Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Tayyip Genelevde

Burada Tayyip Erdoğan'ın Yolsuzlukları, Hainliği(ABD Uşaklığı) ve AKP Ekonomisinin İşleyiş Sistemi(Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi) hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Tayyip Genelevde

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 May 2011, 01:34

Tayyip Genelevde

Tayyip'in danışmanı Metiner, "Başkan Erdoğan'ın Belediye Başkanlığı seçimi döneminde yapmış olduğu propagandalarından biri, genelevlerin kapatılmasıyla ilgiliydi. 'Başkan seçilirsem genelevleri kapatacağım' şeklinde konuştuğunu aynen bu cümlelerle aktarıyordu.

CIA istasyon şefi Graham Fuller'in yakın arkadaşının Tayyip'i övme amaçlı yazdığı "Recep Tayyip Erdoğan" adlı kitapta, genel ev olayı bakın nasıl anlatılıyordu:

"Erdoğan, 1980'lerde karşı çıktığı genelevlerde propaganda çalışmasına evet dedi. Kasımpaşa eşrafından bu bölgenin raconunu bilen birkaç kişinin yanına RP'li gençler verildi. Gençler buralara hayatlarında ilk defa, ürkerek ve korkarak girdiler. Biri cılız sesle "Biraz sonra RP Belediye Başkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan sizleri ziyaret edecek" dediler.

Kadınlardan bir kaçı gülüşüyordu. "Burası Hacı, Hoca yeri değil", dediler. Kadınların bazıları başlarına yaşmak aldı. Karşılarında sakallı, sarıklı birini bekliyorlardı. Takım elbiseli genç bir adam içeri girdiğinde herkes şaşırmıştı. Kısa bir konuşma yaptı, içine düştükleri talihsizliklerden dem vurdu.
Erdoğan, "Biz sizi içinize düştüğünüz karanlık dünyadan kurtarmak istiyoruz" şeklindeki sözlerinin ardından, "Oyunuzu, gönlünüzü, desteğinizi istiyorum" dedi... "

Bazı kadınlar ağlıyordu. Nasıl ağlamasınlar? Yıllardır düştükleri, içinde çırpındıkları bu bataklıktan çok küçük de olsa kurtulma umudu doğmuştu. Onların da artık sıcak bir yuvaları, namuslu bir yaşantıları olacaktı. Üstelik onları kurtaracak olan adam fazla bir şey de istemiyordu. "Al oyumuz senin" dediler. "Al gönlümüz ve desteğimiz de senin... Mademki bizi kurtaracaksın! Al hepsi senin. Hepsi feda olsun senin yoluna."

İlk ağlayan kadınlara diğerleri de eklendi. Birinin sözü orada bulunanların birçoğunun kulağından hiç gitmedi:

"Başkan sen bizi kurtaramazsın. Bize senet imzalattılar. Ne kadar olduğunu bilmiyorum. 13 yaşında bu tuzağa düştüm. O gün bu gündür borç ödüyorum. Ama bu küçük kızımı kurtar... "

Tayyip'in Beyoğlu Belediye Başkanlığı adaylığı süresince başlayan bu ziyaretler, İstanbul Belediye Başkan adaylığında da sürdü. Bazı kadınların hayatlarını riske atarak gizli gizli bu çalışmalara katıldığını görenler bile oldu. Sokak aralarında ceket ceplerine koydukları şaraplar ile Erdoğan'ın posterini yapıştıranlar bile vardı. Erdoğan seçim propagandasını yaptığı her ortamda bu evleri kapatmaya kararlı olduğunu vurguluyordu.

26 Aralık 1993 tarihli Sabah Gazetesi'nde Nuriye Akman'la yaptığı söyleşide genelevlerle ilgili şunları söylüyordu:

"Genelevler konusunda kesin kararlıyım.
Kapatmaya mı?
Tabii. Biz kendi nefsimize istemediğimizi karşımızdaki insan için de isteriz.
Sizin istemediğinizi onlar istiyorsa.
Ona şunu sorarım. Siz kızınızın, eşinizin, böyle bir yerde sermaye olarak kullanılmasına müsaade eder misiniz? Bu bir kadın sömürüşüdür. Ben buna evet dersem ne insanlığa bunun hesabını verebilirim, ne de beni yaratan rabbime.
Sorun genelev kapatmakla çözülecek mi?
Bize, 'gençlerin hali ne olacak?' diye sorulabilir. Bunun tek çözümü evlilik müessesidir. Biz gençlere bu konuda yardımcı oluruz. Toplu evlendirme merasimleri yaparız.
Bu kadar kolay mı?
Tabii. Ben kendi nefsime uyguladım oldu. Bana olduğuna göre bir başkasına da olabilir."

İnsanların bir oyunu almak, onları sömürmek amacını taşımaktan başka bir düşüncesi olmayan Tayyip, "Genelevlerin kapatılmasına karşı çıkanlar olabilir" sorusuna insanları aldatmak amacıyla ne diyordu:

"Ona şunu sorarım. Siz kızınızın, eşinizin, böyle bir yerde sermaye olarak kullanılmasına müsaade eder misiniz?"

O halde soralım Tayyip'e:

Sahi sen o soruyu hiç kendine sordun mu?

"Bu bir kadın sömürüsüdür" şeklinde esip gürlerken, ağzından çıkan bu söze inanmıyordun da sadece bir oy için onca kadına "umut" vermeye değer miydi? O bir oyu başka yerlerden bulamaz miydin?
"Ben bu kadın sömürüsüne evet dersem ne insanlığa bunun hesabını verebilirim, ne de beni yaratan rabbime!" diyordun. İnsanlığa hesap vermekten kurduğun Ergenekon tezgâhı ile şimdilik kurtulmuş görünüyorsun.
Ya; "Ben yaratan rabbime nasıl hesap veririm" derken, rabbini mi kandırıyordun yoksa seni dinleyenleri mi?
Rabbine hesap vermekten nasıl kurtuldun?..

Ondan kurtulman biraz zor olacak, zira:

Onu, Ergenekon'a biraz zor dahil edersin.

Öyle ya; genelevleri kapatacağım diye oy isteyip aldığı oylarla belediye başkanı oldu. Yetmedi Başbakan oldu.
Ancak,
Genelevleri kapatmak bir an bile aklına gelmedi. Kapatılmasını isteyenlere şiddetle karşı çıktı. Çünkü her Siyasal İslamcı gibi paranın geldiği her musluğu mübarek bildi. Kasımpaşalı Mücahit Tayyip genelev kadınları kadar olamadı. Onlar sözlerini tuttu, kendisine oy verdi. Tayyip ise verdiği sözü tutmadı ve Etilerlilerin safında yer aldı. Ardından vaadini unuttu.

O nedenle:

Bırakın genelev kapatmayı, Tayyip'in başkanlığı döneminde yapılan teşviklerle her yerde pıtırak gibi genel ve oldukça özel evler açıldı.
Sadece o kadar mı?
Ne gezer.
Tayyip Başbakan olduktan sonra bırakın Türkiye'deki, dünyadaki homoseksüeller bile baş tacı yapıldı.
Kuşadası başta olmak üzere ülkemize gelen homoseksüeller, devlet törenleri ve kırmızı halılar ile karşılandı.
Gerek Tayyip'in Belediye Başkanlığı döneminde gerekse Başbakanlığı devresinde homoseksüeller ihalelerden önemli bir pay kaptı. Onlar bu dönemde altın çağını yaşadı ve yaşıyor. THY'den PTT'ye birçok ihaleyi homoseksüel ve sabetayist Cemil İpekçi aldı. İpekçi, AKP'lilerin verdiği davetlerde baş konuk oldu.

Olmakla da kalmadı birçok AKP'nin alkışladığı ve iftihar ettiği şu sözü söyledi:

"AKP benimle sosyalleşiyor."

Tayyip'in en büyük destekçilerinden olan ve Gülen Cemaatinin yayın organı görünümünde işlevlerde bulunan Zaman Gazetesi 14 Şubat 2010 Sevgililer Günü'nde Cemil İpekçi'nin Tayyip'e olan hayranlığını şu şekilde haberleştiriyordu:

"... 'One minute' çıkışında 'İşte benim Başbakanım' diye bağırdım."

Gazete, homoseksüel modacının sevindirik olmasına şöyle devam ediyordu:

"Turgut Özal döneminde başlatılan açılım sürecinin AKP döneminde devam ettirildiğini savunan İpekçi, en çok da Başbakan Erdoğan'ın Davos çıkışından etkilenmiş. Ünlü modacı, o an yaşadığı duygulan şöyle aktarıyor. "Başbakan o konuşmayı yapıp oturumu terk ettikten sonra, Fransız sokağındaki atölyemde pencereyi açıp çığlıklar attım, 'İşte benim Başbakan'ım' diye. Büyük gurur duy-dum... "
Tayyip'in en yakın destekçisi pembe mayolu, gözü boyalı, nonoş Cemil İpekçi Mardin'e gidiyor, "erkek dediğin memleketine insanına sahip çıkandır" şeklinde konuşuyordu.

İpekçi, Kasım 2009 tarihli Taraf Gazetesi'ne şunu da söylüyordu:

"Erkek adam açılıma sahip çıkar... "

İpekçi'nin Tayyip ve AKP'ye yanaşmasının ardından ülkemizde kullanılan "Her başarılı erkeğin ardında bir kadın vardır" sözü, "Her başarılı siyasal İslamcının arkasında bir homoseksüel vardır"a çevriliyordu.

Kaynakça
Kitap: Takunyalı Führer
Yazar: Ergün Poyraz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Tayyip Erdoğan'ın Yolsuzlukları, Hainliği(ABD Uşaklığı) ve AKP Ekonomisinin İşleyiş Sistemi(Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir

cron