorarlarken, gözlerine ve dahi kulaklarına inanamadıklarını da özellikle vurguluyorlardı.
O halde bu matbuatın askerlik meraklısı isimlerine soralım, bakın Tayyip'in oğlu elinizin altında, bal gibi çürük raporu almış. Ahmet Hakan ve diğerlerine sıraladığınız tavsiyeleri niye ondan esirgiyorsunuz? Burak'a 'askerde patates soğan da mı soyamazsın, sen de bu vatanın evladısın Burak, haydi marş marş göreve" demek bu kadar zor mu?

Kanaltürk adlı İnternet Sitesinde Adnan Bulut 3 Mayıs 2009 tarihinde "Naylon Ahmet askerlik yaptı mı" başlıklı yazısında şunları söylüyor, ondan da şeriatçı Vakit Gazetesi alıntı yapıyordu, okuyalım:

"...Her neyse naylon Ahmet... Bir süredir sana askerliğin ile ilgili bir takım sorular sordum, anımsatmalarda bulundum. Sen hiç oralı bile olmadın. Meğerse senin müthiş bir askerlik korkun varmış."

Kanaltürk ve Vakit Gazetesi'ndeki yazı şöyle devam ediyordu:

"Askerlik yapmadığın gündeme gelince betin benzin atarmış. Şimdi seni biraz üzecek bir takım bilgi ve belgeleri saygın okurlarımızla paylaşmak istiyorum.
Ne oldu, ter boşandı senden galiba. Sakin ol. Hem benim yayınladığım belgelerden sonra belki silâh altına alınırsın, şanlı Türk Silahlı Kuvvetlerimizin üniformasını sırtına geçirir, biraz olsun saygınlık kazanırsın. Şu halinle saygınlıktan eser yok çünkü."

Şimdi Bulut'a ve Bulut'un yazısını alıntılayan şeriatçı Vakitçilere, onların Ahmet Hakan'a sordukları soruları niye Tayyip'e ve oğluna sormadıklarını hatırlatalım ve kendi cümleleriyle ekleyelim. Böyle bir soruyu Tayyip'e sorarken bir yerlerinizin ağrıyacağından mı korkuyorsunuz? Niye sakin olamıyor musunuz? Yoksa ter mi boşanıyor dört bir yanınızdan. Bu nasıl Müslümanlık, bu ne yaman çifte standarttır. Kitabın neresinde var kuvvetliye boyun eğip, zayıfa vurmak. Dinin ne tarafına düşüyor, birinin ayıbına şemsiye olurken, diğerine fener tutmak?

İslam'ın ne yanına geliyor, Ahmet Hakan'ı askerliğe davet edip saygınlık kazanmasını isterken, Tayyip'in oğlundan bu daveti esirgeyip, onu bu saygınlıktan mahrum bırakmak? Ahmet Burak'ın neyi eksik? Üstelik patates soğan soymak için fazlası bile var!..
Kanaltürk ve Şeriatçı Vakit Gazetesi'nin yazarları, Ahmet Hakan'ın çürük raporunu yemediklerini de vurguluyorlardı. Ama aynı yazarlar(!) her nedense Tayyip'in oğlunun(!) raporunu öyle bir yutuyorlardı ki, Burak konusunda sesleri solukları çıkmıyordu.

Tayyip'in oğlu konusunda sessiz kalan siyasal dinciler, Ahmet Hakan konusunda bakın daha nasıl döktürüyorlardı:

".. .Hastanesi'nde bir dönem Dr. Şerafettin Özer de Başhekimlik yapmış. Dr. Şerafettin Özer'i araştırınca bir de ne göreyim; Kasımpaşa Deniz Hastanesi Başhekimi'nin de adı Şerafettin Özer'miş iyi mi? Tabip Albay Şerafettin Özer'le seni ameliyat eden Şerafettin Özer meğer aynı kişiymiş! Şaşırtıcı değil mi?

Ne ilginç tesadüf değil mi?

Ahmet Hakan'ın askere gitmemek için "elverişli değildir" raporu aldığı yeri tahmin etmek zor değil...
Tabii ki Kasımpaşa Askeri Deniz Hastanesi... Haa, naylon Ahmet!"
Şeriatçı Vakit Gazetesi Ahmet Hakan'ın çürük raporunu Kasımpaşa Askeri Deniz Hastanesi'nden torpille aldığını ima ediyor, bu durum da benim aklıma Tayyip'in kızının pardon oğlunun "çürük" raporunu nereden aldığı sorusunu getiriyordu. Gerçi bu soru önce Müslüman olduklarını iddia eden şeriatçıların aklına gelmeliydi ya neyse...

Tayyip'in oğlu, hani şu sanatçı Sevim Tanürek'e annesi Emi-ne'nin arabasıyla çarparak ölümüne neden olan Ahmet Burak, "çürük" raporunu aynı Ahmet Hakan gibi Kasımpaşa Deniz Hastanesi'nden alıyordu. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın o günlerdeki damadı Serhat Basutçu, "yüzbaşı" rütbesiyle burada görev yapıyordu. Ne yani hemen bunda bir bit yeniği mi arayacağız?
Olur mu?

Tesadüftür tesadüf!..
İnanmıyor musunuz?..
İşte bakın, size bir tesadüf daha!..

Tayyip'in mahdumu Burak'a, Kasımpaşa Deniz Hastanesi'nden "askerliğe elverişli değildir" raporu alındığında Özden Örnek, Donanma Komutanı'ydı.
Örnek'in çocukları ve eşi ile ilgili tesadüfleri yukarıda anlatmıştım.
Ahmet Hakan'a, Ömer Faruk Eminağaoğlu'na "Askerde patates, soğan soyamazlar mıydı" diye soran tetikçi basın, Tayyip'in oğlunun çürük raporunu görmezden geldikleri gibi, ona kıyamadıklarından olacak onu patates, soğan soymaya gönderemiyorlardı.
Gönderemedikleri sadece O mu?
Olur mu?

Tayyip'in öz savcılığını üstlendiği Ergenekon soruşturmasını yürüttüğü iddiasında olan Zekeriya Öz unutulur mu?

Kaynakça
Kitap: Takunyalı Führer
Yazar: Ergün Poyraz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Tayyip Erdoğan'ın Yolsuzlukları, Hainliği(ABD Uşaklığı) ve AKP Ekonomisinin İşleyiş Sistemi(Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir