Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Ekonomik Kriz Bir "CFR" Tertibidir

Birinci Dünya Savaşının galibi İngiltere'dir. İngiliz devletini yöneten unsur kraliyet hanedanlığıdır. Bilindiği gibi İngilizler, Almanlar, Hollandalılar ve Fransızlar gibi Cermen milletinin bir mensubudurlar.
Birinci Dünya Savaşından sonra Dünyayı yöneten unsurun Birinci Dünya Savaşının galibi ve baş aktörü olan ülkenin olduğunu anlamamız gerekir.
İşte bu İngiltere devleti, kendisinin bir uzantısı olan Amerikan devleti ve Almanya devletindeki bazı aile şirketlerini, şeytani tarikatları ve hükümet nezdindeki önemli kişileri kullanarak(ve ayrıca onları büyütüp, ünlü yapıp, sahneye çıkartıp ve sonrasındada besleyip), Devlet+Mafya-Tarikat-Gladyo sistemini İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında kurmaya çalışmak istemiştir ve başarılı olmuştur.
Nasıl başarılı olmuştur ve bu Devlet+Mafya-Tarikat-Gladyo sisteminin içinde kimler var?
Devlet: İngiltere-Amerika.
Devleti Yöneten Hanedan(İngiliz/Cermen Milletine Hizmet Ediyor): Windsor(İngiliz Cermen Kökenli) ve Rothschild(Hazar Türk Kökenli) sülalelerinin karışımı
Mafya: Rockefeller-Rothschild-JP Morgan gibi sülale şirketleri
Tarikat: İlluminati, Mason, Bilderberg gibi şeytani tarikatlar
Gladyo: İngilizlerin kontrolünde olan Faşist İktidarlar: İngiliz Ajanı Kukla Hitler ve Kukla Nazi Devleti/Hükümeti, ve İngiliz Ajanı Kukla Stalin ve Lenin'in Sovyetler Birliği'nin Yıkımını Amaçlayan Yeni Sovyet Devleti/Hükümeti.
Bu konu hakkında ayrıntılı bilgileri bu forumdaki başlıklarda bulabilirsiniz.

Ekonomik Kriz Bir "CFR" Tertibidir

Mesajgönderen TurkmenCopur » 06 Haz 2011, 01:29

Ekonomik Kriz Bir "CFR" Tertibidir

ABD'de başlatılan kriz özü itibariyle küresel kapitalizmin krizidir. Politik-ekonomiktir. Geçici değil, uzun sürelidir.
New York, Londra, Tokyo borsalarını izleyerek Başkan Bush'un, Henry Paulson'un, John Brown'un, Nicholas Sarkozy'nin, Angela Merkel'in, Silvio Berlusconi'nin, Jose Manuel Barroso'nun, IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü ve ABD Merkez Bankası Başkanı'nın açıklama ve çözüm önerilerinden yola çıkarak krizi değerlendirenleyiz ve anlayamayız.

Akıllarını kendi başlarında tutabilen az sayıda insan gerçekleri görmektedir.
Dünyada hiçbir aklın, CFR'yi anlamadan, kavramadan, önceki, şimdiki ve gelecekteki krizleri anlayabileceğini, ulus devlerine ve milletine sahip çıkabileceğini sanmıyoruz. Aydınlarımızı8 "CFR" (Dış İlişkiler Konseyi) ile tanıştırmak amacıyla 2005 başında "CFR" adlı bir kitap yazdım. Kitap ABD dışında yazılmış dünyadaki ilk kitap.

CFR'nin Çekirdek Kadrosu, Dünya Tekellerinin Sahipleridir

CFR'nin dünyayı nasıl yönettiğini anlamamız için, CFR'nin çekirdek kadrosundaki dev dünya tekellerinin sahiplerinin ve onların çekirdek kadrolarda görevlendirdikleri üyelerinin açıklamalarını esas almamız gerekiyor. Bu üyeler arasında 1 ila 5 ABD başkanına danışmanlık yaparak onları yönlendirmiş olanlar da bulunuyor.

CFR kendisine doğrudan bağlı Trilateral ve Bilderberg Örgütü aracılığıyla kuracağı "Yeni Dünya Düzeni" (YDD) hükümetinin monolitik kapitalizmin; bankacılık, finans, kredi, döviz, yatırım, üretim, hammadde, sanayi ve ticaret politikalarını yönlendiriyor ve yönetiyor. Bunu gizli bir örgüt olarak gerçekleştiriyor.

CFR'nin çekirdek kadrosuna mensup üyelerden birkaçının açıklamaları krizin bir CFR tertibi olduğunu kanıtlamaya yetecek sanırım.

David Rockefeller bir CFR toplantısında şunları söylemiştir:

"Bir dünya devleti oluşturduğumuzda, modern dünya daha mükemmel ve daha dengeli olacaktır. Halkların kendilerini yönetme hakları, dünya bankerleri ve entelektüel elitin otoritesi altına girecektir.
Bu yüzyılda takip edeceğimiz temel ilke budur."

Rockefeller'in 1994'te BM İş Konseyi toplantısında söylediği ve kayıtlara geçirilen bir sözü daha var, o da şudur: "Küresel değişimin eşiğindeyiz. Beklediğimiz şey, tam zamanında gelecek bir büyük bunalımdır. Uluslar, Yeni Dünya Düzeni'ni o zaman kabullenecektir."

Trilateral'in en önemli kurucularından olan Zbigniev Brzezinski üçlü komisyonun amacını şöyle açıklıyor: "Ulus devletlerin geleneksel bağımsızlık tanımlamaları, uluslararası güçlerle hızla değiştirilmeye başlanmıştır. Bir süreden beri uluslararası tekeller, bankalar ve organizasyonlar aracılığıyla küresel ekonomiyi yönlendirmektedir. Bu örgütlerin sahip ve üst yöneticileri olan elitler, bunda başrol oynamaktadır."

Önde gelen reel politikçi Henry Kissinger, Trilateral'in amacını şöyle açıklıyor: "Hangi yol seçilirse seçilsin, Birleşik Devletler veya Avrupa'ya dayanan çok uluslu şirketler, gittikçe güçlenerek küreselleşmeyi yönlendiren lokomotifler olarak ortaya çıkmaktadır. ABD ve Avrupa'nın çok uluslu şirketleri gelişmekte olan ülkelerin şirketlerini yutmaktadır."

"Dünyayı Yüksek Faizle Borçlandırarak Yönettiler"

CFR'nin gizlilik perdesi, başkan Clinton'a danışmanlık yapmış ve "Umut ve Tragedy: Küresel Elit"8 kitabını yazmış olan Dr. Carrol Quigley tarafından yırtılmıştır.

"Ben bunların operasyonlarını biliyorum, çünkü bunları 20 yıl süreyle inceledim, üstelik 1960'tan önceki CFR gizli belge ve yazılarını onların izniyle 2 yıl inceledim. Onların çoğu fikir ve operasyonlarına itiraz ettim.

CFR, hepsi de uluslararası çalışan kozmopolit bankerlerdir. Onlar, hükümetlerin bütçe açıklarını sürekli takip ederler ve hükümetleri, çok yüksek faizle borçlandırırlar. Bunlar; İngiliz tüccar bankerleri, Fransız özel bankerleri ve Amerikan yatırım bankerleridir. Dünyayı Avrupa Finans hanedanı; onları Amerikan uluslararası politik yönetimi destekler."

David C. Korten, şirketlerin dünyayı yönetme yeteneğine sahip olduklarını ispatlama çabasında:


"Şirket liberallerine göre ulusal ekonomiler başarısız ve halkın zararınadır. Oysa bugün, dünyanın en büyük 100 ekonomik gücünün yarısı şirketlerdir ve bunların tümü merkezi şirketlerdir. Bunlardan 10 tanesinin toplam satışı, en küçük 100 ülkenin toplam gayrisafi hasılasından daha fazladır. Dünya nüfusunun yüzde birinin yüzde beşine iş sağlayan, dünyanın en büyük 500 endüstri şirketi dünya ekonomisinin toplam üretiminin yüzde yirmi beşini yapıyor. Dünyanın en büyük ticari bankalarının ve değişik finans firmalarının oluşturduğu 50 kişilik bir grup, dünyanın 20 trilyon dolarlık üretici sermayesinin yüzde 60'ını elinde tutuyor. Açıkça görülüyor ki küresel eğilim, piyasanın kontrolünün ve üretici sermayenin giderek daha merkezi hale gelmesidir. Bugün, başarılı şirketlerin ekonomideki kontrolü, eskinin komünist Rusya'sında, Moskova'nın merkezi ekonomiyle elde etmiş olduğu kontrolden çok daha fazladır. Aynca sosyal açıdan da şirketler totaliter bir rejim kadar baskıcı olabiliyorlar."

Clinton'dan Yeni Küresel Ekonomi Düzenleme Planı

Eski ABD Başkanı Bili Clinton'ın açıklamaları CFR kitabında yer almamış olsa da krizi değerlendirmek açısından açıklamalarına başvurmamız gerekiyor. Çünkü Clinton, CFR'nin çekirdek kadrosunda yer alıyor. îki dönem ABD başkanlığı yapmış bulunuyor.

21. yüzyılın büyük misyonu, karşılıklı bağımlılıktan küresel bütünleşmeye geçmek ve gerçek anlamda küresel toplum yaratmaktır. Taşınan sorumlulukların ve sağlanan yararların paylaşıldığı, ortak değerlere sahip bir küresel toplum oluşturmalıyız.

- Küresel işbirliğini ve barışı sürekli kılacak küresel kurumları ve kuralları yaratmalıyız.
- Küreselleşmenin nimetlerinin adil biçimde paylaşılacağı bir küresel ekonomi ve ticaret düzeni oluşturmalıyız.'

Küresel Toplum İçin Totaliter Rejim Gerekli

Rockefeller, Yeni Dünya Düzeni'nin dünya bankerleri ve entelektüel elitlerce gerçekleştirileceğinden, Brzezinski; ulus devletlerin uluslararası tekeller, bankalar ve organizasyonlar aracılığıyla küresel ekonominin otoritesi altına alınacağından, Quigly; ulus devletlerin uluslararası İngiliz tüccar bankerleri, Fransız özel bankerleri ve Amerikan yatırım bankerlerince yıkılmakta olduklarından ve kontrol altına alındıklarından söz etmiştir.
Korten; küresel merkezi sermayenin küresel ekonomiyi yönettiğini, çevresindeki ulusal ekonomileri krize götürdüklerini ve dünyayı totaliter bir rejime taşıdıklarını söylemiştir. Clinton ise küresel bütünleşme söylemi ile YDD inşasını ve bunun da küresel ekonomi ve ticaret temeline dayalı olarak gerçekleşeceğini ifade etmiştir. Ama hiçbiri de ulus devletlerin kurtuluşunun ulusal sanayi programlanılın hayata geçirilmesiyle gerçekleşeceğinden söz etmemiştir. Bunun da nedeni bu programlanıl hayata geçirilmemesine yönelik YDD'nin temel stratejisidir. CFR, bu stratejiyi gereğince, karlarını küresel finans kapital üzerinden maksimize ederek ulus devlet ekonomilerini güdümüne almıştı.

"Ulus Devletler Söz Sahibi Olmayacaklar"

CFR; girilen küresel konjonktürel ortamda YDD'yi yöneten örgüt olmaktan çıkmakta olduğunu görerek patlama noktasına kadar şişirdiği finans kapital balonunu patlatmak zamanının geldiğine ve ancak bu yolla YDD'yi yöneten örgüt olmayı sürdüreceğine karar vermiştir. Bu amaçla reel sektör ekonomi programlarının hayata geçirilmesini yalnız kendi inhisarında, fakat ulus devletler için kapalı tutma koşuluyla yeni bir FED, IMF, DB, DTÖ ve BVİ yasasını hazırlama ve hayata geçirme kararı almıştır. Bu süreçte; uygulamakta olduğu "Pentagon-Sanayi-Finans Kompleksi'nden "Pentagon-Hazine-VVallstreet Kompleksi"ne geçmeye başlamıştır.

Amerikan Dış İlişkiler Konseyi CFR'yi kurduğu ve güdümlediği Dünya Ekonomik Forumu'nun 24-28 Ocak 2007 Davos toplantısında ele alınan konu başlıkları kriz tertibinin işaretlerini veriyordu.

Konu başlıkları şunlardı:

"Küresel Güç Denklemi Değişirken" ana başlığı altında:


- Küreselleşmeye ve giderek göze çarpan zengin-yoksul uçurumuna karşı tepkiler,
- İklim değişiminin ve küresel ısınmanın yarattığı sorunlar,
- ABD'nin liderlik rolünü beceremediği dünyada jeopolitik güç kaymasının yarattığı düzensizlik.

Hedefte Çin, Hindistan ve Rusya Vardı

Buraya kadar yapılan açıklamalar krizin bir CFR tertibi olduğunu ana hatları ile kanıtlamış olsa gerektir. Hiç şüphe yoktur ki hedefte; Çin, Hindistan ve Rusya vardır. Başkan Bush; küresel hegemonyanın yıkım sürecine girdiğini gördüğü için acilen düğmeye basmıştır.

Kaynakça
Kitap: Açılım Kıskacı
Yazar: Erol Bilbilik
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön İngiltere ve Amerika Birliği Faaliyetleri: 2. Dünya Savaşı ve Türk Soyumuzun Baş Düşmanı olan Cermen Menfaat Merkezi'nin Kuruluşu

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir