Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Ali Yurtaslan'ın İtirafi İçin Ne Dediler?

Burada Ali Yurtaslan'ın İtirafları hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Ali Yurtaslan'ın İtirafi İçin Ne Dediler?

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Nis 2011, 23:48

İTİRAF İÇİN NE DEDİLER?

CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit:


Bir gazete günlerdir ilginç açıklamalar yayınlıyor. Bu yayınlar sağ terörü bütün çıplaklığı ile gözler önüne seriyor ve sağ eylemcilerin ordu ve devlet içine nasıl sızdığını belge, kanıt ve isimlerle ortaya çıkarıyor. Bu yayın üzerine hakimlerle ilgili olarak Yüksek Hakimler Kurulu soruşturma açmıştır. Silahlı kuvvetler de bu konuda üzerine düşen görevi yapmıştır. Ve açıklamalarla ilgili soruşturma açmıştır. Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı iki sağ eylemcinin Mamak Askeri Cezaevinden kaçırılmasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada bir örgütün varlığından sözetmiştir. Silahlı kuvvetlerin son açıklamaları da ihbar kabul edilerek soruşturma açacağını sanıyorum. Hükümet ise suskunluğunu sürdürmektedir (16 Ağustos 1980 günü yaptığı basın toplantısı)

MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan:

Bunlar bizim için bilinen gerçeklerdir. İlgi ile izliyorum, Tebrik ederim. (18 Ağustos 1980, Aydınlık)

Başbakan Süleyman Demirel:

T.C. hükümetinin çeşitli bakanlıktan, daireleri var. Yazılan, çizilen her şeyin üzerinde dururlar. Biz savcı ve hakim değiliz. Yazılanlar ihbar mahiyetinde ise, tahkik ederler. Etmezlerse edin deriz. Gazetenizin bu münferit mesele üzerindeki yayınının muhatabı ben değilim. Muhatabı var. Bizi muhatap kabul etmeyin Siyasi partilerin Anayasa Mahkemesine başvurma yetkisi yok, hükümetin yetkisi vardır. Parti kapatmak için hükümet Cumhuriyet Başsavcılığına başvurabilir. Hükümetin elinde böyle bir dosya yoktur. (18 Ağustos 1980, günü yaptığı basın toplantısı)

Eski içişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş:

Yurtaslan'ın açıklamaları sağ suç örgütlerinin ilişkisini ve içiçeliğini ortaya koyan değerli bilgiler içermektedir. MHP yöneticileri suç üstü yakalanan mücrim ruh haliyle telaşa kapılmışlardır...

MHP yöneticileri Yurtaslan'ın anlattığı cinayetlerin hesabını vermelidir. (26 Ağustos 1980 günü yaptığı basın toplantısı)

MSP Genel Başkan Yardımcısı Fehmi Cumalıoğlu:

Bu yayın ihbar niteliğindedir. ... Yüksek Hakimler Kurulunun ihbar olduğunu tespit etmesi ve soruşturma açması çok doğru. Hadiseierdeki kişiler, kahramanlar falan gerçek görünüyor. (12 Ağustos 1980, Aydınlık)

CHP Millet Meclisi Grup Başkan Vekili,

İstanbul Milletvekili Metin Tüzün:

Daha ne ortaya konabilir? Her şey gayet açık.

CHP İzmir Milletvekili Ferhat Aslantaş:

Bir süredir Aydınlık gazetesinde yayınlanan bir MHP'linin itirafları üzerinde Türkiye'nin yazarı, çizeri, politikacısı, etkili ve yetkili çevreleri durmak, düşünmek ve karar oluşturmak durumundadır. (23 Ağustos 1980, Aydınlık)

CHP Milletvekili Ömer Buyrukçu:

Koca CHP'nin yapamadığını siz yaptınız, tebrik ederim. (21 Ağustos 1980, Aydınlık)

CHP İstanbul Milletvekili Hikmet Çetin:

Biz CHP olarak bu konuda neler yapabilirdik, onu düşünüyorum. Ayrıca davadan dönen MHP'lilerin neden diğer gazetelere gitmeyip de Aydınlık'a gittikleri hayli düşündürücü. (21 Ağustos 1980, Aydınlık)

CHP Gaziantep Senatörü Selahattin Çolakoğlu:

Bu yayınlar kamuoyunu ve siyasi çevreleri aydınlatmaktadır. (28 Ağustos 1980, Aydınlık)

Harb-İş Sendikası Genel Başkanı ve CHP Ankara Milletvekili Kenan Durukan:

Aydınlık'ın açıkladığı kişiler devlet içine sızmış durumda. Bu nedenle ilgilenilmiyor. (24 Ağustos 1980)

CHP Tokat Milletvekili Ali Kurt:

Gerçekler kamuoyunda meydana çıktı. (21 Ağustos 1980, Aydınlık) CHP İstanbul Milletvekili Doğa n Onur:
Yetkili mercilerin harekete geçmesini bekliyoruz.

CHP Ankara Senatörü İbrahim Öztürk:

Yetkili makamların bunların üzerine yürümesi lazımdır. (30 Ağustos 1980, Aydınlık)

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Atilla Sav:

Terör ve anarşinin tırmanışı son zamanlarda yargı organını da baskı altına almak doğrultusunda gelişiyor. İtiraflarda yer alan birtakım açıklamaların iki hükümlünün Mamak Askeri Ceza ve Tutukevlerinden kaçma olayıyla doğrulanması ise,bu dizide yer alan bilgilerin üzerinde de durulması gerektiğini belirtiyor. (28 Ağustos 1980, Aydınlık)

İlhami Soysal:

Aydınlık gazetecilik görevini çok iyi yapıyor. (29 Ağustos 1980, Aydınlık)

Hacettepe Tıp Fakültesi Biyokimya Bölümü Başkanı Prof. Nail Payza:

Kütahya'da yakalananlar yayının doğruluğunun bir kanıtıdır. 8 yılını karanlık işlerle uğraşan bir örgüte vermiş bir gencin bu çıkışı toplumumuz adına umut vericidir. (23 Ağustos 1980, Aydınlık)

CHP Genel Yönetim Kurulu Üyesi ve Oleyis Sendikası Genel Başkanı Nusret Aydın:

Yalanlanamayan yayın karşısında ilgililerin susması anlamsız. (29 Ağustos, 1980, Aydınlık)

Çandır Kalkınma Kooperatifi Başkanı M. Hadi İlbaş:

Söyleyecek söz bulamıyorum. Korkunç, inanılmaz gibi sözler hafif kalır. Faşist cinayet şebekelerinin ayrık otu gibi devletin günlük yaşamının içine sızabilmesi için ilgililerin en azından gaflet içinde bulunmaları gerekir. (26 Ağustos 1980, Aydınlık)

CHP Çorum İl Başkanı Av. Cemal Solmaz:

Mamak suçlularının yakalanması itirafın gerçeklere dayandığını gösterdi. (28 Ağustos 1980, Aydınlık)

Makina Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ömer Çiftçi:

"Bu kadar bilgiyi nasıl topladınız? Bu bilgiler nasıl Aydınlık'a geliyor? (21 Ağustos 1980, Aydınlık)

Oleyis Sendikası Eğitim Dairesi Başkanı Ahmet Taş:

Aydınlık ve Aydınlık emekçileri, halkımıza, giderek insanlığa yapılan hizmetler», en büyüklerinden birini yapmışlardır. (26 Ağustos 1980, Aydınlık)

YSE-İş Sendikası Çorum Şube Başkanı Hüseyin Özkan:

Yetkilileri göreve çağırıyorum. Aydınlık'a teşekkür ediyorum.
(29 Ağustos 1980)

TRT Spikeri Jülide Gülizar:

Asıl önemli ve ilginç olan,yetkili makamlarca açılmış soruşturma sonucunda ortaya çıkacak ya da çıkmayacak şeylerdir. Bekleyelim. (21 Ağustos 1980, Aydınlık)

Katledilen Adana Emniyet Müdürü C. Yurdakul'un Eşi Ülker Yurdakul:

Faşistlerce öldürülen Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul'un katilleriyle ilgili olarak Aydınlık gazetesinde yapılan açıklamalar üzerine Cevat Yurdakul'un eşi polis memuresi Ülker Yurdakul, Ankara Savcılığına başvurarak eşinin katillerinin belirlendiğini bildirmiş ve yayında adları geçenlerin yakalanmalarını istemiştir. (20 Ağustos 1980, Cumhuriyet)

İTİRAF İÇİN NE YAZDILAR?

Çetin Altan:

Bizde ise Aydınlık gazetesinin yayını inat ve ısrarla görmezlikten gelindi.
Çünkü iddiaların uzantısı, güncel tartışmalarla eleştiriler çerçevesini aşan bazı özellikler taşıyordu.
Bu özelliklere başta politikacılar olmak üzere, kimse gözü kapalı burnunu sokmaya yanaşmıyordu. Ya ne olup bittiğini tam bilemediklerinden yanaşmıyordu, ya çok iyi bildiklerinden yanaşmıyordu.
Bu, sanırız çok daha ilerde ortaya çıkacaktır.
Herkes, yavaş yavaş bir garip skandal durumunu almaya başlayan iddiaların kendisine bulaşmadan, kendi politikasına yararlı olabilecek bir kıvama ulaşmasını bekliyordu.
Ve kurnaz manevralarla, usul usul suçlama ve polemiklere yeni salçalar eklemek için hazırlıklar yapılıyordu
Aydınlık gazetesi basın tarihinin en ilginç gazeteciliğini yapıyor... Ve sorumlu kişilerden ne bir ses çıkıyor ne de bir nefes...
.... bayın liderler lütfen bir şeyler söyleyiniz ve söyleyecekleriniz lütfen ciddi ve belgesel olsun... (26 Ağustos 1980, Milliyet)

Türkkaya Ataöv:

Doğu Perinçek'in yaptığı basın toplantısının en yüksek tirajlı ve "terör"den bıkmış görünen bazı gazetelerimizce görmezlikten gelinmesine karşın, resmi çevreleri de, bu denli yayınları "ihbar" sayması gereken kuruluşların bir bölümünü de etkilemekten geri kalmadı. Olayın gazetecilik açısından değeri bir yana, rejim sorunu yönünden getirdiği açıklamaların yurt içinde ve yurt dışında git gide hızlanan dalgalanmalar yapması beklenebilir. (21 Ağustos 1980, Demokrat)

Mustafa Ekmekçi:

Aydınlık gazetesinde, eski ülkücü Ali Yurtaslan'ın açıklamaları, yıllardır "Ankara Notları"nda sergilemeye çalıştığım olayların sorumlularının kimler olduğunu yineliyor. Maskeler bir bir düşüyor. (25 Ağustos 1980, Cumhuriyet)

Oktay Ekşi:

Kamuoyu bugünlerde birtakım iddialarla, itiraflarla çalkanıp burmaktadır. Bunlardan biri, madde tasrih ederek, yani zaman, isim ve yer vererek Milliyetçi Hareket Partisi ile onun yandaşı bazı kuruluşların birçok anarşi ve terör olayına bulaştığını ileri sürmektedir Sayın Türkeş, kendi partisinin mensuplarından ya da taraftan geçinen kişilerden suç işlediği sabit olanları, MHP binalarını veya lokallerini suç işlemek için kullananları kınayan tek cümleyi bugüne kadar neden sarfetmediğini açıklamalıdır. Türkiye'de "kanun hakimiyetinin kurulması'nı ve "hesap sorma mekanizmasının çalıştırılmasını" gerçekten isteyenlerle istemeyenler artık belli olmalıdır. (9 Ağustos 1980, Hürriyet)

Muzaffer Erdost:

Şimdi, Aydınlık gazetesinde yayınlanan "İtiraflar" hakkında bazı kuruluşların tahkikat açtığını ve tahkikatın bu itiraflarda adı geçenler açısından ele alındığını gazetelerden öğreniyoruz. Oysa "itiraflar" da geçenlerin yalnızca kişisel sorumlulukları açısından değil, bu suçların işlenmesinde aracı olan örgütüyle birlikte ve siyasal amacı açısından bir bütün olarak ele alınması ve tahkikata bu doğrultuda başlanması zorunluluğu vardır. Çünkü itiraflarda belirtilen en önemli noktalardan biri faşist hareketin, partiyle faşist gençlik örgütlerinin ve faşist meslek ve bu arada işçi örgütlerinin birarada ve birlikte çalıştığının açıklanmış olmasıdır. (26 Ağustos 1980, Demokrat)

Uğur Mumcu:

Davadan dönen ülkücü Ali Yurtaslan ölümü göze alarak bu açıklamaları yapıyor. Devletin yasal görevlilerine bu aşamada düşen görev, ölüm pahasına açıklanan bu gerçekleri araştırmaktır. Bu görev yapılmazsa, devletin terörden yakınmaya ne hakkı kalır? (6 Ağustos 1980, Cumhuriyet)

Örsan Öymen:

Türkiye'deki silahlı terörün sağ cephesiyle ilgili tüm kirli çamaşırlar teker teker ipe seriliyor...
Sıkıyönetim yargı organlarında ve güvenlik güçlerinin aramalarında, daha önceleri kopuk kopuk da olsa ortaya çıkanlan bazı gerçekler şimdi, bir örgüt şeması içinde, isim isim, tarih tarih, olay olay sergileniyor bütünüyle...
Hem de, "ülkücü" adı verilen ve sabıka grafiği arttıkça "tabelası" sık sık değiştirilen yasal görüntülü bir örgüt militanı tarafından...

Ali Yurtaslan'ın bir kopyası sıkıyönetim komutanlıklarına da verilen her sayfası imzalı, bir kitap boyutundaki ayrıntılı "itiraflar"ı yansız ve gerçek bir "devlet örgütü" tarafından değerlendirilse, "devlet"e meydan okuyan terörün bataklığına da inilmiş olacaktır. (18 Ağustos 1980, Milliyet)

Emil Galip Sandalcı:

Aydınlık gazetesinde bir aydır yayınlanan, Türkiye'deki kara faşist örgütlenmenin pek çok yönünü yadsınamaz bir açıklıkla ortaya koyan ve yankılan yabancı basın ve radyo televizyonlarına kadar uzanan "Ali Yurtaslan'ın İtirafları"nı bilmezlikten gelir ve Monako Prensesinin damadının zamparalıklarını adım adım izlersiniz...

Turhan Timuçin:

Aydınlık gazetesi "Merkezdeki Adam" röportajı ile büyük bir gazetecilik olayı yaptı... Aydınlık'ı kutlamak gerekir.
Aydınlık'ı kutlarken de hâlâ susan, hâlâ olaylara gerdan kırarak bakan ve hâlâ devletin güçlülüğünden söz edenlere sormak gerekir. (28 Ağustos 1980, Demokrat)

İTİRAFIN YURT DIŞINDAKİ YANKILARI

* Frankfurt Radyosu Yurtaslan'ın itirafını 21 Ağustos günü sabahı Almanca ve Türkçe olarak verdi.
* Alman Sosyal Demokrat Partisinin yayın organı Vorwaerts, "Bozkurtlar Isırıyor" başlıklı haberi ile Ali Yurtaslan'ın itirafları ve MHP'nin Almanya'daki faaliyetleri tartışmasına katıldı.
* Köln Radyosu Ali Yurtaslan ve gazetemizde yayınlanan itiraflar konusunda 25 Ağustos Pazartesi günü bir haber yaptı. Haberde Alman Sosyal Demokrat Partisinin yayın organında çıkan "Bozkurtlar Isırıyor" başlıklı haber nakledildikten sonra itirafın kapsamı hakkında geniş bilgi verildi. Bu arada Alman kamuoyu ve basınında yeralan MHP'nin Al-manya'daki faaliyetlerine ilişkin tartışma da Türkçe yayında geniş bir şekilde aktarıldı.
* Köln Radyosu 26 Ağustos Salı günü akşamı saat 21.00'deki Türkçe programında gelişmeleri özetledikten sonra Ali Yurtaslan'la yaptığı röportajı sundu.
* 27 Ağustos Çarşamba günü saat 22.30'da Alman radyo-televizyonu en çok izlenen birinci kanaldan 15 dakika süren bir haber-röportajla Ali Yurtaslan'ı Alman kamuoyuna ve Avrupa'ya tanıttı.
* Başbakan Helmut Schmidt'in de üyesi bulunduğu Sosyal Demokrat Partisinin Federal Almanya Parlamentosundaki üyesi Manfred Coppik, Federal İçişleri Bakanına başvurarak MHP'nin Almanya'daki faaliyetlerine karşı acil ve enerjik önlemler alınmasını istedi.
Coppik, 27 Ağustos Çarşamba günü yayınlanan bir Alman TV filminin "Geçimlerini uyuşturucu madde kaçakçılığı ile sağlayan ve Türkiye'deki bazı cinayetlere karışmış bulunan akıllı Türk katillerin. Federal Almanya'da geniş bir örgüt kurduklarını" ortaya koyduğunu söyledi
Söz konusu TV filminde Ülkücü Gençlik Derneği Hukuk Bürosu Bas kanı Ali Yurtaslan'ın aşırı sağcı MHP'nin yurt dışındaki yasadışı örgütünün gelirini uyuşturucu madde ticareti ile sağladığını anlattığı belirtilmişti.
* İsveç Televizyonu 31 Ağustos 1980,Pazar günü Ali Yurtaslan'ın İtirafını İsveç kamuoyuna duyurdu. Televizyon haberi sırasında izleyiciler dizinin yer aldığı gazetemizin çeşitli sayılarını da ekrandan izlediler.
* İsveç'in başkenti Stockholm'de Türkçe yayın yapan Türkiye Halk Birliği "Sılaya Doğru" Radyosu İtirafı geniş şekilde duyurdu. Radyo, dizimizi, İsveç'teki Türkiyelilere okudu.

Kaynakça
Kitap: MHP Merkezindeki Adam: ALİ YURTASLAN'IN İTİRAFI
Yazar: Ali Yurtaslan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Ali Yurtaslan'ın İtirafları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron