Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Tayyip Konuşanı Siliyor

Burada Tayyip Erdoğan'ın Yolsuzlukları, Hainliği(ABD Uşaklığı) ve AKP Ekonomisinin İşleyiş Sistemi(Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi) hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Tayyip Konuşanı Siliyor

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 May 2011, 17:38

Tayyip konuşanı siliyor

Tayyip, paçası sıkıştığında muhalefet dahil herkese "Düşünceni çözüm yolunu söyle, katkıda bulun" demesine rağmen, en ufak bir muhalif sese bile tahammül edemiyordu. Aleyhinde yazan yazarları Ergenekon tezgâhı ile Silivri cezaevlerine gönderiyor, milletvekillerini ihraç ve benzeri tehditlerle susturuyordu.

Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ı istifaya çağıran, "Oğlunuzun piyasanın yüzde 90'ına hakim işletmelerine KDV indirimi sağlamayı nasıl içinize sindiriyorsunuz? Yeter artık Sayın Unakıtan. Bize, partiye ve ülkeye yük oluyorsunuz. Sizi artık taşıyamıyoruz. İstifa edin" diyen Turhan Çömez partiden ihraç ediliyordu.

Çömez, Tayyip'in sara hastalığını doktor sıfatıyla saklamak istiyordu. Ancak gafların en büyüğünü sergileyerek Devlet eski Bakanı Nimet Çubukçu'ya sert eleştiriler sarf edince, kendini bir anda Ergenekoncu olarak buluyor, İngiltere'ye kaçarak tutuklanmaktan kurtuluyordu.

"Başbakan Kasımpaşalı kültürüyle yetişmiş olabilir. Ama her seferinde o şekilde davranması da olmuyor" diyen Mahmut Koçak, AKP'den ihraç ediliyordu.
Hatay'da şimdinin Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in de adının karıştığı Ali Dibo yolsuzluğunu ortaya çıkaran Fuat Geçen de, partiden ihraç edilen milletvekilleri arasına katılıyordu.
Mehmet Elkatmış, "Partililerin yolsuzluklarına geçit vermediğim için bu sefer aday yapılmadım" diyordu.

Erkan Mumcu, Bakanlığı döneminde "Katılmadığım çözümlerin altına imza atmak istemiyorum" şeklinde görüş belirttiği için bakanlığı bırakmak, partiden ayrılmak zorunda kalıyordu.

Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasına ilişkin yasa tasarısıyla ilgili olarak "haberim yok" açıklaması yapan Koksal Toptan, AKP yönetiminde rahatsızlık oluşmasının ardından yeniden TBMM Başkanlığı'na aday gösterilmiyordu.
Abdüllatif Şener, başta Yahudi Ofer'e özelleştirme adı altında sağlanan imkanların altına imza atmadığı için, önce özelleştirmenin başından sonra bakanlıktan almıyor ve ardından partiden de uzaklaşması sağlanıyordu.

Elazığ Milletvekili Fevzi İşbaşaran'ın, Emniyet'te bulunan bir çetenin Hükümet ile askerin arasını açmak istediği şeklindeki sözlerinin ardından, TV'lere Emniyetçe çekilen kasetteki görüntüleri servis ediliyor ve AKP tarafından Disiplin Kurulu'na yollanıyordu. İşbaşaran, bu gelişmelerin sonucunda Emniyet'in ağır takibi altında olduğunu söylüyor, "öldürülürsem bunun sorumlusu Başbakan'dır" diyerek istifa ediyordu.
Tayyip, güçsüzden gelen en ufak tepkiye bile en ağır bir şekilde karşılık verirken, güçlü karşısında ise boyun eğiyor, adeta biat ediyor, süt dökmüş kediye dönüyordu.

Tayyip'in Davos şovunun ardından, İsrail'in Kara Kuvvetleri Komutanı Mizrahi:

"Türkiye Ermenilere soykırım uyguladı, Kürtleri katlediyor, Kıbrıs'ta işgalci" şeklinde hezeyanlarda bulunuyor, göstermelik yapay tepki gösteren Davos'un çakma Fatihi Tayyip'in bu defa gıkı bile çıkmıyordu.

Oysa
Tayyip, 2002 yılında "Bin yıllık koca Türkiye 50 yıllık bir ülkeden mi çekinecek" demişti.
DTP'li Osman Baydemir, "Meşe dalının hangi dalı nerenize battı sayın hükümet" derken gıkları çıkmıyor, yine Baydemir'in "hass..tir" şeklindeki fırçalarına "eyvallah" diyorlardı.

Hasip Kaplan'ın "Tayyip kafayı yemiş" şeklindeki ithamları karşısında, dut yemiş Bülbüle dönüyorlardı.
Van Milletvekili Özdal Uçar, Erdoğan için "kaim kafalı" şeklinde konuşuyor, bu ithamlara kimse cevap veremiyordu.
Nasıl versin?

Kapatılan DTP'nin Şırnak milletvekili olup Kato dağında yapılan ve PKK'nın paçavralarının açıldığı festivalde konuşan Sevahir Bayındır, bakın Tayyip'e nasıl sesleniyordu:

"Bu halka verdiğin sözü tutmazsan, bu halk senin kafanı keser."

Sevahir Bayındır'ın 'bu halk'tan kastettiği ne? PKK paçavrası açan teröristler!

Milletvekili haddini Bilmeli

Sevahir'i kızdıran konuşmasını, Mehmet Yılmaz, "Milletvekili haddini bilmeli" başlığı altında "Tayyip'in Putinleşme hevesi" olarak şöyle anlatıyordu:

"Bazı AKP milletvekilerinin Kürt sorunu ile ilgili konuşması, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı kızdırdı:
Önce 'Türkiye Demokratiktir, herkes konuşabilir' dedi, ar-kasından 'demokrasinin sınırını' çizdi: "Partideki söylem birliğini zedeleyecek çıkışlara hoş gözle bakmam. Bu durum 'Söz ola kestire başı' olur ki buna gitmek istemiyoruz!"

AKP demokrasisi işte bu kadar:

Başbakan'ın beğendiği şeyleri söylemek serbest, tersini söylersen kafan gider!
"Erdoğan'ın Putinleşme hevesi" dediğimiz de bu durumdu zaten.

Yada
Hitlerleşme!..
Bu nedenle Erdoğan'ın sözlerini aslında hiç yadırgamadım.


Benim şaşırdığım, bazı AKP milletvekillerinin durumu.
Kendilerini gerçekten milletvekili zannediyor olmalılar ki Başbakan'ı kızdıracak sözleri ağızlarından kaçırmışlar.
Belli ki görevlerinin, Başbakan'ın işaretiyle parmak kaldırıp, indirmek olduğunun da farkında değiller!
Bu iş böyledir zaten. Eğer kimin milletvekili olacağına "partinin başkanı" tek başına karar veriyorsa, kimin ne söyleyebileceğinin sınırını da o çizer.
Bizim siyasi düzenimiz böyledir, Sağcısı, Solcusu, İslamcısı, Laiki çok fark etmez.

Başta bu duruma razı olup, milletvekili olmak için başkanın ağzının içine bakarsanız, sonra ne söyleyeceğinizi, ne söyleyemeyeceğinizi anlamak için de onun ağzına bakmanız gerekir.

Siz en iyisi mi kelleyi kurtardığınıza şükredin! İzin verilmedikçe konuşmayın, rozetinizi takıp, bir kenarda oturun.
Parmak kaldırmanız gerektiği zaman Salih Bey sizi arar, bi koşu gidersiniz!"

Kaynakça
Kitap: Takunyalı Führer
Yazar: Ergün Poyraz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Tayyip Erdoğan'ın Yolsuzlukları, Hainliği(ABD Uşaklığı) ve AKP Ekonomisinin İşleyiş Sistemi(Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Google [Bot] ve 2 misafir