Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Tayyip, Arkadaşları, Şarap, Uyuşturucu ve Kaçak Marlboro

Burada Tayyip Erdoğan'ın Yolsuzlukları, Hainliği(ABD Uşaklığı) ve AKP Ekonomisinin İşleyiş Sistemi(Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi) hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Tayyip, Arkadaşları, Şarap, Uyuşturucu ve Kaçak Marlboro

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 May 2011, 01:46

Tayyip, arkadaşları, şarap ve kaçak Marlboro

Tayyip'in artis olmak için evden kaçıp kötü yollara düşen kızların hayat hikâyesini andıran Çalmuk ve Çakır'ın kitaplarında yer alan anlatımlarını dinleyen insanlar da çaresiz bütün bunları yiyordu. Yemeyip de ne yapsınlar?

Nereden bilsinler, Kasımpaşa'da o günlerde kaçak Marlboro satıldığını ve daha sonraları Kasımpaşa'nın üzerindeki mezarlıkta yan gelip yatarak şarap içildiğini...
Tayyip'in en yakın arkadaşlarından birinin Kasımpaşalı Kudret olduğunu.

Kasımpaşalı Kudret kim mi?

Duymadınız mı?

O halde anlatayım:

Hani Tayyip'in Kasımpaşa ile beraber yetiştiğini söylediği Hacıhüsrev'deki kapkaççıların "Çeribaşı"sı olarak ünlenen Kudrettin Gören ya da nam-ı diğer "Kasımpaşalı Kudret" Kasımpaşa'da "Ağa" olarak da tanınıyordu. Tayyip'in çocukluk arkadaşıydı. Uyuşturucudan hırsızlığa, cinayetten gaspa, gasptan ruhsatsız silah bulundurmaya kadar on beş ayrı suçtan sabıkalıydı.

Kasımpaşa'lı Kudret, 2001 yılının Mayıs ayında Şişli'de arabasının içinde uğradığı saldırıda hayatını kaybediyordu. Polisin Kasımpaşalı'nın arabasında yaptığı araştırmada, el freninin yanında ruhsatsız bir tabanca ve Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Burak'ın düğününe davetiye buluyordu.
Kasımpaşalı Kudret'in cenazesine gidemeyen Tayyip'i, o günlerde Beyoğlu Belediye Başkanı olan Kadir Topbaş temsil ediyordu.
Tayyip'in arkadaşları arasında yeraltı dünyasından olanlar da vardı. Bunlardan biri de gizli kasası olarak da nitelendirilen Hasan Yeşildağ idi. Hasan Yeşildağ'ın sicilinde uyuşturucudan cinayete kadar birçok suç yer alıyordu.

Tayyip, mafya ile çetelerle bu denli iç içe olmasına rağmen şunları söyleyebiliyordu:

"Bizim iktidarımızın döneminde olduğu kadar kimse mafyayla mücadele etmedi. Mafya ile mücadelemiz birilerini rahatsız etse de sürecek... "

Tayyip'in demecinin altında bir haber:

"AKP'li Belediye Başkanı işçiyi bacağından vurdu."

Alm bir başkası daha:

Tayyip'in yeğeni esrardan tutuklandı


Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı sıfatını taşıyan Recep Tayyip Erdoğan'ın yeğeni Mehmet Erdoğan, İstanbul'da Narkotik Şube ekiplerinin düzenlediği uyuşturucu operasyonu sonucunda sevk edildiği Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı'nın talebi üzerine Nöbetçi Mahkeme tarafından tutuklanıyor ve cezaevine gönderiliyordu.

İstanbul Polisine kısa süre önce Diyarbakır'dan İstanbul'a uyuşturucu sevkiyatının yapılacağı ihbarı ulaştı. Teknik takibe başlayan polis ekipleri, 50 kilo esrarın İstanbul'a ulaştığını belirleyince düğmeye bastı. Narkotik Polisi, 8 Şubat 2010 Pazartesi sabahı çok sayıda adrese eş zamanlı baskın yaptı.
Operasyonda Başbakan Erdoğan'ın hayatta olmayan ve babasının ilk eşi Havuli'den doğan kardeşi Mehmet Erdoğan'ın oğlu Mehmet Erdoğan ile ikisi kadın 11 kişi, uyuşturucularla ele geçirildi. Yeğeninin gözaltına alındığı bilgisi iletilince Başbakan Erdoğan'ın, 'Yasalar ne emrediyorsa, gereken neyse o yapılsın' dediği öğrenildi.
Tayyip, hem Başsavcı ve hem de aynı zamanda Başyargıç ya polisler ne yapalım diye kendisine soruyormuş. O da gerekeni yapın demiş!

Ya demeseymiş?

Reklâma bakın,
Sanki başka çaresi kalmış gibi!
Zira ihbarcı kuvvetliydi...
Ol nedenden dolayı ihbarcıyı Ergenekon dümenine dahil edemediler.

Nasıl izin istenir

Bir hukuk devletinde suç işleyen bir insanın yakalanması halinde "ne yapalım" diye Başbakan'a soruluyorsa, o ülke için asla "Hukuk Devleti" tanımı yapılamaz. Zira o ülkede hiçbir zaman hukuk yoktur. Başbakan Hakim midir. Savcı mıdır ki ona soruluyor. İhbar kuvvetli olmayıp da o da bu duruma güvenip "işlem yapmayın" deseydi ne olacaktı?
Bu açıklama; Emniyet içinde Başbakan'dan gelecek kanunsuz bir emri yerine getirebilecek bir kadrolaşmanın olduğunun da en açık kanıtıydı.

Öyle ya,
Devletin asayiş sorumluları olayı haber verip, "Ne yapalım" diye sorduğuna ve bu durum da Başbakan ve Emniyetten yapılan açıklamalarca da sabit olduğuna göre, demek ki emniyettekilerin hukuktan değil, Başbakan'dan alacakları talimat doğrultusunda hareket edecekleri çok açıktır.
Bu durum Emniyetin yasaların emrettiği şekilde değil, Tayyip'in buyruklarına göre "gereğini yapmama" ihtimaline açık bir bekleyiş içinde olduklarını gösteriyordu.
Gerçi 50 kilo olan uyuşturucunun 50 grama inmesinde bir gariplik varsa da, bu indirimin nedeni karışıksa da neyse...

Kaynakça
Kitap: Takunyalı Führer
Yazar: Ergün Poyraz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Tayyip Erdoğan'ın Yolsuzlukları, Hainliği(ABD Uşaklığı) ve AKP Ekonomisinin İşleyiş Sistemi(Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 4 misafir