Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Reis Kaptan

Burada Tayyip Erdoğan'ın Yolsuzlukları, Hainliği(ABD Uşaklığı) ve AKP Ekonomisinin İşleyiş Sistemi(Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi) hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Reis Kaptan

Mesajgönderen TurkmenCopur » 17 May 2011, 22:51

Reis Kaptan

Rize İli'nin adının kökeninin, Farsça dağ eteği, dağ dibi manasına geldiğini söyleyen araştırmacıların yanında, Evliya Çelebi Rize isminin İrizus'tan geldiğini, Yunanca "Pirinç" anlamını taşıdığını belirtiyordu.
Rize'nin ilk adlarından biri Athena'ydı. Rize; Türklerin hâkimiyetine geçmeden önce, İranlıların, Romalıların, Bizanslıların ve Gürcülerin egemenliğinde kalıyordu.

1918-1919 yıllarında Gürcüler ve Ermeniler yanlarına Rumları da alarak Türkleri bertaraf etme, Rize ve çevresinde kendilerince bir devlet kurma hayaliyle yine Gürcülerin maddi desteği altında günlük bir gazete yayınlamaya başlıyorlardı.
Bu kirli ittifakı oluşturanlar, yörede yaşayan Türkleri kendi yanlarına çekebilmek, kendi emellerine ortak edebilmek amacıyla Türkçe olarak "İslam Gürcistan"ı adıyla bir gazete yayınlıyorlar, böylece ihanetlerinin tohumlarını.daha o günlerde atmaya başlıyorlardı.
Bu çalışmalarında maske olarak İslam dinini kullanıyorlar, dinin ardına sığınarak devletin temellerini oyuyorlar, başta Türklük olmak üzere tüm milli değerlere hakaretler yağdırıyorlardı.

Gündüz imam gece papaz görünümünde faaliyet gösteren Gürcüler, başta Çayeli olmak üzere birçok yerde, Gürcüce basılan İncili Rum papazlarının yardımı ile Rumca'ya çevirip yöre halkına buyruklarıyla veriyorlardı:

"İncil dilinden başka bir dil kullanırsanız cehenneme bir adım daha yaklaşırsınız."

Aynı papazlar, yöredeki Müslüman insanları kimliklerinden soyutlamak, Arapça'yı yaygınlaştırmak görünümünde, Türkçe'yi yozlaştırmak amacıyla, "İmam ve vaiz" kılığına girip bu oyunun değişik bir versiyonunu sergiliyorlar ve şöyle fetva veriyorlardı:

"Kur'an dilinden başka bir dil kullanırsanız cehenneme bir adım daha yaklaşırsınız."

Rize'de insanların kimliklerini asimile etmeyi amaçlayan Medreselerin başında Tayyip Efendi Medresesi geliyordu. Bu Medrese'de, başta Gürcü kökenli gündüz hoca gece rahip olan hainler; "Türklük ne demek, mezarda Rabbin kim, kitabın ne, kimin ümmetisin" diye soracaklar, "kavmin ne diye bir soru yok" şeklinde körpe beyinlere Türk düşmanlığı aşılamanın ilk ayağını gerçekleştiriyorlardı.

Muzaffer Arıcı "Rize" İli'ni tanıttığı kitabının 78. sayfasında, "Sarıyana Çetesi"nden ve bu çetenin ihanetlerinden şöyle bahsediyordu:

"Bölgemizi ilgilendiren mühim bir olay olduğundan Sarıyana Çetesi'nden bir parça söz edelim. Bu çete bölgede canlı olarak ne bulursa, çoluk, çocuk, kadın, erkek, genç, yaşlı, hasta demeden öldürüyordu. Türlü işkenceler yapıyor, ırza geçiyor, soygun talan gibi suçları meslek edinmiş olduğu halde bir türlü ele geçmiyordu.
Türk Milleti en zalim düşmanlarla ölüm kalım savaşı verirken bir yandan da bu dahili düşmanlarla uğraşıyordu. Bu çete Bulgaristan'a kaçmak için bir taka satın aldı. Bu satın alma işi Kuvva-i Milliyemizce tespit edildi. Sarıyana ve sülalesi adamları ile bu takaya dolarak denize açıldılar. Bulgaristan'a kaçmak istiyorlardı... "

Bu kaçma olayı Kuvva-i Milliye'nin ısrarlı takibi sonucu yarıda kalıyor, çıkan çatışmanın ardından Sarıyana Çetesi elebaşı Yano ölü ele geçiriliyordu. Çete, çocukları dâhil kadınları denize atıyor, ancak denize atılan insanların içinden bir kadın kurtarılıyordu. Bu arada Sarıyana Çetesinin yandaşı olan Abacıyand Çetesi de çökertiliyordu.
Güneysu ya da Tayyip'in adlandırmasıyla Potamya, Kurtuluş Savaşı yıllarında da düşmana kurşun atmak yerine isyana kalkıyor, ancak isyan bastırılıyordu.

Tayyip, Abdullah ve Bülent'in Üstad'ları Necip Fazıl Kısakürek, Güneysu'daki isyanı "Son Devrin Din Mazlumları" adlı kitabının 80. sayfasında şöyle kutsuyordu:

"Ankara telaşta... Bir zamanların kahraman Hamidiye'si şimdi Rize önünde ve kahramanlık toplarını havaya ateş etmekle göstermekte... İstiklal Mahkemesi de tezgâhını kurmuş, dirhem kefesi yere mıhlı, adalet terazisini dengelemekle meşgul... "

Necip Fazıl, Hamidiye zırhlısının Rize önünde havayı topa tuttuğunu söylüyor, ancak desteksiz attığı haritaya bakınca kolayca anlaşılıyordu. Tayyip'in akrabalarının da karıştığı isyan, Güneysu'da yani kıyıdan en az 13 km içerde meydana geliyordu. Bu mesafeden top mermisinin Güneysu'ya etki etmesini söylemenin, ancak insanları din adına afyonlama gayretlerinin bir sonucu olduğu açıktı.

Özellikle Rize ve çevresinde zulümlerini sürdüren Sarıyana, Abacıyand ve Bakatoğlu çetelerinin artıklarının, bakiyelerinin sinsi sinsi süren ihanet dolu faaliyetleri günümüze kadar uzanıyordu.

Kaynakça
Kitap: Takunyalı Führer
Yazar: Ergün Poyraz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Tayyip Erdoğan'ın Yolsuzlukları, Hainliği(ABD Uşaklığı) ve AKP Ekonomisinin İşleyiş Sistemi(Mafya-Gladyo-Tarikat Sistemi)

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir