Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Hukuk (!) Masası ve Ülkücülere Yardım Eden Avukatlar

Burada Ali Yurtaslan'ın İtirafları hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Hukuk (!) Masası ve Ülkücülere Yardım Eden Avukatlar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Nis 2011, 21:54

HUKUK (!) MASASI VE ÜLKÜCÜLERE YARDIM EDEN AVUKATLAR

Hukuk Masasına Girişim


1978 Şubatında Mustafa Kayacıoğlu aracılığıyla, ÜGD Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri Şükrü Turgut ve Ali Kaçar'la tanıştım. Mustafa Kayacıoğlu bu tarihe kadar Genel Merkez Hukuk Masası Başkanlığı yapmış ve yerini Ali Kaçar'a bırakmıştı. Ali Kaçar ve Şükrü Turgut, benim Ankara Şubesi Hukuk Masasında görev yapmamı istediler. Böylece 1978 Şubatında illegal olarak bu göreve başladım. Ankara Şubesi Hukuk Masasında benden başka Erdem Şenocak, Fatih Kirişçi-oğlu da bulunuyordu Bu görevi Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Salih Yalçın'dan devraldım.

Hukuk Masasının yeri Avukat Müştak Karabağ'ın bürosuydu. Burada Müştak Karabağ'la beraber çalışıyorduk. Büro görünüşte avukata aitti. Büronun adresi: Ulus, Sümerbank karşısı Koçak Han, Kat: 3, No: 2'dir. Bizim Ankara Şubesi ile telefon irtibatından başka bir bağımız yoktu.
Salih Yalçın 15 gün içinde bize Adliyede işleri nasıl takip edeceğimizi öğretti. Kendisi irtibat görevine geçti. Hukuk Masası olarak yaptığımız işler cezaevine düşen ülkücülerin hukuki meseleleri ile ilgilenmek, cezaevindeki ülkücüler ve aileleriyle ilgilenmek, mahkemeleri etkilemek, avukat, naylon şahit vs. bulmak, şahitleri yıldırmak idi. Ben cezaevleriyle ilgileniyordum. Erdem Şenocak ise kaçaklara bakıyordu. Yani cezaevlerinden kaçanlarla, bir suç işleyip kaçak duruma düşenlere.

Hukuk Masası Genişliyor

Hukuk Masasına daha sonra iki kişi daha aldık. Bunlar Edip Doğan ve Ali Durdusal'dı. Bunlar Ankara Şubesi Yönetim Kuruluna da girdiler. Bu arada cezaevlerine devamlı mektup yazıyor, ülkücülere moral veriyorduk.
Ayrıca Naci Işıklı, Yaşar Yaralı ve Veysel Başkan da Ankara Şubesi Hukuk Masasına yardım ediyorlardı. Bunlar da Ankara Şubesinde gayri resmi olarak görevliydiler.
Edip Doğan ve Naci Işıklı Ankara Doğumevinde memurdular. Fakat işe gitmezlerdi. Aybaşlarında gidip maaşlarını alırlardı.

Ali Kaçar'ı Ekarte Etmemiz ve Şevkat Çetin'in ÜGD Genel Başkanı Olması

1978 Ağustos ve Eylül aylarında meydana gelen bir dizi cezaevlerinden adam kaçırma olaylarından sonra ben, Erdem Şenocak, Fatih Kirişçioğlu ve Ali Durdusal, Ali Kaçar'la aramızdaki bir anlaşmazlık nedeniyle onu ekarte etmeye" karar verdik. Ali Kaçar kendisini çok yüksekte görüyor ve bizim her meselemize karışıyordu. Onun yerine Erdem Şenocak'ı geçirmeyi istiyorduk. Ayrıca teşkilat içinde liderlik mücadelesi vardı. Şevkat Çetin Genel Başkan olmak istiyor ve bizim Ali Kaçar'ı ekarte etme isteğimizi destekliyordu. Şevkat Çetin'le bu hususu konuştuk. O bize yardımcı olacağını söyledi. Biz de onun genel başkanlığını destekleyeceğimizi belirttik.

Erdem Şenocak'ı ve Ali Durdusal'ı ÜGD Genel Merkez Yönetim Kuruluna aldırdık. Bu arada Ali Kaçar'a haftalık raporumuzu ve gerekli bilgileri vermiyorduk. Bu şekilde onun partide ve ÜGD'de gözden düşmesini sağlamaya çalışıyorduk. Bir ay içinde başarı sağladık. Ali Kaçar kendiliğinden ayrılmak zorunda kaldı. Kaçar'ın yerine Erdem Şenocak'ı geçirdik. Erdem böylece Hukuk Masası Genel "Başkanı oluyordu.
Bundan sonra yapılan ÜGD kongresinde Şevkat Çetin'in Genel Başkan olması için çalıştık. Çeşitli yerlere baskılar yaptık. Görevimizi bırakacağımız tehdidini savurduk. Ayrıca o dönem Genel Merkezde çalışan Ertuğrul Alpaslan ve Mahir Damatlar da Şevkat Çetin Genel Başkan olmazsa görevi bırakacaklarını söylediler. Böylece Şevkat Çetin kendisinin kurduğu gruba dayanarak Genel Başkanlığa yükseldi. Çetin, Genel Başkan olduktan sonra bize daha çok ödenek ayrılmaya başlandı. 4 aylık bir rahatlama dönemine girdik.

Genel Merkez Hukuk Masası başkanlığına Getirilişim

Sıkıyönetimin ilanından sonra ÜGD Yönetim Kurulu üyesi Necmi İşgören'in ÜGD ile ilgili bütün bilgileri sıkıyönetime verdiğini öğrendik. Şevkat Çetin hepimizin Ankara'yı terketmesini istedi. Benim dışımdaki herkes Ankara'yı terketti. Şevkat Çetin bana, "Necmi İşgören senin ne görev yaptığını biliyor mu?" diye sordu. Ben, Edip Doğan'ın ve benim ne yaptığımızı bilmediğini söyledim. Bunun üzerine Şevkat Çetin benim, ÜGD Genel Yönetim Kurulunda illegal olarak çalışmamı istedi. Böylece ÜGD Genel Yönetim Kurulunda illegal olarak çalışmaya başladım ve Hukuk Masasını merkezi olarak teşkilatladım. Böylece Ankara Şubesi Hukuk Masası da direkt olarak Genel Merkeze bağlanıyordu.

Şevkat Çetin, Sıkıyönetimden Korkarak Genel Başkanlığı Bırakıyor

Sıkıyönetim ilanından sonra Şevkat Çetin Genel Başkanlık görevini bırakmak istiyordu. Sıkıyönetimin cinayet şebekelerinin üzerine gideceği düşünüldüğü ve kendisinin de bu şebekelerle ilişkisi olduğu için resmi yöneticilik görevinden ayrılmayı düşünüyordu. Bu şartlarda olağanüstü kongre kararı alındı ve Şevkat Çetin görevi Hasan Çağlayan'a devretti.

1979'un Mart ayının 17-18'inde yapılan kongrede ben de ÜGD Genel Yönetim Kurulu Yedek Üyeliğine resmen seçildim. Benim resmi yöneticiliğim şöyle oluyordu: O kongrede seçildim. Çünkü taşra teşkilatları resmi yöneticilere itibar ediyor, onları yönetici olarak kabul ediyordu. Fakat seçildikten 24 saat sonra istifa ettim. Böylece hem taşra teşkilatları tarafından yönetici olarak tanıyordum, hem de ismim polise gitmiyordu. O sırada yedek yönetici olmayı ben istedim. Çünkü daha büyük sorumluluklar almak istemiyordum.

Bu sırada Erdem Şenocak ETKO davasından dolayı aranmaya başlandığı için Genel Merkez Hukuk Masası Başkanlığı görevini bıraktı. Bu göreve ben getirildim. Erdem Samsun'un Bafra ilçesine gitti.

Yine bu günlerde Ali Durdusal ÜGD'yi bırakarak öğretmenliğe dönmüştü. Biz de bunun üzerine daha sonra anlatacağım İkinci Ağır Ceza Reisini tehdit suçunu onun üzerine yıktık. Durdusal'ı sonradan izlediğimizde kendisinin Afyon'un bir ilçesinde öğretmenlik yaptığını öğrendik. Onu birkaç defa göreve çağırdık, fakat gelmedi. Herhalde karanlık işlere karışmaktan korktuğu için bizi terketti. Biz kendisinin karıştığı olayları ve bizimle ilişkisini hiç bir yerde anlatmayacağını tahmin ettiğimiz için kendisine bir şey yapmak istemedik. Nasıl olsa yerini biliyorduk. Kendisi avucumuzun içindeydi. Ayrıca hakkında gıyabi tutuklama karan vardı. Yakalanıp Ankara'ya getirilse bile bizim arkadaşların yanına konacaktı. Kaldı ki, Ali Durdusal bizim yaptığımız işlerin çoğunu bilmiyordu. Biz Yönetim Kuruluna aldığımız şahısların bir kısmını onları pohpohlamak amacıyla bu göreve getiriyorduk. Böyle görevler vererek birçok kişinin bizden uzaklaşmasını önlüyorduk.

Hukuk Masasından örnek vereyim. Bu masada çalışan herkese bir başkanlık görevi veriyorduk. Şehitlerle ilgilenen birine şehitler masası başkanlığı görevini verdik. Birisi cezaevleriyle ilgilendiği için cezaevi masası başkanı oldu. Teşkilatın diğer kesimlerinde de bu yöntem uygulanıyordu. Mesela irtibatçılara semt başkanlığı görevi de veriyorduk. Oysa onlar Ankara Şubesi ile semt arasında sadece bir aracıydı. Mesela bir semtteki teşkilatı üç, dört parçaya ayırıyorduk. Kitaplıklar kuruyorduk. Her sokağa bir başkan tayin ediyorduk. Merkezi otoritenin sarsıl-mamasını bu şekilde temin ediyorduk.

Bir keresinde Erdem Şenocak ve Fatih Kirişçioğlu'na da aynı şekilde makamlar verdik. Bunlar yükselmek istiyordu, aksi taktirde elimizden kaçmaları ihtimali vardı. Böylece Erdem'le Fatih'i Ülkü Ocakları ile ÜGD ayrıldığı zaman Ülkü Ocakları Genel Yönetim Kuruluna getirdiler. Bunu Ali Kaçar'la ben istemiştim.

Hukuk Masasının Yeri Değişiyor

1979 yılı başlarında Av. Müştak Karabağ'ın yazıhanesinden ayrılmaya karar verdik. Ben Ulus'ta PTT'nin yanında Vakıflar a ait olan bir binada paravan olarak bir reklam şirketi kurdum. Burayı Hukuk Masası olarak kullanacaktık. Bu yer MHP Ankara Merkez İlçe Başkanı Şahin Bingöl'ün abisine aitti. Burada üç ay kaldık. Ancak daha buranın bildirimini yapmadan ayrılmak zorunda kaldık. Bu dönemde polis ETKO'nun bir paravan şirketini tespit etmişti. Burayı hücreye bağlı bir yer olarak gösteriyordu. Bizim tuttuğumuz yeri de böyle göstereceklerini düşündüğümüz için burada kalmaktan vazgeçtik.
Buradan sonra Cebeci Dörtyol'daki Av. Yalçın İlikli'ye ait yazıhaneye taşındık. Buranın adresi: Talatpaşa Bulvarı, 146/6'dır. 1979 Martından bu güne kadar Hukuk Bürosu bu adreste faaliyet gösterdi.

Hukuk Masasının Geliri

Ankara Şubesi Hukuk Masasında göreve başladıktan sonra Ankara Şube Başkanı Esat Bütün'le mali durumu konuştuk. Ondan para alıyorduk. Ayrıca Genel Merkez Hukuk Masası Başkanı Ali Kaçar'dan da para alıyorduk. Bunlarda para olmadığı zaman MHP Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Ekici'den veya MHP Genel Merkez Muhasibi, Kayseri Milletvekili Mehmet Doğan'dan alıyorduk.

Şevkat Çetin'in Genel Başkan olduğu dönemde ödeneğimiz artırıldı. Bu dönemde bize ayda 600 bin lira ödeniyordu.
Bunların dışında MİSK'den de ihtiyacımız olduğu zaman para çekiyorduk. Ben iki sene içinde MİSK'den 2 milyon lira civarında para aldım. Bu parayı Hukuk Masasının faaliyetlerinde kullandık. Bu paraları direkt olarak Genel Sekreter Mete Beşen'den alıyordum. İhtiyacımız olduğu zaman ÜGD Genel Başkanı ona telefon eder ve durumumuzu anlatırdı. Ben de gidip parayı alırdım.

Ülkücülere Yardım Eden Avukatlar

Hukuk Masasına yardım eden ve ülkücülerin davasına bakan avukatlar şunlardı:

Müştak Karabağ: Sivas MHP İl Başkanıydı. Onu Ankara'ya Türkeş ülkücülerin davasına bakması için getirdi. Biz kendisine fazla para veremiyorduk.
Diğer işlerinden para kazanıyordu. Atom Araştırmanın Hukuk Müşaviriydi. Aynı zamanda Yeni Kent Belediyesinin ve Tariş'in de Hukuk Müşaviriydi. Ülkücülerin davasından başka davalara bakmazdı.

Av. Mustafa Nadi Ünal: Bürosu, Mevsim Sok. Öktemer İşhanı, Kat:4/Ulus'ta.

Av. Şevket Canözbay: Bürosu aynı yerdedir. En büyük davalara giriyordu. Fakat son zamanlarda MHP'den ihraç edildi. Girdiği davalarda hakimlerle sürekli sürtüşme yaratıyor ve basında adından bahsettiriyor. En sonunda MHP yöneticileri, "Bu adam MİT ajanıdır, bizimle alakası yoktur" diyerek partiden ihraç ettiler. Ajanlığının gerekçesi olarak, 12 Mart dönemindeki davalarda adının MİT mensubu olarak geçmesini gösterdiler. İhraç edildikten sonra Fatih Kirişçioğlu, Yaşar Yaralı ve Naci Işıklı gidip dava dosyalarını istediler. Vermek istemeyince silahı dayayıp aldılar.

Av. Taha Akyol: 1978 yılında bazı ülkücülerin davasına giriyordu. Daha sonra Hergün gazetesine geçti.

Av. Mustafa Zafer Batu: Bürosu Denizciler Caddesi Çambal İşhanındadır.

Av. Seyfettin Ercan: Bunun da bürosu aynı yerdedir.

Av. Aydemir Karabatak ve Av. Şahsuvar Bektaş: Büroları Fevziçakmak Sok. 3/6'dadır. Geçen kongrede biri MHP Genel İdare Kuruluna, biri de Denetleme Kuruluna girdiler.

Av. Yalçın İlikli: Bürosu Talatpaşa Bulvarı 146/6'dadır. Hasret dergi si de buradadır. İlikli 1979 başından beri bizimle çalışıyor.

Av. Sabahattin Şener: Buda aynı yazıhanededir.

Bunların dışında bir de Av. Hilmi Barlas (Kızılay Gökdelen, Kat: 11. No:104) vardır. Kendisi çok zengin ve ünlü bir avukattır. Mesleğinde başarılıdır. Hukuk çevrelerinde "para saçan avukat" olarak tanınır. MHP'den milletvekilliğine oynamaktadır. Bu bizim için çok önemli olan davalara girerdi. Girdiği davalardan para almazdı. Adalet örgütü içinde çok tanıdığı vardı.

Bu avukatlar çeşitli yan gelirlerinin dışında MHP'ye bağlı örgütlerden şu şekilde para alırlardı:

Müştak Karabağ'a MİSK maaş verirdi. Seyfettin Ercan'a ise Ümil-Bir (Ülkücü Maliyeciler) maaş öderdi. Yalçın İlikli'nin maaşını Ülküm (Ülkücü Memurlar), Mustafa Nadi Ünal'ın Ülkücü İşçiler, Mustafa Zafer Batu'nun Ülkü Tek, Aydemir Karabatak ve Şahsuvar Bektaş'ın ise MHP öderdi. Sabahattin Şener'e Ülkü-Bir ödeme yapardı.

1
HASAN MESÇİ

ALİ YURTASLAN'İN İTİRAFI

Yurtaslan yazılı ifadesine ek olarak Mamak Askeri Cezaevinde MHP'lilere yardım eden diğer personelin şunlar olduğunu açıkladı: "Yüzbaşı Hasan Mesçi..."
(29 Temmuz 1980, Aydınlık)

SIKIYÖNETİM AÇIKLAMALARI
"Mamak Cezaevinde (A) Blok İç Emniyet Amiri olan Yüzbaşı Hasan Mesçi ile Abdülkadir Böcü, Neşet Balbasoğlu, Rafet Maksat . ve Mustafa Altun isimli cezaevinde görevli dört erin kaçırılma olayı ile doğrudan ilişkileri tespit edilmiştir.
(8 Ağustos 1980 tarihli açıklaması gazeteler.)

2
AVUKAT YALÇİN İLİKLİ

ALİ YURTASLAN'IN İTİRAFI

"... Bir defasında Avukat Yalçın İlikli, İbrahim Çiftçi ye (Doğan öz ün katili) iki tane falçata verirken yakalandı. ... 1979 başından beri bizimle çalışıyor."
(29 Temmuz 1980, Aydınlık)

"Bundan sonra Cebeci Dörtyol'daki Avukat Yalçın İlikli ye ait yazıhaneye taşındık... 1979 Martından bugüne kadar Hukuk Bürosu bu adreste faaliyet gösterdi. (2 Ağustos 1980, Aydınlık)

SIKIYÖNETİM AÇIKLAMALARI
"Tüm sanıklar hakkında Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askeri Mahkemesinde savcılıkça' tutuklama isteminde bulunulmuş ve sanıklardan Yüzbaşı Hasan Mesçi, Er Abdülkadir Böcü, Er Neşet Balbasoğlu, Er Mustafa Altun, Er Rafet Maksat, Avukat Yalçın İlikli ve sivil sanıklar... haklarında bu mahkemece vicahi tutuklama kararı verilmiştir." (8 Ağustos 1980 tarihli açıklaması-gazeteler)

3
AVUKAT SEYFETTİN ERCAN

ALİ YURTASLAN'IN İTİRAFI

Avukat Mustafa Zafer Batu, Avukat Seyfettin Ercan beraber çalışırlar. ...Bu avukatlar yan gelirlerinin dışında MHP'ye bağlı örgütlerden para alırlardı."
(29 Temmuz 1980, Aydınlık)

SIKIYÖNETİM AÇIKLAMALARI

"Balgat katliamından ölüm cezasına çarptırılan İsa Armağan ve M. Pehlivanoğlu'nu Mamak Cezaevinden kaçırmaktan sanık... Avukat Seyfettin Ercan... tutuklanma İsteğiyle Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askeri Mahkemesine sevkedildi." (8 Ağustos 1980 tarihli açıklaması-gazeteler)

4
ERDEM ŞENOCAK

ALİ YURTASLAN'IN İTİRAFI

"Erdem Şenocak'ı ve Ali Durdusal'ı ÜGD Genel Merkez Yönetim Kuruluna aldırdık. Erdem böylece Hukuk Masası Genel Baş-kanı oluyordu."
(2 Ağustos 1980, Aydınlık)

Şevkat Çetin, Ertuğrul Alpaslan ve Erdem Şenocak teşkilatın kuvvetli adamlarıydı. Cinayet şebekelerini ve kaçakları bu üçlü yönetiyordu.
(5 Ağustos 1980, Aydınlık)

SIKIYÖNETİM AÇIKLAMALARI
"Hükümlü Mustafa Pehlivanoğlu'na kaçırılışından yakalandığı zamana kadar maddi ve manevi yardım sağlayan, silah temin eden kişilerin Ülkü Yolu Demeği Ankara Merkezi Hukuk Masası Şefi Erdem Şenocak... oldukları belirlenmiş ve bu sanıklar da yakalanarak Mustafa Pehlivanoğlu ile birlikte Ankara Sıkıyönetim Komutanlığına teslim edilmişlerdir."
(19 Ağustos 1980 tarihli açıklaması-gazeteler)

5
FATİH KIRIŞÇİOöLU

ALİ YURTASLAN'IN İTİRAFI

"Ankara Şubesi Hukuk Masasında benden başka Erdem Şenocak, Fatih Kirişçioğlu bulunuyordu. (30 Temmuz 1980, Aydınlık)

SIKIYÖNETİM AÇIKLAMALARI
"Tüm sanıklar hakkında Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askeri Mahkemesinde savcılıkça tutuklama isteminde bulunulmuş ve sivil sanıklar Fatih Kirişçioğlu ile...haklarında bu mahkemece vicahi tutuklama karan verilmiştir."
(19 Ağustos 1980 tarihli açıklaması-gazeteler)

6
YAŞAR YARALI

ALİ YURTASLAN'IN İTİRAFI

"Ayrıca Naci Işıklı, Yaşar Yaralı ve Veya Başkan da Ankara Şubesi Hukuk Masasına yardım ediyorlardı. Bunlar da Ankara Şubesinde gayriresmi olarak görevliydiler. (2 Ağustos 1980, Aydınlık) "

SIKIYÖNETİM AÇIKLAMALARI
Tüm sanıklar hakkında Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Numaralı Askeri Mahkemesinde savcılıkça tutuklama isteminde bulunulmuş...sivil sanıklar Fatih Kirişçi-oğlu ile Yaşar Yaralı haklarında bu mahkemece vicahi tutuklama kararı verilmiştir."
(8 Ağustos 1980 tarihli açıklaması-gazeteler)

Sıkıyönetimin Bulguları itirafı Doğruluyor

Kaynakça
Kitap: MHP Merkezindeki Adam: ALİ YURTASLAN'IN İTİRAFI
Yazar: Ali Yurtaslan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Ali Yurtaslan'ın İtirafları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir