Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Osmanlı-Venedik Münasebetleri

Burada Yavuz Sultan Selim hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Osmanlı-Venedik Münasebetleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 May 2011, 04:25

Osmanlı-Venedik Münasebetleri:

Venediklilere Verilen Önem ve İmzalanan Andlaşma


Olayların cereyan tarzından anlaşıldığına göre Osmanlıların en önemli telakki ettikleri devlet Venedik idi.
Çünkü Yavuz daha tahta çıkar çıkmaz; Venedik hümmet Reisine bir mektup göndermiş, bu mektupta hususiyle II. Bayezid'in, kendi isteği ile hükümdarlıktan ayrıldığını belirtmişti. Öte taraftan, bu mektubu Venedik'e götüren Osmanlı çavuşuna karşı Venediklilerin tutumu çok samimi olmuş, buna karşılık cülûsu tebrike gelmiş olan Venedik elçisi Nicolo Giustiniani'ye Padişah çok iltifat etmiş, hatta onu, şehzade Ahmed'in isyanını bastırmak üzre Anadolu'ya giderken, Bursa'ya kadar beraberinde götürmüştü .

İşte karşılıklı dostluğun bir belirtileri gibi sayabileceğimiz bu .hareketlerin iki taraf için de bir ma'nası olmak gerekirdi. Kanaatımıza göre Osmanlılar bu tarzdaki hareketleriyle, Doğuya yapmayı düşündükleri sefer esnasında, Venedik'ten gelmesi muhtemel olan tehlikeleri önlemek, Adriyatik, Ege ve Akdeniz kıyılarındaki topraklarının güvenliliğini sağlamak istiyorlardı. Venediklilere gelince onlar da, Osmanlılar ile barış halinde bulunmayı, türlü yönlerden faydalı görmüş olsalar gerektir. Çüııkü her şeyden önce Santa - Maura önündeki Türk gemileri ile Mustafa Paşa idaresinde Apulya'ya gönderileceği söylenen ve Avlonya'da hazırlanmakta bulunan 110 hafif ve 30 ağır gemiden mürekkeb olan filo, onlar için bir endişe konusu idi.

Ayrıca II. Bayezid zamanında Osmanlılara karşı giriştiği mücadele, Venedik'i maddeten ve ma'nen o kadar sarsmıştı ki, bundan sonra Osmanlılarla dost kalmayı menfaatlarına daha uygun görüyordu. Onun için Venedik hükümeti Antonio Giustiniani adındaki bir elçisini Osmanlılar katına gönderdi. Edirne'ye gelen ve Venedik cümhûriyyetinin Osmanlı devleti hakkındaki saadet temennilerini bildiren bu zat, Padişah tarafından çok iyi karşılanmakla beraber, yapılması düşünülen anlaşma kolayca imza edilemedi. Ayrıca İstanbul'da anlaşma müzakerelerinin devam ettiği sıralarda Türk kuvvetleri, Venediklilerin yardımda bulunduğu Hırvat bam J. Johan'ın arazisini baştan başa çiğnediler ve 2000 hıristiyanı alıp götürdüler.

Bundan başka imparator Maximilian'ın, Venedik'e yardım edilmemesi, aksi takdirde aradaki dostluğun bozulacağım bildiren mektubundan sonra durum daha da kritik bir hal aldı. Ancak doğudaki olayların bu tarihlerde çok ciddi bir safhaya girmesi, diğer taraftan Venedik'in İstanbul'da gereklilere dağıttığı 10000 duka gerginliği ortadan kaldırmış ve anlaşmanın imzasına yardım etmişti. 17 Ekim 1513'de imzalanan bu andlaşma ile Venedikliler, bütün istediklerini elde edememekle beraber II. Bayezid zamanında kendileri için tanınmış olan ticari imtiyazları yeniden elde ettiler. Ayrıca Zanta adasının mülkiyeti için Venediklilerin her yıl 500 duka ödemesi kabul olunmuş ve muahedeye eklenmişti.

Dostluk Münasebetleri

Venedik, durumdan çok memnundu. Çünkü devamlı savaşlardan dolayı boşalmış olan hazinesini ancak bu suretle doldurabilirdi. Öte taraftan Türklerin kendisine her hususta yardım edeceklerini umuyordu. Nitekim iki devlet arasında bundan sonra, Napoli aleyhine olmak üzre çok ilgi çekici müzakereler oldu. Konuşmaların seyrinden anlaşıldığına göre, Venediklilerin menfaati için Türk filosu Apulya'ya gidecek, Türk kara kuvvetleri de Friul (Friuli) üzerinden italya'ya girecekti. Fakat bu pilan, istenilen para üzerinde anlaşmaya varılamadığı için gerçekleşemedi. Bununla beraber Venedikliler, Şah İsmail'in İsrarla istediği yardımı red ettiler, hatta Papa'nın va'd ettiği büyük menfaatları da dikkate almayarak Osmanlılar aleyhine harekete geçmediler, aksine olarak Çaldıran zaferinden dolayı Yavuz'u tebrik ettiler ve Osmanlı dostluğunu devam ettirmek maksadiyle 1517'de Bartolemeo Contarini ile Luigi Mocenigo'yu, Yavuz'un Kahire'de bulunduğu sıralarda oraya gönderdiler. 8 Eylül 1518'de huzura çıkan bu elçiler gerekli iltifatı görmüşlerdi.

Venediklilerin acele Kahire'ye iki elçi göndermelerinin sebebi, öteden beri Mısır ile devam ettirmekte oldukları ticari imtiyazlarını yeni hakimin kabul edip etmediğini öğrenmekti. Nitekim Venedik tacirlerinin Mısır, Suriye ve özellikle İskenderiyye, Tripolis, Beyrut, Şam ve Haleb'de hak ve hürriyetlerinin tasdikini ve bu şehirlerde birer konsolos bulundurulmak hakkının tanınmasını rica edip de bunu sağladıkları vakit Venedik elçilerinin duydukları memnuniyyet pek büyük olmuş ve şimdiye kadar Kıbrıs adası için Memlûklara ödemiş oldukları 8000 dukayı, bundan sonra Osmanlılara ödemeği teahhüd etmişlerdi. Karşılıklı olarak gösterilen bu anlayış sonunda, Kıbrıs vergisi de ilave edilmek suretiyle iki devlet arasında 1517 tarihinde yeni bir anlaşma imzalanmıştı.

Kaynakça
Kitap: YAVUZ SULTAN SELİM
Yazar: Selahattin Tansel
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Yavuz Sultan Selim

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir