Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Katilleri Kurtarmanın Diğer Bir Yolu: Şahitleri Yıldırmak

Burada Ali Yurtaslan'ın İtirafları hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Katilleri Kurtarmanın Diğer Bir Yolu: Şahitleri Yıldırmak

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Nis 2011, 22:06

KATİLLERİ KURTARMANIN DİĞER BİR YOLU: ŞAHİTLERİN YILDIRILMASI

Şahitleri Yıldırma Timi


Erdem Şenocak'ın Genel Merkeze girmesinden sonra, şahitlerin yıldırılması amacıyla ona bağlı bir tim kuruldu. Bu timle birçok şahit tehdit edildi, üç-dört şahit öldürüldü. Şimdi öldürülen şahitlerin kim olduğunu hatırlamıyorum. Bunlar o sıradaki gazetelerde yayınlanmıştı. Biz Hukuk Masasında çalıştığımız için ülkücülerin davasında kimlerin şahit olduğunu doğal olarak biliyorduk. Bir de bakıyorduk ki, gazetelerde bunların öldürüldüğü haberleri yer alıyor. Bu şekilde şahitlerin bizim tim tarafından öldürüldüğünü anlıyorduk.

Şahitlerle ilgili emirleri veren Erdem Şenocak ve Şevkat Çetin idi. Bu timde kimlerin görev aldığını da bilmiyorum. O sırada Erdem'le aramızda bazı anlaşmazlıklar olduğu için Seyranbağları'ndaki evden ayrılmıştı. Şevkat Çetin'le birlikte Keçiören'de bir evde kalmaya başlamıştı.

Aydın Efetürk Cinayetinin Şahitleri Tehditle ifade Değiştirdiler

Üzerinde en çok durduğumuz davalardan biri Arif Görünmez'in davasıydı. Bu davanın şahitlerini tehdit etmek için Kırıkkale'ye gittik. Burada davanın kadın şahitlerinden biri vardı. Kocası makine mühendisiydi. Sonunun kötü olacağını söyleyerek tehdit ettik.
Bu davanın şahitleri mahkemede ifade değiştirdiler. Tehdit ettiğimiz şahit de mahkemede, "Biz polis baskısı altında Arif Görünmez hakkında ifade verdik. Şimdi vicdan azabı çekiyoruz. Arif katil değildir " şeklinde ifade verdi.
Ayrıca bu davada iki tane yalancı şahit bulduk. Bunları öldürülen Aydın Efetürk un evinin altında oturuyor gösterdik. Bunların ikisi de orman mühendisiydi.

Bunlardan biri Manisa'da mı ne bulunuyordu. Oradan getirttik. Bu şahıslar da MHP'liydi. Esasında bunlar olayla ilgili hiç bir şey görmemişlerdi. Fakat kendilerini ikna ettik. Bunlar mahkemede, "Biz vuranı gördük. Kesinlikle bu şahıs değildir" dediler ve Arif'in eşkalinden farklı eşkal bildirdiler.
Şahitlerini tehdit ettiğimiz ikinci dava Mustafa İpek in davasıydı. Mustafa İpek'in davası Yargıtaydan döndükten sonra bu davanın şahitleri tekrar dinlenecekti. Şahitlerden birini tehdit ettik. Bu şahit daha önce verdiği ifadeden farklı bir ifade verdiği için mahkemece tutuklandı. Daha sonra tehdit edildiği için ifadesini değiştirdiğini söyledi. Fakat tehdit edenleri tanımadığını anlattı.
Bu adam tutuklanıp cezaevine gönderildiği zaman ben de cezaevindeydim. Yirmi gün hapis yattı. Bu sırada ben adamla konuştum. Bana Kendisini tehdit edenleri tarif etti. Birinin Erdem Şenocak, diğerinin de Ramazan Tur olduğunu çıkardım. Mustafa İpek Balgat'ta işlenen bir cinayetten yargılanıyordu.
Avukat Mikail Erk'in Bürosunda Şahit Tehdit Ediliyor

Bahçelievler'deki bir banka soygunundan dolayı yatmakta olan Ercüment Dağıstanlıların kurtulması için de şahitler tehdit edilmiştir. Bu olayda Oran Sitesinde arabası gasbedilen şoför, Av. Mikail Erk'in Ulus'daki Modern İşhanındaki yazıhanesine getirilerek kendisiyle konuşulmuştur. Bu şoför, Çankaya da-Farabi Taksi'de çalışıyordu. Burada ne şekilde ifade vereceği anlatılmış, aksi taktirde öldürüleceği söylenmiştir. Bu tehditi yapanlar Erdem Şenocak ve Fatih Kirişçioğlu idi. Ayrıca Av. Mikail Erk de oradaydı. Şahidin bu tehditten sonra nasıl ifade verdiğini bilmiyorum. Fakat herhalde istediğimiz şekilde ifade vermiştir.

İki Ülkücünün Öldürülmesi İlgisiz İki Kişinin Üzerine Yıkıldı

9 Ekim 1978'de Hamamönün'de, Doğumevi karşısında iki ülkücü öldürüldü. Bunlardan birinin adı Yusuf'tu. Bu davanın da şahitlerini tehdit ederek, olayla ilgisi olmayan iki kişinin sırtına suçu yükledik. Tehdit edilen şahitler dört, beş kişiydi. Bunlardan isimlerini hatırladıklarım, Halil İbrahim ve Esat'dı. Bir tanesi de kızdı. Tehdit edenler ise, o dönemde Cebeci-Dörtyol'un illegal başkanı Necati İlgün, Abidinpaşa'nın illegal başkanı Mustafa Mercan ve Cebeci-Dörtyol'un illegal ikinci başkanı Muzaffer'di. Cebeci-Dörtyol'un başkanı Ümit Ölmez o sırada içerde olduğu için başkanlığa Necati İlgün bakıyordu.

Bu şahitler üç defa ifade değiştirdiler. Poliste verdikleri ifadede gözaltına alınan şahıslar için, "katil bunlardır" dediler. Savcılıkta "bunlar değil" diye ifade verdiler. Kendilerini tehdit ettikten sonra mahkemede tekrar ifade değiştirdiler ve yine "katil bunlar" dediler. Mahkeme bunlardan birini bu ifade değişikliği üzerine tutukladı.

Tutuklanan zannederim Halil İbrahim adlı şahıstı. Bir müddet yattı çıktı. Fakat korkusundan tehdit ile ifade değiştirdiğini söyleyemedi.
Sonuçta, şahitlerin "katil bunlardır" dedikleri şahıslar büyük cezalar aldılar. Zannedersem iki tanesi müebbet aldı. Diğerlerinin ne ceza aldıklarını hatırlamıyorum. Bu ceza alanlardan birinin adının Ali olduğunu hatırlıyorum.

Suçu Üstlenmeyen Şalısın Karısına Tecavüz Ettiler

Kayaş'tan Arif Çok isimli bir şahıs yedi kişiyle beraber cinayet suçundan yargılanıyordu. Arif Çok, bu davada yargılanan Mehmet Aktepe isimli zavallı bir şahsa cinayet suçunu kabul etmesi için baskı yaptı. Mehmet cezaevinde dövüldü. Fakat baskılara rağmen suçu önceleri kabul etmedi. '
Daha sonra Erdem Şenocak'ın emriyle bu şahsın kansı dağa kaldırıldı ve tecavüz edildi. Bu tecavüz olayı sırasında bir ara Mehmet suçu kabul etti. Kadın cezaevine gelerek suçu kabul etmesi için kocasına baskı yapıyordu.
Fakat daha sonra Mehmet savcılığa ifade vererek olanları anlattı ve devrimcilerin koğuşuna geçti. Böylece Arif Çok'lar ceza yemekten kurtulamadı. Bu olay dava dosyasında mevcuttur. Fakat tecavüz olayı yoktur.
Kadın sonra kocasından ayrıldı.

Bunların dışında Balgat katliamı sanıklarından Mustafa Pehlivanlı' nın araba gaspı ile ilgili olarak Haymana'da bir kişi tehdit edilmiştir. Kendisine dayak atümıştır ve yaralanmıştır. Bu olay da şikayet konusu olmadı. Zannedersem bu şahıs da mahkemede istenen ifadeyi vermiştir.
Şahitlerin yanı sıra şikayetçileri de tehdit ettiğimiz oluyordu. İbrahim Yazıcı adlı bir ülkücü vardı. Sonradan 14 yıl ceza aldı. Bu bir şahsı yaralamıştı. Bu şahıs, "Beni yaralayan İbrahim Yazıcı'dır" demişti. Sonradan bu şahsın Samsun'da olduğunu öğrendik ve Samsun teşkilatı aracılığıyla kendisini ve ailesini ölümle tehdit ettik. Bu olaydan sonra mahkemede ifadesini değiştirdi.

Arif Görünmez'in davasında şahitleri tehdit etmenin yanı sıra, mahkemeyi yanıltmak için sahte bildiri de yayınladık. Bu bildiriyi Aydın Efetürk un daha önce kaldığı Trabzon'da dağıttık. Bildiride Efetürk un öldürülmesini Maocu-Leninci çatışması olarak gösteriyorduk. Trabzon' da dağıtılan bu bildiriyi mahkemeye delil olarak verdik. Mahkeme ciddiye almadı.

Kaynakça
Kitap: MHP Merkezindeki Adam: ALİ YURTASLAN'IN İTİRAFI
Yazar: Ali Yurtaslan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Ali Yurtaslan'ın İtirafları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir