Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Sadi Somuncuoğlu'nun Kardeşi Birçok Yeri Bombalattı

Burada Ali Yurtaslan'ın İtirafları hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Sadi Somuncuoğlu'nun Kardeşi Birçok Yeri Bombalattı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Nis 2011, 21:10

ÜLKÜCÜLERİN ELİNDEKİ YURTLAR VE BAZI OLAYLAR

Yurtları ele geçirmek, hem okullarda hem de semtlerde hakimiyet kurmak bakımından bizim için çok önemliydi, Niğde Yurduna ve Ahmetler bölgesindeki diğer yurtlara hakim olduktan sonra Cebeci, Topraklık, Kurtuluş gibi bütün civar senitlerde hakimiyet mücadelesine giriştik. Aynı şekilde Nenehatun Yurdundayken bütün Bahçelievler ve Emek bölgesinde terör estirdik.

Sadi Somuncuoğlu'nun Kardeşi Birçok Yeri Bombalattı

Niğde Yurdunda başkan, Yurt Müdürü Ali Işıklar idi. Bu aynı zamanda MHP Gençlik Kolları Genel Yönetim Kurulu üyesiydi. Müdür muavinlerinden biri Mustafa Şafak, diğeri ise Arif Görünmez idi. Arif, Fen Fakültesi Kimya Bölümü öğrencisiydi. ÜGD Ankara Şubesinde de görev yaptı. Müdür Muavini iken Aydın Efetürk'ü öldürmekten yargılandı. Niğde Yurdunda ülkücülerin başkanlığını bir ara Derviş Canlı yaptı.

Bu dönemde Cebeci-Topraklık-Türközü-Kurtuluş bölgesi başkanı olan Mahmut Somuncuoğlu'nun (Sadi Somuncuoğlu'nun kardeşi) planladığı bir çok bombalama olayı meydana geldi. Bu bombalama olaylarının çoğunda Ahmet Görünmez yer alıyordu. Ahmet Görünmez, halen Niğde Yurdunda kalır. Arif Görünmezin kardeşidir. Arif, Ahmet'in yerine imtihana girerek onun okula girmesini sağlamıştır.

Evler Bombalanıyor

Bir ara Niğde Yurdundan ayrılmayı ve yurdun civarındaki bir evde kalmayı düşündüm. Arkadaşlardan bana ev bulmalarını istedim. Bu sırada ülkücülerin buraya yerleşmesini sağlamak amacıyla bekarların kaldığı birçok ev bombalanıyordu. Benim isteğimle de Topraklık-Dedeefendi İncesu bölgesinde bazı evler bombalandı. Mesela 6 Haziran 1978'de Kıbrıs Cad. 54 no'daki ev bombalandı. Yine 9 Haziran 1978'de Kurtuluş'ta bir eve bomba atıldı. Bombaları atanlar Ahmet Görünmez, Dursun İnce ve Mahmut Somuncuoğlu idi. Ahmet bombalamaya katıldığını bana bizzat kendisi anlattı.

Kaynakça
Kitap: MHP Merkezindeki Adam: ALİ YURTASLAN'IN İTİRAFI
Yazar: Ali Yurtaslan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Sadi Somuncuoğlu'nun Kardeşi Birçok Yeri Bombalattı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Nis 2011, 23:37

ALI YURTASLAN'IN SADİ SOMUNCUOGLU'NUN İDDİALARINA CEVABI:

NİĞDE'DE HÜCUM EMRİNİ SEN VERDİN!"

Faşizmi Koruma örgütü üyelerine ve ağababalarına cevaptır: 29 Temmuzdan beri susan ağababaları nihayet ağızlarını -açtılar ve önlerine her gelene kara çalmaya başladılar, önce benden hesap soracaklarını söylediler. Bunu, uşakları eski ÜYD Başkanı Hasan Çağlayan a yaptırdılar. Çağlayan, hiç kimsenin yaptığının yanına kâr kalmayacağını ve benden hesap soracaklarını kamuoyuna açıkladı. Peşinden Türkeş'in özel muhafızı ve benim adliyelerde yaptırdığım girişimler vasıtasıyla birçok tekzibini yayınlattırdığım, adı "tekzip makinası"na çıkmış eski pavyon kabadayısı aracılığıyla açıklamalarım konusunda yazı yazan köşe yazarlarını tehdit etti.

Tabii ki bu arada boş durmuyorlardı. Daha önce, ilk itirafçı Ömer Tanlak'ın basın toplantısındaki yazarlar hakkında düzenledikleri sahte evrak cinsinden evrak hazırlamaya başladılar. Birkaç gün önce kamuoyunda malum gazetenin her sahifesinde birer yazı ile kara çalma kampanyası başlattılar.

"Niçin 27 Gün Beklendi"

"En büyük bozkurt" Sadi'nin yaptığı basın toplantısında bu açıklamaların çeşitli yazarlar, siyasetçiler, polis şefleri ve MİT tarafından ortaklaşa hazırlandığını ve benim işkenceyle cezaevinden çıkartılma teklifiyle kandırılarak bu açıklamaları yapmak mecburiyetinde bırakıldığımı söylediler. Bu şekilde olduğuna dair, ellerine bir güvenlik görevlisi muhterem, bir belge vermiş. Ama bu belge daha yeni akıllarına gelmişmiş, gerekirse kamuoyuna açıklayacaklarmış. Her kimse o güvenlik görevlisi, haziranda böyle işler tezgahlandığını söylemişse de, niçin o zaman bir açıklama yapılmadı? Veya 29 Temmuzda Aydınlıkta başlayan yayın üzerine hemen açıklama yapılmadı da, niçin 27 gün beklendi? "En büyük bozkurt" ve yandaşları belli ki, yapılan yayınlar sonucu tarafsız devlet görevlilerinin yaptıkları soruşturmaları ve demokrat aydınların kendileri aleyhine başlattıkları kampanyayı görünce büyük bir telaş içerisinde düzmece evraklarla, birçoklarını tehditle bu vartayı atlat-mak istiyorlar. Bunu hiç bir zaman başaramayacaklar.

Türkiye aydınları artık MHP'nin karanlık yüzünü görmüştür. Tüm adli merciler soruşturmaya başlamıştır. Soruşturma sonuçlan açıklanmaya başlamıştır. Bu da benim açıklamalarımın doğruluğunun kanıtıdır.

"Gelelim Noterdeki Belgeye"

Gelelim noterdeki belgeye. Sadi efendi, bu belge acaba hangi noterdedir? Türkiye'deki tüm devlet daireleri, Sayın Adalet Partililer tarafından size kucaklarını açmış beklerken, noterlerin yansız kalması düşünülebilir mi? Çeşitli görevlileri satın alan sizler — ki, bu görevlilerin bir kısmını ben açıkladım— en sonunda Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı bir yüzbaşının sizler tarafından satın alındığını açıkladı. Bir noteri mi aldatamayacaksmız, satın alamayacaksınız?
Noterlerin nasıl çalıştığını çok iyi bilirim. Bir belgeyi önceki tarihle resmileştirmek çok zordur. Bunun çeşitli cezai müeyyideleri vardır. Ayrıca noterlerin hepsi de yeminli adalet mensuplarıdır. Ama yine de bir evrakı önceki tarihle resmileştirmek imkansız değildir.

"Bu Noterler Benim İş Yaptırdıklarım Olmasın"

Yoksa bu noterler benim daha önce kontak kurduğum ve çeşitli işler yaptırdığım noter beyler olmasın? Bu noterlerle benim yaptığım bazı evrak sahtekarlıkları var. Mesela, kaçan bir MHP'liye veya gıyabında ceza almış MHP'lilere eski tarihle vekaletname çıkarttırmak gibi. Vekaletname nedir ki, istediğiniz zaman gidip çıkartırsın, denilebilir. Ama kazın ayağı öyle değildir. Bir kaçağa veya hükümlüye, kaçakken veya hükümlüyken vekaletname çıkartırsan,mahkemeye ibraz ettiğin zaman hakim ihbar etmedi^, -ı için seni suçlu bulur; sen onun kaçak olduğunu bilerek vekaletname almışsındır. Öyleyse sen de suç ortaklığı yapmış-sındır. İşte ben bazı noterlerde böyle işlemler yaptım. Bu işlemler daha önce adlarını saydığım MHP'li avukatlar adınadır. Bu noter, dediğim noterler olmasın sakın? Yani, Ankara Beşinci Noteri ve Ankara Üçüncü Noteri.

Ankara Beşinci Noteri Anafartalar Caddesi, Vakıf İşhanı Kat 1'dedir. Başkatibi ve katipleri MHP'ye çok yakındır. Mesela Başkatip Ahmet Bey, gözlüklü bir bayan katip, Katip Mehmet Bey burada çalışırlar. Ankara Üçüncü Noteri ise, Sümerbank karşısında Koçak Han Kat-1'de, yani bizim eski Hukuk Masasının, Av. Müştak Karabağ'ın yazıhanesinin bulunduğu handadır. Ayrıca Sayın Noter Bey Müştak Karabağ'ın bir hemşehrisidir.
Burak bu noterlerdeyse çok orijinal bir şey. Çünkü benim daha önce iş yaptığım kişilere beni vurdurmak istemektedirler. Benim bazı kişilerce hazırlanan evraka imza attığım lafına beni tanıyan her MHP'li bıyık altından gülmektedir. Siz bu iftiralarla hiç kimseyi kandıramayacaksınız.

Beni Cezaevinden MHP Avukatları Çıkarttı"

Benim cezaevinden çıkartılmam masalına gelince. Kimler tarafından çıkartıldığımı açıklayayım da ağababalar öğrensin. Benim avukatlarım Müştak Karabağ, Yalçın İlikli ve Sabahattin Şener'di. Daha önce de açıkladığım gibi üçü de MHP'li avukatlardır. Avukat Yalçın İlikli benim salıverilmem için Sıkıyönetim Savcılığına üç adet dilekçe verdi. Ayrıca cezaevinden kaçırıldığı söylenen Erdal Kabaoğlu'nun ifadelerinin fotokopisi, Yalçın İlikli tarafından Eskişehir ve Balıkesir'den Ankara Sorgu Hakimliğine getirilmiş, bu konudaki soruşturma dosyalarının tüm fotokopileri Ankara Sıkıyönetim Askeri Savcılığına sunulmuştur. Bunların hepsi askeri savcılıktaki dosyamda mevcuttur. Bu deliller sonucu suçsuzluğum anlaşılmış ve 16 Ocak 1980 günü Askeri Savcılığın yazısıyla salıverilmiştim.
İşte Sadi beyefendi. Cezaevinden çıkartılışım bu şekilde olmuştur. İddia ettiğiniz gibi, hiç bir zaman kapalı kapılar ardındaki konuşmalar olmamıştır.

"En İyisi Bütün Kirli İşlerinizi Açıklayın"

Sizin için en iyi şey, benim yaptığım gibi, tüm kirli işlerinizi kamuoyuna açıklamak olmalıdır. Haaa, açıklamaları yaparken* 1976 yılı içerisinde Devlet Bakanı iken Niğde ilinde yaptığınız bazı işler de açıklansın. Açıklayın, olmaz mı?
Unuttuysanız ben açıklayım. Hani, anlı şanlı Devlet Bakanı olduğunuz 1. MC zamanında Niğde'ye gitmiştiniz. 1976 yılı sonlarındaydı. Bozkurtlar size valiyi şikayet ettiler. "Yansız tutum alıyor, bize okulda yaptığımız eylemler nedeniyle disiplin cezaları veriliyor" diye. Siz de hemen valiye giderek, "Sen Bozkurtlara nasıl böyle muamele edersin" diye hakaret etmiştiniz. Sonra da valinin telefonuyla emniyet müdürünün ve alay komutanının,emrindeki bütün kuvvetleri alarak vilayetin önüne gelmelerini emretmiştiniz.

"Hücum Emrini Sen Verdin"

Yanındaki MHP Gençlik Kolları Başkanı ve Yüksek Meslek Okulu Öğrencisi Nusret Altınkaya'ya da "Tüm ülkücüleri topla gel" demiştin, emniyet müdürü ve alay komutanı emirlerindeki kuvvetleri vilayet önüne getirirlerken, Nusret de MHP'lileri toplayıp getirmişti. Sonra dışarıya çıktınız ve toplanan herkese ilericilerin devam ettiği Ticaret Lisesine hücum emrini verdin. Alay komutanı MHP'lilerin niye geldiğini sorunca, "Bunlar Milliyetçi vatansever insanlar, güvenlik kuvvetlerine yardımcı olacaklar" dedin. 100'ün üzerinde tarafsız ve devrimci kişi senin emrin üzerine saldırıya uğradı ve yaralandı.

Sen de valiye hemen bir demeç verdirdin: "Komünistler askerlere ve polislere saldırdı", diye. 100 kişi civarında gözaltına alınanlar oldu bu olayda. Bu anımızı hatırladın değil mi, Sadi Bey?

"Daha Birçok Kişi Açıklama Yapacak"

Şimdilik bu kadarı yeter! Senin gibi birisine bu kadar zaman ayırma değmezdi, ama neyse! Bir kere ayırmış bulunduk.
Size son tavsiyem, hiç olmazsa ağzınızı açmayın. Herkese rezil oluyorsunuz. Şunu da unutmayın: Benden sonra sırada birçok kişi var açıklama yapacak. Yüzünüzün şu anda aldığı şekli görür gibiyim. Ama ne yapalım, faşizmin lideri her yerde aynı. Başınızı kaldırıp biraz baksanız kendi sonunuzu göreceksiniz.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön Ali Yurtaslan'ın İtirafları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir