Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

ODTÜ'deki MHP'li Faaliyet ve Olaylar

Burada Ali Yurtaslan'ın İtirafları hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

ODTÜ'deki MHP'li Faaliyet ve Olaylar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Nis 2011, 21:05

ODTÜ'DEKİ FAALİYET VE OLAYLAR

ODTÜ'ye Girişimiz


1977 Nisanında Gazide öğrenciyken iş aramaya başladım. Para durumum pek iyi değildi. Ülkücü İşçiler Derneği Genel Sekreteri Mustafa Sami Barsan ile tanıştım. ODTÜ'ye 300 işçi sokacaklarını söyledi. Niğde Yurdurdan adam getirmemi istedi. Ben 10-15 kişi getirdim. Mustafa Samir Barsan "10 bin komünist arasına 300 kişi ile dalacağız, burada ölmek de, öldürmek de var. Amacımız çalışmak değil, ülkücü hareketin sesini duyurmaktır" şeklinde konuşmalar yaptı. Getirdiklerinden sadece üçü işi kabul etti.
Mustafa, ODTÜ'de evrak müdürü Baha'yı görmemizi söyledi. Bize Baha'ya verilmek üzere bir de yazı verdi. Baha ile görüştükten sonra göreve başladık.
ODTÜ'de İdareciler Silahımızı İçeri Sokuyordu

O zamanki mütevelli heyeti MC tarafından atanmıştı. Hemen hepsi bizi destekliyordu. En başta Rektör Hasan Tan, İdari İşler Genel Müdürü Ünal Bey, Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu (o zaman ODTÜ mütevelli heyetindeydi), Muhasebe Müdürü özcan Bey, Personel Müdürü Sevim Tapan, IBM Başkanı Atilla Bey (sonradan ayrıldı). Evrak Müdürü Baha Bey (sonradan Tariş'e geçti), Bütçe Mali İşler Genel Müdürü Şeref Çağlayan'dan (Sonra ayrıldı) özellikle destek gördük. Bunlar "hoşgeldiniz, hepimiz aynı dava için çalışıyoruz" dediler. Bizim ise alınmamız öncelikle bunların sayesinde olmuştur. Bunların çoğunun arabası vardı. Bu arabalarla okula silah sokuyorduk. Çünkü bunların arabası aranmıyordu. Bu şahıslar aynı zamanda bizi okula götürüp getiriyorlardı.
Mesela Hasan Tan biri ruhsatlı, diğeri ruhsatsız iki silahla okula geliyordu. Bunları okulda bize veriyordu, biz kullanıyorduk. Yine Şeref ve Ünal beyler de okula silah sokmamıza yardımcı oluyorlardı. Ayrıca o dönemdeki jandarma komutanı da başımıza bir şey gelmeyeceğine dair teminat verdi. Bir hafta içinde 100 kişi ile işe başladık.

ODTÜ'de Oha ve Ovmaklar

Bir gün Bedri isminde bir şahıs Ülkü Ocakları Derneğinin Çankaya Lokalinde bizimle bir toplantı yapılacağını ve seminer verileceğini söyledi. Burada Mustafa Sami Barsan, Bedri'nin ODTÜ'deki tüm ülkücülerin başkanı olduğunu açıkladı. Bedri böylece oba başkanı oldu. Mustafa Sami birbirine yakın çalışanlardan 10'ar kişilik gruplar oluşturmamızı istedi. Bu grupların bir oymak olduklarını, her oymakın bir başkan seçeceğini, oymak başkanlarının oba başkanına bağlı olacağını anlattı. Bizim oymakın adı Börtiçene idi. Ben oymak başkanı oldum. Artık talimatları Bedri'den alıyorduk.
İskender Karyağdı Bomba Yapımında Uzmandı

15 gün sonra Gazi'de Öğrenci Derneği Başkanlığını bırakan Talip Gün ve iskender Karyağdı ODTÜ'de işe başladılar. İskender bomba yapımı konusunda uzman olduğu için ODTÜ'ye getirilmişti. Talip oba başkanı İskender de yardımcısı oldu. Bu arada Esat'taki Çankaya Şube Lokalinde toplantı ve seminerler devam ediyordu. Seminerlere MHP ve Ülkücü İşçiler Derneği Genel Merkezinden şahıslar geliyordu. Bunlardan bazıları; Ülkü-Köy Genel Başkanı Lokman Abbasoğlu, 1977 seçimlerinde MHP Ankara Belediye Başkan adayı Süleyman Sürmen, Taha Akyol vb. idi.

ODTÜ'de Sendikal Faaliyet

Mayıs ayı içinde Mustafa Sami Barsan okula geldi. Ünal Beyin odasına beni ve birkaç kişiyi çağırdı. Sendikal faaliyete geçeceğimizi, önceden çalışan işçilerle iyi ilişkiler kurmamızı söyledi. Bana İşletme Bakım Başmühendisliği Mal Sorumlusu olarak atanacağımı, işçilerle iyi geçinmemi, 600 işçinin temsilcisi olacağımı anlattı. Bu göreve atandım.

Bir hafta sonra ambar sorumlusu olacak birkaç kişiyi bulmamı söylediler. Ben Niğde Yurdundan tanıdığım Kurban Kara'yı, Ülkücü İşçiler Derneğinden tanıdığım Gaziantepli Bekir'i ve yine bu dernekte çaycılık yapan Patnoslu Adem Turuğ'u teklif ettim..Bunlar da göreve başladılar. İşçilerle ilişkilerimizi ilerlettik. Onların zaaflarından yararlanarak kendimize bağlamaya çalıştık. Bunda da başarılı olduk.

Sahte İşçi Kartları

O sırada bağımsız ODTÜM—SEN Sendikasının kongresi vardı. Sahte işçi kartlarıyla çoğunluğu sağladık. Bunu MİSK'e bağlı Türk Büro-Sen Sendikasına iltihak ettirdik. Bu arada idari makamlarla temasa geçerek, 2 ay için yüzde 20 ve yüzde 15 oranında zam aldık. Aslında biz ve DİSK* e bağlı Sosyal-İş Sendikası uyuşmazlık mahkemesindeydik. Fakat idarenin de yardımıyla biz bu zammı alınca bütün işçiler bizim sendikaya geçti.

IBM Kısmını Denetim Altına Aldık

6 Kasımda okul açıldı. Bu döneme kadar pek birşey olmamıştı. Sadece tek tük dövme olayları vs. vardı. IBM kısmını tamamen kontrolümüz altına almıştık. Burası okulun en hayati bölümlerinden biriydi. Sınav sonuçları burada değerlendiriliyordu. Daha sonra Bahçeli son durakta vurulan iki mühendis Muhittin Canberk ve Hasan Hüseyin Sanlı IBM kullanmasını öğretiyorlardı. Bunlar ODTÜ'ye sözleşmeli olarak ve bu amaçla gelmişlerdi, işleri bitince ayrılacaklardı. Bunlardan sonra başka mühendisler de geldi. Bilgisayarın çalışması yeniden öğretildi.-Artık ODTÜ'nün servislerini istediğimiz gibi kullanıyorduk.
Bahçelievlerde vurulan mühendislere MHP çok önem veriyordu. Bunlar Ülkü-Tek üyesiydi. Bunların vurulmasından sonra Talip ve İskender'le Ülkücü İşçiler Derneği arasında ihtilaf çıktı. İhtilafın en önemli sebebi Talip ve İskender'in bu iki mühendisi iyi koruyamadıklarıydı. Ayrıca Talip ve İskender liderlik konusunda da Ülkücü İşçiler Derneği ile anlaşamıyorlardı. Böylece Talip ve İskender oba başkanlığı ve yardımcılığı görevlerini bıraktılar. Oba başkanlığına Vedat Alagöz getirildi.

2 Aralık Olayları

Bu arada bize ODTÜ'den mecburi izin verildi. Bundan bir hafta sonra ambar yakıldı. Ambar Mustafa Sami Barsan'ın emriyle yakıldı.

Yangının sebebi:

Buradan çok miktarda malzemeyi dışarı çıkarmıştık. Bunun açığa çıkmasını önlemek içindi. Depolardan çıkarttığımız malzemelerin çoğu kırtasiye malzemesiydi. Ayrıca pompalarda bizim arkadaşlar çalıştığı için benzin ve mazot da çalınırdı. Ambarın kimin tarafından yakıldığını bilmiyorum.
Okul açıldıktan sonra işçi öğrenci çatışması başladı. Okulda sık sık silahlı çatışmalar oluyordu. Bu arada okula silah ve dinamit sokma işlerinde bizle beraber işe alınan kızlar yardımcı oluyordu. 20-30 Nisan tarihleri arasında 3 bombalama, bir de ölüme teşebbüs olayı oldu.
2 Aralık'taki büyük çatışmada ülkücülere önderliği Vedat Alagöz ve Mustafa Sami Barsan yaptılar. Bu olaya katılan hemen herkes gözaltına alındı. Fakat idari kesim silahları sakladığı için silah yakalanmadı.. Vedat ve Mustafa gözaltına alınmadılar. Vedat, Mustafa, ODTÜ ambar memuru Adem ve iki kişi ODTÜ'nün bir cipine binerek olay yerinden kaçtılar. Bundan sonra bize mecburi izin verildi.

Konsey bizim atılmamızı görüşmeye başladı. Bu sırada rektör vekili Kıcıman'ın evi birkaç kere bombalandı. ODTÜ servisleri kurşunlandı. Bunları yaptıran hep Mustafa Sami Barsan'dır. Bu olaylar sırasında biri yakalandı. Emri Mustafa'dan aldığını söyledi. Mustafa Sami Barsan, Kıcıman'ın evini iki kere bombalamaya azmettirmekten 10 yıl hapis yedi.

Kızılcahamam Kampında Her Türlü Silah Vardı

ODTÜ'ye girdikten iki ay sonra, tahminen 1977'nin Temmuz ya da Ağustos aylarında Kızılcahamam-Bolu arasında dağlık ve ormanlık bir yere kamp yapmaya gittik. Kızılcahamam'ı geçtikten sonra orman içine sapıp 60-70 kilometre gittik. 25-30 kişi kadar vardık.
Buraya ODTÜ'nün Landroverleriyle gittik. Üç arabaya doluştuk. Arabaları bizim arkadaşlar kullanıyordu. Kamp yerine dört çadır kurduk. Başkanımız Mustafa Sami Barsan'dı.

Burada onbeş gün kadar Kampa katılanlardan bazıları şunlardı:

Bedri, Adem Turuğ, Savaş, Vedat Alagöz ve sonradan Ülkücü İşçiler Derneği teşkilatlanma sekreteri olan Ekrem Yüksel'di. (Ekrem cinayetten on yıl ceza aldı.)

Kampa yiyecekleri her gün biri arabayla gidip getiriyordu. Kampın amacı, atıcılık, silah kullanma, söküp, takma, nişan alma, dağa tırmanma konularında eğitimdi. Kampta her çeşit silah vardı. Bir klaşinkofun yanısıra, çeşitli otomatik ve yarı otomatik silahlar bulunuyordu. İçimizde asker ve polis yoktu. Bizi eğiten Mustafa Sami Barsan'dı. Kendisinin MHP'nin Muğla kamplarında yetiştiği söylenir. 1974 affına kadar cezaevindeydi.

Kaynakça
Kitap: MHP Merkezindeki Adam: ALİ YURTASLAN'IN İTİRAFI
Yazar: Ali Yurtaslan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Ali Yurtaslan'ın İtirafları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir