Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

ABD Dünya Dinlerinin Babasıdır

Din(i)dar Kapitalizm - Bölüm 2

Birinci Dünya Savaşının galibi İngiltere'dir. İngiliz devletini yöneten unsur kraliyet hanedanlığıdır. Bilindiği gibi İngilizler, Almanlar, Hollandalılar ve Fransızlar gibi Cermen milletinin bir mensubudurlar.
Birinci Dünya Savaşından sonra Dünyayı yöneten unsurun Birinci Dünya Savaşının galibi ve baş aktörü olan ülkenin olduğunu anlamamız gerekir.
İşte bu İngiltere devleti, kendisinin bir uzantısı olan Amerikan devleti ve Almanya devletindeki bazı aile şirketlerini, şeytani tarikatları ve hükümet nezdindeki önemli kişileri kullanarak(ve ayrıca onları büyütüp, ünlü yapıp, sahneye çıkartıp ve sonrasındada besleyip), Devlet+Mafya-Tarikat-Gladyo sistemini İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında kurmaya çalışmak istemiştir ve başarılı olmuştur.
Nasıl başarılı olmuştur ve bu Devlet+Mafya-Tarikat-Gladyo sisteminin içinde kimler var?
Devlet: İngiltere-Amerika.
Devleti Yöneten Hanedan(İngiliz/Cermen Milletine Hizmet Ediyor): Windsor(İngiliz Cermen Kökenli) ve Rothschild(Hazar Türk Kökenli) sülalelerinin karışımı
Mafya: Rockefeller-Rothschild-JP Morgan gibi sülale şirketleri
Tarikat: İlluminati, Mason, Bilderberg gibi şeytani tarikatlar
Gladyo: İngilizlerin kontrolünde olan Faşist İktidarlar: İngiliz Ajanı Kukla Hitler ve Kukla Nazi Devleti/Hükümeti, ve İngiliz Ajanı Kukla Stalin ve Lenin'in Sovyetler Birliği'nin Yıkımını Amaçlayan Yeni Sovyet Devleti/Hükümeti.
Bu konu hakkında ayrıntılı bilgileri bu forumdaki başlıklarda bulabilirsiniz.

ABD Dünya Dinlerinin Babasıdır

Mesajgönderen TurkmenCopur » 21 Tem 2012, 19:14

ABD dünya dinlerinin babasıdır

"İlginç olan şey, bazı batılı aydınların biz Müslümanların zamanda geriye gitmemiz, köklerimize inmemiz ve gelenekleri elden bırakmamamız gerektiğini düşünmeleri ve bizim genç insanlarımızın da bu ithal 'kaynağa dönüş' fikrinden oldukça etkilenmeleridir. (..) Niçin Batı kendi kaynaklarına, bu kaynaklar her neyseler, dönmüyor?" Amir Taheri [1]

Olaylardan bir sonuç çıkarmak gerekirse: İlk anda dünyada yerleştirilmek istenen yeni düzenin, demokratik bir düzen olacağı sonucuna varılabilir. Bu düzen içinde dünyanın tüm ülkelerinde devletler merkezi otoritelerini yitireceklerdir. Olabildiğince etnik ayrıma uğramış küçük eyaletlere ayrılmış ülkelerde tarihsel partiler eriyecek, vakıflardan, düşünce topluluklarından, ticaret odalarından, insan hakları denetim örgütlerinden oluşan bir siyasal yapı oluşacaktır. Bu oluşumlar, doğrudan doğruya ABD'nin siyasal partilerine bağlı enstitülere, konseylere, ABD şirket vakıflarına, bağlanacaktır. Ülkelerdeki eğitim kurumlan da vakıflaşacak ve ABD akademik dünyasıyla organik bağlar kuracaktır.

Merkezi otoritesini yitirmiş, salt denetleyici kurullara dönüşmüş devlet örgütlerinin yanı sıra ordular da ulusallığını yitirmiş devletlerin savunma gücü olmaktan çıkacak ve ortak güvenlik güçlerine katılacaklardır. Herhangi bir bölgesel başkaldırıya (bu bağımsızlık uğuruna bir başkaldırı da olabilir) karşı anında silahlı müdahalede bulunularak, öncelikle uzaydan denetlenen, yeryüzünde ve uzayda konuşlandırılmış kıtalar arası füzelerle noktasal olarak vurulmasından sonra ulusal kimliğini yitirmiş paralı askerlerden oluşan ortak güvenlik güçlerince yapılacaktır. Bu eylem yönlendirilmiş kitlelerce de içerden desteklenecektir. Bu son derece ileri(!) projeye engel olabilecek en önemli kuramlardan biri de dinsel kurumlardır. Dünya egemenliğinin kurulmasında engel oluşturacak dinsel çatışmaların önlenmesi için "dinlerarası diyalog"un geliştirilmesiyle birlikte kurumsal yapının da oluşturulması gerekir. En yaygın ve güçlü dinsel kurumlardan başlayarak, tüm dinlere bir yeni merkezi eşgüdüm gereklidir. Eşgüdümün merkezi elbette Washington 'da bulunacaktır.

Öncelikle Amerikalılardan oluşturulan bu kurumsal yapı, IRFC(International Religious Freedom Committee/ Uluslararası Din Hürriyeti Komitesi) 'dır. Bu komitede şimdilik belli başlı dinlerin temsilcileri bulunmaktadır. Büyük dinlerin altında bulunan mezhep, tarikat oluşumlarının da bir araya gelebileceği, demokratik görünümlü bir ortamda kararlar alabilecekleri kurum ise Dindarlar Parlamentosu 'dur.

Uluslararası komite her yıl ülkeler aleyhinde hazırlanan 'din hürriyeti' raporlarını görüşmeye başlamıştır. Komite, din hürriyetini engelleyen ülkelere yaptırım uygulanmasını önerebilmektedir.

Parlamento ise, değişik ülkelerde toplanmaktadır. Parlamentonun güçlendirilmesi için Dinlerarası Diyalog Uluslararası Kongresi, 2000 yılında Washington 'da Birleşmiş Milletler çatısı altında gerçekleştirilmiştir.

Son derece düşsel görülen bu gelişmeleri biraz daha yakından incelersek, gerçeğe yaklaşabiliriz. Uluslararası din hürriyeti senaryosunun geçmişi, soğuk savaş yıllarında komünizme karşı oluşturulan ortak savaşım alanında birbirine ilişkilendirilen dinsel örgütlere bağlı kurumsal yapılanmalara dayanmaktadır. Son yirmi yılda bu yapılanma, sosyalist sistemin çökmesiyle birlikte, daha yeni ve daha gelişmiş bir evreye yükseltilmiştir.

Bundan sonraki bölümlerde yakın geçmişin olayları içinde gezinirken, kimi kez Amerika'dan, kimi kez de Ankara'dan bakarak bu senaryoyu çözmeye çalışacağız. Konuları ele aldıkça ve olayları izledikçe, Türkiye'deki gelişmelerin bir rastlantı, sıradan bir "irtica " hareketi olmadığı görülecektir.

İçinde yaşadığımız bu olayları anımsadığımızda, bizimki gibi ülkelerde birbirine benzer olayların sonuçlarını düşünerek, değerlendirme yapıldıkta, gelişmelerin sistem ya da rejim bozukluğuna dayandığı savının gerçeği yansıtmadığı da anlaşılacaktır.

Ayrıca, olaylarda, şu ya da bu yönden, ABD'nin ve Batı Avrupa'nın etkisi de sırıtacaktır. Hele, son yirmi yılın olaylarında "project democracy" örümcek ağının derinliklerinde, ilginç uygulamalarla karşılaşılacaktır.

Kaynakça
Kitap: NURJUVAZİ, Din Elbisesini Tersten Giyenler
Yazar: Eren Erdem
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İngiltere ve Amerika Birliği Faaliyetleri: 2. Dünya Savaşı ve Türk Soyumuzun Baş Düşmanı olan Cermen Menfaat Merkezi'nin Kuruluşu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir