Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

O Bakan'lar Tayyip'in Uşağı Mı

Burada Tayyip Erdoğan'ın Yolsuzlukları, Hainliği(ABD Uşaklığı) ve AKP Ekonomisinin İşleyiş Sistemi(Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi) hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

O Bakan'lar Tayyip'in Uşağı Mı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 May 2011, 17:39

O Bakan'lar Tayyip'in uşağı mı

13 Nisan 2009 tarihli Sözcü Gazetesi'nde gazeteci ve yazar Emin Çölaşan, "O Bakanlar Tayyip'in Uşağı mı" başlıklı yazısında, Tayyip'in kabinedeki bakanları hangi gözle gördüğünü bakın nasıl anlatıyor:


"Seçimden sonraki ilk Bakanlar Kurulu toplantısının ardından, iktidar yalakası Sabah Gazetesi bir haber yayımladı.
"Bazı bakanların istifası isteniyor" diye. Listede 6 tane bakanın adı var. Bunlardan bir tanesi yıllardır siyasetin içerisinde olan ve hemen hemen tüm bakanlık görevlerinde bulunmuş Cemil Çiçek...
Bu haber üzerine de Tayyip'in sinirleri bozuldu. Sinirleri zaten korkunç yıpranmış bir vaziyetteydi ve "Ben o bakanları kapının önüne koyarım" dedi.

Beklemediği bir olay olduğu zaman Tayyip şaşırıyor. Bu da onun örneklerinden biri.
Bütün yağcılar, yalakalar çevresinde olacak... Beleş uçaklar, beleş oteller, övgü dolu sözler...
Onun dışında bir olay yaşandığı zaman bütün dengeleri alt üst oluyor.
O aslında devlet adamı falan değil. Sıradan bir adam... Yakışıksız işler yapıyor.
'Ben o bakanları kapının önüne koyarım' lafı hem bakanlara hem de Cumhurbaşkanı'na hakarettir.
Sen kimi koyuyorsun kapıya? Onlar senin uşakların mı? Hizmetçilerin mi?
Ama orada da okkalı bakan lazım...
Ama bunların kültürü biat kültürü olduğu için bunu beklememek gerekir.
Onlar da Allah selamet versin, kapı kulu olmuş vaziyette.
O kırmızı plakalarda, korumalarla gezen bakanlarımız işte bunlar.
Bunlar, Tayyip'in bu lafını hepsi içlerine sindirdikleri için kapının önüne koyulacak insanlardır... "
Oysa

Tayyip, AKP'nin kuruluş günlerinde Milliyet Gazetesi'nden Derya Sazak'a nasıl da masallar anlatıyordu:

"Artık şahıs merkezli, ben merkezli siyaset dönemi bitmiştir. Lider hegemonyası istemiyoruz. Neresi yenilikçi diye soruyorlar. İşte yenilik. Kimseye biat etmeyeceğiz, tapınmayacağız. Bir kadro yönetecek partiyi. Liderin gölgesi düşmeyecek. Seçimle gelen seçimle gidecek. Biz orkestra şefi arıyoruz. Ama kemana ud diyen değil, bütün enstrümanları bilen biri olacak. İlkeler öne çıkacak. İcazeti halktan alacağız, hesabı halka vereceğiz. Hoca'ya biat dönemi bitti. Katılımcı, çoğulcu bir demokrasi anlayışını hayata geçireceğiz. Hoşgörü, barış, sevgi, kardeşlik duyguları esas olacak..."

Kaynakça
Kitap: Takunyalı Führer
Yazar: Ergün Poyraz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: O Bakan'lar Tayyip'in Uşağı Mı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 May 2011, 17:40

Padişah'a baş kaldıranın kellesi gidiyor

Kürşat Tüzmen, daha önce Bakanlığına bağlı müfettişlerin başta Maliye Bakanı Kemal Unakıtan olmak üzere, Tayyip'in kefil olduğu Yasin El Kadı, kızının nişanının evinde yapıldığı M. Latif Topbaş, Albaraka ve birçok Nakşî hakkında yolsuzlukları ile ilgili rapor düzenlemelerinin ardından bakanlık görevinden alınıyordu.

Açılım dümeniyle iyice şımaran PKK'lıların, Nevruz bahanesiyle meydana çıkıp, PKK'nın ve bebek katili APO'nun reklamını yaptığı gösterilerde meydanlara PKK ve APO'nun paçavralarını asıyorlardı.
Kürşat Tüzmen'in bütün bu olayları eleştirmeden ve sadece "Nevruz'da Türk bayrağı olmaması zoruma gidiyor" demesi üzerine de, AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinden de alınıyordu.
Tüzmen'in yerine, geçirdiği Sara krizi sırasında Tayyip'in hayatını kurtaran, ancak buna rağmen Emine tarafından hiç sevilmeyen Kürt kökenli Ömer Çelik getiriliyordu.

Kürşat Tüzmen Anayasa oylamaları sırasında aleyte oy verdiği dedikoduları çıkınca konuyu araştıran AKP'li milletvekilinin üzerine yürüyor, ardından ortamı yumuşatmak amacıyla Meclis'te suşi yani Japon yemeği partisi düzenliyordu.
Meclis'teki vekillerin bu suşi sefası, zar zor geçinen vatandaşı derinden etkiliyor, Beyoğlu'nda gezen Meclis Başkanı M. Ali Şahin'e vatandaşlar "Millet patates bulamıyor siz suşi yiyorsunuz" sözleriyle sitem ediyordu.

AKP milletvekili Faruk Koca'nın önünde bulunan ve Anayasa oylamasında red oyu verme ihtimali olan milletvekillerinin ismi yazılı olan kâğıdın fotoğrafı çekilince AKP karışıyordu.

Listede adı bulunduğu için tepki gösteren Kürşat Tüzmen şunları söylüyordu:

"Ben içeride konuşurum tartışırım. Ama bunu siz duymaz-sınız. İçeride ne karar verilirse ona uyarız. Başbakan uçurum-dan atlıyorsa, bize yakışan onun arkasından atlamaktır. Karar doğrudur yanlıştır, önemli değil, Türk töresi böyle gerektirir."

Oysa

Tüzmen doğru söylemiyordu. Türk töresinde de İslam inançlarında da yanlış yapan kim olursa olsun yakasına yapışıp hesap sormak vardı. Yanlış yapan kim olursa olsun kılıçla düzeltmek, hem Türk töresinin hem İslam geleneğinin gereğiydi.
Tabii son derece korktuğunuz açıklarınız yoksa...

Yada

Töre'nin ne yanına düşüyor, liderin eşini evinde liderinin düşmanıyla buluşturmak, başım ağrımasın diye o günlerde o şehri terk etmek.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Tayyip Erdoğan'ın Yolsuzlukları, Hainliği(ABD Uşaklığı) ve AKP Ekonomisinin İşleyiş Sistemi(Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir