Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Gazi Eğitim Enstitüsündeki MHP'li Faaliyet ve Olaylar

Burada Ali Yurtaslan'ın İtirafları hakkında önemli başlıklar bulabilirsiniz.

Gazi Eğitim Enstitüsündeki MHP'li Faaliyet ve Olaylar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Nis 2011, 20:59

GAZİ EĞİTİM ENSTİTÜSÜNDEKI FAALİYET VE OLAYLAR

Ülkü Ocaklarında Gaziye gireceklerin listesine ismimi yazdılar. Gazinin Sosyal Bilgiler Bölümüne ön kayıt yaptırdım. Burada imtihana girmek için gireceklerin altı katı öğrenci müracaat etmişti. Benim puanım yetmediği için listeye giremedim.

O zaman Türe-Devlet Yayınevinin sahibi olan Sadi Somuncuoğlu'nun yanma gittim. Durumumu anlattım. Puanımın Türkçe Bölümünü tuttuğunu söyledim. Sadi Somuncuoğlu, Gazi Eğitim İngilizce Bölümü Müdür Muavini olan İsmet Tuncel'e bir mektup yazdı ve benim okula girmeme yardımcı olunmasını istedi, ön kayıt bittiği halde benim kaydımın yapılmasına yardımcı olunmasını istedi. İsmet benim puan kartımı aldı. "Ben senin kaydını yaparım, imtihandan iki gün önce beni gör" dedi. Beni o dönemde Gazi'deki ülkücülerin önde gelenlerinden olan Mustafa özgümüş, Talip Gün ve Şevkat Çetin ile tanıştırdı.
Kompozisyon imtihanına girdim. İki gün sonra okuldaki ülkücülerin başkanı olan Talip'le beraber mülakata girdik. Talip beni hocalarla tanıştırdı. "Ülküdaşımızdır, okula girmesinde fayda vardır" dedi. Hocalarla sohbet ettik, aralarında Mehmet Akif İnan da vardı. Kendisi komisyonun başkanıydı. Bu şahıs o dönem bize çok yardımcı oldu. Necip Fazıl Kısakürek'in talebelerindendir. Okulun Türkçe bölümüne girdim.

Kayıtları Fiilen Ülkücüler Yapıyordu

Aslında o yıllarda Gazi'ye kayıtları fiilen ülkücüler yürütüyorlardı. Okula girdiğimin ikinci yılı ben de bu işte görev aldım. Ön kayıtları fiilen ben, Erdem Şenocak ve Fatih Kirişçioğlu yapıyorduk. Müdür muavinlerinin bu görevini biz üstlenmiştik. Puanlar yüksek açılmıştı. Bunu düşürebilmek için gelenlerin ön kayıtlarını yapmıyorduk. Bunu engelliyorduk. Daha sonra kayıt yaptıran olmuyor diye bakanlığa bildirdik. Bazen gelenlerin evrakları tam olduğu halde, eksik gösteriyorduk. İlk gün üç, ikinci gün dokuz kişinin kayıtlarını yaptım. Oysa neredeyse beş bin kişi müracaat etmişti. Ayrıca Erdem ve Fatih'i kızlarla ilgili olarak görevlendirdim. Bunlar kız öğrencilere giderek, sanki yardım ediyormuş gibi, "Sıcakta beklemeyin" diyerek bunların puan kartlarını alıyorlardı. Fatih'le Erdem kızlara belli bir saat veriyorlar ve bu saate kadar sahte mühür ve sahte numara vuruyorduk. Kızlar gelince kaydınız yapıldı diyerek puan kartlarını iade ediyorduk. Ülkücüleri en başa yazmaya çalıştık. Puanları düşürmekteki esas amacımız, ülkücülerin kayıtlarını yapabilmekti. Çünkü bunların puanlan genellikle düşüktü. Ülkücüleri Site Yurdunda toplayarak imtihan konusunda kendilerine bilgi verdik. İsimlerini alarak öğretmenlere baskı yaptık ve bunların kazanmasını sağladık.

Okuldaki Vurucu Timde Kimler Vardı?

Türkçe bölümünde gece ve gündüz öğrencisi olarak Niğde Yurdunda kalan 30 kadar öğrenciydik. Sabah saat 6.00'da hep beraber okula giderdik. Biz gündüz bölümü ülkücülerini korurduk, onlar da bizim gece okuldan çıkmamızı beklerlerdi. Böylece 30 kişi sabah 6.00'dan 12.00'ye kadar okulda kalırdık. Devrimciler okula grup halinde geliyordu. Biz de onlara saldırıyorduk. Gece bölümü başkanı olan ve bundan önceki ÜGD Genel Başkanı olan Şevkat Çetin beni okulun Türkçe bölümü başkanı yaptı. Biz beraberce okuldaki solcu öğrencilerin ileri gelenlerinin isimlerini yayıp, bunların okula gelmemesini, aksi halde öldürüleceklerinin propagandasını yapıyorduk. Saldırılarımız sonucunda devrimcilerin grubu dağılmaya başladı. En sonunda 5-10 kişi kaldılar. Bunları da tek tek dövmeye, sindirmeye başladık. Bunlar da teker teker okuldan çekildiler. Artık devrimciler okula gelemez olmuştu.

Kara listeye aldığımız ve haklarında propaganda yaptığımız bazı şahıslar şunlardı:

O zamanki Gazi-Der'in başkanı İdris Köylü. Daha sonraki tevkiflerde Ankara'daki Dev-Yol'un bir hücresinin lideri olarak ortaya çıkarıldı. Ayrıca derneğin ikinci başkanı olan Adnan Çelik. Bunlar devrimcilerin lideriydi. Baskı uygulamak için okulda bir vurucu tim veya dayak atma ekibi kurmuştuk.

Türkçe bölümü dayak atma ekibinde şu şahıslar vardı:

Ferhat Günaydın, Erdem Şenocak, Fatih Kirişçioğlu, Halil Akgün, Ali Baz İbrahim Ülger. Bu grup okulda çok sayıda adam dövdü. O dönem Genel Başkan olan Ali Batman bize olayları öğleden sonra 12.00-13.00'ten sonra çıkarmamızı söyledi. Bu saatlerden sonra olan olaylar basına yansımıyordu.
Akıncıları Sindirme Faaliyeti

Bu sırada akıncıları da sindirme girişimlerinde bulunduk. Liderlerini dövdük. Zorla aidat aldık. İşte çalışanlardan 50 lira, çalışmayanlardan 20 lira alıyorduk. Paraları ülkü Ocakları Ankara Şubesine aktarıyorduk.

Ayrıca kitap dergi satıyorduk. Bunların da paralarını oraya aktarıyorduk. Okulda aylık 100 bin liradan aşağı para toplanmıyordu.
Akıncıların lideri Metin Türkmen idi. Ülkücüler tarafından dövüldü. Yeniden Milli Mücadele grubunun Başkanı ise Eyüp Yılmaz idi. Onu da dövdük. Eyüp'ün dövülmesinden dolayı, ben, Şafak Yılmaz, Suat Küçük, Halil Akgün, Ahmet Bilgin ve birkaç kişi Yenimahalle Karakoluna götürülerek Adliyeye sevkedildik. Oradan serbest bırakıldık. Mahkeme halen Yenimahalle 1. Sulh Ceza da devam ediyor.
Akıncılara yönelik saldırılarımızın sebebi hakimiyet mücadelesiydi. Bunlar bizden ayrı hareket ediyordu. Cenaze törenlerimize gelmiyor ve aidat vermiyorlardı. Genellikle İslami konularda tartışmalarımız oluyordu. Akıncıların lideri Metin kendisini dövmemizden sonra geldi, özür diledi. Biz de okula gelmesine müsaade ettik. Biz Metin'in üzerinde bir liste bulmuştuk. Listede kendi örgütlerine üye diğer akıncıların adları vardı. Bu yüzden dövüldü, yani bizden ayrı teşkilatlandıkları için. Önce bize aidat vermiyorlar, biz de kendi teşkilatımıza veriyoruz diyorlardı. Dayaktan sonra Metin bütün akıncıların aidatlarım toplayıp getirdi.

Bombalı Saldırı ve Bir Ölü

Benim okuldaki ikinci senemde, yani 1977-78 öğrenim yılının başlarında yine devrimcilerden okula gelmeye cesaret eden olmadı. Biz hemen eğitim çalışmalarına başladık. Yüksek Öğretmen Okulu spor salonunda ve Site Yurdunda seminer veriyorduk. Ayrıca boş derslerde de veya bazen dersi keserek çeşitli şahıslara seminer verdiriyorduk. Ayrıca Ankara'da ülkücülerden vurulan olduğu zaman bütün okulu toplayıp götürüyorduk. Okul Müdürü Mustafa Şen ve Müdür Muavinleri her işlerinde Ankara şubesinin tayin ettiği Yunus Dümene danışıyorlardı. Yunus Dümen Gazi Eğitim Enstitüsü Öğrenci Birliği Başkanıydı.
Daha sonra CHP iktidara geldi. Okullar süresiz tatil edildi. Okul bir yıl kapalı kaldı. Devam edemeyen öğrencilere af çıkartıldı. Devrimciler okula gelmeye başladılar. Biz yine okulda azınlığa düştük ve devanı »elemez olduk.
Okul açıldıktan 10 gün sonra Şevkat Çetin beni buldu. Ankara şubesindeki ve Genel Merkezdeki Gazili öğrencilerin okula gitmesini istedi. Ben o zaman Ankara şubesinde resmi yöneliciydim.

Gazi Eğitim öğrencisi ve Genel Merkez Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin özcan'ın vurulması üzerine ertesi gün için bir eylem planladık. Hüseyin özcan'ı EGO önünde toplanıp Gazi Eğitime gelen ve Dev-Yol un hakim olduğu grup vurmuştu. Ankara'daki bütün ülkücülerin Beşevlere gelmesi istendi. Devrimcilerin grubunu okula sokmayacaktık, çok kalabalık toplandık. Güvenlik kuvvetleri bizim çekilmemizi istedi. Okul Müdürü ve görevli albay devrimcileri gruplar halinde okula almaya basildi Biz bombalı ve silahlı saldırıya geçtik. 1 kisi öldü. 10-15 kişi yaralandı.

Bombalı Eylemi Yönetenler ve Bombayı Atan Kişi

Bu eylemi Genel Merkezden Mehmet Güçlü, Ahmet Bilgin ve Ankara Şubesi Başkanı Salih Dayan ortaklaşa yönettiler. Grubun üzerine bombayı atan şahıs Pol-Zar'da (Maltepe'deki Polis Bakım ve Yardım Sandığı) çalışan ve Gazi 1. sınıfta okuyan Mehmet Toftar'dı. MİSK'te patlayan bomba sırasında ölen İskender Karyağdı Pol-Zar'ın müdürüydü. Burada müdürken devrimcileri işten attı ve yerlerine ülkücüleri doldurdu. MİSK'in buraya girmesini sağladı. Mehmet de onun zamanında buraya girmişti.

Öğrencilerin üzerine silah sıkan şahıslardan biri İktisadi Ticari İlimler Akademisi 2. sınıf öğrencisi Ender'di. Nenehatun Yurdunda kalan Ender aslen İzmirliydi, ancak ailesi Adapazarı'nda oturuyordu. Sarışın, kızıla çalan bir rengi vardı. Ülkücü örgütlerin şoförlüğünü yapıyordu.
Saldırıyı yönetenlerden Mehmet Güçlü ve Ahmet Bilgin bizim okuldaydılar. Mehmet Güçlü genç milli güreşçidir. Uzun boylu, esmer, halen Gazi Eğitim Beden Bölümü 2. sınıfta öğrencidir. Kayseri'nin Develi veya Pınarbaşı ilçesindendir. Ahmet Bilgin Türkçe 2. sınıfta okur, Ilgazlıdır. Aynı dönemde ÜGD Yönetim Kurulunda beraber görev yaptık.

Bu saldırı okulda sevilen ve gözünü budaktan esirgemeyen Hüseyin özcan'ın vurulmasının moral bozukluğu yaratacağı düşünüldüğü için tezgahlandı. Saldırı emri Şevkat Çetin'den geldi. Şevkat Çetin Yozgatlıdır. Gazi'de öğrenci olduğu halde, okula hiç gelmedi. Sadece 4 ay okulda başkanlık yaptı. Sonra Genel Merkezde teşkilatlanmada görev aldı.

Aynı gün siyasi polis Zeki Kaman'ın arabasına da bomba atıldı. Ayrıca otobüsler durduruldu, vatandaşlara dayak atıldı.
Silah kullananlardan bir diğeri Teknik Öğretmen Okulu Öğrenci Derneği Başkanı Hüseyin Yerli idi. Bu şahıs 5-6 ay sonra babasıyla beraber silah yakalattı. Mamak'ta yattı. Hüseyin, Ankara Doğumevinde teknisyen olarak çalışır. Halen bu görevdedir.
Saldırıda toplam 8-10 kişi silah kullandı. Diğerlerinin isimlerini bilmiyorum. Bu olay daha sonra kapandı. Bu isimler ortaya çıkmadı. Soruşturma. kesildi. Ben bu olaydan sonra okulla ilişkimi tamamen kestim.

Polis Kordonunu Yarma Grubu

ÜGD eski Genel Başkanı Şevkat Çetin Gazi'de bulunduğu sırada çeşitli gruplar örgütlemişti. Benim bu şahısla tanıştığım yıl olan 1976'da Şevkat Çetin'in kurduğu gruplardan biri de "Polis kordonunu yarma grubu" idi. Bu grup 20-30 kişiden meydana geliyordu. Polisler devrimcilerle bizim aramıza set çekiyordu. Bu seti yarmak için bu grup bir köşeden polislere saldırıyordu. Polisler o tarafa gidince biz de devrimcilere saldırıyorduk. Ayrıca vurucu timler, bombacılar da örgütlendi. Şevkat bu dönemde İbrahim Ülger, Ali Baz ve Yaşar Özüdoğru'ya (sonradan gece bölümü başkanı oldu) dinamit vermişti. Dinamitleri öğrenci derneğinin kantininin arkasındaki odada verdi, ben de yanlarındaydım. Dinamit ve silahlar okulun kubbesinin olduğu yerde saklanıyordu. Şevkat' in okulda güvendiği şahısların başında ben, Fatih Kirişçioğlu ve Erdem Şenocak geliyordu. Bu arada Talip'le aralarında liderlik mücadelesi oldu. Biz Şevkat'i destekledik. Talip okul başkanlığından ayrılmak zorunda kaldı. Sonra Şevkat ÜGD Genel Yönetim Kuruluna seçildi. 1978 yılı başlarına kadar pek irtibatımız olmadı.

Polis Desteği

Okulda hakim olduğumuz dönemde polisten büyük destek görüyorduk. Toplumdan bir birlik bizim okula gelirdi. Bizi kışkırtırlardı. Bir de siviller gelirdi ki, hepsi bize yardımcıydı. İskender Karyağdı ve Hamit Gündoğdu bunlarla irtibat kurarlardı. Hamit iki defa silah yakalatmıştı.

Sınıfı Geçeceklerin ve Kalacakların Listesini İdareye Biz Veriyorduk

Okulda öğretmen ve idarecilerden çok destek görüyorduk. Okul idaresi neredeyse Ülkü Ocaklarının emrindeydi. Ülkü Ocakları ne derse o olurdu. Cezaevine gönderilmek üzere okuldan spor malzemeleri, futbol topları vs. alındı. Fakir ülkücülere verilmek üzere okuldan 100 takım eşofman aldık. Okuldaki teksir ve fotokopi makinalarını dilediğimiz gibi kullandık. Okul Müdürü ve idareciler bir karar alacakları zaman bize sorarlardı. İstediğimiz derse girer, istemediğimize girmezdik. Mesela bir keresinde ben sınıf geçeceklerin ve geçmeyeceklerin listesini hazırlayarak idareye verdim. Aynı bu şekilde okulda bütün sınıflar için böyle listeler hazırlanırdı. İmtihan sorularını iki gün önce alarak ülkücü öğrencilere dağıttık.

Kaynakça
Kitap: MHP Merkezindeki Adam: ALİ YURTASLAN'IN İTİRAFI
Yazar: Ali Yurtaslan
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Ali Yurtaslan'ın İtirafları

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir